Giriş

Bize Ali b. Abdullah, ona Velîd b. Müslim, ona Evzaî, ona Yahya b. Ebu Kesir, ona Muhammed b. İbrahim et-Teymî, ona Urve b. ez-Zübeyr şöyle söylemiştir: Abdullah b. Amr b. el-As'a 'Müşriklerin Rasulullah'a (sav) yaptıkları en çetin ve ağır muameleyi bana söyler misin?' dedim. O dedi ki: Rasulullah (sav) Kabe'nin avlusunda namaz kılarken Ukbe b. Ebu Muayt çıkageldi. Rasulullah'ın (sav) omuzundan tuttu, elbisesini boynuna dolayarak şiddetli bir şekilde boğazını sıktı. Ebu Bekir gelip onun omuzundan tuttu ve Ukbe'yi Rasulullah'tan (sav) itip uzaklaştırdı. Sonra şu ayeti okudu: 'Adamı, ‘Rabbim Allah'tır’ dediği için öldürecek misiniz? Oysa o size rabbinizden apaçık ayetler getirmiştir' (Mümin, 40/28).


    Öneri Formu
32928 B004815 Buhari, Tefsir, (Mü'min) 1

Bize Salt b. Muhammed, ona Yezid b. Zürey, ona Ravh b. Kasım, ona Mansur, ona Mücahid, ona Ebu Ma'mer, ona da İbn Mesud 'Vaktiyle siz, ne kulaklarınızın ne gözlerinizin ne de derilerinizin aleyhinizde şahitlik etmesinden sakınıyordunuz; üstelik yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz.' (Fussilet, 41/22) ayeti hakkında şöyle söylemiştir: Kureyş'ten iki adam ve onların Sakif'ten bir enişteleri, ya da Sakif'ten iki adam ve onların Kureyş'ten bir enişteleri bir evde bulunuyorlardı. İçlerinden bazıları diğerlerine 'Ne dersiniz? Allah bizim konuşmamızı işitir mi? dedi. Birileri: Bir kısmını işitir dedi. Diğerleri 'Eğer bir kısmını işitiyor ise şüphesiz hepsini de işitir' dedi. Bunun üzerine 'Vaktiyle siz, ne kulaklarınızın ne gözlerinizin ne de derilerinizin aleyhinizde şahitlik etmesinden sakınıyordunuz; üstelik yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz.' (Fussilet, 41/22) ayeti ve 'İşte rabbiniz hakkında taşıdığınız bu kanaatiniz sizi mahvetti, sonunda kaybedenlerden oldunuz.' (Fussilet, 41/23) ayetine kadar indirildi.


    Öneri Formu
32929 B004816 Buhari, Tefsir, (Fussilet) 1

Bize Abdan, ona Ebu Hamza, ona A'meş, ona Müslim, ona Mesrûk, ona da Abdullah (ra) şöyle demiştir: Beş şey olup bitmiştir: Duhân, Rûm, Kamer, Batşe ve Lizâm.


Açıklama: "Duhân": Kureyş'in kıtlık azabıyla karşı karşıya kalması ve açlıktan dolayı yerden göğe doğru uzanan bir duman görmesi; "Rûm": Rumların, İranlılara mağlup olmalarının ardından bir kaç içinde tekrar galip gelmeleri; "Kamer" Ayın ikiye yarılması; "Batşe": Büyük Bedir harbinde müşriklerin yakalanıp öldürülmeleri; "Lizâm": Bedir'de müşriklerin esir edilmesi.

    Öneri Formu
32933 B004820 Buhari, Tefsir, (Duhân) 1

Bize Hasan, ona İsmail b. Halil, ona Abdürrahim, ona Zekeriyya b. Ebu Zâide, ona Amir, ona da Ebu Hüreyre'nin (ra) söylediğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Ben (sura) ikinci üfürülmeden sonra ba­şını kaldıracak olanların ilkiyim. Bir de bakarım ki, Musa (as) arşa ya­pışmış duruyor. O birinci üflemede böyle miydi veya ikinci üflemeden sonra benden önce mi diriltildi, bilmiyorum."


