Öneri Formu
Hadis Id, No:
33542, D004638
Hadis:
حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ سَهْلٍ الرَّمْلِىُّ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ عَنْ مَكْحُولٍ قَالَ
"لَتَمْخُرَنَّ الرُّومُ الشَّامَ أَرْبَعِينَ صَبَاحًا لاَ يَمْتَنِعُ مِنْهَا إِلاَّ دِمَشْقُ وَعَمَّانُ."
Tercemesi:
Bize Ali b. Sehl er-Remlî, ona Velid, ona Said b. Abdülaziz, ona da Mekhul'den (rivayet edildiğine göre) demiştir ki:
"Rum (askerleri) kırk gün (önünü) yara yara Şam bölgesinde ilerleyeceklerdir. Bu bölgede Dımeşk ile Amman'dan başka (hiçbir şehir, onlara) karşı duramayacaktır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 9, /1059
Senetler:
1. Mekhul b. Ebu Müslim eş-Şâmî (Mekhul b. Ebu Müslim Şehrab b. Şazel eş-Şamî)
2. Said b. Abdülaziz et-Tennuhi (Said b. Abdülaziz b. Ebu Yahya)
3. Ebu Abbas Velid b. Müslim el-Kuraşî (Velid b. Müslim)
4. Ali b. Sehl el-Haraşî (Ali b. Sehl b. Kadim)
Konular:
Bilgi, Gaybî Haberler, şehirler veya bölgeler hakkındaki bilgiler
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33543, D004639
Hadis:
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عَامِرٍ الْمُرِّىُّ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْعَلاَءِ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا الأَعْيَسِ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ سَلْمَانَ يَقُولُ
"سَيَأْتِى مَلِكٌ مِنْ مُلُوكِ الْعَجَمِ يَظْهَرُ عَلَى الْمَدَائِنِ كُلِّهَا إِلاَّ دِمَشْقَ."
Tercemesi:
Bize Musa b. Amir el-Mürri, ona Velid, ona Abdullah b. A'lâ, ona da Ebu A'yes Abdurrahman b. Selman (şöyle) demiştir:
"Acem krallarından bir kral gelip, Dımeşk'in dışında, (Şam bölgesindeki) bütün şehirleri ele geçirecektir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 9, /1059
Senetler:
1. Ebu A'yes Abdurrahman b. Selman el-Havlânî (Abdurrahman b. Selman)
2. Abdullah b. A'lâ er-Ribî (Abdullah b. Ala b. Zebr)
3. Ebu Abbas Velid b. Müslim el-Kuraşî (Velid b. Müslim)
4. Musa b. Ebu Heyzâm el-Mürri (Musa b. Amir b. Umare b. Hureym)
Konular:
Bilgi, Gaybî Haberler, şehirler veya bölgeler hakkındaki bilgiler
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33541, D004637
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى قَالَ حَدَّثَنِى عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ عَنْ أَشْعَثَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ أَبِيهِ عَنْ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدُبٍ
"أَنَّ رَجُلاً قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّى رَأَيْتُ كَأَنَّ دَلْوًا دُلِّىَ مِنَ السَّمَاءِ فَجَاءَ أَبُو بَكْرٍ فَأَخَذَ بِعَرَاقِيهَا فَشَرِبَ شُرْبًا ضَعِيفًا ثُمَّ جَاءَ عُمَرُ فَأَخَذَ بِعَرَاقِيهَا فَشَرِبَ حَتَّى تَضَلَّعَ ثُمَّ جَاءَ عُثْمَانُ فَأَخَذَ بِعَرَاقِيهَا فَشَرِبَ حَتَّى تَضَلَّعَ ثُمَّ جَاءَ عَلِىٌّ فَأَخَذَ بِعَرَاقِيهَا فَانْتَشَطَتْ وَانْتَضَحَ عَلَيْهِ مِنْهَا شَىْءٌ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Müsenna, bana Affân b. Müslim, ona Hammad b. Seleme, ona Eş'as b. Abdurrahman, ona babası, ona da Semüra b. Cündüb'den (rivayet edildiğine göre);
