حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ أَخْبَرَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ يَقُولُ:
"غَزَوْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تِسْعَ عَشْرَةَ غَزْوَةً - قَالَ جَابِرٌ - لَمْ أَشْهَدْ بَدْرًا وَلاَ أُحُدًا مَنَعَنِى أَبِى فَلَمَّا قُتِلَ عَبْدُ اللَّهِ يَوْمَ أُحُدٍ لَمْ أَتَخَلَّفْ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى غَزْوَةٍ قَطُّ."
Bize Züheyr b. Harb, ona Ravh b. Ubade, ona Ebu Zübeyr Zekeriyya, ona da Cabir b. Abdullah şöyle rivayet etmiştir:
"Rasulullah (sav) ile on dokuz gazâ yaptım ama babam engel olduğu için Bedir ve Uhud'a bulunamadım. (Babam) Abdullah Uhud günü şehit düştüğü zamandan sonra Rasulullah'ın bulunduğu bir gazâdan asla geri kalmadım."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2821, M004694
Hadis:
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ أَخْبَرَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ يَقُولُ:
"غَزَوْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تِسْعَ عَشْرَةَ غَزْوَةً - قَالَ جَابِرٌ - لَمْ أَشْهَدْ بَدْرًا وَلاَ أُحُدًا مَنَعَنِى أَبِى فَلَمَّا قُتِلَ عَبْدُ اللَّهِ يَوْمَ أُحُدٍ لَمْ أَتَخَلَّفْ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى غَزْوَةٍ قَطُّ."
Tercemesi:
Bize Züheyr b. Harb, ona Ravh b. Ubade, ona Ebu Zübeyr Zekeriyya, ona da Cabir b. Abdullah şöyle rivayet etmiştir:
"Rasulullah (sav) ile on dokuz gazâ yaptım ama babam engel olduğu için Bedir ve Uhud'a bulunamadım. (Babam) Abdullah Uhud günü şehit düştüğü zamandan sonra Rasulullah'ın bulunduğu bir gazâdan asla geri kalmadım."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cihâd ve's-Siyer 4694, /778
Senetler:
()
Konular:
Siyer, Hz. Peygamber, savaşlarının sayısı
Bize Muhammed b. Müsenna ve İbn Beşşâr, -lafız, İbn Müsenna'ya aittir- o ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şube, ona da Ebu İshak şöyle rivayet etmiştir:
"Abdullah b. Yezid, yağmur duası için insanlarla beraber (açık alana) çıktı. İki rekat namaz kılıp ardından yağmur duasında bulundu. O gün Zeyd b. Erkam'la karşılaştım. Benimle onun arasında bir kişiden başkası yoktu. -Ravilerden biri şüpheye düşüp bir kimse demiştir.- Ona, Rasulullah (sav) kaç gazâ yaptı dedim. On dokuz dedi. Sen onunla kaç gazâ yaptın dedim. On yedi gazâ dedi. Hz. Peygamber'in (sav) yaptığı ilk gazâ hangisidir dedim. Zâtü'l-Useyr dedi. -ravilerden biri şüpheye düşüp Zâtü'l-Uşeyr demiştir."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2816, M004692
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى وَابْنُ بَشَّارٍ - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ الْمُثَنَّى - قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ أَبِى إِسْحَاقَ
"أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ يَزِيدَ خَرَجَ يَسْتَسْقِى بِالنَّاسِ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ اسْتَسْقَى قَالَ فَلَقِيتُ يَوْمَئِذٍ زَيْدَ بْنَ أَرْقَمَ - وَقَالَ - لَيْسَ بَيْنِى وَبَيْنَهُ غَيْرُ رَجُلٍ أَوْ بَيْنِى وَبَيْنَهُ رَجُلٌ - قَالَ - فَقُلْتُ لَهُ كَمْ غَزَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ تِسْعَ عَشْرَةَ فَقُلْتُ كَمْ غَزَوْتَ أَنْتَ مَعَهُ قَالَ سَبْعَ عَشْرَةَ غَزْوَةً - قَالَ - فَقُلْتُ فَمَا أَوَّلُ غَزْوَةٍ غَزَاهَا قَالَ ذَاتُ الْعُسَيْرِ أَوِ الْعُشَيْرِ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Müsenna ve İbn Beşşâr, -lafız, İbn Müsenna'ya aittir- o ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şube, ona da Ebu İshak şöyle rivayet etmiştir:
"Abdullah b. Yezid, yağmur duası için insanlarla beraber (açık alana) çıktı. İki rekat namaz kılıp ardından yağmur duasında bulundu. O gün Zeyd b. Erkam'la karşılaştım. Benimle onun arasında bir kişiden başkası yoktu. -Ravilerden biri şüpheye düşüp bir kimse demiştir.- Ona, Rasulullah (sav) kaç gazâ yaptı dedim. On dokuz dedi. Sen onunla kaç gazâ yaptın dedim. On yedi gazâ dedi. Hz. Peygamber'in (sav) yaptığı ilk gazâ hangisidir dedim. Zâtü'l-Useyr dedi. -ravilerden biri şüpheye düşüp Zâtü'l-Uşeyr demiştir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cihâd ve's-Siyer 4692, /778
Senetler:
1. Ebu Amr Zeyd b. Erkam el-Ensarî (Zeyd b. Erkam b. Zeyd b. Kays b. Numan)
2. Ebu İshak es-Sebiî (Amr b. Abdullah b. Ubeyd)
3. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
4. Gunder Muhammed b. Cafer el-Hüzelî (Muhammed b. Cafer el-Hüzeli)
5. Muhammed b. Beşşâr el-Abdî (Muhammed b. Beşşâr b. Osman)
5. Muhammed b. Müsenna el-Anezî (Muhammed b. Müsenna b. Ubeyd b. Kays b. Dinar)
Konular:
Dua, İstiska, yağmur duası, elbisenin ters çevrilmesi
Siyer, Hz. Peygamber, savaşlarının sayısı
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ أَخْبَرَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ عَنْ ثَابِتٍ عَنْ أَنَسٍ أَنَّ أُمَّ سُلَيْمٍ اتَّخَذَتْ يَوْمَ حُنَيْنٍ خنْجَرًا فَكَانَ مَعَهَا فَرَآهَا أَبُو طَلْحَةَ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذِهِ أُمُّ سُلَيْمٍ مَعَهَا خَنْجَرٌ فَقَالَ لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"مَا هَذَا الْخَنْجَرُ." قَالَتِ اتَّخَذْتُهُ إِنْ دَنَا مِنِّى أَحَدٌ مِنَ الْمُشْرِكِينَ بَقَرْتُ بِهِ بَطْنَهُ. فَجَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَضْحَكُ قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ اقْتُلْ مَنْ بَعْدَنَا مِنَ الطُّلَقَاءِ انْهَزَمُوا بِكَ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"يَا أُمَّ سُلَيْمٍ إِنَّ اللَّهَ قَدْ كَفَى وَأَحْسَنَ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2790, M004680
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ أَخْبَرَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ عَنْ ثَابِتٍ عَنْ أَنَسٍ أَنَّ أُمَّ سُلَيْمٍ اتَّخَذَتْ يَوْمَ حُنَيْنٍ خنْجَرًا فَكَانَ مَعَهَا فَرَآهَا أَبُو طَلْحَةَ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذِهِ أُمُّ سُلَيْمٍ مَعَهَا خَنْجَرٌ فَقَالَ لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"مَا هَذَا الْخَنْجَرُ." قَالَتِ اتَّخَذْتُهُ إِنْ دَنَا مِنِّى أَحَدٌ مِنَ الْمُشْرِكِينَ بَقَرْتُ بِهِ بَطْنَهُ. فَجَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَضْحَكُ قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ اقْتُلْ مَنْ بَعْدَنَا مِنَ الطُّلَقَاءِ انْهَزَمُوا بِكَ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"يَا أُمَّ سُلَيْمٍ إِنَّ اللَّهَ قَدْ كَفَى وَأَحْسَنَ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Yezid b. Harun, ona Hammâad b. Seleme, ona Sabit, ona da Enes şöyle rivayet etmiştir: Ümmü Süleym Huneyn günü beraberinde bulunan bir hançer edindi. Ebu Talha onu görüp; ya Rasulullah! O, Ümmü Süleym'dir. Beraberinde de hançer var dedi. Rasulullah (sav) ona; "bu hançer de nedir" buyurdu. O, müşriklerden biri bana yaklaşırsa onunla karnını deşmek için edindim dedi. Hz. Peygamber (sav) gülmeye başladı. O, ya Rasulullah! Bizden (çok) sonra (kılıç korkusu ile Müslüman olup) tuleka sayılan kişileri seni terk ettikleri için öldür dedi. Nebî de (sav); "ey Ümmü Süleym! Allah, bize yetti ve (zafer vermekle) ihsanda bulundu."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cihâd ve's-Siyer 4680, /776
Senetler:
()
Konular:
Kadın, Hz. Peygamber döneminde
Kadın, Savaşa katılmaları, savaştaki Hizmetleri
Siyer, Huneyn gazvesi
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ عَنْ ثَابِتٍ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ:
"كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَغْزُو بِأُمِّ سُلَيْمٍ وَنِسْوَةٍ مِنَ الأَنْصَارِ مَعَهُ إِذَا غَزَا فَيَسْقِينَ الْمَاءَ وَيُدَاوِينَ الْجَرْحَى."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2793, M004682
Hadis:
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ عَنْ ثَابِتٍ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ:
"كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَغْزُو بِأُمِّ سُلَيْمٍ وَنِسْوَةٍ مِنَ الأَنْصَارِ مَعَهُ إِذَا غَزَا فَيَسْقِينَ الْمَاءَ وَيُدَاوِينَ الْجَرْحَى."
Tercemesi:
Bize Yahya b. Yahya, ona Cafer b. Süleyman, ona Sabit, ona da Enes b. Malik şöyle rivayet etmiştir:
"Rasulullah (sav), Ümmü Süleym ve Ensar kadınları beraberinde iken gazâ ederdi. Nebî (sav) gazâ ettiğinde (kadınlar), su taşırlar ve yaralıları tedavi ederlerdi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cihâd ve's-Siyer 4682, /776
Senetler:
()
Konular:
Ensar, ensar kadınlarının fazileti
Kadın, Savaşa katılmaları, savaştaki Hizmetleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2801, M004685
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ كِلاَهُمَا عَنْ حَاتِمِ بْنِ إِسْمَاعِيلَ عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ يَزِيدَ بْنِ هُرْمُزَ أَنَّ نَجْدَةَ كَتَبَ إِلَى ابْنِ عَبَّاسٍ يَسْأَلُهُ عَنْ خِلاَلٍ. بِمِثْلِ حَدِيثِ سُلَيْمَانَ بْنِ بِلاَلٍ غَيْرَ أَنَّ فِى حَدِيثِ حَاتِمٍ وَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمْ يَكُنْ يَقْتُلُ الصِّبْيَانَ فَلاَ تَقْتُلِ الصِّبْيَانَ إِلاَّ أَنْ تَكُونَ تَعْلَمُ مَا عَلِمَ الْخَضِرُ مِنَ الصَّبِىِّ الَّذِى قَتَلَ. وَزَادَ إِسْحَاقُ فِى حَدِيثِهِ عَنْ حَاتِمٍ وَتُمَيِّزَ الْمُؤْمِنَ فَتَقْتُلَ الْكَافِرَ وَتَدَعَ الْمُؤْمِنَ.
