10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Kuteybe b. Said, ona Leys, ona Said b. Ebu Said, ona da Ebu Şurayh el-Adevî şöyle rivayet etmiştir: Bu iki kulağım duydu ve bu iki gözüm gördü ki Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Her kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa misafirine caizesini versin." Oradakiler; ey Allah'ın Rasulü! Misafirin caizesi nedir diye sordular. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Bir gün, bir gece misafir etmektir. Misafirlik üç gündür. Bundan sonrası (ev sahibinin misafirine yaptığı) sadakadır. Her kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin ya da sussun."
Bize Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ, ona Veki', ona Abdülhamid b. Cafer, ona Said b. Ebu Said el-Makburî, ona da Ebu Şurayh el-Huzâî, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu nakletti: "Misafirlik üç gündür. Misafire yapılacak ikram bir gün bir gecedir. Müslüman bir adama din kardeşinin yanında onu günaha sokacak kadar (fazla) kalması helâl olmaz!" Ashap; ey Allah'ın Rasulü! Kişi, ev sahibini nasıl günaha sokar diye sordu. Rasulullah (sav); "onun yanında oturup kalır. Ev sahibinin kendisini ağırlayacak bir şeyi de yoktur" cevabını verdi.
Bize Muhammed b. el-Müsenna, ona Ebu Bekir el-Hanefî, ona Abdülhamid b. Cafer, ona Said el-Makburî, ona da Ebu Şurayh el-Huzâî şöyle dedi: Rasulullah (sav) (bunu) söylerken kulaklarım işitti, gözlerim gördü ve kalbim belledi. Daha sonra ravi, Leys'in rivayet ettiği hadisin benzerini nakletti ve Veki'nin hadisinde olduğu gibi "hiçbirinize din kardeşinin yanında onu günaha sokacak kadar (misafir olup) kalması, helal olmaz" cümlesini zikretti.
Bize Kuteybe b. Said, ona Leys; (T) Bize Muhammed b. Rumh, ona Leys, ona Yezid b. Ebu Habib, ona Ebu Hayr, ona da Ukbe b. Âmir şöyle demiştir: Ey Allah'ın Rasulü! Sen bizi bazı kavimlere gönderiyorsun, biz de onlara misafir oluyoruz. Ama bize ikramda bulunmuyorlar. Bunun hakkında ne buyurursun diye sorduk. Rasulullah (sav) bize şöyle cevap verdi: "Bir topluluğa misafir olduğunuzda size misafire verilmesi gereken şeyleri verirlerse, bunu kabul edin. Eğer bunu yapmazlarsa onlardan kendilerine gereken misafir hakkını alın."
Bize Yahya b. Yahya et-Temîmî, ona Malik, ona Rabia b. Ebu Abdurrahman, ona el-Münbais'in azatlısı Yezid, ona da Zeyd b. Halid (ra) şöyle rivayet etmiştir: Bir adam Rasulullah'a (sav) gelerek buluntu eşyanın hükmünü sordu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Bulunan şeyin kılıfını ve tıpasını iyice belle, sonra bir sene boyunca onu insanlara haber ver. Eğer sahibi gelirse ona ver, gelmezse onunla ne yapacağına sen karar ver." Adam yitik koyunun durumunu sorunca Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Koyun ya senin ya kardeşinin ya da kurdundur." Adam yitik devenin durumunu sorunca Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Deve seni ilgilendirmez, onların toynakları ve su tulumu var. Sahiplerine ulaşıncaya kadar suya ulaşabilir ve ağaçları yiyebilir." [Yahya der ki: Zannederim, metinde (عِفَاصَهَا) şeklinde okudum.]
Bize Ahmed b. Osman b. Hakim el-Evdî, ona Halid b. Mahled, ona Süleyman b. Bilal, ona Rabia b. Ebu Abdurrahman, ona Münbais'in azatlısı Yezid, ona da Zeyd b. Halid el-Cühenî, bir adam Rasulullah'a (sav) geldi diyerek İsmail b. Cafer'in hadisinin benzerini rivayet etti. Ancak rivayetinde; yüzü ve alnı kıpkırmızı kesildi ve kızdı demiş ve "sonra onu bir sene ilan et" cümlesinden sonra da "şayet sahibi gelmezse buluntu senin yanında emanet olur" ifadesini eklemiştir.
Bize Yahya b. Eyyüb, Kuteybe ve İbn Hucr, onlara İsmail b. Cafer, ona Rabia b. Ebu Abdurrahman, ona el-Münbais'in azatlısı Yezid, ona da Zeyd b. Halid (ra) şöyle rivayet etmiştir: Bir adam Rasulullah'a (sav) buluntu eşyanın hükmünü sordu. Hz. Peygamber (sav); "bir sene boyunca onu insanlara haber ver, sonra onun kılıfını ve tıpasını iyice belle ve ondan nafaka olarak yararlan, eğer sahibi de gelirse ona verirsin." Adam ey Allah'ın Rasulü buluntu koyunun hükmü nedir diye sordu. Hz. Peygamber (sav); "onu al. Koyun ya senin ya kardeşinin ya da kurdundur" buyurdu. Adam; ey Allah'ın Rasulü buluntu devenin hükmü nedir diye sordu. Hz. Peygamber(sav) yanakları ya da yüzü kızaracak kadar öfkelendi ve "deveden sana ne? Onların, sahiplerine ulaşıncaya kadar (yetecek) toynakları ve su tulumu var" buyurdu.
Bize Ebu Tahir Ahmed b. Amr b. Serh, ona Abdullah b. Vehb, ona Dahhak b. Ebu Osman, ona Ebu Nadr, ona Büsr b. Said, ona da Zeyd b. Halid el-Cühenî şöyle demiştir: Rasulullah'a (sav) buluntu malın hükmü soruldu. Hz. Peygamber de (sav); "onu bir sene ilan et, şayet tanıyan çıkmazsa onun mahfazasını ve bağını iyice belle, sonra da ondan ye. Eğer sahibi gelirse onu kendisine geri verirsin" buyurdu.