حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ أَخْبَرَنَا ثَابِتٌ عَنْ أَنَسٍ أَنَّ أُخْتَ الرُّبَيِّعِ أُمَّ حَارِثَةَ جَرَحَتْ إِنْسَانًا فَاخْتَصَمُوا إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "الْقِصَاصَ الْقِصَاصَ." فَقَالَتْ أُمُّ الرَّبِيعِ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَيُقْتَصُّ مِنْ فُلاَنَةَ وَاللَّهِ لاَ يُقْتَصُّ مِنْهَا. فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم "سُبْحَانَ اللَّهِ يَا أُمَّ الرَّبِيعِ الْقِصَاصُ كِتَابُ اللَّهِ." قَالَتْ لاَ وَاللَّهِ لاَ يُقْتَصُّ مِنْهَا أَبَدًا. قَالَ فَمَا زَالَتْ حَتَّى قَبِلُوا الدِّيَةَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "إِنَّ مِنْ عِبَادِ اللَّهِ مَنْ لَوْ أَقْسَمَ عَلَى اللَّهِ لأَبَرَّهُ."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Affan b. Müslim, ona Hammad, ona Sabit, ona da Enes şöyle haber verdi:
"Rubeyyi’ın kız kardeşi Ümmü Harise bir kişiyi yaralamıştı. Davayı Rasulullah'a (sav) taşıdılar, Rasulullah (sav): 'Kısasa kısas gerekir' buyurdu. Ümmü Rubeyy 'Ey Allah'ın Rasûlü! Falan yüzünden ona kısas mı yapılacak? Hayır vallahi ona hiçbir zaman kısas yapılamaz' dedi. Rasulullah (sav) 'Subhanallah, ey Ümmü Rubeyy, Allah’ın hükmü kısastır' buyurdu. Rubeyy yine 'hayır, vallahi ona kısas yapılamaz' dedi. bu sırada karşı taraf diyeti kabul etti. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:"
"Allah’ın öyle kulları vardır ki Allah’a yemin etseler Allah onların yeminlerini boşa çıkarmaz."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
1820, M004374
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ أَخْبَرَنَا ثَابِتٌ عَنْ أَنَسٍ أَنَّ أُخْتَ الرُّبَيِّعِ أُمَّ حَارِثَةَ جَرَحَتْ إِنْسَانًا فَاخْتَصَمُوا إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "الْقِصَاصَ الْقِصَاصَ." فَقَالَتْ أُمُّ الرَّبِيعِ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَيُقْتَصُّ مِنْ فُلاَنَةَ وَاللَّهِ لاَ يُقْتَصُّ مِنْهَا. فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم "سُبْحَانَ اللَّهِ يَا أُمَّ الرَّبِيعِ الْقِصَاصُ كِتَابُ اللَّهِ." قَالَتْ لاَ وَاللَّهِ لاَ يُقْتَصُّ مِنْهَا أَبَدًا. قَالَ فَمَا زَالَتْ حَتَّى قَبِلُوا الدِّيَةَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "إِنَّ مِنْ عِبَادِ اللَّهِ مَنْ لَوْ أَقْسَمَ عَلَى اللَّهِ لأَبَرَّهُ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Affan b. Müslim, ona Hammad, ona Sabit, ona da Enes şöyle haber verdi:
"Rubeyyi’ın kız kardeşi Ümmü Harise bir kişiyi yaralamıştı. Davayı Rasulullah'a (sav) taşıdılar, Rasulullah (sav): 'Kısasa kısas gerekir' buyurdu. Ümmü Rubeyy 'Ey Allah'ın Rasûlü! Falan yüzünden ona kısas mı yapılacak? Hayır vallahi ona hiçbir zaman kısas yapılamaz' dedi. Rasulullah (sav) 'Subhanallah, ey Ümmü Rubeyy, Allah’ın hükmü kısastır' buyurdu. Rubeyy yine 'hayır, vallahi ona kısas yapılamaz' dedi. bu sırada karşı taraf diyeti kabul etti. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:"
