Açıklama: Katâde ile Ebu Said el-Hudri arasında inkıta' vardır.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33755, D004765
Hadis:
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَاصِمٍ الأَنْطَاكِىُّ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ وَمُبَشِّرٌ - يَعْنِى ابْنَ إِسْمَاعِيلَ الْحَلَبِىَّ عَنْ أَبِى عَمْرٍو قَالَ - يَعْنِى الْوَلِيدَ - حَدَّثَنَا أَبُو عَمْرٍو قَالَ حَدَّثَنِى قَتَادَةُ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِىِّ وَأَنَسِ بْنِ مَالِكٍ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"سَيَكُونُ فِى أُمَّتِى اخْتِلاَفٌ وَفُرْقَةٌ، قَوْمٌ يُحْسِنُونَ الْقِيلَ وَيُسِيئُونَ الْفِعْلَ وَيَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ لاَ يُجَاوِزُ تَرَاقِيَهُمْ ، يَمْرُقُونَ مِنَ الدِّينِ مُرُوقَ السَّهْمِ مِنَ الرَّمِيَّةِ لاَ يَرْجِعُونَ حَتَّى يَرْتَدَّ عَلَى فُوقِهِ هُمْ شَرُّ الْخَلْقِ وَالْخَلِيقَةِ طُوبَى لِمَنْ قَتَلَهُمْ وَقَتَلُوهُ، يَدْعُونَ إِلَى كِتَابِ اللَّهِ وَلَيْسُوا مِنْهُ فِى شَىْءٍ، مَنْ قَاتَلَهُمْ كَانَ أَوْلَى بِاللَّهِ مِنْهُمْ." قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا سِيمَاهُمْ قَالَ
"التَّحْلِيقُ."
Tercemesi:
Bize Nasr b. Asım el-Antâkî, ona Velid ve Mübeşşir –yani b. İsmail el-Halebî-, ona Ebu Amr rivayet etti, o –yani el-Velid- dedi ki: Bize Ebu Amr rivayetle dedi ki: Bana Katade, ona Ebu Said el-Hudrî ve Enes b. Malik Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet ettiler:
"Ümmetim arasında pek çok anlaşmazlıklar ve ayrılıklar olacaktır. Bir topluluk güzelce konuşmayı becermekle birlikte işleri kötü olacaktır. Kur'an'ı okuyacaklar ama gırtlaklarından aşağı inmeyecektir. Okun hedefini delip çıktığı gibi dinden öylece çıkarlar. Ok yaydan atıldığı yere geri dönmedikçe de geri dönmezler. Onlar yaratılmışların ve yaratıkların en şerlileridirler, onları öldürene ve onlar tarafından öldürülene ne mutlu! Allah'ın Kitabı'na çağırdıkları halde onunla hiçbir ilgileri yoktur, onlarla savaşan kimse Allah'a onlardan daha yakın olur." Ashab, Ey Allah'ın Rasulü! Bunların alametleri nedir dedi. O; "saçlarını kökten tıraş etmeleridir" buyurdu.
Açıklama:
Katâde ile Ebu Said el-Hudri arasında inkıta' vardır.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 31, /1087
Senetler:
1. Ebu Said el-Hudrî (Sa'd b. Malik b. Sinan b. Sa'lebe b. Ebcer)
2. Ebu Hattab Katade b. Diame es-Sedusî (Katade b. Diame b. Katade)
3. Ebu Amr Abdurrahman b. Amr el-Evzaî (Abdurrahman b. Amr b. Yahmed)
4. Ebu Abbas Velid b. Müslim el-Kuraşî (Velid b. Müslim)
5. Nasr b. Asım el-Antâkî (Nasr b. Asım)
Konular:
Bilgi, Hz. Peygamber'in verdiği gaybi haberler
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33761, D004771
Hadis:
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا يَحْيَى عَنْ سُفْيَانَ قَالَ حَدَّثَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ حَسَنٍ قَالَ حَدَّثَنِى عَمِّى إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ طَلْحَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"مَنْ أُرِيدَ مَالُهُ بِغَيْرِ حَقٍّ فَقَاتَلَ فَقُتِلَ فَهُوَ شَهِيدٌ."
