Öneri Formu
Hadis Id, No:
13707, B005007
Hadis:
حَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا وَهْبٌ حَدَّثَنَا هِشَامٌ عَنْ مُحَمَّدٍ عَنْ مَعْبَدٍ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِىِّ قَالَ كُنَّا فِى مَسِيرٍ لَنَا فَنَزَلْنَا فَجَاءَتْ جَارِيَةٌ فَقَالَتْ إِنَّ سَيِّدَ الْحَىِّ سَلِيمٌ ، وَإِنَّ نَفَرَنَا غُيَّبٌ فَهَلْ مِنْكُمْ رَاقٍ فَقَامَ مَعَهَا رَجُلٌ مَا كُنَّا نَأْبُنُهُ بِرُقْيَةٍ فَرَقَاهُ فَبَرَأَ فَأَمَرَ لَهُ بِثَلاَثِينَ شَاةً وَسَقَانَا لَبَنًا فَلَمَّا رَجَعَ قُلْنَا لَهُ أَكُنْتَ تُحْسِنُ رُقْيَةً أَوْ كُنْتَ تَرْقِى قَالَ لاَ مَا رَقَيْتُ إِلاَّ بِأُمِّ الْكِتَابِ . قُلْنَا لاَ تُحْدِثُوا شَيْئًا حَتَّى نَأْتِىَ - أَوْ نَسْأَلَ - النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا قَدِمْنَا الْمَدِينَةَ ذَكَرْنَاهُ لِلنَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ "وَمَا كَانَ يُدْرِيهِ أَنَّهَا رُقْيَةٌ اقْسِمُوا وَاضْرِبُوا لِى بِسَهْمٍ."
وَقَالَ أَبُو مَعْمَرٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ حَدَّثَنَا هِشَامٌ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سِيرِينَ حَدَّثَنِى مَعْبَدُ بْنُ سِيرِينَ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِىِّ بِهَذَا .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Mutennâ, ona Vehb, ona Hişam, ona Muhammed, ona Ma‘bed, ona da Ebu Said el-Hudrî (ra) şöyle demiştir:
Bir yolculuk sırasında konaklamıştık. Derken bir cariye çıkageldi ve şöyle dedi: 'Kabile reisimiz zehirli bir hayvan (akrep) tarafından sokuldu, adamlarımız da dışarıda. İçinizde rukye yapabilen bir kimse var mı?' Bizim içimizden, rukye bildiğini hiç düşünmediğimiz bir adam onunla birlikte gitti, ona rukye yaptı ve adam iyileşti. Bunun üzerine, ona otuz koyun verilmesini emretti ve bize de süt ikram ettiler. Adam dönünce kendisine: 'Sen rukye yapmasını biliyor muydun, yoksa daha önce hiç rukye yaptın mı?' diye sorduk.
'Hayır,' dedi, 'Ben sadece Ümmü’l-Kitâb (Fâtiha) ile rukye yaptım.' Biz de ona şöyle dedik: 'Bu durumu Rasulullah’a (sav) sorana kadar hiçbir şey yapma.' Medine’ye dönünce meseleyi Rasulullah’a (sav) anlattık. Şöyle buyurdu:
"O, bunun rukye olduğunu nereden bilecekti? (Koyunları) Paylaştırın, bana da bir hisse ayırın."
Ebu Ma‘mer dedi ki: Bize Abdülvârîs, ona Hişam, ona Muhammed b. Sîrîn, ona Ma‘bed b. Sîrîn, ona da Ebu Said el-Hudrî (ra) bu hadisi aynı şekilde rivayet etmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Fezâilü'l-Kur'an 9, 2/315
Senetler:
1. Ebu Said el-Hudrî (Sa'd b. Malik b. Sinan b. Sa'lebe b. Ebcer)
2. Ma'bed b. Sirin (Ma'bed b. Sirin)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Sirin el-Ensarî (Muhammed b. Sirin)
4. Ebu Abdullah Hişam b. Hassan el-Ezdi (Hişam b. Hassan)
5. Ebu Abbas Vehb b. Cerir el-Ezdi (Vehb b. Cerir b. Hazim b. Zeyd b. Abdullah b. Şuca')
Konular:
Tedavi, Rukye, tedavi şekilleri
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ قَالَ سَأَلْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ - رضى الله عنه - مَنْ جَمَعَ الْقُرْآنَ عَلَى عَهْدِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَرْبَعَةٌ كُلُّهُمْ مِنَ الأَنْصَارِ أُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ وَمُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ ، وَزَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ ، وَأَبُو زَيْدٍ . تَابَعَهُ الْفَضْلُ عَنْ حُسَيْنِ بْنِ وَاقِدٍ عَنْ ثُمَامَةَ عَنْ أَنَسٍ .
