Giriş

Bize Ebu Ma'mer, ona Abdülvâris, ona Eyüb, ona Hafsa bt. Sîrîn, ona da Ümmü Atıyye (r.anha) şöyle demiştir: Biz kadınlar Rasu­lullah'a biat ettik. Kendisi bize "Ey Peygamber! Mü'min kadınlar sana gelip de Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, doğurdukları çocuklar hakkında yalan uydurmamak, meşru olan bir işte sana karşı gelmemek üzere biat etmek istediklerinde, onların biatini kabul et ve onlar için Allah'tan af dile" (Mümtehine, 12) ayetini okudu ve bizlere ölülerin arkasından ağıt yakmayı yasakladı. Bu sırada bir kadın biat etmekten elini çekti ve “falanca kadın bana yar­dım etmiş, benimle birlikte ağıt yakmıştı. Ben de karşılık verip onunla ağıt yakmak istiyorum” dedi. Peygamber (sav) o kadına hiçbir şey söylemedi. Bunun üzerine kadın gitti. Sonra yine dönüp gelerek biat etti.


    Öneri Formu
33325 B004892 Buhari, Tefsir, (Mümtehine) 3


    Öneri Formu
33273 B004857 Buhari, Tefsir, (Necm) 1+


    Öneri Formu
33277 B004860 Buhari, Tefsir, (Necm) 2

Bize Humeydî, ona Sufyân, ona Zuhrî, ona da Urve şöyle demiştir: Ben Âişe'ye (r.anha) (إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ ayeti hakkında) sordum, şöyle dedi: Muşellel mevkiinde bulunan Menât putu yanında ihrama girenler Safa ile Merve arasında tavaf yapmazlardı. Yüce Allah "Safâ ile Merve Allah’ın hac ve umre için belirlediği işaretlerdendir" (Bakara: 158) ayetini indirdi. Bunun üzerine Rasulullah ile Müslümanlar beraberce o iki tepe arasında sa'y yaptılar. Sufyân der ki: Menât putu, deniz tarafında bir dağ olan Kudeyd'de, Muşellel mevkiinde bulunuyordu. Abdurrahman b. Hâlid, İbn Şihâb'dan, O Urve'den, o da Âişe'den rivayetle şöyle demiştir: "إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ" ayeti ayeti Ensâr hakkında inmiştir. Onlar ve Gassân kabilesi İslâm'a girmelerinden önce Menât için ihrama girer, telbiye getirirlerdi. Bu hadis de Sufyân hadisi gibidir. Ma'mer, Zuhrî'den, o da Urve'den, o da Âişe'den bu hadisin benzerini rivayet etmiş ve rivayetinde şunu da demiştir: Mekke ile Medîne ara­sında bulunan Menât putuna telbiye getirip ihra­ma giren Ensârlı bazı adamlar “ey Allah'ın Peygamberi, bizler Menât'a saygıdan dolayı Safa ile Merve arasında sa'y yapmıyorduk” dediler.