Tercemesi:
Bize Müsedded, ona Yahya, ona Süfyan, bana Abdullah b. Hasan, ona amcam İbrahim b. Muhammed b. Talha, ona da Abdullah b. Ömer'den (rivayet edildiğine göre) Peygamber (sav) (şöyle) buyurmuştur:
"Malı haksızlıkla elinden alınmak istenen bir kimse malını korumak için mücadeleye girişir de (bu yüzden) öldürülürse o kimse şehiddir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 32, /1089
Senetler:
1. Ebu Muhammed Abdullah b. Amr es-Sehmî (Abdullah b. Amr b. Âs b. Vail b. Haşim)
2. İbrahim b. Muhammed el-Kuraşi (İbrahim b. Muhammed b. Talha b. Ubeydullah)
3. Ebu Muhammed Abdullah b. Hasan el-Hâşimî (Abdullah b. Hasan b. Hasan b. Ali b. Ebu Talib)
4. Süfyan es-Sevrî (Süfyan b. Said b. Mesruk b. Habib b. Rafi')
5. Ebu Said Yahya b. Said el-Kattan (Yahya b. Said b. Ferruh)
6. Müsedded b. Müserhed el-Esedî (Müsedded b. Müserhed b. Müserbel b. Şerik)
Konular:
Şehit, Malını korumak için ölen şehittir
Bize Muhammed b. Kesîr, ona Süfyan, ona babası (Saîd b. Mesrûk), ona İbn Ebu Nu'm, ona da Ebu Said el Hudri şöyle demiştir:
"Hz. Ali, Peygamber'e (sav) toprağı ile karışık halde olan bir altın parçası göndermişti. Hz. Peygamber (sav) de onu dört kişi arasında: Akra b. Habis el-Hanzalî el-Mucâşi ile Uyeyne b. Bedr el-Fezari arasında, Nebhan oğullarından biri olan Zeyd el-Hayl et-Tâi ile Kilab oğullarından biri olan Alkame b. Ulase el-Âmirî arasında paylaştırdı. Kureyş ve ensar(dan bazı kimseler) kızarak 'Necd halkının ileri gelenlerine veriyor da bizi bırakıyor' dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) 'ben bu külçeyi onlara vermekle kalplerini İslam'a ısındırmak istiyorum' buyurdu. Ravi Ebu Saîd der ki: Derken çukur gözlü, elmacık kemikleri ve alnı çıkık, sık sakallı, başı tıraş edilmiş bir adam (Harkus b. Züheyr Zü'l-huvaysıra) ayağa kalktı ve 'Ey Muhammed Allah'tan kork' dedi. Hz. Peygamber de 'Ben isyan edersem kim Allah'a itaat eder? Allah, yeryüzünde yaşayan insanlar hakkında bana, güvenirken siz nasıl olur da bana güvenmezsiniz?' buyurdu. Halid b. Velid olduğunu zannettiğim bir adam onu öldürmek için izin istedi. Rasulullah (sav) izin vermedi. O adam dönüp gidince Peygamber efendimiz 'Bu adamın soyundan bir kavim türeyecek, onlar Kur'an'ı okuyacaklar ama (okudukları Kur'an) gırtlaklarından aşağıya geçmeyecek. okun avı delip çıktığı gibi İslamiyet'ten çıkacaklar. (Onlar) putperestleri bırakıp Müslümanları öldürmeğe çalışacaklar. Ben onlara yetişmiş olsam kesinlikle kendilerini Ad kavminin tepelendiği gibi tepelerim' buyurdu."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33754, D004764