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve İshak b. İbrahim, o ikisine Hatim b. İsmail, ona Cafer b. Muhammed, ona babası (Muhammed el-Bakır), ona da Yezid b. Hürmüz, Necde'nin, İbn Abbas'a (mektup) yazıp bazı şeyler hakkında sordu sorduğu (ile alakalı hadisi) Süleyman b. Bilal rivayetine benzer şekilde aktarmıştır. Ancak Hatim'in rivayetinde; Rasulullah (sav) çocukları öldürmezdi. Sen de çocukları öldürme! Yalnız, Hızır'ın öldürdüğü çocuğa dair bilginin (sende) olması durumunda (öldür) ifadesi vardır. İshak, Hâtim'den aktardığı rivayetinde; mümini ayırt edip kafiri öldürürsün ve mümini de bırakırsın bilgisi bulunmaktadır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cihâd ve's-Siyer 4685, /777
Senetler:
()
Konular:
Savaş, Hukuku
Savaş, Hukuku, çocuk, yaşlı, kadın vs. öldürülmemesi
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2796, M004683
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِىُّ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَمْرٍو - وَهُوَ أَبُو مَعْمَرٍ الْمِنْقَرِىُّ - حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ - وَهُوَ ابْنُ صُهَيْبٍ - عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ:
"لَمَّا كَانَ يَوْمُ أُحُدٍ انْهَزَمَ نَاسٌ مِنَ النَّاسِ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم وَأَبُو طَلْحَةَ بَيْنَ يَدَىِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم مُجَوِّبٌ عَلَيْهِ بِحَجَفَةٍ - قَالَ - وَكَانَ أَبُو طَلْحَةَ رَجُلاً رَامِيًا شَدِيدَ النَّزْعِ وَكَسَرَ يَوْمَئِذٍ قَوْسَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا - قَالَ - فَكَانَ الرَّجُلُ يَمُرُّ مَعَهُ الْجَعْبَةُ مِنَ النَّبْلِ فَيَقُولُ انْثُرْهَا لأَبِى طَلْحَةَ. قَالَ وَيُشْرِفُ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَنْظُرُ إِلَى الْقَوْمِ فَيَقُولُ أَبُو طَلْحَةَ يَا نَبِىَّ اللَّهِ بِأَبِى أَنْتَ وَأُمِّى لاَ تُشْرِفْ لاَ يُصِبْكَ سَهْمٌ مِنْ سِهَامِ الْقَوْمِ نَحْرِى دُونَ نَحْرِكَ قَالَ وَلَقَدْ رَأَيْتُ عَائِشَةَ بِنْتَ أَبِى بَكْرٍ وَأُمَّ سُلَيْمٍ وَإِنَّهُمَا لَمُشَمِّرَتَانِ أَرَى خَدَمَ سُوقِهِمَا تَنْقُلاَنِ الْقِرَبَ عَلَى مُتُونِهِمَا ثُمَّ تُفْرِغَانِهِ فِى أَفْوَاهِهِمْ ثُمَّ تَرْجِعَانِ فَتَمْلآنِهَا ثُمَّ تَجِيئَانِ تُفْرِغَانِهِ فِى أَفْوَاهِ الْقَوْمِ وَلَقَدْ وَقَعَ السَّيْفُ مِنْ يَدَىْ أَبِى طَلْحَةَ إِمَّا مَرَّتَيْنِ وَإِمَّا ثَلاَثًا مِنَ النُّعَاسِ."
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Abdurrahman ed-Dârimî, ona Ebu Mamer Abdullah b. Amr el-Minkarî, ona Adbdülvaris, ona Abdülaziz b. Süheyb, ona da Enes b. Malik şöyle rivayet etmiştir:
"Uhud günü olduğunda insanlar, Hz. Peygamber'i (sav) bırakıp kaçtılar. Ebu Talha ise Nebî'nin (sav) önünde ona kalkan olmuş vaziyette idi. Ebu Talha, attığını vuran mâhir bir okçu idi. O gün (elinde) iki ya da üç yay parçalandı! Yanından beraberinde ok sadağı bulunan biri geçtiğinde Hz. Peygamber (sav), "Onu Ebu Talha'ya ver!" buyuruyordu. Allah'ın Nebî'si (sav) düşmana bakmak için (başını) çıkarıyor, Ebu Talha da ey Allah'ın Nebî'si! Anam-babam sana feda olsun! (Başını) çıkarma! Düşman oklarından biri sana isabet etmesin! Sana siper olduk, (savaşıyoruz) dedi. Aişe bt. Ebu Bekir ve Ümmü Süleym'i gördüm de onlar kollarını sıvamışlardı. Ayak bileklerindeki halhalları görüyordum. Sırtlarında (su) kırbalarını taşıyorlardı. Ardından onu (ihtiyaç duyanlara) veriyorlardı. Daha sonra da onları dolduruyorlar, akabinde gelip (yine) topluluktan (ihtiyaç duyanlara) veriyorlardı. Uykudan dolayı kılıç, Ebu Talha'nın elinden iki ya da üç kez düşüverdi!"
