Giriş


    Öneri Formu
31707 B004590 Buhari, Tefsir, (Nisâ) 16

Osman b. Sâlih'in (bir önceki hadise) ziyade ettiğine göre Abdullah b. Vehb şöyle demiştir: Bana falanca kimse ve Hayve b. Şurayh, onlara da Bekr b. Amr el-Meârifî, ona Bükeyr b. Abdullah, ona da Nâfi şöyle rivayet etmiştir: Bir adam İbn Ömer'e geldi ve “Ey Ebu Abdurrahman! Seni, Allah (ac) yolunda cihadı bırakıp da bir yıl hac bir yıl da umre yapmaya teşvik eden şey nedir?” dedi. İbn Ömer “Ey kardeşim oğlu! İslâm beş şey üzerine kuruldu: Allah'a ve Rasulü'ne iman etmek, beş vakit namazı kılmak, ramazan orucu tutmak, zekatı ödemek, hacca gitmek” cevabını verdi. Adam “Ey Ebu Abdurrahman! Allah'ın Kitâb'ında zikrettiği "Mü’minlerden iki grup birbiriyle çarpışacak olursa, derhal müdâhale ederek aralarını düzeltin. Buna rağmen biri ötekine saldırırsa, saldırıda bulunan taraf Allah’ın hükmüne boyun eğinceye kadar onlarla savaşın." (Hucurât, 49/9) ve "bir fitne kalmayıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın..." (Bakara, 2/193) ayetlerini işitmedin mi?” dedi. Bunun üzerine İbn Ömer “Biz, Rasulullah (sav) zamanında o savaşı müşriklere karşı yapmıştık. Müslümanlar o zaman sayıca azdı. Kişi dininden dolayı baskıya maruz kalır; Müşrikler onu ya öldürür ya da ona işkence ederlerdi. Nihayet Müslümanlar çoğaldı, artık hiçbir fitne kalmadı” dedi.


Açıklama: Abdullah b. Vehb'e hadis nakleden kişinin Mısır kadısı Abdullah b. Lühey olabileceği ifade edilmiştir. İlgili rivayet bir önceki hadisin [B004513] devamıdır.

    Öneri Formu
31462 B004514 Buhari, Tefsir, (Bakara), 30

Bize Yusuf b. Raşid, ona Cerîr ve Ebu Üsame, onlara A'meş, ona Ebu Salih, ona da Ebu Saîd el-Hudrî'nin rivayet ettiğine gör Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet gününde Nuh çağrılır ve 'Buyur, geldim, emrine hazırım ey Rabbim' der. Yüce Allah '(Emirlerimi ümmetine) tebliğ ettin mi?' diye sorar. Nuh da 'Evet ettim' der. Bunun üzerine Nuh'un ümmetine 'Nuh size tebliğ etti mi?' diye sorulur. Nuh'un ümmeti de 'Bize herhangi bir uyarıcı gelme­di' der. Bunun üzerine Yüce Allah 'Ey Nuh, sana kim şahitlik eder?' diye sorar. O da 'Muhammed ve O'nun ümmeti' cevabını verir. Onlar da Nuh'a şahitlik ederler. 'Peygamber de sizin hakkınızda şahitlik eder.' İşte bu, şanı yüce Allah'ın şu buyruğunun manasıdır: 'Böylece, siz insanlara şahit olasınız, peygamber de size şahit olsun diye sizi adil bir ümmet yaptık.'" - Bakara, 143 "Vasat" adil demektir.


Açıklama: Seneddeki aynı tabakada yer alan Cerir ve Ebu Üsame, hadisin Ameş'in hocası Ebu Salih'ten nasıl rivayet edildiği hakkında farklı lafızlar kullanmışlardır. Cerir "an Ebi Salih", Ebu Üsame ise "haddesena Ebu Salih" ibaresini kullanmıştır. "Vasat" kelimesinin bu hadisteki anlamı hadisin sonunda "adil" olarak açıklandığına göre "orta yollu" şeklindeki diğer anlamını kullanmaya burada gerek yoktur.