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ عَنْ أَبِيهِ عَنِ ابْنِ أَبِى نُعْمٍ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِىِّ قَالَ: بَعَثَ عَلِىٌّ عَلَيْهِ السَّلاَمُ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم بِذُهَيْبَةٍ فِى تُرْبَتِهَا ، فَقَسَّمَهَا بَيْنَ أَرْبَعَةٍ بَيْنَ: الأَقْرَعِ بْنِ حَابِسٍ الْحَنْظَلِىِّ ثُمَّ الْمُجَاشِعِىِّ ، وَبَيْنَ عُيَيْنَةَ بْنِ بَدْرٍ الْفَزَارِىِّ وَبَيْنَ زَيْدِ الْخَيْلِ الطَّائِىِّ ثُمَّ أَحَدِ بَنِى نَبْهَانَ وَبَيْنَ عَلْقَمَةَ بْنِ عُلاَثَةَ الْعَامِرِىِّ ثُمَّ أَحَدِ بَنِى كِلاَبٍ قَالَ فَغَضِبَتْ قُرَيْشٌ وَالأَنْصَارُ وَقَالَتْ: يُعْطِى صَنَادِيدَ أَهْلِ نَجْدٍ وَيَدَعُنَا. فَقَالَ: "إِنَّمَا أَتَأَلَّفُهُمْ." قَالَ: فَأَقْبَلَ رَجُلٌ غَائِرُ الْعَيْنَيْنِ مُشْرِفُ الْوَجْنَتَيْنِ نَاتِئُ الْجَبِينِ كَثُّ اللِّحْيَةِ مَحْلُوقٌ قَالَ: اتَّقِ اللَّهَ يَا مُحَمَّدُ. فَقَالَ: "مَنْ يُطِعِ اللَّهَ إِذَا عَصَيْتُهُ أَيَأْمَنُنِى اللَّهُ عَلَى أَهْلِ الأَرْضِ وَلاَ تَأْمَنُونِى." قَالَ: فَسَأَلَ رَجُلٌ قَتْلَهُ أَحْسِبُهُ خَالِدَ بْنَ الْوَلِيدِ - قَالَ - فَمَنَعَهُ. قَالَ: فَلَمَّا وَلَّى قَالَ: "إِنَّ مِنْ ضِئْضِئِ هَذَا أَوْ فِى عَقِبِ هَذَا قَوْمًا يَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ لاَ يُجَاوِزُ حَنَاجِرَهُمْ يَمْرُقُونَ مِنَ الإِسْلاَمِ مُرُوقَ السَّهْمِ مِنَ الرَّمِيَّةِ، يَقْتُلُونَ أَهْلَ الإِسْلاَمِ وَيَدَعُونَ أَهْلَ الأَوْثَانِ لَئِنْ أَنَا أَدْرَكْتُهُمْ قَتَلْتُهُمْ قَتْلَ عَادٍ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Kesîr, ona Süfyan, ona babası (Saîd b. Mesrûk), ona İbn Ebu Nu'm, ona da Ebu Said el Hudri şöyle demiştir:
"Hz. Ali, Peygamber'e (sav) toprağı ile karışık halde olan bir altın parçası göndermişti. Hz. Peygamber (sav) de onu dört kişi arasında: Akra b. Habis el-Hanzalî el-Mucâşi ile Uyeyne b. Bedr el-Fezari arasında, Nebhan oğullarından biri olan Zeyd el-Hayl et-Tâi ile Kilab oğullarından biri olan Alkame b. Ulase el-Âmirî arasında paylaştırdı. Kureyş ve ensar(dan bazı kimseler) kızarak 'Necd halkının ileri gelenlerine veriyor da bizi bırakıyor' dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) 'ben bu külçeyi onlara vermekle kalplerini İslam'a ısındırmak istiyorum' buyurdu. Ravi Ebu Saîd der ki: Derken çukur gözlü, elmacık kemikleri ve alnı çıkık, sık sakallı, başı tıraş edilmiş bir adam (Harkus b. Züheyr Zü'l-huvaysıra) ayağa kalktı ve 'Ey Muhammed Allah'tan kork' dedi. Hz. Peygamber de 'Ben isyan edersem kim Allah'a itaat eder? Allah, yeryüzünde yaşayan insanlar hakkında bana, güvenirken siz nasıl olur da bana güvenmezsiniz?' buyurdu. Halid b. Velid olduğunu zannettiğim bir adam onu öldürmek için izin istedi. Rasulullah (sav) izin vermedi. O adam dönüp gidince Peygamber efendimiz 'Bu adamın soyundan bir kavim türeyecek, onlar Kur'an'ı okuyacaklar ama (okudukları Kur'an) gırtlaklarından aşağıya geçmeyecek. okun avı delip çıktığı gibi İslamiyet'ten çıkacaklar. (Onlar) putperestleri bırakıp Müslümanları öldürmeğe çalışacaklar. Ben onlara yetişmiş olsam kesinlikle kendilerini Ad kavminin tepelendiği gibi tepelerim' buyurdu."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 31, /1086