"Allah’ın öyle kulları vardır ki Allah’a yemin etseler Allah onların yeminlerini boşa çıkarmaz."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Kasâme ve'l-Muhâribîn 4374, /710
Senetler:
()
Konular:
Kul, Allah'ın sevdiği / seçkin kulları
Yargı, davalaşma
Yargı, diyet
Yargı, Kısas
Öneri Formu
Hadis Id, No:
1815, M004372
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِى عَطَاءٌ أَخْبَرَنِى صَفْوَانُ بْنُ يَعْلَى بْنِ أُمَيَّةَ عَنْ أَبِيهِ قَالَ:
"غَزَوْتُ مَعَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم غَزْوَةَ تَبُوكَ - قَالَ وَكَانَ يَعْلَى يَقُولُ تِلْكَ الْغَزْوَةُ أَوْثَقُ عَمَلِى عِنْدِى - فَقَالَ عَطَاءٌ قَالَ صَفْوَانُ قَالَ يَعْلَى كَانَ لِى أَجِيرٌ فَقَاتَلَ إِنْسَانًا فَعَضَّ أَحَدُهُمَا يَدَ الآخَرِ - قَالَ لَقَدْ أَخْبَرَنِى صَفْوَانُ أَيُّهُمَا عَضَّ الآخَرَ - فَانْتَزَعَ الْمَعْضُوضُ يَدَهُ مِنْ فِى الْعَاضِّ فَانْتَزَعَ إِحْدَى ثَنِيَّتَيْهِ فَأَتَيَا النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم فَأَهْدَرَ ثَنِيَّتَهُ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ebu Üsame, ona İbn Cüreyc, ona Ata, ona Safvan b. Ya'la b. Ümeyye, ona babası şöyle haber verdi: "Peygamber'e (sav) birlikte Tebük gazasına iştirak ettim. (Ya'la: Bu gaza bence en sağlam amelimdir demiş.) Ata da şunu söylemiş: Safvan dedi ki: Ya'la, benim bir çırağım vardı; bir insanla kavga etti de biri diğerinin elini ısırdı. (Safvan bana hangisi diğerini ısırdığını söyledi.) Derken ısırılan şahıs elini ısıranın ağzından çekiverdi ve iki ön dişinden birini çıkardı. Bunun üzerine Peygamber'e (sav) geldiler. Fakat o adamın ön dişini heder kıldı dedi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Kasâme ve'l-Muhâribîn 4372, /710
Senetler:
()
Konular:
Kısas, kavga sebebiyle
Yargı, davalaşma
Yargı, diyet
Yargı, Kısas
Yargı, mallara ait zararlar, heder olanlar
Öneri Formu
Hadis Id, No:
1825, M004376
Hadis:
حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبِى ح
وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى عُمَرَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ ح
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ وَعَلِىُّ بْنُ خَشْرَمٍ قَالاَ أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ كُلُّهُمْ عَنِ الأَعْمَشِ بِهَذَا الإِسْنَادِ
[عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ عَنْ مَسْرُوقٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ] مِثْلَهُ ["لاَ يَحِلُّ دَمُ امْرِئٍ مُسْلِمٍ يَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنِّى رَسُولُ اللَّهِ إِلاَّ بِإِحْدَى ثَلاَثٍ الثَّيِّبُ الزَّانِ وَالنَّفْسُ بِالنَّفْسِ وَالتَّارِكُ لِدِينِهِ الْمُفَارِقُ لِلْجَمَاعَةِ."]
