6745 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Musa b. İsmail, ona Hammad; (T) Bize Ubeydullah b. Muaz, ona babası (Muâz b. Muâz), ona Şube –aynı manada olmak üzere- ona Ya'la b. Ata, ona Veki b. Udüs, ona da Ebu Rezin el-Ukaylî şöyle demiştir: "Ben 'Ey Allah’ın Rasulü! hepimiz Rabbimizi [İbn Muaz ise rivayetinde] kıyamet gününde açık bir şekilde görecek miyiz? Mahlukatı arasında bunun işareti nedir?' dedim. Rasulullah 'Ey Ebu Rezin, her biriniz ayı [İbn Muaz rivayetinde] on dördünde net bir şekilde görmüyor musunuz?' buyurdu. dedi, Ben 'Evet' dedim. Rasulullah (sav) 'Allah daha azametlidir' [İbn Muaz rivayetinde]'Şüphesiz dolunay Allah'ın yarattığı mahlukattan biridir. Yüce Allah ise mahlukatından daha üstün ve daha azametlidir' buyurdu."
Bize Osman b. Ebu Şeybe ve Muhammed b. Alâ, o ikisine Ebu Üsame, ona Ömer b. Hamza, ona Salim, ona da (Abdullah) b. Ömer, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Allah (cc) kıyamet günü gökleri dürer, sonra onları sağ eline alır, sonra da “gerçek hükümdar ve melik benim, hani nerede zorbalar, nerede büyüklük taslayanlar?” buyurur. Ardından yerleri dürer ve sonra da onları alıp kavrar." İbn Alâ der ki: "Yerleri diğer eline alır ve yine “gerçek hükümdar ve melik benim, hani nerede zorbalar, nerede büyüklük taslayanlar?” buyurur."
Bize el-Ka'neb, ona Yezid b. İbrahim et-Tüsteri, ona Abdullah b. Ebu Müleyke, ona da Kasım b. Muhammed, Aişe'nin (r.anha) şöyle dediğini anlattı: Rasulullah (sav) "sana kitabı indiren O'dur. Onun (Kur'an) bir kısım ayetleri muhkemdir, ki bunlar kitabın esasıdır, diğerleri ise müteşâbihtir. Kalplerinde sapma meyli bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (kişisel arzularına göre) te'vil etmek için ondaki müteşâbihlerin peşine düşerler. Hâlbuki onun te'vilini ancak Allah bilir; bir de ilimde yüksek pâyeye erişenler. Derler ki: Ona inandık, hepsi rabbimiz katındandır. (Bu inceliği) yalnız aklıselim sahipleri düşünüp anlar" (Âl-i İmran 3/7) mealindeki ayeti okudu. Aişe (r.anha) şöyle devam etti: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Sen Kur'an'ın yalnız müteşâbih ayetlerinin peşine düşenleri gördüğünüzde (şunu bilin ki) Allah'ın (bu ayette) kalplerinde sapma olanlar şeklinde nitelediği kimseler işte bunlardır, artık hepiniz onlardan sakınınız (onlarla oturup konuşmayınız.)."
Bize Musa b. İsmail, ona Hammad, ona Ata el-Horasanî, ona Yahya b. Ya'mer'in rivayet ettiğine göre Ammar b. Yasir (ra) şöyle dedi: Elim yarılmış halde ailemin yanına gelmiştim. Ellerime zaferan sürdüler. Hz. Peygamber'in (sav) yanına gittim. Ona selam verdim ama selamımı almadı ve "git, bunları yıka" buyurdu.
Bize Hennâd b. es-Serî, ona Muhammed b. Fudayl, ona Muhtar b. Fülfül, Enes İbn Malik'ten şöyle işittiğini söylemiştir: Rasulullah (sav) biraz uyuklamıştı. Tebessüm ederek başını kaldırdı. (Bunun üzerine) Sahabinin Ey Allah'ın Rasulü, niçin güldünüz? diye sorusu üzerine ya da Hz. Peygamber (sav) doğrudan "biraz önce bana bir sure indirildi" buyurdu ve "Bismillahirrahmanirrahim, innâ a'teynâke'l-kevser" (diyerek) sureyi sonuna kadar okudu. Ardından "kevser nedir biliyor musunuz?" diye sordu. Onlar da Allah ve Rasulü daha iyi bilir dediler. Hz. Peygamber de "Aziz ve Celil Rabbimin bana cennette vermeyi vadettiği bir nehirdir. Bu nehrin üzerinde pek çok hayır vardır. Üstünde bir havuz vardır. Kıyamet gününde ümmetim bu havuza gelecektir. Havuzun kaplarının sayısı yıldızlarınki kadardır" buyurdu.
Bize Muhammed b. Kesîr, ona Süfyan, ona Muhammed, ona Hayseme, ona Süveyd b. Ğafele, ona da Ali şöyle demiştir: Sizlere Rasulullah'tan (sav) diye bir hadis rivayet ettiğim zaman, yalan söylemektense semadan (yere) düşmeyi daha çok severim. Benimle sizler arasında konuştuğum zaman ise (durum farklıdır), çünkü savaş ancak bir hiledir. Rasulullah'ı (sav) şöyle buyururken dinledim: "Ahir zamanda yaşları genç, akılları ermez bir takım kimseler gelecek, yaratılmışların en hayırlılarının konuştukları gibi konuşacak ama okun hedefini delip geçmesi gibi İslâm'dan öylece çıkacaklar. İmanları gırtlaklarından aşağı geçmeyecektir. Onlarla nerede karşılaşırsanız onları hemen öldürün çünkü onları öldürmek, kıyamet gününde öldürenler için bir ecirdir."