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cihâd ve's-Siyer 4683, /776
Senetler:
()
Konular:
Kadın, Savaşa katılmaları, savaştaki Hizmetleri
Siyer, Uhud savaşı / gazvesi
UHUD GAZVESİ
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2803, M004686
Hadis:
وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى عُمَرَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أُمَيَّةَ عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِىِّ عَنْ يَزِيدَ بْنِ هُرْمُزَ قَالَ:
"كَتَبَ نَجْدَةُ بْنُ عَامِرٍ الْحَرُورِىُّ إِلَى ابْنِ عَبَّاسٍ يَسْأَلُهُ عَنِ الْعَبْدِ وَالْمَرْأَةِ يَحْضُرَانِ الْمَغْنَمَ هَلْ يُقْسَمُ لَهُمَا وَعَنْ قَتْلِ الْوِلْدَانِ وَعَنِ الْيَتِيمِ مَتَى يَنْقَطِعُ عَنْهُ الْيُتْمُ وَعَنْ ذَوِى الْقُرْبَى مَنْ هُمْ فَقَالَ لِيَزِيدَ اكْتُبْ إِلَيْهِ فَلَوْلاَ أَنْ يَقَعَ فِى أُحْمُوقَةٍ مَا كَتَبْتُ إِلَيْهِ اكْتُبْ إِنَّكَ كَتَبْتَ تَسْأَلُنِى عَنِ الْمَرْأَةِ وَالْعَبْدِ يَحْضُرَانِ الْمَغْنَمَ هَلْ يُقْسَمُ لَهُمَا شَىْءٌ وَإِنَّهُ لَيْسَ لَهُمَا شَىْءٌ إِلاَّ أَنْ يُحْذَيَا وَكَتَبْتَ تَسْأَلُنِى عَنْ قَتْلِ الْوِلْدَانِ وَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمْ يَقْتُلْهُمْ وَأَنْتَ فَلاَ تَقْتُلْهُمْ إِلاَّ أَنْ تَعْلَمَ مِنْهُمْ مَا عَلِمَ صَاحِبُ مُوسَى مِنَ الْغُلاَمِ الَّذِى قَتَلَهُ وَكَتَبْتَ تَسْأَلُنِى عَنِ الْيَتِيمِ مَتَى يَنْقَطِعُ عَنْهُ اسْمُ الْيُتْمِ وَإِنَّهُ لاَ يَنْقَطِعُ عَنْهُ اسْمُ الْيُتْمِ حَتَّى يَبْلُغَ وَيُؤْنَسَ مِنْهُ رُشْدٌ وَكَتَبْتَ تَسْأَلُنِى عَنْ ذَوِى الْقُرْبَى مَنْ هُمْ وَإِنَّا زَعَمْنَا أَنَّا هُمْ فَأَبَى ذَلِكَ عَلَيْنَا قَوْمُنَا."
