Açıklama: "كَثْرَة السُّؤَالِ" ifadesi "dilencilik" anlamına geldiği gibi, insanları yalan söylemeye sevk edecek, başkalarının gizliliklerini ortaya çıkaracak, cevabını öğrendiğinde kişiyi zor durumda bırakacak vb. "gereksiz sorular sormak" anlamına da gelebilir. (Bkz. Kadı İyâz, İkmâlü'l-mu'lim, V, 571.)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2143, M004486
Hadis:
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى عُمَرَ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ الْفَزَارِىُّ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سُوقَةَ أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ الثَّقَفِىُّ عَنْ وَرَّادٍ قَالَ كَتَبَ الْمُغِيرَةُ إِلَى مُعَاوِيَةَ سَلاَمٌ عَلَيْكَ أَمَّا بَعْدُ فَإِنِّى سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ:
"إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَ ثَلاَثًا وَنَهَى عَنْ ثَلاَثٍ حَرَّمَ عُقُوقَ الْوَالِدِ وَوَأْدَ الْبَنَاتِ وَلاَ وَهَاتِ. وَنَهَى عَنْ ثَلاَثٍ قِيلٍ وَقَالٍ وَكَثْرَةِ السُّؤَالِ وَإِضَاعَةِ الْمَالِ."
Tercemesi:
Bize (Muhammed) b. Ebu Ömer, ona Mervan b. Muaviye el-Fezârî, ona Muhammed b. Sûka, ona Muhammed b. Ubeydullah es-Sekafî, ona da Verrâd (es-Sekafî) şöyle rivayet etmiştir: Muğîra da Muaviye'ye (cevaben) şöyle yazdı: Selam sana! Şimdi (benden istediğin konuya gelecek olursak); Ben, Rasulullah'ı (sav); "şüphesiz Allah üç şeyi haram kılmış, üç şeyi de yasaklamıştır. Allah, babaya karşı gelmeyi, kızları diri diri toprağa gömmeyi ve başkasına vermeyip kendisine istemeyi haram kılmıştır. Şu üç şeyi de dedikoduyu, dilenmeyi ve savurganlığı yasaklamıştır" buyururken işittim.
Açıklama:
"كَثْرَة السُّؤَالِ" ifadesi "dilencilik" anlamına geldiği gibi, insanları yalan söylemeye sevk edecek, başkalarının gizliliklerini ortaya çıkaracak, cevabını öğrendiğinde kişiyi zor durumda bırakacak vb. "gereksiz sorular sormak" anlamına da gelebilir. (Bkz. Kadı İyâz, İkmâlü'l-mu'lim, V, 571.)
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Akdiye 4486, /730
Senetler:
1. Ebu Abdullah Muğîra b. Şube es-Sekafî (Mugîra b. Şube b. Ebu Amir b. Mesud b. Muattib)
2. Ebu Said Verrâd es-Sekafi (Verrâd)
3. Ebu Avn Muhammed b. Ubeydullah es-Sekafi (Muhammed b. Ubeydullah b. Said)
4. Ebu Bekir Muhammed b. Sûka el-Ğanevi (Muhammed b. Sûka)
5. Ebu Abdullah Mervan b. Muaviye el-Fezârî (Mervan b. Muaviye b. Haris b. Esma b. Harice)
6. Muhammed b. Ebu Ömer el-Adenî (Muhammed b. Yahya b. Ebu Ömer)
Konular:
Amel, Allah'ın razı olmayacağı ameller
Gıybet, gıybet etmek, dedi kodu yapmak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2140, M004484
Hadis:
وَحَدَّثَنِى الْقَاسِمُ بْنُ زَكَرِيَّاءَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى عَنْ شَيْبَانَ عَنْ مَنْصُورٍ بِهَذَا الإِسْنَادِ. مِثْلَهُ. غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ وَحَرَّمَ عَلَيْكُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. وَلَمْ يَقُلْ إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَ عَلَيْكُمْ.
