6745 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Osman b. Ebu Şeybe, ona Cerir, Veki ve Ebu Üsame, onlara İsmail b. Ebu Halid, ona Kays b. Ebu Hazim, ona da Cerir b. Abdullah şöyle demiştir: "Rasulullah (sav) ile oturuyorduk, ayın on dördüncü gecesinde dolunaya bir baktı ve 'sizler bunu görmek için birbirinize izdiham yapmadan gördüğünüz gibi Rabbinizi de göreceksinizdir. Bu sebeple güneş doğmadan önce ve güneş batmadan önce birer namazı vaktinde kılıp kaçırmama imkânınız varsa bunu yapınız' buyurdu. Sonra da 'güneşin doğmasından önce de batışından önce de Rabbini hamd ile tesbih et' [Kaf, 50/39] ayetini okudu."
Bize İshak b. İsmail, ona Süfyan, ona Süheyl b. Ebu Salih, ona da babası (Ebu Salih Semmân), ona da Ebu Hureyre şöyle demiştir: "Bazı kimseler 'Ey Allah'ın Rasulü, kıyamet gününde Rabbimizi görecek miyiz?' dedi. Hz. peygamber (sav) 'Öğle vaktinde bulutsuz bir havada güneşi görmekte herhangi bir sıkıntı ile karşılaşıyor musunuz?' buyurdu. 'Hayır' dediler. 'Bulutsuz bir gecede on dördündeki ayı görmekte hiç sıkıntı çekiyor musunuz?' buyurdu. Ashab 'Hayır' dediler. Rasulullah (sav) 'Nefsim elinde olana yemin olsun, onu görmek hususunda ancak bu ikisinden birisini görmek için çektiğiniz sıkıntı kadar bir sıkıntı çekersiniz' buyurdu."
Bize Muhammed b. Sabbah Bezzaz, ona Velid b. Ebu Sevr, ona Simak, ona Abdullah b. Umeyra, ona Ahnef b. Kays, ona da Abbas b. Abdülmuttalib şöyle demiştir: "Ben Bathâ'da, aralarında Rasulullah'ın da bulunduğu bir cemaat içerisinde idim. O sırada üzerlerinden bir bulut geçti, ona bakmaya başladılar. Hz. Peygamber (sav) 'Bunun ismi nedir?' diye sordu, sahabe 'bu bir bulut (sehâb)' dediler. Hz. Peygamber (sav) 'Müzn de (der misiniz?)' buyurdu. Sahabe 'Evet' dediler. Hz. Peygamber (sav) 'Anan da (der misiniz)?' diye sordu. Sahabe 'Anan da (deriz)' cevabını verdiler. [Ebu Davud der ki: Ben ‘anân’ kelimesini tam olarak ezberleyemedim.] Hz. Peygamber (sav) 'Yerle gök arasındaki ne kadar mesafe var, biliyor musunuz?' dedi. Sahabe 'Bilmiyoruz' dediler. Hz. Peygamber (sav) 'Bu ikisi arasındaki uzaklık yetmiş bir, yetmiş iki yahut da yetmiş üç senelik bir mesafedir. Sonra (bu göğün) üstünde aynen bunun gibi bir gök daha vardır' buyurdu. Nihayet yedi (kat) gök saydı ve 'Sonra yedinci göğün üstünde bir deniz vardır. Onun altıyla üstü arası, gökler arası mesafe kadardır. Sonra bu denizin üstünde sekiz dağ keçisi (şeklinde sekiz melek) bulunmaktadır. (Onların her birinin) tırnaklarıyla diz kapakları arası iki gök arasındaki (mesafe) kadardır. Sonra onların sırtlarında altı ile üstü arası iki gök arası kadar olan Arş bulunmaktadır. Sonra yüce Allah da onun üstündedir' buyurdu."