Bize Hafs b. Ömer, ona Hemmâm, ona da Katâde şöyle demiştir:
Enes b. Mâlik'e (ra) “Peygamber'in (sav) zamanında Kur'an'ı cem edenler kimlerdir?” diye sordum. Enes “Hepsi Ensar'dan olan dört kişi; Ubey b. Ka'b, Muâz b. Cebel, Zeyd b. Sabit ve Ebu Zeyd'dir” dedi.
Fadl, bu hadisi Hüseyin b. Vâkıd'dan, o da Sumâme'den, o da Enes'ten rivayet ederek Hafs b. Ömer'e mutâbaat etmiştir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
287356, B005003-2
Hadis:
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ قَالَ سَأَلْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ - رضى الله عنه - مَنْ جَمَعَ الْقُرْآنَ عَلَى عَهْدِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَرْبَعَةٌ كُلُّهُمْ مِنَ الأَنْصَارِ أُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ وَمُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ ، وَزَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ ، وَأَبُو زَيْدٍ . تَابَعَهُ الْفَضْلُ عَنْ حُسَيْنِ بْنِ وَاقِدٍ عَنْ ثُمَامَةَ عَنْ أَنَسٍ .
Tercemesi:
Bize Hafs b. Ömer, ona Hemmâm, ona da Katâde şöyle demiştir:
Enes b. Mâlik'e (ra) “Peygamber'in (sav) zamanında Kur'an'ı cem edenler kimlerdir?” diye sordum. Enes “Hepsi Ensar'dan olan dört kişi; Ubey b. Ka'b, Muâz b. Cebel, Zeyd b. Sabit ve Ebu Zeyd'dir” dedi.
Fadl, bu hadisi Hüseyin b. Vâkıd'dan, o da Sumâme'den, o da Enes'ten rivayet ederek Hafs b. Ömer'e mutâbaat etmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Fezâilü'l-Kur'an 8, 2/314
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Sümame b. Abdullah el-Ensarî (Sümame b. Abdullah b. Enes b. Malik)
3. Hüseyin b. Vâkid el-Mervezî (Hüseyin b. Vâkid)
4. Ebu Abdullah Fadl b. Musa es-Sînani (Fadl b. Musa)
Konular:
Bize Mualla b. Esed, ona Abdullah b. Müsennâ, ona Sabit el-Bünânî ve Sümâme, onlara da Enes şöyle demiştir:
Peygamber (sav) vefat ettiğinde Kur'an'ı sadece şu dört kişi; Ebu Derdâ, Muâz b. Cebel, Zeyd b. Sabit ve Ebu Zeyd ezberlemişti.
Enes der ki: Biz, Ebu Zeyd'e mirasçı olduk.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
287357, B005004-2
Hadis:
حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُثَنَّى قَالَ حَدَّثَنِى ثَابِتٌ الْبُنَانِىُّ وَثُمَامَةُ عَنْ أَنَسٍ قَالَ مَاتَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم وَلَمْ يَجْمَعِ الْقُرْآنَ غَيْرُ أَرْبَعَةٍ أَبُو الدَّرْدَاءِ وَمُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ وَزَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ وَأَبُو زَيْدٍ . قَالَ وَنَحْنُ وَرِثْنَاهُ .
Tercemesi:
Bize Mualla b. Esed, ona Abdullah b. Müsennâ, ona Sabit el-Bünânî ve Sümâme, onlara da Enes şöyle demiştir:
Peygamber (sav) vefat ettiğinde Kur'an'ı sadece şu dört kişi; Ebu Derdâ, Muâz b. Cebel, Zeyd b. Sabit ve Ebu Zeyd ezberlemişti.