Tercemesi:
Bize Kasım b. Zekeriya, ona Ubeydullah b. Musa, ona Şeyban (b. Abdurrahman), ona Mansur (b. Mu'temir) bu isnad zinciriyle (yani ona Amir b. Şerahbil eş-Şa'bî, ona Muğîra b. Şu'be'nin azatlısı Verrâd, ona da Muğîra b. Şube) bir önceki hadisin aynısını rivayet etmiştir. Ancak ravi bu rivayette; şüphesiz Allah size haram kıldı yerine, Rasulullah (sav) size haram kıldı demiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Akdiye 4484, /730
Senetler:
1. Ebu Abdullah Muğîra b. Şube es-Sekafî (Mugîra b. Şube b. Ebu Amir b. Mesud b. Muattib)
2. Ebu Said Verrâd es-Sekafi (Verrâd)
3. Ebu Amr Amir eş-Şa'bî (Amir b. Şerahil b. Abdin)
4. Ebu Attab Mansur b. Mu'temir es-Sülemî (Mansur b. Mu'temir b. Abdullah)
5. Ebu Muaviye Şeyban b. Abdurrahman et-Temimi (Şeyban b. Abdurrahman)
6. Ubeydullah b. Musa el-Absi (Ubeydullah b. Musa b. Bazam)
7. Kasım b. Dinar el-Kuraşî (Kasım b. Zekeriyya b. Dinar)
Konular:
Amel, Allah'ın razı olmayacağı ameller
Gıybet, gıybet etmek, dedi kodu yapmak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2132, M004478
Hadis:
وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ وَأَبُو كُرَيْبٍ كِلاَهُمَا عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ وَوَكِيعٍ ح
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ ح
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى فُدَيْكٍ أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ - يَعْنِى ابْنَ عُثْمَانَ - كُلُّهُمْ عَنْ هِشَامٍ بِهَذَا الإِسْنَادِ.
[عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَائِشَةَ دَخَلَتْ هِنْدٌ بِنْتُ عُتْبَةَ امْرَأَةُ أَبِى سُفْيَانَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا سُفْيَانَ رَجُلٌ شَحِيحٌ لاَ يُعْطِينِى مِنَ النَّفَقَةِ مَا يَكْفِينِى وَيَكْفِى بَنِىَّ إِلاَّ مَا أَخَذْتُ مِنْ مَالِهِ بِغَيْرِ عِلْمِهِ. فَهَلْ عَلَىَّ فِى ذَلِكَ مِنْ جُنَاحٍ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "خُذِى مِنْ مَالِهِ بِالْمَعْرُوفِ مَا يَكْفِيكِ وَيَكْفِى بَنِيكِ."]
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr ve Ebu Küreyb, o ikisine Abdullah b. Nümeyr ve Veki'; (T)
Bize Yahya b. Yahya, ona Abdülaziz b. Muhammed; (T)
Bize Muhammed b. Râfi', ona İbn Ebu Füdeyk, ona Dahhak b. Osman, onlara da Hişam bu isnadla nakilde bulunmuştur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Akdiye 4478, /729
Senetler:
()
Konular:
وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ عُرْوَةَ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ جَاءَتْ هِنْدٌ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَاللَّهِ مَا كَانَ عَلَى ظَهْرِ الأَرْضِ أَهْلُ خِبَاءٍ أَحَبَّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ يُذِلَّهُمُ اللَّهُ مِنْ أَهْلِ خِبَائِكَ وَمَا عَلَى ظَهْرِ الأَرْضِ أَهْلُ خِبَاءٍ أَحَبَّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ يُعِزَّهُمُ اللَّهُ مِنْ أَهْلِ خِبَائِكَ. فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"وَأَيْضًا وَالَّذِى نَفْسِى بِيَدِهِ." ثُمَّ قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا سُفْيَانَ رَجُلٌ مُمْسِكٌ فَهَلْ عَلَىَّ حَرَجٌ أَنْ أُنْفِقَ عَلَى عِيَالِهِ مِنْ مَالِهِ بِغَيْرِ إِذْنِهِ فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"لاَ حَرَجَ عَلَيْكِ أَنْ تُنْفِقِى عَلَيْهِمْ بِالْمَعْرُوفِ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2133, M004479
Hadis:
وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ عُرْوَةَ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ جَاءَتْ هِنْدٌ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَاللَّهِ مَا كَانَ عَلَى ظَهْرِ الأَرْضِ أَهْلُ خِبَاءٍ أَحَبَّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ يُذِلَّهُمُ اللَّهُ مِنْ أَهْلِ خِبَائِكَ وَمَا عَلَى ظَهْرِ الأَرْضِ أَهْلُ خِبَاءٍ أَحَبَّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ يُعِزَّهُمُ اللَّهُ مِنْ أَهْلِ خِبَائِكَ. فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"وَأَيْضًا وَالَّذِى نَفْسِى بِيَدِهِ." ثُمَّ قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا سُفْيَانَ رَجُلٌ مُمْسِكٌ فَهَلْ عَلَىَّ حَرَجٌ أَنْ أُنْفِقَ عَلَى عِيَالِهِ مِنْ مَالِهِ بِغَيْرِ إِذْنِهِ فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"لاَ حَرَجَ عَلَيْكِ أَنْ تُنْفِقِى عَلَيْهِمْ بِالْمَعْرُوفِ."