Senetler:
1. Ebu Said el-Hudrî (Sa'd b. Malik b. Sinan b. Sa'lebe b. Ebcer)
2. Abdurrahman b. Ebu Nu'm (Ebu Hakem Abdurrahman b. Ebu Nu'm el-Becelî)
3. Ebu Süfyan Said b. Mesruk es-Sevrî (Said b. Mesruk b. Hamza)
4. Süfyan es-Sevrî (Süfyan b. Said b. Mesruk b. Habib b. Rafi')
5. Muhammed b. Kesîr el-Abdî (Muhammed b. Kesir)
Konular:
Hariciler / Haruriler / Haricilik / Harurilik
Strateji, Müellefe-i Kulub
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33749, D004761
Hadis:
حَدَّثَنَا ابْنُ بَشَّارٍ حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ قَالَ حَدَّثَنِى أَبِى عَنْ قَتَادَةَ قَالَ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ عَنْ ضَبَّةَ بْنِ مِحْصَنٍ الْعَنَزِىِّ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم بِمَعْنَاهُ قَالَ:
"فَمَنْ كَرِهَ فَقَدْ بَرِئَ، وَمَنْ أَنْكَرَ فَقَدْ سَلِمَ."
[قَالَ قَتَادَةُ: يَعْنِى مَنْ أَنْكَرَ بِقَلْبِهِ، وَمَنْ كَرِهَ بِقَلْبِهِ.]
Tercemesi:
Bize İbn Beşşâr, ona Muaz b. Hişam, bana babam, ona Katade, ona Hasan, ona Dabbe b. Mihsan el-Anezî, ona da Ümmü Selem'den (r.anha) (bir önceki hadisin bir de) manası (rivayet edilmiştir. Bu rivayete göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
"(O başkanın dine uymayan işlerini) çirkin gören (sorumluluktan ve nifaktan) uzak kalır. Reddeden de (onun günahına iştirak etmiş olmaktan) kurtulur."
[Katade (bu cümleyi açıklarken şöyle) dedi: Yani kalbiyle reddeden ve çirkin gören.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 30, /1086
Senetler:
1. Ümmü Seleme Zevcü'n Nebi (Hind bt. Huzeyfe b. Muğire)
2. Dabbe b. Mihsan el-Anezî (Dabbe b. Mihsan)
3. Ebu Said Hasan el-Basrî (Hasan b. Yesâr)
4. Ebu Hattab Katade b. Diame es-Sedusî (Katade b. Diame b. Katade)
5. Hişam b. Ebu Abdullah ed-Destevâî (Hişam b. Senber)
6. Ebu Abdullah Muaz b. Hişam ed-Destevâî (Muaz b. Hişam b. Senber)
7. Muhammed b. Beşşâr el-Abdî (Muhammed b. Beşşâr b. Osman)
Konular:
Yönetici, fiillerine karşı tavrın nasıl olacağı
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا يَحْيَى عَنْ شُعْبَةَ عَنْ زِيَادِ بْنِ عَلاَقَةَ عَنْ عَرْفَجَةَ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ:
"سَتَكُونُ فِى أُمَّتِى هَنَاتٌ وَهَنَاتٌ وَهَنَاتٌ، فَمَنْ أَرَادَ أَنْ يُفَرِّقَ أَمْرَ الْمُسْلِمِينَ وَهُمْ جَمِيعٌ فَاضْرِبُوهُ بِالسَّيْفِ كَائِنًا مَنْ كَانَ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33750, D004762
Hadis:
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا يَحْيَى عَنْ شُعْبَةَ عَنْ زِيَادِ بْنِ عَلاَقَةَ عَنْ عَرْفَجَةَ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ:
"سَتَكُونُ فِى أُمَّتِى هَنَاتٌ وَهَنَاتٌ وَهَنَاتٌ، فَمَنْ أَرَادَ أَنْ يُفَرِّقَ أَمْرَ الْمُسْلِمِينَ وَهُمْ جَمِيعٌ فَاضْرِبُوهُ بِالسَّيْفِ كَائِنًا مَنْ كَانَ."