Tercemesi:
Bize İbn Numeyr, ona babası; (T)
Bize İbni Ebu Ömer, ona Süfyan; (T)
Bize İshak b. İbrahim ve Ali b. Haşrem, o ikisine İsa b. Yunus, onlara A'meş'den bu isnadla bu hadisin benzerini rivayet etmişlerdir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Kasâme ve'l-Muhâribîn 4376, /710
Senetler:
()
Konular:
İrtidad
Yargı, adam öldürmek
Yargı, Ceza Hukuku
Yargı, Kısas
Zâni, Katil, Mürtet, kanı helal olan üç grup insan
Zina, cezası
Öneri Formu
Hadis Id, No:
1827, M004377
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى - وَاللَّفْظُ لأَحْمَدَ - قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِىٍّ عَنْ سُفْيَانَ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ عَنْ مَسْرُوقٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ قَامَ فِينَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ:
"وَالَّذِى لاَ إِلَهَ غَيْرُهُ لاَ يَحِلُّ دَمُ رَجُلٍ مُسْلِمٍ يَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنِّى رَسُولُ اللَّهِ إِلاَّ ثَلاَثَةُ نَفَرٍ التَّارِكُ الإِسْلاَمَ الْمُفَارِقُ لِلْجَمَاعَةِ أَوِ الْجَمَاعَةَ - شَكَّ فِيهِ أَحْمَدُ - وَالثَّيِّبُ الزَّانِى وَالنَّفْسُ بِالنَّفْسِ-."
[قَالَ الأَعْمَشُ فَحَدَّثْتُ بِهِ إِبْرَاهِيمَ فَحَدَّثَنِى عَنِ الأَسْوَدِ عَنْ عَائِشَةَ بِمِثْلِهِ .]
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Hanbel ve Muhammed b. el-Müsenna, o ikisine Abdurrahman b. Mehdî, ona
Süfyan, ona A'meş, ona Abdullah b. Mürre, ona Mesruk, ona da Abdullah şöyle rivayet etti: Rasulullah (sav) aramızda ayağa kalkarak şöyle buyurdu:
"Kendisinden başka ilah olmayan Allah'a yemin ederim ki, Allah'tan başka ilah olmadığına ve benim Rasulullah olduğuma şehadet eden müslüman bir adamın kanı helal olmaz. Ancak üç kişi müstesna! İslam'ı terk eden, cemaati bırakan yahut cemaatten ayrılan (burada Ahmed şekketmiştir) zina eden dul ve cana karşı can!"
[A'meş demiş ki: Ben bunu İbrahim'e rivayet ettim. O da bana Esved'den, o da Aişe'den naklen bunun mislini rivayet etti.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Kasâme ve'l-Muhâribîn 4377, /710
Senetler:
()
Konular:
İrtidad
Recm, cezası
Toplumsal Düzen, Cemaatten ayrılmak
Yargı, adam öldürmek
Yargı, Ceza Hukuku
Yargı, Kısas
Yemin, yemin kültürü ve lafızları
Zâni, Katil, Mürtet, kanı helal olan üç grup insan
Zina, cezası
Öneri Formu
Hadis Id, No:
1831, M004379
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ أَبِى شَيْبَةَ - قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ عَنْ مَسْرُوقٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"لاَ تُقْتَلُ نَفْسٌ ظُلْمًا إِلاَّ كَانَ عَلَى ابْنِ آدَمَ الأَوَّلِ كِفْلٌ مِنْ دَمِهَا لأَنَّهُ كَانَ أَوَّلَ مَنْ سَنَّ الْقَتْلَ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr, o ikisine Ebu Muaviye, A'meş, ona Abdullah b. Mürre, ona Mesruk, ona da Abdullah'ın rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav); "zulmen öldürülen hiçbir kimse yoktur ki, onun kanından Ademin ilk oğluna bir nasip olmasın! Çünkü o ölümü ilk icat edendir" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Kasâme ve'l-Muhâribîn 4379, /711
Senetler:
()
Konular:
Günah, katilin günahının bir misli Kabil'e de yazılır
Sünnet, Çığır açmak, sonrakilerin günahı/sevabı onun üzerinedir
Sünnet, Sünnet-i Seyyie
Öneri Formu
Hadis Id, No:
1833, M004380
Hadis:
وَحَدَّثَنَاهُ عُثْمَانُ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ ح
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ وَعِيسَى بْنُ يُونُسَ ح
وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى عُمَرَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ كُلُّهُمْ عَنِ الأَعْمَشِ بِهَذَا الإِسْنَادِ [عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ عَنْ مَسْرُوقٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ "لاَ تُقْتَلُ نَفْسٌ ظُلْمًا إِلاَّ كَانَ عَلَى ابْنِ آدَمَ الأَوَّلِ كِفْلٌ مِنْ دَمِهَا لأَنَّهُ كَانَ أَوَّلَ مَنْ سَنَّ الْقَتْلَ"]
وَفِى حَدِيثِ جَرِيرٍ وَعِيسَى بْنِ يُونُسَ "لأَنَّهُ سَنَّ الْقَتْلَ." لَمْ يَذْكُرَا أَوَّلَ.