Tercemesi:
Bize Abd b. Humeyd, ona Abdürrezzak, ona Mamer, ona Zührî, ona Urve, ona da Aişe şöyle haber verdi: Hind, Peygamber'e (sav) gelerek; ya Rasulullah! Vallahi yeryüzünde senin hanen halkın kadar Allah'ın zelil etmesini dilediğim bir hane halkı yoktu. Şimdi yeryüzünde senin hane halkın kadar Allah'ın aziz kılmasını dilediğim bir hane halkı yoktur dedi. Bunun üzerine Peygamber (sav); "nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin olsun ki, yine de" buyurdular. Sonra Hind şunları söyledi: Ya Rasulullah! Gerçekten Ebu Süfyan pinti bir adamdır. Acaba çocuğuna onun izni olmaksızın malından nafaka vermemde bana bir vebal var mıdır? Peygamber (sav); "onlara maruf vecihle nafaka vermende sana vebal yoktur" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Akdiye 4479, /729
Senetler:
()
Konular:
Mülkiyet, Kadın, kocasının malından tasarrufta bulunması
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2134, M004480
Hadis:
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَخِى الزُّهْرِىِّ عَنْ عَمِّهِ أَخْبَرَنِى عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ أَنَّ عَائِشَةَ قَالَتْ جَاءَتْ هِنْدٌ بِنْتُ عُتْبَةَ بْنِ رَبِيعَةَ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَاللَّهِ مَا كَانَ عَلَى ظَهْرِ الأَرْضِ خِبَاءٌ أَحَبَّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ يَذِلُّوا مِنْ أَهْلِ خِبَائِكَ وَمَا أَصْبَحَ الْيَوْمَ عَلَى ظَهْرِ الأَرْضِ خِبَاءٌ أَحَبَّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ يَعِزُّوا مِنْ أَهْلِ خِبَائِكَ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"وَأَيْضًا وَالَّذِى نَفْسِى بِيَدِهِ." ثُمَّ قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا سُفْيَانَ رَجُلٌ مِسِّيكٌ فَهَلْ عَلَىَّ حَرَجٌ مِنْ أَنْ أُطْعِمَ مِنَ الَّذِى لَهُ عِيَالَنَا فَقَالَ لَهَا
"لاَ إِلاَّ بِالْمَعْرُوفِ."
Tercemesi:
Bize Züheyr b. Harb, onaYakub b. İbrahim, ona Zührî'nin kardeşinin oğlu, ona amcası, ona Urve b. Zübeyr, ona da Aişe şöyle haber verdi: Hind bt. Utbe b. Rabia gelerek; ya Rasulullah! Vallahi yeryüzünde senin hanen halkı kadar zelil olmalarını dilediğim bir hâne yoktu. Bugün ise yeryüzünde senin hanen halkı kadar aziz olmalarını dilediğim hane kalmadı dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav); "nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin olsun ki, yine de" buyurdu. Sonra Hind; ya Rasulullah! Gerçekten Ebu Süfyan pek cimri bir adamdır. Acaba onun malından çoluğumuza çocuğumuza yedirmemde bana bir ve bal var mıdır dedi. Efendimiz ona; "hayır! Ancak maruf vecihle (harca)" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Akdiye 4480, /729
Senetler:
()
Konular:
Mülkiyet, Kadın, kocasının malından tasarrufta bulunması
Müslüman, peygamber sevgisi
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2144, M004487
Hadis:
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِىُّ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أُسَامَةَ بْنِ الْهَادِ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ عَنْ أَبِى قَيْسٍ مَوْلَى عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ عَنْ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"إِذَا حَكَمَ الْحَاكِمُ فَاجْتَهَدَ ثُمَّ أَصَابَ فَلَهُ أَجْرَانِ. وَإِذَا حَكَمَ فَاجْتَهَدَ ثُمَّ أَخْطَأَ فَلَهُ أَجْرٌ."