Tercemesi:
Bize Müsedded, ona Yahya, ona Şube, ona Ziyad b. İlâka, ona da Arfece'den (ra) demiştir ki: Rasulullah'ı (sav) şöyle buyururken dinledim:
"Hiç şüphesiz ki ileride birtakım fitneler olacaktır. Her kim Müslümanlar derli toplu bir halde iken onların işlerini dağıtmak isterse kim olursa olsun o kimseye kılıçla vurunuz."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 30, /1086
Senetler:
1. Arfece b. Şurayh el-Eşcai (Arfece b. Şurayh)
2. Ebu Malik Ziyad b. İlâka Sa'lebi (Ziyad b. İlâka b. Malik)
3. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
4. Ebu Said Yahya b. Said el-Kattan (Yahya b. Said b. Ferruh)
5. Müsedded b. Müserhed el-Esedî (Müsedded b. Müserhed b. Müserbel b. Şerik)
Konular:
Toplumsal Düzen, Cemaatten ayrılmak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33753, D004763
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ وَمُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى - الْمَعْنَى - قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ عَنْ أَيُّوبَ عَنْ مُحَمَّدٍ عَنْ عَبِيدَةَ: أَنَّ عَلِيًّا ذَكَرَ أَهْلَ النَّهْرَوَانِ فَقَالَ:
"فِيهِمْ رَجُلٌ مُودَنُ الْيَدِ أَوْ مُخْدَجُ الْيَدِ، أَوْ مَثْدُونُ الْيَدِ لَوْلاَ أَنْ تَبْطَرُوا لَنَبَّأْتُكُمْ مَا وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ يَقْتُلُونَهُمْ عَلَى لِسَانِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم. قَالَ قُلْتُ: أَنْتَ سَمِعْتَ هَذَا مِنْهُ قَالَ: إِى وَرَبِّ الْكَعْبَةِ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Ubeyd ve Muhammed b. İsa, o ikisine Hammad, ona Eyyüb, ona Muhammed, ona da Abide'den (es-Selmani) (rivayet edildiğine göre) Ali (ra) Nehravan (da karargâh kuran Harici) cemaatinden bahsetmiş de (şöyle) demiş:
"Onların arasında kolları doğuştan çok kısa olan bir adam vardır. Eğer şımarmayacağınızı bilseydim Allah'ın onlara karşı savaşanlar için Muhammed'in (sav) diliyle yaptığı vaadi size haber verirdim. (Abide rivayetine devam ederek) dedi ki: (Bunun üzerine) ben (Hz. Ali'ye): Sen (gerçekten Allah'ın verdiği) bu vaadi Hz. Peygamberden (kulağınla) işittin mi? dedim de Kâbe'nin Rabbine yemin olsun ki evet (işittim) cevabını verdi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 31, /1086
Senetler:
1. Ebu Hasan Ali b. Ebu Talib el-Hâşimî (Ali b. Ebu Talib b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Abide b. Amr el-A'ver (Abide b. Amr)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Sirin el-Ensarî (Muhammed b. Sirin)
4. Eyyüb es-Sahtiyânî (Eyyüb b. Keysân)
5. Ebu İsmail Hammad b. Zeyd el-Ezdî (Hammad b. Zeyd b. Dirhem)
6. Muhammed b. Ubeyd el-Guberî (Muhammed b. Ubeyd b. Hisab)
Konular:
Ehl-i Beyt, Hz. Ali, Nehrevan ehli
Hariciler / Haruriler / Haricilik / Harurilik