    Öneri Formu
33279 B004861 Buhari, Tefsir, (Necm) 3

Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Zuhrî, ona İbn Sabbâk, ona da vahiy katiplerinden Zeyd b. Sabit el-Ensârî (ra) şöyle demiştir: Yemâme savaşında çok şehit olunca, Ebu Bekir, yanında Ömer de varken beni çağırdı ve şunları söy­ledi: Ömer bana geldi ve “Yemâme gününde çok insan insan öldürüldü. Savaş meydanlarında, şiddetli muharebelerde, Kur'an hafızları­nın şehit olması sebebiyle, eğer kayıt altına alıp bir araya getirmezsek, ben Kur'an'ın büyük bir kıs­mının kaybolup gitmesinden endişe ediyorum. Ben senin Kur'­ân'ı kayıt altına alıp toplaman gerektiği kanaatindeyim” dedi. Ben de Ömer'e “Rasulullah'ın (sav) yapmadığı şeyi ben nasıl yaparım?” dedim. Ömer “vallahi bu hayırlı bir iştir” dedi. Ömer, Allah benim yüreğime bir ferahlık verip de onun görüşünü benimseyinceye kadar, sürekli bana gelerek bu konuyu gündemde tuttu. Zeyd b. Sabit der ki: Ömer, onun yanında konuşmadan otur­urken, Ebu Bekir bana hitaben “şüphesiz genç ve akıllı bir adamsın. Biz seni itham edecek bir kusur da görmüyoruz. Rasulullah (sav) için vahyi yazıyordun, bu yüzden Kur'an'ı dikkatli araştırıp, sen bir araya topla” dedi. Vallahi eğer Ebu Bekir bana, dağlardan bir dağın taşınmasını teklif etmiş olsaydı, bu iş bana Kur'an'ı toplama işinden daha hafif gelirdi. Bu yüzden ben “Peygamber'in (sav) yapmadığı bir işi nasıl yapıyorsunuz?” dedim. Ebu Bekir “vallahi bu hayırlı bir iştir” dedi. Allah, Ömer ve Ebu Bekir'in gönlünü ferahlattığı gibi benim gönlümü de ferahlatıncaya kadar karşı koymaya devam ettim. Sonra (bu iş gönlüme yatınca) kalktım, Kur'an'ın gereği gibi araştırdım ve onu yazılı bulunduğu deri parçalarından, kürek kemik­lerinden, hurma dallarından ve hafızların ezberlerinden alarak bir araya top­ladım. Tevbe Suresi'nden iki ayeti, sadece Ebu Huzeyme el-Ensârî'nin yanında buldum. O iki ayeti ondan başka kimsenin yanında bulma­dım "Andolsun ki size kendi içinizden öyle bir Peygamber geldi ki, gayet izzetli ve şereflidir. Sizin sıkıntıya düşmeniz ona pek ağır gelir. O size çok düşkün, Müminlere karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir. Rasulüm, bütün bunlara rağmen, onlar yine de sana inanmaktan yüz çevirirlerse de ki: “Bana Allah yeter. O’ndan başka ilâh yoktur. Yalnız O’na dayandım, O’na güvendim. O, büyük arşın Rabbidir.”" (Tevbe, 128-129). Kur'an'ın toplandığı sahifeler, vefat edinceye kadar Ebu Bekir'in, ardından vefat edinceye kadar Ömer'in, sonra da Hafsa bt. Ömer'in yanında kaldı. Bu hadisi, Yunus'un İbn Şihâb'dan rivayetinde Osman b. Ömer ve Leys b. Sa'd, Şuayb'e mutâbaat etmiştir. Leys der ki: Bana Abdurrahman b. Hâlid, bu hadisi İbn Şihâb'dan rivayet ederken “Ebu Huzeyme el-Ensârî'nin beraberinde bul­dum” ifadesini kullanmıştır. Mûsâ der ki: İbrahim, bu hadisi bize İbn Şihâb'dan rivayet ederken “Ebu Huzeyme'nin beraberinde” ifadesi ile aktarmıştır. Yakup b. İbrahim, bu hadisi babasından rivayetinde (Mûsâ b. İsmail'e) mutâbaat etmiştir. Ebu Sâbit de­r ki: Bize İbrahim b. Sa'd bu hadisi bize “Huzeyme'nin beraberinde” yahut “Ebu Huzeyme'nin beraberinde” ifadesi ile rivayet etmiştir.


    Öneri Formu
32066 B004679 Buhari, Tefsir, (Tevbe) 20

Bana Abdülaziz b. Abdullah, ona Süleyman b. Bilal, ona Sevr, ona Ebu Ğiyâs, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle demiştir: Biz Peygamberdin yanında oturuyorken kendisine Cuma Suresi "henüz bunlara katılmamış olan daha başkalarına da" indirildi. Ben “ey Allah'ın Rasulü, 'bize henüz katılmayanlar' kimlerdir?” diye sor­dum. Rasulullah üç kez sorana kadar cevap vermedi. Rasulullah elini, aramızda olan Selmân el-Fârisî'nin üzerine koydu ve "iman Süreyya yıldızında bile olsaydı şunlardan birtakım adamlar" -yahut "bir adam muhakkak ona uzanıp alırdı" buyurdu.


    Öneri Formu
33330 B004897 Buhari, Tefsir, (Cuma) 1

Abdân, ona babası (Osman b. Cebele), ona Şu'be, ona Ebu İshak, ona Berâ b. Âzib (ra) şöyle demiştir: Bize (Medine'ye) ilk hicret edip gelen Musab b. Umeyr ve İbn Ümmü Mektûm'dur. Bunlar geldiler ve bize Kur'ân okutma­ya başladılar. Ardından Am­mâr,Bilâl ve Sa'd hicret ettiler. Daha sonra Ömer b. Hattâb, Peygamber'in sahabesinden yirmi kişi ile bize hicret edip geldi. Bunlar­dan sonra da Peygamber (sav) hicret edip geldi. O gün ben Medine halkının Rasulullah'ın (sav) gelişine sevindiği kadar başka hiç bir şeye sevindiklerini görmedim. Hatta genç kızlar ve çocukların “şu gelen Rasulullah'tır” diyerek sevindiklerini gördüm. Ben de Rasûlullah hicret edip gelmeden hemen önce mufassal surelerden biri olan "Sebbih isme Rabbike'l-a'lâ" Suresi'ni okumuştum.


    Öneri Formu
33443 B004941 Buhari, Tefsir, (Â'lâ) 1

Bana Muhammed b. Beşşâr, ona ona Ğunder, ona ona Şu'be, ona Katâde, ona da Enes b. Mâlik (ra) şöyle rivayet etmiştir: Peygamber (sav) Ubeyy b. Ka'b'a "Allah 'Lem yekunillezîne keferû' Suresi'ni sana okumamı bana emretti" buyurdu. Ubeyy “Allah benim adımı (açıkça) andı mı?” diye sordu. Peygamber (sav) "Evet andı" buyurunca Ubeyy b. Ka'b (sevincinden) ağladı.


    Öneri Formu
33548 B004959 Buhari, Tefsir, (Beyyine) 1


    Öneri Formu
33275 B004859 Buhari, Tefsir, (Necm) 2


    Öneri Formu
33280 B004862 Buhari, Tefsir, (Necm) 4