Tercemesi:
Bize Yahya b. Yahya et-Temîmî, ona Abdülaziz b. Muhammed, ona Yezid b. Abdullah b. Üsame b. Hâd, ona Muhammed b. İbrahim, ona Büsr b. Said, ona Amr b. As'ın azatlısı Ebu Kays, ona da Amr b. As, Rasulullah'ı (sav) şöyle buyururken işitti:
"Hakim hüküm verir (ken) içtihatta bulunur, isabet de ederse onun için iki ecir vardır. Ama hüküm verir (ken) içtihat eder de yanılırsa ona bir ecir vardır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Akdiye 4487, /730
Senetler:
()
Konular:
İctihad
Öneri Formu
Hadis Id, No:
2146, M004488
Hadis:
وَحَدَّثَنِى إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ وَمُحَمَّدُ بْنُ أَبِى عُمَرَ كِلاَهُمَا عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ مُحَمَّدٍ بِهَذَا الإِسْنَادِ
[عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أُسَامَةَ بْنِ الْهَادِ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ عَنْ أَبِى قَيْسٍ مَوْلَى عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ عَنْ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ] مِثْلَهُ
[أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: "إِذَا حَكَمَ الْحَاكِمُ فَاجْتَهَدَ ثُمَّ أَصَابَ فَلَهُ أَجْرَانِ . وَإِذَا حَكَمَ فَاجْتَهَدَ ثُمَّ أَخْطَأَ فَلَهُ أَجْرٌ"]
وَزَادَ فِى عَقِبِ الْحَدِيثِ قَالَ يَزِيدُ فَحَدَّثْتُ هَذَا الْحَدِيثَ أَبَا بَكْرِ بْنَ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَزْمٍ فَقَالَ هَكَذَا حَدَّثَنِى أَبُو سَلَمَةَ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ.
Tercemesi:
Bize İshak b. İbrahim ve Muhammed b. Ebu Ömer, o ikisine de Abdülaziz b. Muhammed bu isnadla benzeri bir nakilde bulunmuş ve hadisin ardından Yezid, bu hadisi Ebu Bekir b. Muhammed b. Amr b. Hazm'a rivayet ettim. O, aynı şekilde bana Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre aktardı ilavesinde bulunmuştur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Akdiye 4488, /730
Senetler:
()
Konular:
İctihad
حَدَّثَنِى عَلِىُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِىُّ حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ مُسْهِرٍ عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ دَخَلَتْ هِنْدٌ بِنْتُ عُتْبَةَ امْرَأَةُ أَبِى سُفْيَانَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا سُفْيَانَ رَجُلٌ شَحِيحٌ لاَ يُعْطِينِى مِنَ النَّفَقَةِ مَا يَكْفِينِى وَيَكْفِى بَنِىَّ إِلاَّ مَا أَخَذْتُ مِنْ مَالِهِ بِغَيْرِ عِلْمِهِ. فَهَلْ عَلَىَّ فِى ذَلِكَ مِنْ جُنَاحٍ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"خُذِى مِنْ مَالِهِ بِالْمَعْرُوفِ مَا يَكْفِيكِ وَيَكْفِى بَنِيكِ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
120092, M004477
Hadis:
حَدَّثَنِى عَلِىُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِىُّ حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ مُسْهِرٍ عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ دَخَلَتْ هِنْدٌ بِنْتُ عُتْبَةَ امْرَأَةُ أَبِى سُفْيَانَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا سُفْيَانَ رَجُلٌ شَحِيحٌ لاَ يُعْطِينِى مِنَ النَّفَقَةِ مَا يَكْفِينِى وَيَكْفِى بَنِىَّ إِلاَّ مَا أَخَذْتُ مِنْ مَالِهِ بِغَيْرِ عِلْمِهِ. فَهَلْ عَلَىَّ فِى ذَلِكَ مِنْ جُنَاحٍ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"خُذِى مِنْ مَالِهِ بِالْمَعْرُوفِ مَا يَكْفِيكِ وَيَكْفِى بَنِيكِ."
Tercemesi:
Bize Ali b. Hucr es-Sa'dî, ona Ali b. Müshir, ona Hişam b. Urve, ona babası, ona da Aişe şöyle rivayet etti: Ebu Süfyan'ın karısı Hind bt. Utbe, Rasulullah'ın (sav) yanına girerek: Ya Rasulullah! Gerçekten Ebu Sufyan cimri bir adamdır; bana kendime ve oğullarıma yetecek kadar nafaka vermiyor. Meğer ki onun haberi olmadan malından almış olayım! Acaba bunda bana bir günah var mıdır dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav); "onun malından maruf vecihle sana ve oğullarına yetecek kadar al" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Akdiye 4477, /729
Senetler:
()
Konular:
İnfak, kadının kocasının malından harcaması