Giriş

Bize Kuteybe, ona Leys, ona İbn Aclân, ona Ka'kâ b. Hakîm, ona Ebu Salih ona da Ebu Hüreyre'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Müslüman, dilinden ve elinden (gelecek zarardan) insanların emniyette olduğu kimsedir. Mü'min ise, insanların canları ve malları konusunda on(un şerrin)dan emin oldukları kimsedir."


    Öneri Formu
26554 N004998 Nesai, İman ve Şerâiuhû, 8

Bize Abdurrahman b. Muhammed b. Sellâm, ona İshak -İbn Yusuf b. Ezrak-, ona Avf, ona Muhammed b. Sirin, ona da Ebu Hureyre’nin haber verdiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim, inanarak ve karşılığını yalnızca Allah’tan bekleyerek bir Müslüman’ın cenazesine katılır, onun namazını kılar, sonra kabrine konuluncaya kadar başında beklerse, onun için bir kırat (bağışlamış kadar sevap) olur ki bu kıratlardan birisi Uhut dağı kadardır. Kim de namazı kılar, defni beklemeden döner giderse onun için bir kırat (bağışlamış kadar sevap) olur."


    Öneri Formu
26661 N005035 Nesai, İman ve Şerâiuhû, 26

Bize Harun b. Abdullah, ona Ma’n; (T) Bize Hâris b. Miskin, ona İbnü’l-Kasım; o ikisine (Ma’n ve İbnü’l-Kasım’a) Malik, ona Abdurrahman b. Abdullah b. Abdurrahman b. Ebu Sa’sa’a, ona babası, ona da Ebu Said el-Hudrî’nin (ra) naklettiğine göre Rasulullah şöyle buyurmuştur: "Müslümanın en hayırlı malının, dinini fitnelerden korumak amacıyla, dağ başlarında ve vadilerde peşinde dolaştığı koyunlarının olması yakındır."


    Öneri Formu
26670 N005039 Nesai, İman ve Şerâiuhû, 30


    Öneri Formu
24308 N005049 Nesai, Zînet, 2

Bize Kuteybe, ona Abbâd, -İbn Abbâd- ona Ebu Cemre, ona İbn Abbas şöyle demiştir: "AbdülKays’tan bir heyet Rasulullah’a (sav) geldi ve 'Biz Rabia soyundan bir kabileyiz. Haram aylar haricinde Sana gelemiyoruz. Bize bir şeyler emret ki biz onu yapalım, geride bıraktığımız halkımızı da ona davet edelim' dediler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) 'Size şu dört şeyi emrediyor, şu dört şeyi de size yasaklıyorum. Allah’a imanı size emrediyorum.' Rasulullah (sav) imanı 'Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Allah’ın Rasulü olduğuma şehadet etmek' diyerek açıkladı sonra 'namaz kılmayı, zekat vermeyi ve ganimetlerinizden beşte birini bana vermeyi size emrediyorum. Size dubbâ, hantem, mukayyer ve müzeffet kullanmayı yasaklıyorum' buyurdu."


Açıklama: الدُّبَّاء (Dübbâ): Kabak (su kabağı) kabuğundan oyularak yapılan, içi kurutulmuş kaptır. الْحَنْتَمَةِ (Hanteme): Yeşil renkli, sırlı veya pişmiş topraktan yapılmış büyük testidir. المُقَيَّر (Mukayyer): İç yüzeyi zift veya katranla kaplanmış kaptır. الْمُزَفَّتَةِ (Müzeffet): İç yüzeyi zift veya katranla kaplanmış kaptır. Peygamber Efendimiz (sav) şarap yapımında kullanılmaları sebebiyle bu kap türlerini yasaklamıştır.

