10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ali, ona Abdurrahman, ona da Süfyân şöyle demiştir: Ben Abdurrahman b. Âbis'e, Mansur'un İbrahim'den, onun Alkame'den, onun Abdullah'tan (ra) rivayet ettiği “Rasulullah (sav), saçına, başkasının saçını ekleyen kadına lanet etmiştir” hadisini dile getirdim, Abdurrahman da şöyle dedi: Ben bu hadisi, Mansûr'un hadisi gibi, ama Ümmü Yakub denilen bir kadının, Abdullah'tan rivayeti olarak işittim.
Açıklama: Rivayetin tam metni için B004886 numaralı hadise bakınız
Bize Muhammed b. Abdürrahim, ona Said b. Süleyman, ona Hüşeym, ona Ebu Bişr, ona da Said b. Cübeyr şöyle demiştir: İbn Abbas'a Tevbe Suresi'ni sordum, bana “Tevbe mi? Hayır, o Fâdıha Suresi'dir. Çünkü devamlı "ve minhum", "ve minhum" (ve onlardan..., ve onlardan...) diye iniyordu. Öyle ki bu surede, onlardan (Müşriklerden), hakkında söz söylenmedik kimse kalmadığını sandılar. Said der ki: Enfâl Suresi'ni sordum, bana “Bedir savaşı hakkında indi” dedi. Said der ki: Haşr Suresi'ni sordum, “Nadîr Oğulları hakkında indi” dedi.
Bize Kuteybe, ona Leys, ona Nâfi, ona da İbn Ömer şöyle demiştir: Rasulullah (sav), Nadîr oğullarının Buveyra bölgesindeki hurma ağaçlarını yaktırdı ve kestirdi. Bunun üzerine Yüce Allah "Onların hurma ağaçlarını kesmeniz de, kesmeden kökleri üzere dimdik bırakmanızda hep Allah’ın izniyle olmuştu ve yoldan büsbütün çıkmış o kimseleri perişan etmek içindi." (Haşr, 5) ayetini indirdi.
Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyân, ona Mansur, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah şöyle demiştir: Allah, bedenlerine döğme yapan ve yaptıran, yüzünün tüylerini yolan, güzel görünmek için dişlerinin arasını yontarak seyrelten ve Allah'ın yarattığını değiştiren kadınlara lanet etmiştir. Abdullah'ın bu sözü Esed oğullarından Ümmü Yakub denilen bir kadının kulağına gitti ve hemen gelip Abdullah b. Mesûd'a “işittim ki sen şöyle şöyle kadınlara lanet ediyormuşsun” dedi. İbn Mesûd da ona “Rasulullah'ın (sav) lanet ettiği kimselere ben niye lanet etmeyeyim ki? Hem bu zaten bu Allah'ın kitabında da yer almıştır” dedi. Kadın “ben Mushaf'ın iki kapağı arasında ne varsa hepsini okudum, ama senin söylediğini orada bulamadım” dedi. İbn Mesûd da ona “eğer sen onu hakkıyla okumuş olsaydın elbette bulurdun. Sen "Rasul size ne verdiyse onu alın, size neyi yasak ettiyse ondan da sakının" (Haşr, 7) ayetini okumadın mı?” dedi. Kadın “evet” dedi. İbn Mesûd “Rasulullah bunları yasakladı işte” dedi. Kadın “senin aileni de bunları yaparken görüyorum” dedi. İbn Mesûd “git aileme bak bakalım (bunarı yapıyor mu?)” dedi. Kadın gidip baktı, ama aradığı şeyi göremedi. Bunun üzerine İbn Mesûd “eğer ailem böyle yapmış olaydı, bir arada olmazdık” dedi.
Bize Ahmed b. Yunus, ona Ebu Bekir, ona Husayn, ona Amr b. Meymûn, ona da Ömer (ra) şöyle demiştir: Benden sonraki halifeye, ilk muhacirlerin haklarını onlara tanımasını tavsiye ediyorum. Ve yine benden sonraki halifeye Hz. Peygamberin (sav) hicretinden önce Medine’yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş bulunan Ensâr'ın iyilerden iyiliklerini kabul etmesini, kötü iş yapanların da kusurlarını bağışlamasını tavsiye ediyorum.