    Öneri Formu
287272 B004487-2 Buhari, Tefsir, (Bakara), 13

Bize Abdullah b. Münîr, ona Abdullah b. Bekir es-Sehmî, ona Humeyd’in şöyle dediğini rivayet etti: Enes’in zikrettiğine göre halası, bir kız çocuğunun ön dişini kırmıştı. Dişi kırılan o küçük kızın ailesinden af talep ettiler, ancak karşı taraf reddetti. Diyeti teklif ettiler, onu da kabul etmediler ve Rasulullah'a (sav) gelip sadece kısas talep ettiler. Rasulullah (sav) da kısas yapılmasına hükmetti. Enes b. Nadr “Rubey'in dişi mi kırılacak ey Allah'ın Rasulü, hayır seni hak ile gönderene yemin ederim ki onun ön dişi kırılmayacaktır” dedi. Rasulullah (sav) de "ey Enes, Allah'ın hükmü kısastır" buyurdu. Karşı taraf (diyete) razı oldu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah’ın kulları arasından, Allah’a yemin ile and verecek olsa, Allah’ın da yeminini doğru çıkartacağı kimseler vardır" buyurdu.


    Öneri Formu
31412 B004500 Buhari, Tefsir, (Bakara), 23

Bize Übeydullah b. İsrail, ona Ebu İshak, ona Berâ (T); yine bize Ahmed b. Osman, ona Şurayh b. Mesleme, ona İbrahim b. Yusuf, ona babası (Yusuf b. İshak), ona Ebu İshak, ona da Berâ (ra) şöyle rivayet etmiştir: Ramazân orucu farz olduğunda sahabîler ramazan ayının bütününde (gecesinde ve gündüzünde) eşleriyle ilişkiye girmiyorlardı. Ancak bazı erkekler nefislerine yenik düşüyordu. Bunun üzerine Yüce Allah "Allah sizin nefislerinize karşı yenik düştüğünüzü bildi ve tövbenizi kabul edip sizi bağışladı..." ayetini indirdi