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33759, D004769
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ عَنْ جَمِيلِ بْنِ مُرَّةَ قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو الْوَضِىءِ قَالَ
"عَلِىٌّ عَلَيْهِ السَّلاَمُ: اطْلُبُوا الْمُخْدَجَ. فَذَكَرَ الْحَدِيثَ فَاسْتَخْرَجُوهُ مِنْ تَحْتِ الْقَتْلَى فِى طِينٍ، قَالَ أَبُو الْوَضِىءِ: فَكَأَنِّى أَنْظُرُ إِلَيْهِ حَبَشِىٌّ عَلَيْهِ قُرَيْطَقٌ لَهُ إِحْدَى يَدَيْنِ مِثْلُ ثَدْىِ الْمَرْأَةِ عَلَيْهَا شُعَيْرَاتٌ مِثْلُ شُعَيْرَاتِ الَّتِى تَكُونُ عَلَى ذَنَبِ الْيَرْبُوعِ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Ubeyd, ona Hammad b. Zeyd, ona Cemîl b. Mürre, ona da Ebu Vedî, "Ali (ra) Haricilerle savaşı sona erdikten sonra) sakat adamı arayınız dediğini söyledi. Sonra (bir önceki) hadisi (sonuna kadar) rivayet etti (ve şunları söyledi: Hz. Ali'nin bu emri üzerine) onu çamurda (yatan) ölülerin altından çekip çıkardılar. Ben hala onu görür gibiyim. (O) bir Habeşli (idi), üzerinde kerte denilen bir kaftan vardı. Ellerinin biri kadın memesi gibi idi. (O elin) üzerinde de tarla faresinin kuyruğundaki kıllar gibi kıllar vardı."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 31, /1088
Senetler:
1. Ebu Hasan Ali b. Ebu Talib el-Hâşimî (Ali b. Ebu Talib b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Vedî Abbâd b. Nüseyb el-Kaysi (Abbâd b. Nüseyb)
3. Cemîl b. Mürre eş-Şeybânî (Cemîl b. Mürre)
4. Ebu İsmail Hammad b. Zeyd el-Ezdî (Hammad b. Zeyd b. Dirhem)
5. Muhammed b. Ubeyd el-Guberî (Muhammed b. Ubeyd b. Hisab)
Konular:
Ehl-i Beyt, Hz. Ali, Nehrevan ehli
Hariciler / Haruriler / Haricilik / Harurilik
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33760, D004770
Hadis:
حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ خَالِدٍ حَدَّثَنَا شَبَابَةُ بْنُ سَوَّارٍ عَنْ نُعَيْمِ بْنِ حَكِيمٍ عَنْ أَبِى مَرْيَمَ قَالَ:
"إِنْ كَانَ ذَلِكَ الْمُخْدَجَ لَمَعَنَا يَوْمَئِذٍ فِى الْمَسْجِدِ نُجَالِسُهُ بِاللَّيْلِ وَالنَّهَارِ، وَكَانَ فَقِيرًا وَرَأَيْتُهُ مَعَ الْمَسَاكِينِ يَشْهَدُ طَعَامَ عَلِىٍّ عَلَيْهِ السَّلاَمُ مَعَ النَّاسِ وَقَدْ كَسَوْتُهُ بُرْنُسًا لِى."
[قَالَ أَبُو مَرْيَمَ: وَكَانَ الْمُخْدَجُ يُسَمَّى نَافِعًا ذَا الثُّدَيَّةِ، وَكَانَ فِى يَدِهِ مِثْلُ ثَدْىِ الْمَرْأَةِ عَلَى رَأْسِهِ حَلَمَةٌ مِثْلُ حَلَمَةِ الثَّدْىِ عَلَيْهِ شُعَيْرَاتٌ مِثْلُ سِبَالَةِ السِّنَّوْرِ.]
[قَالَ أَبُو دَاوُدَ: وَهُوَ عِنْدَ النَّاسِ اسْمُهُ حَرْقُوسُ.]
Tercemesi:
Bize Bişr b. Halid, ona Şebabe b. Sevvar, ona Nuaym b. Hakîm, ona da Ebu Meryem'den demiştir ki; "O sakat adam fakirdi de mescidde bizimle beraberdi. Gece ve gündüz onunla otururduk. Kendisini fakirler içerisinde halkla birlikte Ali (ra) sofrasında hazır bulunurken görmüş ve kendisine bornozumu giydirmiştim.