"Bir adam Ey Allah'ın Rasulü! Ben (bu gece rüyamda) gökten sarkıtılmış kova gibi birşey gördüm. Ebu Bekir geldi. (Onun) sapından tutup biraz içti. Sonra Ömer geldi (kovanın) sapından tuttu, karnı şişinceye kadar içti. Sonra Osman geldi, o da sapından tuttu karnı şişinceye kadar içti. Sonra Ali geldi (kovanın) sapından tuttu. (Fakat kova sallandı) ondan üzerine birazcık (su) sıçradı dedi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 9, /1059
Senetler:
1. Ebu Saîd Semüra b. Cündüb el-Fezârî (Semüra b. Cündüb b. Hilal b. Haric b. Mürre b. Hazn)
2. Abdurrahman el-Ezdî (Abdurrahman)
3. Eş'as b. Abdurrahman el-Cermî (Eş'as b. Abdurrahman)
4. Ebu Seleme Hammad b. Seleme el-Basrî (Hammad b. Seleme b. Dînar)
5. Ebu Osman Affân b. Müslim el-Bahilî (Affân b. Müslim b. Abdullah)
6. Muhammed b. Müsenna el-Anezî (Muhammed b. Müsenna b. Ubeyd b. Kays b. Dinar)
Konular:
Rüya, rüyanın tabiri
Sahâbe, sahabe ve tabiunun fazileti
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ حَدَّثَنَا بُرْدٌ أَبُو الْعَلاَءِ عَنْ مَكْحُولٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ
"مَوْضِعُ فُسْطَاطِ الْمُسْلِمِينَ فِى الْمَلاَحِمِ أَرْضٌ يُقَالُ لَهَا الْغُوطَةُ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33544, D004640
Hadis:
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ حَدَّثَنَا بُرْدٌ أَبُو الْعَلاَءِ عَنْ مَكْحُولٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ
"مَوْضِعُ فُسْطَاطِ الْمُسْلِمِينَ فِى الْمَلاَحِمِ أَرْضٌ يُقَالُ لَهَا الْغُوطَةُ."
Tercemesi:
Bize Musa b. İsmail, ona Hammad, ona Bürd Ebu Alâ, ona da Mekhul'den (rivayet edildiğine göre) Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"(Son zamanlarda Deccal'in ordusu ile Müslümanlar arasında çıkacak) savaşlarda Müslümanların çadır yerleri el-Ğûta denilen yerdir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 9, /1060
Senetler:
1. Mekhul b. Ebu Müslim eş-Şâmî (Mekhul b. Ebu Müslim Şehrab b. Şazel eş-Şamî)
2. Bürd b. Sinan eş-Şami (Bürd b. Sinan eş-Şami)
3. Ebu Seleme Hammad b. Seleme el-Basrî (Hammad b. Seleme b. Dînar)
4. Ebu Seleme Musa b. İsmail et-Tebûzeki (Musa b. İsmail)
Konular:
Kıyamet, alametleri, Deccal
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33545, D004641
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو ظَفَرٍ عَبْدُ السَّلاَمِ حَدَّثَنَا جَعْفَرٌ عَنْ عَوْفٍ قَالَ سَمِعْتُ الْحَجَّاجَ يَخْطُبُ وَهُوَ يَقُولُ إِنَّ مَثَلَ عُثْمَانَ عِنْدَ اللَّهِ كَمَثَلِ عِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ ثُمَّ قَرَأَ هَذِهِ الآيَةَ يَقْرَؤُهَا وَيَفُسِّرُهَا "(إِذْ قَالَ اللَّهُ يَا عِيسَى إِنِّى مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَىَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا)" يُشِيرُ إِلَيْنَا بِيَدِهِ وَإِلَى أَهْلِ الشَّامِ.