Tercemesi:
Bize Osman b. Ebu Şeybe, ona Cerir; (T)
Bize İshak b. İbrahim, ona Cerir ve İsa b. Yunus; (T)
Bize İbn Ebu Ömer, ona da Süfyan, onlara A'meş bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Cerir ve İsa b. Yunus'un hadisinde; "çünkü o ölümü icat etti" denilmiştir. Onlar ilk sözünü zikretmemişlerdir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Kasâme ve'l-Muhâribîn 4380, /711
Senetler:
()
Konular:
Günah, katilin günahının bir misli Kabil'e de yazılır
Sünnet, Çığır açmak, sonrakilerin günahı/sevabı onun üzerinedir
Sünnet, Sünnet-i Seyyie
Öneri Formu
Hadis Id, No:
1834, M004381
Hadis:
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ جَمِيعًا عَنْ وَكِيعٍ عَنِ الأَعْمَشِ ح
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ وَوَكِيعٌ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ أَبِى وَائِلٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"أَوَّلُ مَا يُقْضَى بَيْنَ النَّاسِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِى الدِّمَاءِ."
Tercemesi:
Bize Osman b. Ebu Şeybe, İshak b. İbrahim ve Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr, onlara Veki', ona A'meş; (T)
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Abde b. Süleyman ve Veki', o ikisine A'meş, ona Ebu Vâil, ona da da Abdullah'ın rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav); "kıyamet gününde insanlar arasında ilk görülecek dava kanlar hakkında olacaktır" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Kasâme ve'l-Muhâribîn 4381, /711
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesud (Abdullah b. Mesud b. Gafil b. Habib b. Şemh)
2. Ebu Vâil Şakik b. Seleme el-Esedî (Şakik b. Seleme)
3. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
4. Ebu Süfyan Veki' b. Cerrah er-Ruâsî (Veki' b. Cerrah b. Melih b. Adî)
4. Ebu Muhammed Abde b. Süleyman el-Kufî (Abdurrahman b. Süleyman b. Hacib b. Zürare)
5. Ebu Abdurrahman Muhammed b. Numeyr el-Hemdânî el-Hârifî (Muhammed b. Abdullah b. Numeyr el-Hemedânî)
5. İshak b. Râhûye el-Mervezî (İshak b. İbrahim b. Mahled)
5. Ebu Hasan Osman b. Ebu Şeybe el-Absî (Osman b. Muhammed b. İbrahim)
5. Ebu Bekir İbn Ebu Şeybe el-Absî (Abdullah b. Muhammed b. İbrahim b. Osman)
Konular:
Haklar, kul Hakkı
Kan davası, Kıyamet günü ilk kan davaları görülecektir
Mizan/hesaplaşma, Ahirette hesaba çekilmek
Yargı, Kısas
Öneri Formu
Hadis Id, No:
1837, M004382
Hadis:
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ حَدَّثَنَا أَبِى ح
وَحَدَّثَنِى يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ حَدَّثَنَا خَالِدٌ - يَعْنِى ابْنَ الْحَارِثِ - ح
وَحَدَّثَنِى بِشْرُ بْنُ خَالِدٍ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ ح
وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى وَابْنُ بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى عَدِىٍّ كُلُّهُمْ عَنْ شُعْبَةَ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ أَبِى وَائِلٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم. بِمِثْلِهِ.