Tercemesi:
Bize İbn Ebu Ömer, ona Süfyan, ona İsmail b. Ümeyye, ona Said el-Makburî, ona da Yezid b. Hürmüz şöyle rivayet etmiştir:
"Necde b. Amir el-Harûrî, İbn Abbas'a (mektup) yazıp ona köle ve kadının ganimete ortak edilmeleri (meselesi) hakkında onlara pay verilip verilmeyeceğine, çocukların öldürülmesine, yetimlerin yetimlik çağının ne zaman biteceğine ve yakınlık sahibi (Zü'l-kurbâ) kimselerin kimler olduğuna dair soru sordu. (İbn Abbas) Yezid'e; ona yaz! Onda ahmaklık olmasa kendisine yazmazdım! Kadın ve kölenin ganimete katılıp katılmayacağına, onlara bir pay verilip verilmeyeceğine dair bana soru sorup yazmışsın. Gerçek şu ki, hediye dışında onlara ganimet payı yoktur! Çocukların öldürülmesine dair bana soru sorup yazmışsın. Rasulullah (sav) onları öldürmedi. Sen de onları öldürme. Yalnız, Musa'nın arkadaşının öldürdüğü çocuğa dair bildiğini onlar hakkında bilmen durumunda (öldürebilirsin)! Yetimin yetimlik çağının ne zaman biteceğini bana sorup yazmışsın. Gerçek şu ki, buluğ çağına erene ve kendisinde olgunluk görülene dek yetimlik çağı son bulmaz. Yakınlık sahibi (Zü'l-kurbâ) kimselerin kimler olduklarını bana sorup yazmışsın. Biz, onların bizler olduğunu söylüyoruz. Kavmimiz ise bu konuda bize katılmıyor dedi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cihâd ve's-Siyer 4686, /777
Senetler:
()
Konular:
Ganimet, taksim edilmesi, miktarları
Savaş, Hukuku
Savaş, Hukuku, çocuk, yaşlı, kadın vs. öldürülmemesi
Yetim,
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2805, M004687
Hadis:
وَحَدَّثَنَاهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ بِشْرٍ الْعَبْدِىُّ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أُمَيَّةَ عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِى سَعِيدٍ عَنْ يَزِيدَ بْنِ هُرْمُزَ قَالَ كَتَبَ نَجْدَةُ إِلَى ابْنِ عَبَّاسٍ. وَسَاقَ الْحَدِيثَ بِمِثْلِهِ.
[قَالَ أَبُو إِسْحَاقَ حَدَّثَنِى عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ بِشْرٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بِهَذَا الْحَدِيثِ بِطُولِهِ.]
Tercemesi:
Bize Abdurrahman b. Bişr el-Abdi, ona Süfyan, ona İsmail b. Ümeyye, ona Said b. Ebu Said, ona da Yezid b. Hürmüz, Necde'nin, İbn Abbas'a (mektup) yazdığı (ile alakalı) rivayet etmiş ve hadisi (önceki hadisin) benzeri şekilde sevk etmiştir.
[Ebu İshak şöyle demiştir: Bana Abdurrahman b. Bişr, bu hadisi Süfyan kanalıyla uzunca aktarmıştır.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cihâd ve's-Siyer 4687, /777
Senetler:
()
Konular:
Savaş, Hukuku
Savaş, Hukuku, çocuk, yaşlı, kadın vs. öldürülmemesi
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2812, M004690
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحِيمِ بْنُ سُلَيْمَانَ عَنْ هِشَامٍ عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ الأَنْصَارِيَّةِ قَالَتْ:
"غَزَوْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَبْعَ غَزَوَاتٍ أَخْلُفُهُمْ فِى رِحَالِهِمْ فَأَصْنَعُ لَهُمُ الطَّعَامَ وَأُدَاوِى الْجَرْحَى وَأَقُومُ عَلَى الْمَرْضَى."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Abdürrahim b. Süleyman, ona Hişam, ona Hafsa bt. Sirin, ona da Ümmü Atiyye el-Ensâriyye şöyle rivayet etmiştir:
"Rasulullah (sav) ile pek çok gazâ yaptım. Onların çadırlarına göz kulak olur, onlara yemek yapar, yaralıları tedavi eder, hastalar ile ilgilenirdim."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cihâd ve's-Siyer 4690, /778