Tercemesi:
Bize Ebu Zafer Abdusselam, ona Cafer, ona da Avf (b. Ebu Cemîle el-A'râbî'den rivayet edildiğine göre) demiştir ki:
Ben el-Haccac'ı gerçekten Osman'ın (b. Affan) durumu, İsa İbn Meryem'in durumu gibidir derken işittim. (Haccac bu sözü söyledikten) sonra şu: "... Ey İsa ben seni öldüreceğim, bana yükselteceğim, seni inkâr edenlerden temizleyeceğim..." ayetini okudu. Onu okuyup tefsir ederken eliyle de bize ve Şamlılara işaret ediyordu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 9, /1060
Senetler:
1. Ebu Muhammed Haccac b. Yusuf es-Sekafî (Haccac b. Yusuf b. Ebu Akil)
2. Ebu Sehl Avf b. Ebu Cemîle el-A'râbî (Avf b. Ebu Cemîle)
3. Ebu Süleyman Cafer b. Süleyman ed-Duba'î (Cafer b. Süleyman)
4. Abdusselam b. Mutahher el-Ezdi (Abdusselam b. Mutahher b. Hüsam b. Misak)
Konular:
Zalim, Haccac b. Yusuf es-Sekafî (Haccac-ı Zalim)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33546, D004642
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ الطَّالْقَانِىُّ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ ح
وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ عَنِ الْمُغِيرَةِ عَنِ الرَّبِيعِ بْنِ خَالِدٍ الضَّبِّىِّ قَالَ
"سَمِعْتُ الْحَجَّاجَ يَخْطُبُ فَقَالَ فِى خُطْبَتِهِ رَسُولُ أَحَدِكُمْ فِى حَاجَتِهِ أَكْرَمُ عَلَيْهِ أَمْ خَلِيفَتُهُ فِى أَهْلِهِ فَقُلْتُ فِى نَفْسِى لِلَّهِ عَلَىَّ أَلاَّ أُصَلِّىَ خَلْفَكَ صَلاَةً أَبَدًا وَإِنْ وَجَدْتُ قَوْمًا يُجَاهِدُونَكَ لأُجَاهِدَنَّكَ مَعَهُمْ."
[زَادَ إِسْحَاقُ فِى حَدِيثِهِ قَالَ فَقَاتَلَ فِى الْجَمَاجِمِ حَتَّى قُتِلَ.]
Tercemesi:
Bize İshak b. İsmail et-Talkânî, ona Cerir; (T)
Bize Züheyr b. Harb, ona Cerir, ona Muğira, ona da Rabi' b. Halid ed-Dabbî'den (rivayet edilmiştir); demiştir ki:
"Ben Haccac'ı bir hutbesinde birinizin, kendi ihtiyacı için görevlendirdiği elçisi mi kendisine daha iyidir, yoksa ailesi içerisinde (onların) ihtiyaçlarını karşılamak üzere görevlendirdiği halifesi mi? derken işittim. Bunun üzerine kendi kendime Allah için (bir daha) senin arkanda hiçbir zaman namaz kılmamak ve seninle savaşan bir cemaat bulursam onlarla sana karşı savaşmak üzerime borç olsun dedim."
