Giriş

Bize Muhammed b. Kesîr, ona Süfyân, ona A'meş, ona Ebu Duha, ona Mesrûk, ona da Habbâb (ra.) şöyle söylemiştir: Ben Mekke'de demircilik yapıyordum. Âs b. Vâil es-Sehmî'ye bir kılıç yapmıştım. Ona gittim ve kılıcın ücretini ödemesini istedim. Bana; Muhammed'i inkar etmedikçe sana paranı vermem!' dedi. Ben de; Allah (cc) seni öldürüp diriltinceye kadar (kıyamete kadar) asla Muhammed'i inkar etmem' dedim. O da cevaben 'Öyleyse Allah beni öldürüp tekrar dirilttiği zaman, benim çok malım ve çocuklarım olacak (paranı o zaman veririm)' dedi. dedi. Bunun üzerine Allah şu ayeti indirdi: Ayetlerimizi inkar eden ve mutlaka bana mal ve evlât verilecektir diyen adamı gördün mü! O, gaybı mı biliyor, yoksa Rahman'nın katından bir söz mü aldı? (Meryem, 19/77-78). Bu ayetteki 'ahden' kelimesi 'mevsikan' yani garanti demektir. Eşcaî, Süfyân'dan rivayetinde 'kılıç' ve 'mevsikan' kelimelerini zikretmedi.


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Ubeydullah b. Abdurrahman arasında inkıta vardır.

    Öneri Formu
279351 B004733-2 Buhari, Tefsir, (Meryem) 4

Bize Kuteybe b. Saîd, ona Cerîr, ona A'meş, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah b. Mes'ûd (ra.) şöyle demiştir: "İmân edip de imanlarına zulüm (haksızlık, şirk) bulaştırmayanlar var ya! İşte güven onlarındır" (En'âm, 82) ayeti indiğinde Bu ayetin hükmü, Rasulullah'ın (sav) ashabına ağır geldi ve “hangimiz imanına haksızlık karıştırmaz ki?” dediler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Buradaki zulüm kelimesi, sizin düşündüğünüz manada değildir. Lokman'ın kendi oğluna hitaben söylediği 'Şüphesiz ki şirk elbette büyük bir zulümdür' (Lokman, 31/13) sözünü işitmedin mi?"


    Öneri Formu
32758 B004776 Buhari, Tefsir, (Lokmân) 1

Bize Muhammed b. Kesîr, ona Süfyân, ona A'meş, ona Ebu Duha, ona Mesrûk, ona da Habbâb (ra.) şöyle söylemiştir: Ben Mekke'de demircilik yapıyordum. Âs b. Vâil es-Sehmî'ye bir kılıç yapmıştım. Ona gittim ve kılıcın ücretini ödemesini istedim. Bana; Muhammed'i inkar etmedikçe sana paranı vermem!' dedi. Ben de; Allah (cc) seni öldürüp diriltinceye kadar (kıyamete kadar) asla Muhammed'i inkar etmem' dedim. O da cevaben 'Öyleyse Allah beni öldürüp tekrar dirilttiği zaman, benim çok malım ve çocuklarım olacak (paranı o zaman veririm)' dedi. dedi. Bunun üzerine Allah şu ayeti indirdi: Ayetlerimizi inkar eden ve mutlaka bana mal ve evlât verilecektir diyen adamı gördün mü! O, gaybı mı biliyor, yoksa Rahman'nın katından bir söz mü aldı? (Meryem, 19/77-78). Bu ayetteki 'ahden' kelimesi 'mevsikan' yani garanti demektir. Eşcaî, Süfyân'dan rivayetinde 'kılıç' ve 'mevsikan' kelimelerini zikretmedi.


    Öneri Formu
32319 B004733 Buhari, Tefsir, (Meryem) 4

Bana Yakub b. İbrahim b. Kesîr, ona Ebu Üsâme, ona Fudayl b. Gazvân, ona Ebu Hâzim el-Eşca'î, ona da Ebu Hüreyre (ra) şöyle rivayet etmiştir: Bir adam Rasulullah'a (sav) gelip "Ey Allah'ın Rasulü! Ben aç ve bitap kaldım" dedi. Hz. Peygamber (sav) eşlerine haber gönderdi; ama hiç birisinde yiyecek bir şey yoktu. Bunun üzerine "Bu adamı bu gece misafir edecek kişiye Allah merhamet etsin" dedi. Ensâr'dan bir zât kalktı ve "Ben misafir ederim, Ey Allah'ın Rasulü!" dedi. Ailesine gidip eşine "Rasulullah'ın (sav) misafirinden hiç bir şeyi saklama [ne varsa ikram et]" dedi. Kadın da "Vallahi evde çocukların yiyecekleri azıktan başka bir şey yok" dedi. Ensâr'dan olan sahâbî, "Çocuklar gece yemek istediklerinde onları uyut. Kandili söndür, biz karnımız aç bir şekilde geceleyelim" dedi. Kadın da kocasının dediği gibi yaptı. Sonra [Ensâr'dan olan o sahâbî] sabahleyin Hz. Peygamber'in (sav) yanına geldi. Hz. Peygamber (sav) "Allah (ac) falanca adam ve kadının yaptığından hoşlandı -veyahut güldü-" buyurdu. Bu hadise üzerine Allah (ac) "Onlar ihtiyaç halinde olsalar bile kendilerine başkalarını tercih ederler" (Haşr, 59/9) âyetini indirdi.