[Ebu Meryem der ki: Bu sakat adam elinde kadın memesi gibi (bir şey), başında da meme çıkıntısı gibi bir çıkıntı bulunduğu ve üzerinde de samur bıyığı gibi kıllar olduğu için küçük memeli Nafi' diye anılırdı. ]
[Ebû Davud der ki: Halk arasında onun adı "Harkus" idi.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 31, /1089
Senetler:
1. Ebu Meryem Kays es-Sekafî (Kays)
2. Nuaym b. Hakîm (Nuaym b. Hakîm)
3. Ebu Amr Şebabe b. Sevvar el-Fezarî (Şebabe b. Sevvar)
4. Bişr b. Halid el-Askeri (Bişr b. Halid)
Konular:
Ehl-i Beyt, Hz. Ali, Nehrevan ehli
Öneri Formu
Hadis Id, No:
272448, D004597-3
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ وَمُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو الْمُغِيرَةِ حَدَّثَنَا صَفْوَانُ ح
وَحَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ قَالَ حَدَّثَنِى صَفْوَانُ نَحْوَهُ قَالَ حَدَّثَنِى أَزْهَرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْحَرَازِىُّ عَنْ أَبِى عَامِرٍ الْهَوْزَنِىِّ عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ أَبِى سُفْيَانَ أَنَّهُ قَامَ فِينَا فَقَالَ أَلاَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَامَ فِينَا فَقَالَ
"أَلاَ إِنَّ مَنْ قَبْلَكُمْ مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ افْتَرَقُوا عَلَى ثِنْتَيْنِ وَسَبْعِينَ مِلَّةً وَإِنَّ هَذِهِ الْمِلَّةَ سَتَفْتَرِقُ عَلَى ثَلاَثٍ وَسَبْعِينَ ثِنْتَانِ وَسَبْعُونَ فِى النَّارِ وَوَاحِدَةٌ فِى الْجَنَّةِ وَهِىَ الْجَمَاعَةُ." زَادَ ابْنُ يَحْيَى وَعَمْرٌو فِى حَدِيثَيْهِمَا
"وَإِنَّهُ سَيَخْرُجُ مِنْ أُمَّتِى أَقْوَامٌ تَجَارَى بِهِمْ تِلْكَ الأَهْوَاءُ كَمَا يَتَجَارَى الْكَلْبُ لِصَاحِبِهِ." وَقَالَ عَمْرٌو
"الْكَلْبُ بِصَاحِبِهِ لاَ يَبْقَى مِنْهُ عِرْقٌ وَلاَ مَفْصِلٌ إِلاَّ دَخَلَهُ."
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Hanbel ve Muhammed b. Yahya, o ikisine Ebu Muğîra, ona Safvan; (T)
Bize Amr b. Osman, ona Bakiyye, ona Safvan Nahve, ona Ezher b. Abdullah b. Harezi, ona da Ebu Amir el-Hevzeni'den (rivayet edilmiştir) dedi ki: (Bugün) Muaviye İbn Ebu Süfyan, aramızda (ayağa) kalkarak dedi ki: Şunu iyi bilin ki Rasulullah (sav) (bir gün) bize bir hutbe okumak üzere aramızda (ayağa) kalkıp (şöyle) buyurdu:
"Dikkat ediniz! Sizden önceki kitap ehli yetmiş iki dini fırkaya ayrılmışlardı. Bu (İslam) ümmet (i) de yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır (Bunlardan) yetmiş iki fırka cehennemlik bir tanesi de cennetliktir. Bu (cennetlik olan fırka) ehl-i sünnet ve'l-cemaattir." (Bu hadisin ravilerinden) İbn Yahya ile Amr b. Osman rivayetlerine (şu sözleri de) eklemişlerdir.
