10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Humeydî, ona Süfyan, ona Zührî, ona Muhammed b. Cübeyr b. Mut’im, ona da babası (Cübeyr b. Mut’im) (ra) şöyle dedi: "Nebi’yi (sav) akşam namazında Tûr suresini okurken dinledim, “Acaba onlar bir yaratan olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendilerini bizzat kendileri mi yaratıyorlar? Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır! Aslında onlar, Allah’ın varlığına gerçek anlamda inanmıyorlar. Yahut Rabbinin hazineleri onların yanında mı? Yoksa kâinatı yöneten onlar mı?” [Tûr, 52/35-37] ayetlerine varınca kalbim neredeyse uçacaktı." [Süfyan der ki: Bana Zührî, ona da Muhammed b. Cübeyr b. Mut’im'in aktardığı rivayette babasının “Ben Nebi’yi (sav) akşam namazında Tûr suresini okurken dinledim” dediğini işittim, ama onların bana dedikleri diğer eklemeleri duymadım.]
Bize Abdullah b. Ebu Esved, ona Haramî, ona Şu'be, ona Katâde, on da Enes'in (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Cehennemlikler cehenneme atılır, cehennem 'Daha yok mu?' der. Nihayet (Allah) ayağını cehennemin üzerine koyar ve cehennem: 'Yeter, yeter (doldum)' der."
Bize Musa b.Muhammed el-Kattân, ona Ebu Süfyan el-Himyerî Saîd b. Yahya b. Mehdi, ona Avf, ona Muhammed, ona da Ebu Hureyre, merfu olarak (Hz. Peygamber'e (sav) dayandırarak) şöyle rivayet etmiştir. [Ebu Süfyan bu hadisi çoğu kez mevkuf (Ebu Hureyre'nin sözü) olarak nakletmiştir.] "Cehenneme 'Doldun mu?' denilecek, o da 'Daha yok mu' diye cevap verecektir. Sonunda Allah ayağını cehennemin üzerine koyacak. Bu sefer cehennem 'Yetişir, yetişir (doldum)' diyecektir."
Bize Nasr b. Ali, ona Ebu Ahmed, ona İsrail, ona Ebu İshak, ona Esved b. Yezîd, ona da Abdullah (ra) şöyle demiştir: İçinde secde bulunan surelerden ilk inen Necm Suresi'dir. Rasulullah (sav) bu sureyi okuduğunda secde etti, O'nunla birlikte, arkasında bulunan kimseler de secde ettiler. Yalnız bir adam gördüm, bir avuç toprak alıp da onun üzerine secde etti. Daha sonra ben onu Bedir'de kâfir olarak öldürülmüş gördüm. O, Umeyye b. Halef'ti.
Bize Müsedded, ona Yahya, ona Şu'be ve Süfyân, onlara İbrahim, ona Ebu Ma'mer, ona da Abdullah b. Mesud şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) zamanında ay ikiye bölündü ve ayın bir parçası dağın üstünde, bir parçası da önünde idi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "şahit olun!" buyurdu.
Bize Abdullah b. Muhammed, ona Yunus b. Muhammed, ona Şeybân, ona Katâde, ona da Enes b. Mâlik (ra) şöyle demiştir: Mekke ahalisi Peygamber'den kendilerine bir mucize göstermesini istediler. Peygamber (sav) de onlara Ay'ın ikiye ayrılmasını gösterdi.
Bana Muhammed b. Abdullah b. Havşeb, ona Abdülvehhâb, ona Halid, ona İkrime, ona İbn Abbâs; (T) Bana Muhammed, ona Affân b. Müslim, ona Vuheyb, ona Halid, ona İkrime ona da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: "Peygamber (sav) Bedir günü, çadırında “Allah'ım bize söz verdiğin yardımı ve vadettiğin zaferi istiyorum. Allah'ım eğer (aksini) dilersen yeryüzünde bugünden sonra sana ibadet edilmez (ibadet eden kalmaz)” diye dua etti. Hz. Ebu Bekir, Peygamber'in elini tuttu “yeter ey Allah'ın Rasulü, Rabbine karşı duada çok ısrarcı oldun” dedi. Bunun üzerine, zırhını giyinmiş olarak ayaklanan Rasulullah (sav) “Yakında o topluluk bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır” [Kamer, 54/45] ayetini okuyarak çadırından dışarı çıktı."