    Öneri Formu
26658 N005034 Nesai, İman ve Şerâiuhû, 25

Bize Muhammed b. Kudâme, ona Cerîr, ona Ebu Ferve, ona Ebu Zür’a, ona da Ebu Hureyre ve Ebu Zerr şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) bir gün ashabının arasında otururken yabancı bir adam geldi. Sorup öğrenene kadar Hz. Peygamber'in (sav) kim olduğunu bilemedi. Bunun üzerine biz, gelen yabancılar tanısın diye Rasulullah (sav) için bir mekan yapmayı arzulayarak çamurdan, oturacağı bir sedir yaptık. Bir gün Rasulullah (sav) sedirinde, biz de etrafında otururken, insanların en güzel yüzlüsü, en güzel kokulusu ve elbisesinde kirden eser olmayan bir adam geldi. Sedirin ucuna kadar yaklaştı ve 'es-Selâmu aleyküm Ey Muhammed' diyerek selam verdi. Rasulullah (sav) onun selamını aldı. Adam 'Yaklaşabilir miyim Ey Muhammed' dedi. Rasulullah (sav) 'Yaklaş' buyurdu. Sonra adam defalarca 'Yaklaşabilir miyim?' diye sordu. Her defasında Rasulullah (sav) 'Yaklaş' buyurdu. Nihayet ellerini Rasulullah’ın (sav) dizlerine koydu ve 'Ey Muhammed! Bana İslam’dan haber ver' dedi. Rasulullah (sav) 'İslam, senin Allah’a ibadet etmen ve hiçbir şeyi O’na ortak koşmaman, namaz kılman, zekat vermen, Kabe’yi haccetmen ve Ramazan orucunu tutmandır' buyurdu. Adam 'Bunları yaparsam Müslüman olmuş olur muyum?' dedi. Rasulullah (sav) 'Evet' dedi. Adam 'Doğru söyledin' dedi. Adamın 'Doğru söyledin' sözünü işittiğimizde yadırgadık. Sonra adam 'Ey Muhammed! Bana imanın ne olduğunu bildir' dedi. Rasulullah (sav) 'İman; Allah’a, meleklerine, kitaba, peygamberlere ve kadere iman etmendir' buyurdu. Adam 'Ben bunları yaparsam iman etmiş olur muyum?' dedi. Rasulullah (sav) 'Evet' dedi. Adam 'Doğru söyledin' dedi. Sonra 'Bana ihsanın ne olduğunu anlat' dedi Rasulullah (sav) 'Kendisini görüyormuş gibi Allah’a ibadet etmendir. Zira sen O’nu görmesen de O seni görüyor' buyurdu. Adam 'Doğru söyledin' dedi. Sonra 'Bana kıyametin ne zaman kopacağından haber ver' deyince Rasulullah (sav) başını eğdi, ona hiçbir cevap vermedi. Sonra adam tekrar sordu. Rasulullah (sav) yine ona cevap vermedi. Sonra adam tekrar sordu. Rasulullah (sav) yine ona cevap vermedi. Sonra Rasulullah (sav) başını kaldırdı ve 'Bu konuda sorulan sorandan daha fazla bilgili değildir fakat onun bazı alametleri var. O alametlerle kıyametin (yaklaştığı) anlaşılır. Koyun çobanlarının binalar yapmada yarıştıklarını görürsen, yalınayak ve çıplakların yeryüzüne hükmetmeye başladığını görürsen ve kadının efendisini doğurduğunu görürsen (bil ki kıyamet yakındır.) Beş şey vardır ki bunları Allah’tan başkası bilmez' buyurdu ve 'Kıyâmetin ne zaman kopacağının bilgisi yalnız Allah’ın katındadır. Yağmuru O indirir. Rahîmlerde olanı da O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz, her şeyi hakkıyla bilen, her şeyden hakkıyla haberdâr olan yalnız Allah’tır.'[Lokmân, 31/34] ayetini okudu. Sonra da 'Hayır. Muhammed’i hak ile, yol gösterici ve müjdeleyici olarak gönderene and olsun ki bunu (kıyametin ne zaman kopacağını) herhangi birinizden daha iyi bilmiyorum. Bu gelen Dihyetü’l-Kelbî suretinde Cebrail'di' buyurdu."


    Öneri Formu
26541 N004994 Nesai, İman ve Şerâiuhû, 6

Bize Harun b. Abdullah, ona Ma’n, ona Malik; (T) Bize Haris b. Miskin, ona İbnü’l-Kasım, ona Malik -hadisin lafzı ona aittir- ona İbn Şihab, ona da Salim'in rivayet ettiğine göre babası (Abdullah b. Ömer) şöyle demiştir: Hz. Peygamber (sav) kardeşine utanma(ması) hususunda nasihat eden bir adama rastladı ve "Onu kendi haline bırak. Zira haya imandandır." buyurdu.


    Öneri Formu
26663 N005036 Nesai, İman ve Şerâiuhû, 27

Bize İshak b. İbrahim, ona en-Nadr, ona Şu’be (T) Bize Humeyd b. Mes’ade, ona Bişr, ona Şu’be, ona Katâde, ona da Enes'in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: [Humeyd b. Mes'ade'nin naklettiği rivayette şüphesiz Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurdu demiştir]: "Sizden biriniz kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe hakiki manada iman etmiş olmaz."


    Öneri Formu
285894 N005019-2 Nesai, İman ve Şerâiuhû, 19


    Öneri Formu
277982 N005036-2 Nesai, İman ve Şerâiuhû, 27


    Öneri Formu
24358 N005068 Nesai, Zînet, 10