"Benim ümmetimden birtakım cemaatler zuhur edecektir ki onlara bu bidatler, kuduz hastalığının sahibin (in için)e, işlediği gibi işleyecek, işlemediği bir damar ve eklem kalmayacak."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 1, /1051
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Muaviye b. Ebu Süfyan el-Ümevi (Muaviye b. Sahr b. Harb b. Ümeyye b. Abdü Şems)
2. Abdullah b. Luhay el-Hevzeni (Abdullah b. Amir b. Luhay)
3. Ezher b. Said el-Harrâzi (Ezher b. Abdullah b. Cümey')
4. Safvan b. Amr es-Sekseki (Safvan b. Amr b. Herm)
5. Ebu Muhammed Bakiyye b. Velîd el-Kilâ'î (Bakiyye b. Velîd b. Sâid b. Ka'b b. Harîz)
6. Ebu Hafs Amr b. Osman el-Kuraşî (Amr b. Osman b. Said b. Kesir b. Dinar)
Konular:
Tarih algısı, Ümmetin fırkalara ayrılması
Öneri Formu
Hadis Id, No:
272449, D004597-2
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ وَمُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو الْمُغِيرَةِ حَدَّثَنَا صَفْوَانُ ح
وَحَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ قَالَ حَدَّثَنِى صَفْوَانُ نَحْوَهُ قَالَ حَدَّثَنِى أَزْهَرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْحَرَازِىُّ عَنْ أَبِى عَامِرٍ الْهَوْزَنِىِّ عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ أَبِى سُفْيَانَ أَنَّهُ قَامَ فِينَا فَقَالَ أَلاَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَامَ فِينَا فَقَالَ
"أَلاَ إِنَّ مَنْ قَبْلَكُمْ مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ افْتَرَقُوا عَلَى ثِنْتَيْنِ وَسَبْعِينَ مِلَّةً وَإِنَّ هَذِهِ الْمِلَّةَ سَتَفْتَرِقُ عَلَى ثَلاَثٍ وَسَبْعِينَ ثِنْتَانِ وَسَبْعُونَ فِى النَّارِ وَوَاحِدَةٌ فِى الْجَنَّةِ وَهِىَ الْجَمَاعَةُ." زَادَ ابْنُ يَحْيَى وَعَمْرٌو فِى حَدِيثَيْهِمَا
"وَإِنَّهُ سَيَخْرُجُ مِنْ أُمَّتِى أَقْوَامٌ تَجَارَى بِهِمْ تِلْكَ الأَهْوَاءُ كَمَا يَتَجَارَى الْكَلْبُ لِصَاحِبِهِ." وَقَالَ عَمْرٌو
"الْكَلْبُ بِصَاحِبِهِ لاَ يَبْقَى مِنْهُ عِرْقٌ وَلاَ مَفْصِلٌ إِلاَّ دَخَلَهُ."
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Hanbel ve Muhammed b. Yahya, o ikisine Ebu Muğîra, ona Safvan; (T)
Bize Amr b. Osman, ona Bakiyye, ona Safvan Nahve, ona Ezher b. Abdullah b. Harezi, ona da Ebu Amir el-Hevzeni'den (rivayet edilmiştir) dedi ki: (Bugün) Muaviye İbn Ebu Süfyan, aramızda (ayağa) kalkarak dedi ki: Şunu iyi bilin ki Rasulullah (sav) (bir gün) bize bir hutbe okumak üzere aramızda (ayağa) kalkıp (şöyle) buyurdu:
"Dikkat ediniz! Sizden önceki kitap ehli yetmiş iki dini fırkaya ayrılmışlardı. Bu (İslam) ümmet (i) de yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır (Bunlardan) yetmiş iki fırka cehennemlik bir tanesi de cennetliktir. Bu (cennetlik olan fırka) ehl-i sünnet ve'l-cemaattir." (Bu hadisin ravilerinden) İbn Yahya ile Amr b. Osman rivayetlerine (şu sözleri de) eklemişlerdir.
"Benim ümmetimden birtakım cemaatler zuhur edecektir ki onlara bu bidatler, kuduz hastalığının sahibin (in için)e, işlediği gibi işleyecek, işlemediği bir damar ve eklem kalmayacak."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 1, /1051
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Muaviye b. Ebu Süfyan el-Ümevi (Muaviye b. Sahr b. Harb b. Ümeyye b. Abdü Şems)
2. Abdullah b. Luhay el-Hevzeni (Abdullah b. Amir b. Luhay)
3. Ezher b. Said el-Harrâzi (Ezher b. Abdullah b. Cümey')
4. Safvan b. Amr es-Sekseki (Safvan b. Amr b. Herm)
5. Ebu Muğîra Abdülkuddüs b. Haccâc el-Havlânî (Abdulkuddüs b. Haccâc)
6. Muhammed b. Yahya ez-Zühli (Muhammed b. Yahya b. Abdullah b. Halid)
Konular:
Tarih algısı, Ümmetin fırkalara ayrılması