Senetler:
()
Konular:
Kadın, Savaşa katılmaları, savaştaki Hizmetleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2808, M004688
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ أَخْبَرَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرِ بْنِ حَازِمٍ حَدَّثَنِى أَبِى قَالَ سَمِعْتُ قَيْسًا يُحَدِّثُ عَنْ يَزِيدَ بْنِ هُرْمُزَ ح
وَحَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ حَدَّثَنَا بَهْزٌ حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ حَدَّثَنِى قَيْسُ بْنُ سَعْدٍ عَنْ يَزِيدَ بْنِ هُرْمُزَ قَالَ:
"كَتَبَ نَجْدَةُ بْنُ عَامِرٍ إِلَى ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ فَشَهِدْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ حِينَ قَرَأَ كِتَابَهُ وَحِينَ كَتَبَ جَوَابَهُ وَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَاللَّهِ لَوْلاَ أَنْ أَرُدَّهُ عَنْ نَتْنٍ يَقَعُ فِيهِ مَا كَتَبْتُ إِلَيْهِ وَلاَ نُعْمَةَ عَيْنٍ قَالَ فَكَتَبَ إِلَيْهِ إِنَّكَ سَأَلْتَ عَنْ سَهْمِ ذِى الْقُرْبَى الَّذِى ذَكَرَ اللَّهُ مَنْ هُمْ وَإِنَّا كُنَّا نَرَى أَنَّ قَرَابَةَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم هُمْ نَحْنُ فَأَبَى ذَلِكَ عَلَيْنَا قَوْمُنَا وَسَأَلْتَ عَنِ الْيَتِيمِ مَتَى يَنْقَضِى يُتْمُهُ وَإِنَّهُ إِذَا بَلَغَ النِّكَاحَ وَأُونِسَ مِنْهُ رُشْدٌ وَدُفِعَ إِلَيْهِ مَالُهُ فَقَدِ انْقَضَى يُتْمُهُ وَسَأَلْتَ هَلْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْتُلُ مِنْ صِبْيَانِ الْمُشْرِكِينَ أَحَدًا فَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمْ يَكُنْ يَقْتُلُ مِنْهُمْ أَحَدًا وَأَنْتَ فَلاَ تَقْتُلْ مِنْهُمْ أَحَدًا إِلاَّ أَنْ تَكُونَ تَعْلَمُ مِنْهُمْ مَا عَلِمَ الْخَضِرُ مِنَ الْغُلاَمِ حِينَ قَتَلَهُ وَسَأَلْتَ عَنِ الْمَرْأَةِ وَالْعَبْدِ هَلْ كَانَ لَهُمَا سَهْمٌ مَعْلُومٌ إِذَا حَضَرُوا الْبَأْسَ فَإِنَّهُمْ لَمْ يَكُنْ لَهُمْ سَهْمٌ مَعْلُومٌ إِلاَّ أَنْ يُحْذَيَا مِنْ غَنَائِمِ الْقَوْمِ."
Tercemesi:
Bize İshak b. İbrahim, ona Vehb b. Cerir, ona Hazim, ona babası (Cerir b. Hazim), ona Kays, ona Yezid b. Hürmüz; (T)
Bize Muhammed b. Hâtim, -lafız, ona aittir- ona Behz, ona Cerir b. Hazim, ona Kays b. Sa'd, ona da Yezid b. Hürmüz şöyle rivayet etmiştir: "Necde b. Amir, İbn Abbas'a (mektup) yazdı. Mektubunu yazarken ve cevabını okurken İbn Abbas'ın; vallahi! İçinde bulunduğu ahmaklığı reddetmiş olmasam ve onu sevindirmeyecek olsam ona yazmazdım dedi ve şunları yazdı: Allah'ın zikrettiği yakınlık sahibi (Zü'l-Kurbâ) kimselerin kim olduğunu sormuşsun. Rasulullah'a (sav) yakın olanların bizler olduğu görüşündeyiz (ama) kavmimiz bu konuda bizimle hemfikir değildir. Yetimin yetimlik çağının ne zaman sona ereceğini sormuşsun. Gerçek şu ki, evlilik çağına ulaştığında, kendisinde olgunluk hissedildiğinde ve malı kendisine verildiğinde yetimlik çağı bitmiş demektir. Rasulullah'ın (sav), müşriklerin çocuklarından birini öldürüp öldürmemesine dair sormuşsun. Hz. Peygamber (sav) onlardan kimseyi öldürmezdi ve sen de onlardan kimseyi öldürme. Yalnız, Hızır'ın öldürdüğü çocuğa ilişkin bilgiyi bildiğinde (öldürebilirsin)! Kadın ve kölenin savaşta hazır bulunduklarında kendileri için (ganimetten) belirli bir payın olup olmadığını sormuşsun. Onların belirli bir payı yoktur! Sadece topluluğun ganimetinden onlara hediye verilir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cihâd ve's-Siyer 4688, /777
Senetler:
()
Konular:
Ehl-i beyt
Savaş, Hukuku, çocuk, yaşlı, kadın vs. öldürülmemesi
Yargı, miras Hukuku
Yetim,