    Öneri Formu
33322 B004889 Buhari, Tefsir, (Haşr) 6

Bize İbrahim b. Musa, ona Hişâm, ona İbn Cüreyc, ona İbn Cureyc, ona Atâ, da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: Nûh kavminin putları daha sonra Arap kavminin putları haline geldi. Vedd putu Devmetu'l-Cendel'de bulunan Kelb kabilesinin, Suvâ putu Huzeyl kabilesinin, Yeûs putu Murad kabilesinin, ardından da Yemen'in Sebe şehrinin Cevf mevkiinde bulunan Gutayf oğullarının, Yeûk putu Yemenli bir kabile olan Hemdân'ın, Nesr putu da Hımyer'in Zu'l-Kelâ hanedanının putuydu. Bu isimler aslında Nûh kavminden bazı mübarek zatların isimleriydi. Bu iyi kimseler vefat ettikleri zaman şeytan onların mensup oldukla­rı kavimlerine “bu mübarek zatların, hayatta iken oturdukları meclislerine, putlar dikip bu putlara onların isimlerini verin” diye fısıldamış, onlar da öyle yapmışlardı. İlk zamanlar bu heykellere tapılmamış, ama bunu dikenler vefat edip bilgiler unutulunca, tapılmaya başlanmıştır.


    Öneri Formu
33358 B004920 Buhari, Tefsir, (Nûh) 1


    Öneri Formu
32314 B004729 Buhari, Tefsir, (Kehf) 6


    Öneri Formu
32695 B004760 Buhari, Tefsir, (Furkân) 1


    Öneri Formu
32318 B004732 Buhari, Tefsir, (Meryem) 3


    Öneri Formu
32320 B004734 Buhari, Tefsir, (Meryem) 5

Bize Süleyman b. Harb, ona Şu'be, ona Nehai kabilesinin şeyhlerinden Muğîre b. Numan, ona Saîd b. Cübeyr, ona da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) bize öğüt vermek üzere ayağa kalktı ve şunları söyledi: "Sizler Allah’ın huzurunda yalın ayak, çıplak ve sünnetsiz olarak toplanacaksınız. (Nitekim Yüce Allah) “Bütün varlığı başlangıçta nasıl kolayca yaratmışsak, onları aynı şekilde tekrar dirilteceğiz. Bu, bizim verdiğimiz kesin bir sözdür. Biz ne söz verdiysek, onu mutlaka yaparız.” (Enbiyâ, 104) (buyurmuştur.) Sonra kıyamet günü mahlûkatın ilk giydirilecek olanı, Hz. İbrahim’dir. Şunu da bilin ki, o gün ümmetimden bazı kişiler getirilip sol tarafa alınırlar. Ben “ey Rabbim, onlar benim ashabımdır” diyeceğim. Bana “Sen bunların senden sonra neler ihdas ettiklerini bilmiyorsun” denir. Bunun üzerine ben de, o Salih kulun (Hz. İsa’nın) söylediği gibi derim: “Aralarında bulunduğum müddetçe onların hallerine, ne durumda olduklarına şâhit idim. Fakat beni vefat ettirip aralarından çıkardıktan sonra onları görüp gözetleyen sadece sen kaldın. Zaten sen her şeyi hakkıyla görensin.” (Mâide, 117). O zaman bana “Sen onlardan ayrıldığın zamandan beri onlar gerisin geriye dönmeye devam ettiler” denilir."


Açıklama: İlk defa Hz. İbrahim’e elbise giydirilmesi, muhtemelen; ya Hz. İbrahim ateşe atılırken elbisesinden soyulmuş olduğundan, veyahut da tesettür için şalvarı ilk defa onun giymiş olmasından dolayıdır.

    Öneri Formu
32326 B004740 Buhari, Tefsir, (Enbiyâ) 1