10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Muhammed b. Ala el-Hemdânî, o ikisine İbn Nümeyr, ona İbn Ala, ona Hişam, ona da babası (Urve b. Zübeyr) Hz. Aişe'den şu rivayette bulunmuştur: Sa'd Hendek günü Kureyş'ten İbnü'l-Arika denilen bir adamın attığı okla kolundaki atar damarından (sefalik damar) yaralanmıştı. Bunun üzerine Rasulullah (sav) mescidde onu yakından takip etmek için bir çadır kurdurdu. Hz. Peygamber, Hendek Savaşından döndüğünde silahını bırakıp gusül abdesti alınca Cebrail başındaki tozları silkeleyerek Hz. Peygamber'in yanına gelip şöyle dedi: Sen silahı bıraktın ama vallahi biz bırakmadık! Onların karşısına çık! Hz. Peygamber; "nereye" diye sorunca da Cebrail, Kureyza oğullarını işaret etti. Bunun üzerine Rasulullah (sav) Kureyza oğullarıyla savaştı. Savaşın sonunda Kureyzalılar Allah Rasulü’nün hükmüne teslim oldular. Hz. Peygamber de onlar hakkındaki hükmü vermek üzere Sa'd'ı görevlendirdi. Sa'd; ben onlardan eli silah tutanların öldürülmesine, çocuk ve kadınlarının esir edilmesine ve mallarının taksimine hükmediyorum dedi.
Açıklama: Hz. Peygamber’in hüküm vermek için Sa’dı seçmesinde Benî Kurayza kabilesinin muhasaranın ardından İslâm’dan önceki dönemde müttefikleri olan Sa'd b. Muâz’ın kendileri hakkında vereceği hükme razı olacaklarını beyan etmeleri de etkili olmuştur. Sa‘d ise Benî Kurayza’dan ve Hz. Peygamber’den söz aldıktan sonra kararını açıklamıştır. Sa’dın verdiği bu kararın Tevrat’a uygun olduğu (Tesniye, XX/10-15), Kur’an’da da Allah ve Resulüne savaş açan ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlara verilecek cezalar arasında böyle bir hükmün bulunduğu (el-Mâide 5/33-34) görülmektedir. (konuyla ilgili bazı açıklamalar için bkz. TDV İslam Ansiklopedisi, KURAYZA (Benî Kurayza) md. )
Açıklama: el-Vebere, Medine’ye yaklaşık dört mil uzaklıktaki bir yerdir. bk. Nevevî, el-Minhâc, (Beyrut, 1392), 12/198.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Muhammed b. Müsenna ve İbn Beşşâr, onlara Gunder, ona Şube, ona Sa'd b. İbrahim, ona Ebu Ümame b. Sehl b. Huneyf, ona da Ebu Said el-Hudrî şöyle rivayet etmiştir: "Kurayza ahalisi, Sa’d b. Muâz'ın hükmüne razı olarak teslim oldular. Bunun üzerine Allah Rasulü (sav), Sa’d’a (gelmesi için) haber gönderdi. O da bir merkep üzerinde (mescide doğru) geldi. Mescide yaklaştığında, Rasulullah (sav) Ensâr’a 'Efendiniz —veya en hayırlınız— için kalkınız (onu karşılayınız)' buyurdu. Sonra (Sa’d gelince, ona ) 'Şunlar senin hükmüne teslim oldular' dedi. Sa’d 'Savaşan erkekleri öldürüp, çocukları ve kadınları esir ediniz' diye hükmetti. Bunun üzerine Nebî (sav) şöyle 'Allah’ın hükmüyle [Bazı rivayetlerde] Melikin hükmüyle hükmettin' buyurdu." [İbn Müsenna rivayetinde "وَرُبَّمَا قَالَ: "قَضَيْتَ بِحُكْمِ الْمَلِكِ" ifadesini zikretmemiştir.]
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: قُومُوا إِلَى سَيِّدِكُمْ
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Muhammed b. Müsenna ve İbn Beşşâr, onlara Gunder, ona Şube, ona Sa'd b. İbrahim, ona Ebu Ümame b. Sehl b. Huneyf, ona da Ebu Said el-Hudrî şöyle rivayet etmiştir: "Kurayza ahalisi, Sa’d b. Muâz'ın hükmüne razı olarak teslim oldular. Bunun üzerine Allah Rasulü (sav), Sa’d’a (gelmesi için) haber gönderdi. O da bir merkep üzerinde (mescide doğru) geldi. Mescide yaklaştığında, Rasulullah (sav) Ensâr’a 'Efendiniz —veya en hayırlınız— için kalkınız (onu karşılayınız)' buyurdu. Sonra (Sa’d gelince, ona ) 'Şunlar senin hükmüne teslim oldular' dedi. Sa’d 'Savaşan erkekleri öldürüp, çocukları ve kadınları esir ediniz' diye hükmetti. Bunun üzerine Nebî (sav) 'Allah’ın hükmüyle [Bazı rivayetlerde] Melikin hükmüyle hükmettin' buyurdu." [İbn Müsenna rivayetinde "وَرُبَّمَا قَالَ: "قَضَيْتَ بِحُكْمِ الْمَلِكِ" ifadesini zikretmemiştir.]
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: قُومُوا إِلَى سَيِّدِكُمْ
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Zeyd b. Hubab; (T) Bize Said b. Muhammed el-Cermî, ona Ebu Tümeyle, onlara Hüseyin b. Vakıd, ona Abdullah b. Büreyde, ona da babası (Büreyde b. Husayb) şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) on dokuz gazâ yaptı (ve) onların sekizinde savaştı." [Ebu Bekir, rivayetinde (مِنْهُنَّ) ifadesini zikretmemiş, ayrıca rivayetinde, (babası ifadesi yerine) Abdullah b. Büreyde'yi ismen belirtmiştir.]