["أَوَّلُ مَا يُقْضَى بَيْنَ النَّاسِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِى الدِّمَاءِ"]
غَيْرَ أَنَّ بَعْضَهُمْ قَالَ عَنْ شُعْبَةَ "يُقْضَى." وَبَعْضُهُمْ قَالَ: "يُحْكَمُ بَيْنَ النَّاسِ."
Tercemesi:
Bize Ubeydullah b. Muaz, ona babası; (T)
Bize Yahya b. Habib, ona Halid b. Haris; (T)
Bize Bişr b. Halid, ona Muhammed b. Cafer; (T)
Bize İbn Müsenna ve İbni Beşşâr, o ikisine İbn Ebu Adî, onlara Şube, ona A'meş, ona Ebu Vâil, ona da Abdullah, Peygamber'den (sav) bu hadisin benzerini rivayet etmiştir. Şu kadar var ki, bazıları Şube'den "dava görülür" demiş; bazıları da "insanlar arasında hükmolunur" demişlerdir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Kasâme ve'l-Muhâribîn 4382, /711
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesud (Abdullah b. Mesud b. Gafil b. Habib b. Şemh)
2. Ebu Vâil Şakik b. Seleme el-Esedî (Şakik b. Seleme)
3. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
5. Halid b. Haris el-Hüceymî (Halid b. Haris b. Selim b. Süleyman)
5. Ebu Amr Muhammed b. İbrahim es-Sülemî (Muhammed b. İbrahim b. Ebu Adî)
5. Ebu Müsenna Muaz b. Muaz el-Anberî (Muaz b. Muaz b. Nasr b. Hassan b. Hur b. Malik)
5. Gunder Muhammed b. Cafer el-Hüzelî (Muhammed b. Cafer el-Hüzeli)
6. Ebu Amr Ubeydullah b. Muaz el-Anberî (Ubeydullah b. Muaz b. Muaz b. Nasr)
6. Muhammed b. Beşşâr el-Abdî (Muhammed b. Beşşâr b. Osman)
6. Muhammed b. Müsenna el-Anezî (Muhammed b. Müsenna b. Ubeyd b. Kays b. Dinar)
6. Bişr b. Halid el-Askeri (Bişr b. Halid)
6. Yahya b. Habib el-Harisi (Yahya b. Habib b. Arabi)
Konular:
Haklar, kul Hakkı
Kan davası, Kıyamet günü ilk kan davaları görülecektir
Mizan/hesaplaşma, Ahirette hesaba çekilmek
Öneri Formu
Hadis Id, No:
1842, M004385
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ مَسْعَدَةَ عَنِ ابْنِ عَوْنٍ قَالَ قَالَ مُحَمَّدٌ قَالَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِى بَكْرَةَ عَنْ أَبِيهِ قَالَ لَمَّا كَانَ ذَلِكَ الْيَوْمُ جَلَسَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم عَلَى بَعِيرٍ - قَالَ - وَرَجُلٌ آخِذٌ بِزِمَامِهِ - أَوْ قَالَ بِخِطَامِهِ - فَذَكَرَ نَحْوَ حَدِيثِ يَزِيدَ بْنِ زُرَيْعٍ
[لَمَّا كَانَ ذَلِكَ الْيَوْمُ قَعَدَ عَلَى بَعِيرِهِ وَأَخَذَ إِنْسَانٌ بِخِطَامِهِ فَقَالَ: أَتَدْرُونَ أَىَّ يَوْمٍ هَذَا." قَالُوا اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ. حَتَّى ظَنَنَّا أَنَّهُ سَيُسَمِّيهِ سِوَى اسْمِهِ. فَقَالَ: "أَلَيْسَ بِيَوْمِ النَّحْرِ." قُلْنَا بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ: "فَأَىُّ شَهْرٍ هَذَا." قُلْنَا اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ. قَالَ: "أَلَيْسَ بِذِى الْحِجَّةِ." قُلْنَا بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ: "فَأَىُّ بَلَدٍ هَذَا." قُلْنَا اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ - قَالَ - حَتَّى ظَنَنَّا أَنَّهُ سَيُسَمِّيهِ سِوَى اسْمِهِ. قَالَ "أَلَيْسَ بِالْبَلْدَةِ." قُلْنَا بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ: "فَإِنَّ دِمَاءَكُمْ وَأَمْوَالَكُمْ وَأَعْرَاضَكُمْ عَلَيْكُمْ حَرَامٌ كَحُرْمَةِ يَوْمِكُمْ هَذَا فِى شَهْرِكُمْ هَذَا فِى بَلَدِكُمْ هَذَا فَلْيُبَلِّغِ الشَّاهِدُ الْغَائِبَ." قَالَ ثُمَّ انْكَفَأَ إِلَى كَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ فَذَبَحَهُمَا وَإِلَى جُزَيْعَةٍ مِنَ الْغَنَمِ فَقَسَمَهَا بَيْنَنَا]
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Müsenna, ona Hammad b. Mes'ade, ona (Abdullah) İbni Avn, ona Muhammed (b. Sirin), ona Abdurrahman b. Ebu Bekre, ona da babası (Ebu Bekre) şöyle demiştir: O büyük gün gelip çattığında (veda haccında, Kurban Bayramı'nda), Hz. Peygamber (sav) devesinin üzerine oturmuş, bir kişi de devenin geminden yahut yularından tutmuştu. Ravi devamında Yezid b. Zürey' hadisinin aynısını zikretti.
[O büyük gün gelip çattığında (veda haccında, Kurban Bayramı'nda), Hz. Peygamber (sav) devesinin üzerine oturmuş, bir kişi de devenin geminden yahut yularından tutmuştu. Rasulullah (sav); "bu hangi gün biliyor musunuz" diye sordu. Oradakiler; Allah ve Rasulü daha iyi bilir dediler. Biz Rasulullah'ın (sav) o güne başka bir isim vereceğini sandık. "Bugün Kurban günü değil mi" dedi. Biz; evet ey Allah'ın Rasulü dedik. Rasulullah (sav); "bu hangi ay" dedi. Biz; Allah ve Rasulü daha iyi bilir dedik. Rasulullah (sav); "zilhıcce ayı değil mi" dedi. Biz; evet Ey Allah'ın Rasulü dedik. Rasulullah (sav); "bu yer neresidir" dedi. Biz; Allah ve Rasulü daha iyi bilir dedik. Rasulullah (sav) ona, ismi haricinde başka bir isim verecek zannettik. O (sav); "burası o (kutlu) yer değil mi" dedi. Biz, evet Ey Allah'ın Rasulü dedik. Rasulullah (sav); "o halde, bu beldenizde, bu ayınızda, bu gününüz nasıl hürmete layık/saygın ise kanlarınız, mallarınız ve ırzlarınız da birbirinize öylece haramdır/dokunulmazdır. Burada bulunanlar olmayanlara bunları ulaştırsın." Sonra Rasulullah (sav) akça iki koça yöneldi ve onları kesti. Küçük bir koyun sürüsüne de yönelerek onları aramızda paylaştırdı.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Kasâme ve'l-Muhâribîn 4385, /712
Senetler:
1. Ebu Bekre Nüfey' b. Mesruh es-Sekafî (Nüfey' b. Haris b. Kelde)
2. Ebu Bahr Abdurrahman b. Ebu Bekre es-Sekafî (Abdurrahman b. Nüfey b. Haris)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Sirin el-Ensarî (Muhammed b. Sirin)
4. Ebu Avn Abdullah b. Avn el-Müzenî (Abdullah b. Avn b. Ertabân)
5. Ebu Said Hammad b. Mes'ade et-Temimi (Hammad b. Mes'ade)
6. Muhammed b. Müsenna el-Anezî (Muhammed b. Müsenna b. Ubeyd b. Kays b. Dinar)
Konular:
Güvenlik, Can, Mal, Irz Güvenliği
Kurban, kurban ve adak
Umre
Zaman, haram aylar