    Öneri Formu
31426 B004508 Buhari, Tefsir, (Bakara), 27

Bize Müslim b. İbrahim, ona Hişâm, (T); bana Halife, ona Yezîd b. Zürey, ona Saîd, onlara (Hişâm ve Said'e) Katâde, ona da Enes (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Müminler kıyamet gününde toplanır ve 'keşke Rabbimiz katında bize şefaat edecek kimse arasak' derler. Hemen Âdem'e gelip 'sen insanların babası Âdem'sin. Allah seni kendi eliyle ya­rattı, meleklerini sana secde ettirdi ve sana her şeyin isimlerini öğret­ti. Bulunduğumuz şu durumdan bizleri rahata erdirmesi için Rabbin katında bizlere şefaat et' derler. Âdem, hatasını ve bundan dolayı Rabbinden utandığını ifade ederek 'ben buna yetkin değilim. Siz Nuh'a gidin. O, Allah'ın yeryüzüne gönderdiği ilk rasuldür' der. Nuh'a gelirler. Nuh da hakkında bilgi sahibi olmadığı bir konuda Rabbinden talepte bulunduğunu ve bundan dolayı utandığını söyleyerek, 'ben şefaat edecek konumda değilim. Siz Halîlurrahman'a (Hz. İbrahim) gidiniz' der. Bunun üzerine İbrahim 'e gelirler. O da 'ben bu konumda değilim, Musa'ya gidin. O Allah'ın kelîmi (konuştuğu), kendisine Tevrat'ı verdiği bir kuldur' der. Musa'ya gelirler. Musa da bir haksız yere cana kıydığını ve bundan dolayı Rabbinden utandığını söyleyerek 'ben şefaat edecek konumda değilim. Siz Allah'ın kulu, Rasulü, kelimesi ve ruhu olan İsa'ya gidin' der. İsa da onlara 'ben şefaat edecek konumda değilim. Siz gelmiş geçmiş günahlarını Allah'ın bağışladığı bir kul olan Muhammed'e gidiniz' der." "Sonra onlar bana gelirler. Ben de gidip Rabbimin huzuruna girmek üzere izin isterim. Bana izin verilir. Rabbimi görünce secde­ye kapanırım. Allah beni dilediği kadar bu vaziyette bırakır. Sonra Allah tarafından 'kaldır başını, iste sana verilsin, söyle, sözün dinlensin, şefaatçi ol, şefaatin kabul edilsin' denilir. Ben başımı kaldırır ve bana öğreteceği bir hamd ile Rabbime hamd eylerim. Sonra şefaat ederim. Benim için belli bir sayıda insana şefaat izni verilir ben de onları cennete girdiririm. Sonra tekrar dönerim, Rabbimi görünce, bundan evvel yaptığım gibi, secdeye kapanırım. Sonra şefaat ederim. Yine benim için belli bir sayıda insana şefaat izni verilir ben de onları cennete girdiririm. Ardından üçüncü defa, sonra dördüncü defa dönerim ve en sonunda 'Kur'an'ın hapsettiği (ebedi cehennemlik olarak belirttiği) ve ebedi olarak cehennemde kalacaklar dışında kimse kalmadı' derim." Ebu Abdullah (el-Buhârî) der ki: "Kur'an'ın hapsettikleri ( إِلاَّ مَنْ حَبَسَهُ الْقُرْآنُ )" ifadesi ile Yüce Allah'ın "ebedi orada kalacaklar (خَالِدِينَ فِيهَا)" buyruğu kast edilmiştir.


    Öneri Formu
287270 B004476-2 Buhari, Tefsir, (Bakara), 1

Bize Ebu Nuaym, ona Süfyân, ona İbn Münkedir, ona da Cabir b. Abdullah (ra) şöyle rivayet etmiştir: Yahudiler, "eşine arkasından yaklaşarak (ön taraftan) ilişki kuran kimsenin çocuğu şaşı gözlü olur" demişlerdi. Bunun üzerine "Kadınlarınız sizin tarlanızdır. O halde tarlanıza nasıl dilerseniz öyle yaklaşın" ayeti inmiştir.


    Öneri Formu
31645 B004528 Buhari, Tefsir, (Bakara), 39

Bize Müsedded, ona Yahya, ona Şu'be, ona Katâde, ona da Enes “ay iki parçaya ayrıl­dı” demiştir


    Öneri Formu
33288 B004868 Buhari, Tefsir, (Kamer) 1

Bana Hasan b. Müdrik, ona Yahya b. Hammâd, ona Ebu Avâne, ona Ebu Bişr, ona da Saîd, b. Cübeyr şöyle demiştir: Ben İbn Abbâs'a "Haşr Suresi" dedim o da bana "Nadîr Suresi şeklinde söyle" dedi.


    Öneri Formu
33308 B004883 Buhari, Tefsir, (Haşr) 1

Bize Übeydullah b. İsrail, ona Ebu İshak, ona Berâ (T); yine bize Ahmed b. Osman, ona Şurayh b. Mesleme, ona İbrahim b. Yusuf, ona babası (Yusuf b. İshak), ona Ebu İshak, ona da Berâ (ra) şöyle rivayet etmiştir: Ramazân orucu farz olduğunda sahabîler ramazan ayının bütününde (gecesinde ve gündüzünde) eşleriyle ilişkiye girmiyorlardı. Ancak bazı erkekler nefislerine yenik düşüyordu. Bunun üzerine Yüce Allah "Allah sizin nefislerinize karşı yenik düştüğünüzü bildi ve tövbenizi kabul edip sizi bağışladı..." ayetini indirdi


    Öneri Formu
287273 B004508-2 Buhari, Tefsir, (Bakara), 27