Giriş


    Öneri Formu
13734 B005016 Buhari, Fedailu'l-Kur'an, 14


    Öneri Formu
13736 B005017 Buhari, Fedailu'l-Kur'an, 14

Bize Bişr b. Adem, ona Ali b. Müshir, ona Hişam, ona babası (Urve b. Zübeyr), ona da Aişe'nin (r.anha) rivayet ettiğine göre Nebi (sav) bir adamın geceleyin Kur'an okuduğunu işitmiş ve "Allah ona merhametiyle muamele eylesin! Gerçekten bana şu şu surelerde unuttu(ruldu)ğum şu şu ayetleri hatırlattı." buyurdu.


Açıklama: İnsana özgü olan hallerden unutma ve hatırlayamamanın Hz. Peygamber (sav) için de geçerli olduğu bilinse de bu hadisteki “Bana şu sûreden unuttu(ruldu)ğum şu âyeti hatırlattı” ifadesini mutlak manada unutmak ve hiç hatırlamamak şeklinde anlamak doğru değildir. Zira vahiy ve risâleti ilgilendiren bir durum hakkında Hz. Peygamber’in (sav) unut(turul)ması, nübüvvet müessesine ve risâlet görevine zarar verecektir. Bu sebeple İslam alimleri, söz konusu hadisteki “unutturulma”yı, “nesh” diye yorumlayan alimler, neshin bir çeşit unut(turul)ma olduğunu ve bununla kastedilenin ya ilgili ayetin tilavetinin neshi ya da hükmünün neshi olduğunu ifade etmişlerdir.

    Öneri Formu
13761 B005042 Buhari, Fedailu'l-Kur'an, 27

Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Ebu Küreyb, o ikisine Ebu Üsâme, ona Hişam, ona babası (Urve b. Zübeyr), ona da Aişe'nin rivayet ettiğine göre Nebi (sav) bir adamın geceleyin Kur'an okuduğunu işitmiş ve "Allah ona merhametiyle muamele eylesin! Gerçekten bana şu şu surelerde unuttu(ruldu)ğum şu şu ayetleri hatırlattı." buyurdu.


Açıklama: İnsana özgü olan hallerden unutma ve hatırlayamamanın Hz. Peygamber (sav) için de geçerli olduğu bilinse de bu hadisteki “Bana şu sûreden unuttu(ruldu)ğum şu âyeti hatırlattı” ifadesini mutlak manada unutmak ve hiç hatırlamamak şeklinde anlamak doğru değildir. Zira vahiy ve risâleti ilgilendiren bir durum hakkında Hz. Peygamber’in (sav) unut(turul)ması, nübüvvet müessesine ve risâlet görevine zarar verecektir. Bu sebeple İslam alimleri, söz konusu hadisteki “unutturulma”yı, “nesh” diye yorumlayan alimler, neshin bir çeşit unut(turul)ma olduğunu ve bununla kastedilenin ya ilgili ayetin tilavetinin neshi ya da hükmünün neshi olduğunu ifade etmişlerdir.

    Öneri Formu
287358 M001837-2 Müslim, Salât'ül Müsâfirîn ve Kasruhâ, 224

Bize Ömer b. Hafs, ona babası (Hafs b. Ğiyâs), ona A'meş, ona İbrahim ve Dahhâk el- Meşrikî, onlara da Ebu Saîd Hudrî (ra) şöyle demiştir: Peygamber (sav) ashabına "sizden biriniz bir gecede Kur'an'ın üçte birini oku­yamaz mı?" dedi. Bu söz sahâbeye zor geldi. ve “ey Allah'ın Rasulü hangimizin gücü buna yeter ki?” dediler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Allâhu'l-vâhidu's-samed (ihlas) Suresi, Kur'an'ın üçte biridir" buyurdu Ebu Abdullah der ki: Bu hadisin, İbrahim tarikiyle gelen rivayeti mürsel, Dahhâk el-Meşrikî tarikiyle ile gelen rivayeti ise Müsneddir.


    Öneri Formu
13733 B005015 Buhari, Fedailu'l-Kur'an, 13

Bize Kuteybe b. Saîd, ona Süfyân, ona da Abdülaziz b. Rufey şöyle demiştir: Şeddâd b. Ma'kil ile birlikte İbn Abbâs'ın yanına girdim. Şeddâd b. Ma'kil, İbn Abbâs'a “Peygamber (sav) bir şey bıraktı mı?” diye sordu. İbn Abbâs “Mushaf'ın iki kapağı arasında bulunandan baş­ka bir şey bırakmadı” dedi. Biz yine beraberce Muhammed b. Hanefiyye'nin yanına gir­dik ve ona da aynı soruyu sorduk. Muhammed b. Hanefiyye de “iki kapak arasında bulunandan başka bir şey bırakmadı” dedi.


    Öneri Formu
13738 B005019 Buhari, Fedailu'l-Kur'an, 16

Bize Leys, ona Yezid b. el-Hâd, ona Muhammed b. İbrahim, ona Üseyd b. Hudayr şöyle söylemiştir: O, bir gece atı da yanında bağlı iken Bakara suresini okuyordu. At aniden huysuzlaşmaya başladı. Üseyd sustu, at da sakinleşti. Üseyd yeniden Kur'an okumaya başladı, at yine huysuzlandı. Üseyd sustu, at sakinleşti. Sonra Üseyd Kur'an okumaya başladı at yine huysuzlaştı. Bunun üzerine Üseyd de Kur'an okumayı bıraktı. Useyd'in oğlu Yahya ise ata yakın bir yerde (yatmakta) idi. Atın çocuğa bir zarar vermesinden endişe ederek, çocuğu geriye çekti. Bu sırada başını kaldırıp göğe baktığında (parlayan bir şeyler gördü) hatta onu göremez oldu. Sabah olduğunda Üseyd Hz.Peygamber'e (sav) bunu söyledi. Hz. Peygamber (sav) ona: "Okusaydın ey Hudayr'ın oğlu, okusaydın ey Hudayr'ın oğlu!" dedi. Useyd, 'Ey Allah'ın Resulü, atın Yahya'yı çiğnemesinden endişe ettim. Çünkü o ata yakın bir yerde idi. Başımı kaldırıp çocuğa gittim. Göğe baktığımda bulut içinde kandiller gibi parlayan şeyler gör­düm. Daha sonra o şeyler göğe doğru çekilip çıktı ve ben onları göremez oldum' dedi. Hz. Peygamber (sav) "Bunların ne olduğunu bilir misin?" dedi. Useyd, hayır diyerek cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Onlar meleklerdi, senin sesini (dinlemek için) yaklaşmışlar­dı. Kur'an okumaya devam etseydin, sabaha kadar dururlardı. İn­sanlar da onları görür, onlar insanlardan gizlenemezdi" Ravi İbn Hâd 'bu hadisi bana Abdulah b. Habbâb ona Ebu Said el-Hudrî ona da Useyd b. Hudayr nakletti' demiştir.


    Öneri Formu
287360 B005018-2 Buhari, Fedailu'l-Kur'an, 15


    Öneri Formu
13708 B005008 Buhari, Fedailu'l-Kur'an, 10


    Öneri Formu
13709 B005009 Buhari, Fedailu'l-Kur'an, 10


    Öneri Formu
13732 B005014 Buhari, Fedailu'l-Kur'an, 13