Enes der ki: Biz, Ebu Zeyd'e mirasçı olduk.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Fezâilü'l-Kur'an 8, 2/315
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Muhammed Sabit b. Eslem el-Bünanî (Sabit b. Eslem)
3. Ebu Müsenna Abdullah b. Müsenna el-Ensarî (Abdullah b. Müsenna b. Abdullah b. Enes b. Malik)
4. Ebu Heysem Muallâ b. Esed el-Ammî (Muallâ b. Esed)
Konular:
Kur'ân, cem'i/ toplanması
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13689, B004990
Hadis:
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى عَنْ إِسْرَائِيلَ عَنْ أَبِى إِسْحَاقَ عَنِ الْبَرَاءِ قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ ( لاَ يَسْتَوِى الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُجَاهِدُونَ فِى سَبِيلِ اللَّهِ ) قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « ادْعُ لِى زَيْدًا وَلْيَجِئْ بِاللَّوْحِ وَالدَّوَاةِ وَالْكَتِفِ - أَوِ الْكَتِفِ وَالدَّوَاةِ - ثُمَّ قَالَ « اكْتُبْ لاَ يَسْتَوِى الْقَاعِدُونَ » وَخَلْفَ ظَهْرِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم عَمْرُو بْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ الأَعْمَى قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَمَا تَأْمُرُنِى فَإِنِّى رَجُلٌ ضَرِيرُ الْبَصَرِ فَنَزَلَتْ مَكَانَهَا ( لاَ يَسْتَوِى الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ ) فِى سَبِيلِ اللَّهِ ( غَيْرُ أُولِى الضَّرَرِ )
Tercemesi:
Bize Ubeydullah b. Musa, ona İsraîl, ona Ebu İshak, ona da Berâ (ra) şöyle demiştir:
Müminlerden özürsüz olarak oturanlarla Allah yolunda cihad edenler bir değildir. [Nisâ, 4/95]) ayeti nazil olduğunda, Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Zeyd’i bana çağırın, levha, divit ve kürek kemiğini getirsin." Yahut şöyle buyurdu: "Kürek kemiği ve diviti getirsin." Sonra şöyle buyurdu: "Yaz: Müminlerden oturanlarla..." O esnada Rasulullah’ın (sav) arkasında âmâ olan Amr b. Ümmü Mektûm bulunuyordu. 'Ey Allah’ın Rasulü,' dedi, 'ben ne yapayım? Zira görme engelliyim.' Bunun üzerine ayetin yerine şu şekilde nazil oldu: ‘Müminlerden, özür sahibi olmayan oturanlarla Allah yolunda cihad edenler bir değildir.’
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Fezâilü'l-Kur'an 4, 2/312
Senetler:
1. Ebu Umare Bera b. Azib el-Ensarî (Bera b. Azib b. Haris b.Adî b. Cüşem)
2. Ebu İshak es-Sebiî (Amr b. Abdullah b. Ubeyd)
3. Ebu Yusuf İsrail b. Yunus es-Sebîî (İsrail b. Yunus b. Ebu İshak)
4. Ubeydullah b. Musa el-Absi (Ubeydullah b. Musa b. Bazam)
Konular:
Kur'an, Kur'ân'ı yazmak,
Kur'an, Nüzul sebebleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13690, B004991
Hadis:
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عُفَيْرٍ قَالَ حَدَّثَنِى اللَّيْثُ قَالَ حَدَّثَنِى عُقَيْلٌ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ قَالَ حَدَّثَنِى عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - حَدَّثَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « أَقْرَأَنِى جِبْرِيلُ عَلَى حَرْفٍ فَرَاجَعْتُهُ ، فَلَمْ أَزَلْ أَسْتَزِيدُهُ وَيَزِيدُنِى حَتَّى انْتَهَى إِلَى سَبْعَةِ أَحْرُفٍ » .