[(Ravi) İshak (İbn İsmail) rivayetinde (bu habere şu sözleri de) ekledi: (Cerir) dedi ki: (Gerçekten er-Rabi) Cemâcim (savaşın) da şehit edilinceye kadar (Haccac'a karşı) savaştı.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 9, /1060
Senetler:
1. Ebu Muhammed Haccac b. Yusuf es-Sekafî (Haccac b. Yusuf b. Ebu Akil)
2. Ebu Hişam Muğira b. Miksem ed-Dabbî (Muğira b. Miksem)
3. Ebu Abdullah Cerir b. Abdulhamid ed-Dabbî (Cerir b. Abdülhamid b. Cerir b. Kurt b. Hilal b. Ekyes)
4. İshak b. İsmail el-Yetim (İshak b. İsmail)
Konular:
Zalim, Haccac b. Yusuf es-Sekafî (Haccac-ı Zalim)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33547, D004643
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ عَنْ عَاصِمٍ قَالَ
"سَمِعْتُ الْحَجَّاجَ وَهُوَ عَلَى الْمِنْبَرِ يَقُولُ اتَّقُوا اللَّهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ لَيْسَ فِيهَا مَثْنَوِيَّةٌ وَاسْمَعُوا وَأَطِيعُوا لَيْسَ فِيهَا مَثْنَوِيَّةٌ لأَمِيرِ الْمُؤْمِنِينَ عَبْدِ الْمَلِكِ وَاللَّهِ لَوْ أَمَرْتُ النَّاسَ أَنْ يَخْرُجُوا مِنْ بَابٍ مِنْ أَبْوَابِ الْمَسْجِدِ فَخَرَجُوا مِنْ بَابٍ آخَرَ لَحَلَّتْ لِى دِمَاؤُهُمْ وَأَمْوَالُهُمْ وَاللَّهِ لَوْ أَخَذْتُ رَبِيعَةَ بِمُضَرَ لَكَانَ ذَلِكَ لِى مِنَ اللَّهِ حَلاَلاً وَيَا عَذِيرِى مِنْ عَبْدِ هُذَيْلٍ يَزْعُمُ أَنَّ قِرَاءَتَهُ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ وَاللَّهِ مَا هِىَ إِلاَّ رَجَزٌ مِنْ رَجَزِ الأَعْرَابِ مَا أَنْزَلَهَا اللَّهُ عَلَى نَبِيِّهِ عَلَيْهِ السَّلاَمُ وَعَذِيرِى مِنْ هَذِهِ الْحَمْرَاءِ يَزْعُمُ أَحَدُهُمْ أَنَّهُ يَرْمِى بِالْحَجَرِ فَيَقُولُ إِلَى أَنْ يَقَعَ الْحَجَرُ قَدْ حَدَثَ أَمْرٌ فَوَاللَّهِ لأَدَعَنَّهُمْ كَالأَمْسِ الدَّابِرِ. قَالَ فَذَكَرْتُهُ لِلأَعْمَشِ فَقَالَ أَنَا وَاللَّهِ سَمِعْتُهُ مِنْهُ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Alâ, ona Ebu Bekir, ona da Asım'dan demiştir ki:
"Ben Haccac'ı minber üzerinde (şöyle) derken işittim: Hepiniz gücünüz yettiğince Allah'tan korkunuz. Bu hususta (hiçbir kimse için) ayrıcalık (istisna) yoktur. (Hepiniz) Müslümanların başkanı (olan) Abdülmelik'i (İbn Mervan) dinleyiniz ve itaat ediniz. Bu hususta da (hiçbir kimse için) ayrıcalık yoktur. Allah'a yemin olsun ki ben, halka mescidin bir kapısından çıkmalarını emr etsem de onlar başka bir kapıdan çıksalar onların kanları ve malları bana helal olur. Vallahi ben Mudar (kabilesin)in (malları) karşılığında Rabia kabilesinin mallarını) alsam Allah'tan bu bana helal olur. Ya (şu) Hüzeyl'in kölesinden dolayı beni kim mazur görür? (Bilemiyorum). O kendi kıraatinin Allah'tan olduğunu iddia ediyor. Vallahi O'nun kıraati bedevi arapların recez kalıbından başka bir şey