10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ahmed b. Humeyd, ona Übeydullah el-Eşceî, ona Süfyân, ona Şeybânî, ona İkrime, ona da İbn Abbâs (r.anhuma) şöyel demiştir: "Miras taksim olunurken (mîrâsçı olmayan) hısımlar, yetimler, yoksullar da hazır bulunursa..." ayeti mensuh değil muhkemdir. Saîd, bu hadisin İbn Abbâs'tan rivayetinde, İkrime'ye mutâbaat etmiştir
Bize Muhammed b. Yusuf, ona Verka, ona İbn Ebu Necih, ona Atâ, ona da İbn Abbas (ra) şöyle demiştir: (Önceden kişi öldüğünde) malı, çocuğunun olurdu. Ana-baba ve yakınlara ise vasiyet yapılırdı. Sonra Allah dilediği hükmü kaldırdı ve erkeğe, kadının iki katı; ana-babadan her birine (çocuğu varsa) altıda bir, (yoksa) üçte bir; kadına (çocuğu varsa) sekizde bir, (yoksa) dörtte bir; kocaya ise (çocuğu yoksa) yarı, (varsa) dörtte bir pay verilmesine hükmetti.
Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyan, ona İsmail, ona eş-Şa'bî, ona Mesruk'un rivayet ettiğine göre Hz. Âişe (r.anhâ) şöyle demiştir: "Her kim sana, Muhammed'in (sav), kendisine indirilenden herhangi bir şeyi sakladığını söylerse, yalan söylemiştir. Çünkü Allah 'Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et.' (Mâide, 5/67) buyurmuştur."
Bize İshak b. İbrahim, ona Muhammed b. Bişr, ona Abdülaziz b. Ömer b: Abdülaziz, ona Nâfî, ona da İbn Ömer (r.anhuma) şöyle demiştir: Hamrın (şarabın) haramlık hükmü indiğinde Medine'de beş çeşit şarap vardı. Bunlar arasında üzüm şarabı yoktu.
Bize Muhammed b. Selâm, ona el-Fezârî, ona da Humeyd'in rivayet ettiğine göre Enes (ra) şöyle demiştir: "Rubey -Enes b. Mâlik'in halası- Ensâr'dan bir cariyenin ön dişini kırmıştı. Cariyenin kavmi kısas talebi ile Hz. Peygamber'e (sav) geldiler. Peygamber (sav) de kısası emretti. Enes b. Mâlik'in amcası Enes b. Nadr 'hayır, ey Allah'ın Rasûlü vallahi Rubey'in ön dişi kırılmaz' dedi. Hz. Peygamber (sav) de 'ey Enes, Allah'ın (bu konudaki) hükmü kısastır' buyurdu. Akabinde davacılar Rubey'e kısas uygulanması talebinden vaz geçip diyeti kabul ettiler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:" "Allah’ın kulları arasında öyleleri vardır ki, Allah adına yemin edecek olsa Allah da onların yeminini boşa çıkarmaz."
Bize İbrahim b. Musa, ona Hişâm, ona İbn Cüreyc, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Alkame b. Vakkâs şöyle rivayet etmiştir: Mervan kapıcısı Râfi'ye "ey Râfi, İbn Abbâs'a git ve 'kendisine verilen dünyalığa sevinen ve yapmadığı bir işten dolayı övülmekten hoşlanan her kişiye azap olunacaksa, o zaman hepimize azap olunacak (öylemi)?' diye sor" dedi. Bunun üzerine İbn Abbas "bu ayetle sizin ne ilginiz var? Hz. Peygamber (sav) bir defasında Yahudileri çağırıp onlara bir soru sordu. Onlar da sorunun gerçek cevabını saklayarak gerçek dışı bir bilgi verdiler ve verdikleri cevapla Hz. Peygamber'in (sav) takdirini kazandıklarını zannedip hakikati gizleyerek verdikleri cevaptan dolayı takdir edilmelerine sevindiler" dedi sonra da "Allah, kendilerine kitap verilenlerden, «Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz» diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötü!. Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma" ayetlerini okudu. (Âlu İmrân, 187-188). Abdurrezzâk, bu hadisin İbn Cureyc'den rivayetinde Hişâm b. Yusuf'a mutâbaat etmiştir. Yine bu Mervân hadisini bize İbn Mukâtil, ona Haccâc, ona İbn Cureyc, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Humeyd b. Abdurrahman b. Avf rivayet etmiştir.
Bize İbrahim b. Musa, ona Hişâm, ona İbn Cüreyc, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Alkame b. Vakkâs şöyle rivayet etmiştir: Mervan kapıcısı Râfi'ye "ey Râfi, İbn Abbâs'a git ve 'kendisine verilen dünyalığa sevinen ve yapmadığı bir işten dolayı övülmekten hoşlanan her kişiye azap olunacaksa, o zaman hepimize azap olunacak (öylemi)?' diye sor" dedi. Bunun üzerine İbn Abbas "bu ayetle sizin ne ilginiz var? Hz. Peygamber (sav) bir defasında Yahudileri çağırıp onlara bir soru sordu. Onlar da sorunun gerçek cevabını saklayarak gerçek dışı bir bilgi verdiler ve verdikleri cevapla Hz. Peygamber'in (sav) takdirini kazandıklarını zannedip hakikati gizleyerek verdikleri cevaptan dolayı takdir edilmelerine sevindiler" dedi sonra da "Allah, kendilerine kitap verilenlerden, «Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz» diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötü!. Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma" ayetlerini okudu. (Âlu İmrân, 187-188). Abdurrezzâk, bu hadisin İbn Cureyc'den rivayetinde Hişâm b. Yusuf'a mutâbaat etmiştir. Yine bu Mervân hadisini bize İbn Mukâtil, ona Haccâc, ona İbn Cureyc, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Humeyd b. Abdurrahman b. Avf rivayet etmiştir.
Açıklama: Değerlendirme için B002807, B004049, NM2217 nolu hadislerin açıklama bölümüne bakılabilir.