Tercemesi:
Bize Saîd b. Ufeyr, ona Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihâb, ona Ubeydullah b. Abdullah, ona da İbn Abbâs'ın (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"Cibril bana Kur'ân'ı bir okuyuş üzerine okuttu. Ben ona müracaat ettim ve durmadan bunun artmasını isterdim. O da bana artırırdı. Nihayet yedi türlü okunuşa ulaştı."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Fezâilü'l-Kur'an 4991, 2/312
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Abdullah Ubeydullah b. Abdullah el-Hüzeli (Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mesud b. Gâfil)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Halid Ukayl b. Halid el-Eylî (Ukayl b. Halid b. Ukayl)
5. Ebu Haris Leys b. Sa'd el-Fehmî (Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
6. Ebu Osman Said b. Ufeyr el-Ensari (Said b. Kesir b. Ufeyr b. Müslim)
Konular:
Kur'ân, kıraat farklılıkları
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13698, B004998
Hadis:
حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ يَزِيدَ حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ عَنْ أَبِى حَصِينٍ عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ كَانَ يَعْرِضُ عَلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم الْقُرْآنَ كُلَّ عَامٍ مَرَّةً ، فَعَرَضَ عَلَيْهِ مَرَّتَيْنِ فِى الْعَامِ الَّذِى قُبِضَ ، وَكَانَ يَعْتَكِفُ كُلَّ عَامٍ عَشْرًا فَاعْتَكَفَ عِشْرِينَ فِى الْعَامِ الَّذِى قُبِضَ .
Tercemesi:
Bize Halid b. Yezîd, ona Ebu Bekir, ona Ebu Husayn, ona Ebu Sâlih, ona da Ebu Hureyre şöyle demiştir:
"Cebrâil, Peygamber'e (sav) Kur'ân'ı her sene bir defa arz ederdi. Peygamber'in (sav) vefat ettiği yılda iki defa arz etti. Hz. Peygamber her sene on gün itikâf ederdi. Vefat ettiği yılda ise yirmi gün itikâfa girmiştir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Fezâilü'l-Kur'an 7, 2/314
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Ebu Hasîn Osman b. Asım el-Esedî (Osman b. Asım b. Husayn)
4. Ebu Bekir b. Ayyaş el-Esedî (Ebu Bekir b. Ayyaş b. Salim)
5. Ebu Heysem Hâlid b. Yezid el-Esedî (Hâlid b. Yezid b. Ziyâd)
Konular:
Kur'an, okumak ve yaşamak
Melekler, Cebrail
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13701, B005001
Hadis:
حَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَلْقَمَةَ قَالَ كُنَّا بِحِمْصَ فَقَرَأَ ابْنُ مَسْعُودٍ سُورَةَ يُوسُفَ ، فَقَالَ رَجُلٌ مَا هَكَذَا أُنْزِلَتْ قَالَ قَرَأْتُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ "أَحْسَنْتَ." وَوَجَدَ مِنْهُ رِيحَ الْخَمْرِ فَقَالَ أَتَجْمَعُ أَنْ تُكَذِّبَ بِكِتَابِ اللَّهِ وَتَشْرَبَ الْخَمْرَ . فَضَرَبَهُ الْحَدَّ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Kesîr, ona Süfyân, ona A‘meş, ona İbrahim, ona Alkame şöyle rivayet etmiştir:
Biz Humus’ta bulunuyorduk. İbn Mesud orada Yusuf suresini okudu. Bunun üzerine bir adam, 'Sure şekilde indirilmedi!' dedi. İbn Mesud şöyle karşılık verdi: 'Onu Rasulullah’a (sav) okudum, o da "Güzel okudun" buyurdu. Daha sonra o adamın üzerinden şarap kokusu geldi. Bunun üzerine İbn Mesud ona şöyle dedi: 'Sen hem Allah’ın Kitabı’nı yalanlıyorsun hem de şarap mı içiyorsun!' Sonra onu had cezasıyla cezalandırdı.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Fezâilü'l-Kur'an 8, 2/314
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesud (Abdullah b. Mesud b. Gafil b. Habib b. Şemh)
2. Ebu Şibl Alkame b. Kays en-Nehaî (Alkame b. Kays b. Abdullah b. Malik b. Alkame)
3. Ebu İmran İbrahim en-Nehaî (İbrahim b. Yezid b. Kays b. Esved b. Amr)
4. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
5. Süfyan es-Sevrî (Süfyan b. Said b. Mesruk b. Habib b. Rafi')
6. Muhammed b. Kesîr el-Abdî (Muhammed b. Kesir)
Konular:
İçki, içme cezası
Kur'ân, güzel/ doğru okumak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13702, B005002
Hadis:
حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصٍ حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ حَدَّثَنَا مُسْلِمٌ عَنْ مَسْرُوقٍ قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ - رضى الله عنه - وَاللَّهِ الَّذِى لاَ إِلَهَ غَيْرُهُ مَا أُنْزِلَتْ سُورَةٌ مِنْ كِتَابِ اللَّهِ إِلاَّ أَنَا أَعْلَمُ أَيْنَ أُنْزِلَتْ وَلاَ أُنْزِلَتْ آيَةٌ مِنْ كِتَابِ اللَّهِ إِلاَّ أَنَا أَعْلَمُ فِيمَ أُنْزِلَتْ ، وَلَوْ أَعْلَمُ أَحَدًا أَعْلَمَ مِنِّى بِكِتَابِ اللَّهِ تُبَلِّغُهُ الإِبِلُ لَرَكِبْتُ إِلَيْهِ.
Tercemesi:
Bize Ömer b. Hafs, ona babası (Hafs b. Ğıyâs), ona A‘meş, ona Müslim, ona Mesrûk, ona da Abdullah (ra) şöyle demiştir:
Allah’a yemin ederim ki, O’ndan başka ilâh yoktur! Allah’ın Kitabı’ndan hiçbir sure yoktur ki, nerede indirildiğini bilmeyeyim; Allah’ın Kitabı’ndan hiçbir ayet yoktur ki, ne hakkında indirildiğini bilmeyeyim. Allah’ın Kitabı hakkında benden daha bilgili bir kimse olduğunu ve oraya deveyle ulaşmanın mümkün olduğunu bilsem, mutlaka ona giderdim.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Fezâilü'l-Kur'an 8, 2/314
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesud (Abdullah b. Mesud b. Gafil b. Habib b. Şemh)
2. Ebu Aişe Mesruk b. Ecda' (Mesruk b. Ecda' b. Malik b. Ümeyye b. Abdullah)
3. Ebu Duhâ Müslim b. Subeyh el-Hemdanî (Müslim b. Subeyh)
4. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
5. Ebu Ömer Hafs b. Gıyas en-Nehaî (Hafs b. Gıyas b. Talk b. Muaviye b. Malik)
6. Ebu Hafs Ömer b. Hafs en-Nehaî (Ömer b. Hafs b. Giyas b. Talk b. Muaviye)
Konular:
Kur'an, Nüzul sebebleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13705, B005005
Hadis:
حَدَّثَنَا صَدَقَةُ بْنُ الْفَضْلِ أَخْبَرَنَا يَحْيَى عَنْ سُفْيَانَ عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِى ثَابِتٍ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ قَالَ عُمَرُ أُبَىٌّ أَقْرَؤُنَا وَإِنَّا لَنَدَعُ مِنْ لَحَنِ أُبَىٍّ ، وَأُبَىٌّ يَقُولُ أَخَذْتُهُ مِنْ فِى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلاَ أَتْرُكُهُ لِشَىْءٍ قَالَ اللَّهُ تَعَالَى ( مَا نَنْسَخْ مِنْ آيَةٍ أَوْ نَنْسَأْهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِنْهَا أَوْ مِثْلِهَا ) .