değildir. Allah (cc) Peygamberine (sav) bu kalıbı indirmemiştir. (Ya) şu acemlerden dolayı beni kim affeder? (Onlar, içlerinden) birinin (havaya) attığı taş düşünceye kadar (kısa bir zamanda muhakkak) bir fitne meydana gelmekte olduğunu iddia ediyorlar. Allah'a yemin olsun ki: Onları geçen gün gibi (yok olmuş bir halde) bırakacağım. (Ravi Asım sözlerine devamla şöyle) dedi: Ben bu sözü el-A'meş'e sordum da (bana) vallahi bu sözü Haccac'tan kendim de duydum cevabını verdi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 9, /1060
Senetler:
1. Ebu Muhammed Haccac b. Yusuf es-Sekafî (Haccac b. Yusuf b. Ebu Akil)
2. Asım b. Ebu Necûd el-Esedî (Âsım b. Behdele)
3. Ebu Bekir b. Ayyaş el-Esedî (Ebu Bekir b. Ayyaş b. Salim)
4. Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ el-Hemdânî (Muhammed b. Alâ b. Kureyb)
Konular:
Zalim, Haccac b. Yusuf es-Sekafî (Haccac-ı Zalim)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33550, D004644
Hadis:
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا ابْنُ إِدْرِيسَ عَنِ الأَعْمَشِ قَالَ
"سَمِعْتُ الْحَجَّاجَ يَقُولُ عَلَى الْمِنْبَرِ هَذِهِ الْحَمْرَاءُ هَبْرٌ هَبْرٌ أَمَا وَاللَّهِ لَقَدْ قَرَعْتُ عَصًا بِعَصًا لأَذَرَنَّهُمْ كَالأَمْسِ الذَّاهِبِ يَعْنِى الْمَوَالِى."
Tercemesi:
Bize Osman b. Ebu Şeybe, ona İbn İdris, ona da el-A'meş'ten demiştir ki:
"Ben Haccac'ı minber üzerinde şu Arapların dışındaki Müslüman halk vurulup parça parça edilmeye müstahaktırlar. Sopayı sopaya vurduğum zaman onları giden dün gibi (yok olmuş bir vaziyette) bırakacağım derken işittim (Haccac bu sözüyle) arapların dışındaki Müslüman halkı kastediyordu."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 9, /1060
Senetler:
1. Ebu Muhammed Haccac b. Yusuf es-Sekafî (Haccac b. Yusuf b. Ebu Akil)
2. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
3. Ebu Muhammed Abdullah b. İdris el-Evdî (Abdullah b. İdris b. Yezid b. Abdurrahman)
4. Ebu Hasan Osman b. Ebu Şeybe el-Absî (Osman b. Muhammed b. İbrahim)
Konular:
Zalim, Haccac b. Yusuf es-Sekafî (Haccac-ı Zalim)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33552, D004645
Hadis:
حَدَّثَنَا قَطَنُ بْنُ نُسَيْرٍ حَدَّثَنَا جَعْفَرٌ يَعْنِى ابْنَ سُلَيْمَانَ ح
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ عَنْ شَرِيكٍ عَنْ سُلَيْمَانَ الأَعْمَشِ قَالَ
"جَمَّعْتُ مَعَ الْحَجَّاجِ فَخَطَبَ" فَذَكَرَ حَدِيثَ أَبِى بَكْرِ بْنِ عَيَّاشٍ قَالَ "فِيهَا فَاسْمَعُوا وَأَطِيعُوا لِخَلِيفَةِ اللَّهِ وَصَفِيِّهِ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ مَرْوَانَ." وَسَاقَ الْحَدِيثَ قَالَ "وَلَوْ أَخَذْتُ رَبِيعَةَ بِمُضَرَ وَلَمْ يَذْكُرْ قِصَّةَ الْحَمْرَاءِ."