Tercemesi:
Bize Sadaka b. Fadl, ona Yahya, ona Süfyan, ona Habîb b. Ebu Sâbit, ona Said b. Cübeyr, ona da İbn Abbas (ra) şöyle demiştir:
Ömer dedi ki: Kur’an’ı en iyi okuyanımız Übey’dir. Ama biz, Übey’in okuyuşundaki (dil yönünden) bazı hatalı ifadeleri terk ederiz. Übey ise şöyle derdi: Ben, bunu bizzat Rasulullah’ın (sav) ağzından aldım; bu sebeple onu hiçbir şeye değişmem. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
(Biz bir âyeti nesh eder veya unutturursak, ondan daha hayırlısını ya da benzerini getiririz.) (Bakara, 2/106)
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Fezâilü'l-Kur'an 8, 2/315
Senetler:
1. Ebu Hafs Ömer b. Hattab el-Adevî (Ömer b. Hattab b. Nüfeyl b. Abdüluzza)
2. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
3. Ebu Abdullah Said b. Cübeyr el-Esedî (Said b. Cübeyr)
4. Habib b. Ebu Sabit el-Esedî (Habib b. Kays b. Dinar)
5. Süfyan es-Sevrî (Süfyan b. Said b. Mesruk b. Habib b. Rafi')
6. Ebu Said Yahya b. Said el-Kattan (Yahya b. Said b. Ferruh)
7. Ebu Fadl Sadaka b. Fadl el-Mervezî (Sadaka b. Fadl)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13706, B005006
Hadis:
حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ قَالَ حَدَّثَنِى خُبَيْبُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ عَنْ أَبِى سَعِيدِ بْنِ الْمُعَلَّى قَالَ كُنْتُ أُصَلِّى فَدَعَانِى النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم فَلَمْ أُجِبْهُ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّى كُنْتُ أُصَلِّى . قَالَ "أَلَمْ يَقُلِ اللَّهُ ( اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ ) ثُمَّ قَالَ أَلاَ أُعَلِّمُكَ أَعْظَمَ سُورَةٍ فِى الْقُرْآنِ قَبْلَ أَنْ تَخْرُجَ مِنَ الْمَسْجِدِ." فَأَخَذَ بِيَدِى فَلَمَّا أَرَدْنَا أَنْ نَخْرُجَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّكَ قُلْتَ لأُعَلِّمَنَّكَ أَعْظَمَ سُورَةٍ مِنَ الْقُرْآنِ . قَالَ "( الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ) هِىَ السَّبْعُ الْمَثَانِى وَالْقُرْآنُ الْعَظِيمُ الَّذِى أُوتِيتُهُ."
Tercemesi:
Bize Ali b. Abdullah, ona Yahya b. Said, ona Şu‘be, ona Hubeyb b. Abdurrahman, ona Hafs b. Asım, ona da Ebu Said b. Muallâ (ra) şöyle demiştir:
Namaz kılıyordum. Rasulullah (sav) beni çağırdı ama ben icabet etmedim. Namazdan sonra dedim ki:
'Ey Allah’ın Rasulü! Namaz kılıyordum.' Bunun üzerine şöyle buyurdu:
"Allah Teâlâ (şöyle) demedi mi: ‘Allah’a ve Rasulü’ne, sizi çağırdıklarında icabet edin!’"
Sonra şöyle dedi: "Sana, mescidden çıkmadan önce Kur’an’daki en büyük sûreyi öğreteyim mi?"
Bunun üzerine elimi tuttu. Mescidden çıkmak üzereyken, 'Ey Allah’ın Rasulü! Sen bana Kur’an’daki en büyük sûreyi öğreteceğini söylemiştin' dedim. Şöyle buyurdu:
"(Elhamdü lillahi Rabbi’l-âlemîn) (yani Fâtiha) suresidir. Bu, ‘sebu’l-mesânî’dir. Bana verilen yüce Kur’an’dır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Fezâilü'l-Kur'an 9, 2/315
Senetler:
1. Ebu Said b. Mualla el-Ensarî (Rafi' b. Evs b. Mualla)
2. Hafs b. Asım el-Adevi (Hafs b. Asım b. Ömer b. Hattab)
3. Ebu Haris Hubeyb b. Abdurrahman el-Ensari (Hubeyb b. Abdurrahman b. Abdullah b. Hubeyb b. Yesaf)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
5. Ebu Said Yahya b. Said el-Kattan (Yahya b. Said b. Ferruh)
6. Ebu Hasan Ali b. el-Medînî (Ali b. Abdullah b. Cafer b. Necîh)
Konular:
Kur'an, Fatiha isimleri ve önemi
Kur'an, öğrenmek, öğretmek, okumak, okutmak