Tercemesi:
Bize Katan b. Nüseyr, ona Cafer (İbn Süleyman); (T)
Bize Süleyman b. Davud, ona Şerik, ona da Süleyman el-Ameş'ten (rivayet edilmiştir:) dedi ki:
"Haccac'la birlikte bir Cuma namazı kılmıştım. Bir hutbe okudu. "
Musannif Ebû Davud haberin burasında şöyle dedi: Bu haberi hana nakleden Şeyhim, Kain b. Nüseyr haberin bundan sonraki kısmında (4643 numaralı) Ebu Bekir b. Ayyaş hadisini (aynen) zikretti ve bu hutbede Haccac(ın) "Allah'ın halifesi ve seçkin kulu Abdülmelik b. Mervan'ı dinleyiniz ve itaat ediniz dedi" (ğini söyledi ve 4643 numaralı hadisin son tarafını ise) "eğer ben Rabî'a kabilesinin bütün toprakların)! Mudar kabilesi (nin topraklan) karşılığında alsam (bana helâl olur seklinde) rivayet etti. (Orada geçen) Acemlerle ilgili sözü rivayet etmedi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 9, /1060
Senetler:
1. Ebu Muhammed Haccac b. Yusuf es-Sekafî (Haccac b. Yusuf b. Ebu Akil)
2. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
3. Ebu Süleyman Cafer b. Süleyman ed-Duba'î (Cafer b. Süleyman)
4. Ebu Abbad Katan b. Nüseyr el-Ğaberî (Katan b. Nüseyr)
Konular:
Zalim, Haccac b. Yusuf es-Sekafî (Haccac-ı Zalim)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33554, D004646
Hadis:
حَدَّثَنَا سَوَّارُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ سَعِيدٍ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُمْهَانَ عَنْ سَفِينَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"خِلاَفَةُ النُّبُوَّةِ ثَلاَثُونَ سَنَةً ثُمَّ يُؤْتِى اللَّهُ الْمُلْكَ - أَوْ مُلْكَهُ - مَنْ يَشَاءُ."
[قَالَ سَعِيدٌ قَالَ لِى سَفِينَةُ أَمْسِكْ عَلَيْكَ أَبَا بَكْرٍ سَنَتَيْنِ وَعُمَرَ عَشْرًا وَعُثْمَانَ اثْنَتَىْ عَشْرَةَ وَعَلِىٌّ كَذَا. قَالَ سَعِيدٌ قُلْتُ لِسَفِينَةَ إِنَّ هَؤُلاَءِ يَزْعُمُونَ أَنَّ عَلِيًّا عَلَيْهِ السَّلاَمُ لَمْ يَكُنْ بِخَلِيفَةٍ.]
[قَالَ كَذَبَتْ أَسْتَاهُ بَنِى الزَّرْقَاءِ يَعْنِى بَنِى مَرْوَانَ.]
Tercemesi:
Bize Sevvar b. Abdullah, ona Abdulvâris b. Saîd, ona Said b. Cümhan, ona da Sefine'den (rivayet edildiğine göre) Rasulullah (sav) (şöyle) buyurmuştur:
"Peygamber halifeliği otuz sene (sürecek) dir. Sonra Allah mülkü veya (kendi) mülkünü (n idaresini) dilediği kimseye verir."
[(Ravi) Said İbn Cümhan dedi ki: (Bu hadisi rivayet eden) Sefine bana: (şunu) kafanda (iyi) tut. Ebu Bekir (in halifeliği) iki senedir. Ömer(inki) on, Osman(inki) on ikidir. Ali de aynı şekilde (Hz. Peygamberin halifelerinden)dir, dedi. Ben de kendisine (Mervan oğullarına işaret ederek:) Ama şunlar Hz. Ali'nin halife olmadığını iddia ediyorlar? dedim.]
[Mervan oğullarını kastederek Zerkâ oğullarının kıçları yalan söylemiştir dedi.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Sünne 9, /1061
Senetler:
1. Sefine Mevla Nebi (Mihran b. Ferruh)
2. Ebu Hafs Said b. Cümhan (Said b. Cümhan)
3. Ebu Ubeyde Abdulvâris b. Saîd el-Anberî (Abdulvâris b. Saîd b. Zekvân)
4. Sevvar b. Abdullah el-Anberî (Sevvar b. Abdullah b. Sevvar)
Konular:
Yönetim, Hilafetin ardından saltanatın gelişi