    Öneri Formu
32926 B004813 Buhari, Tefsir, (Zümer) 4

Bana Yahya, ona Ebu Muâviye, ona A'meş, ona Müslim, ona Mesrûk, ona da Abdullah şöyle demiştir: Kureyş, Hz. Peygamber'e (sav) karşı isyanda ileri gidince, Peygamber (sav) de onlar aleyhine Yusuf'un kıtlık seneleri gibi kıtlığa düşmeleri için dua etti. Bu­nun üzerine onlar, kemikleri bile yiyecek kadar bir kıtlık ve darlığa düştüler. Öyle ki kişi gökyüzüne baktığında, darlık ve açlıktan dolayı kendisiyle gök arasında duman şeklinde bir şey görürdü. Bu hususta Allah "O hâlde semanın aşikâr bir duman getireceği günü gözetle. O insanları saracak ve (insanlar) bu pek elem verici bir azaptır (diyecekler)" (Duhân, 10-11) ayetlerini indirmiştir. İbn Mesûd der ki: Bu kıtlık üzerine Rasulullah'a gelinip “ey Allah'ın Rasulü, Mudar için Allah'tan yağmur iste, çünkü onlar helak oldular” denildi. Rasulullah (sav) de "Mudar için mi dua edeyim? Sen hakikaten cüretkârsın" buyurdu ama ardından yağmur duası yaptı ve yağmur yağdı. Bu hususta "hiç şüphesiz, siz tekrar (inkara) döneceksiniz" (Duhân, 15) ayeti indi. Bu yağmurla onlar refaha erince tekrar eski şirk yaşantılarına dön­düler. Bunun üzerine Azîz ve Celîl Allah "o büyük ve karşı konulamaz çarpışla onları amansız bir şekilde yakalayacağımız gün, onlardan kesinlikle intikamımızı almış oluruz" (Duhân, 16) ayetini indirdi. İbn Mesûd der ki: Yani Bedir günü.


    Öneri Formu
32934 B004821 Buhari, Tefsir, (Duhân) 2

Bize Yahya, ona Vekî, ona A'meş, ona Ebu Duhâ, ona da Mesrûk şöyle demiştir: Abdullah'ın ya­nına girdim, o şöyle dedi: Bilmediğin bir şey için "Allah en bilendir" demen ilimdendir. Allah, kendi Peygamberine: "Tebliğime karşılık sizden hiç bir ücret istemiyorum. Ben kendiliğimden peygamberlik iddiasında da bulunmuyorum." (Sâd, 86) demesini emir buyur­du. Kureyş, inatlarıyla Peygamber'e (sav) baskın gelip isyan­da devam etmek istedikleri zaman, Peygamber (sav) "Allah'ım, onlara karşı bana Yusuf'un zamanındaki yedi yıl gibi bir yedi yıl (kıtlık) ile yardım et" diye dua etti. Ardından onları öyle bir kıtlık yakaladı ki, bitkinlik ve açlıktan kemik ve leş yediler. Onlardan herhangi biri açlığından dolayı kendi­siyle gökyüzü arasında duman şekline benzer bir şey görür oldu. Müş­rikler O zaman "Rabbimiz! Ne olur, bu azabı üzerimizden kaldır. Biz gerçekten iman ediyoruz" diye feryat edecekler. Hz. Peygamber'e “Eğer bu azabı biz onlardan açıp kaldırırsak, onlar bu sözle­rinden dönerler” denildi. Bununla beraber Peygamber (sav), Rabbine dua etti, Al­lah da onlardan bu azabı kaldırdı, ancak onlar yine şirke dön­düler. Bunun üzerine Allah da onlardan Bedir gününde intikam aldı. İşte Yüce Allah'ın bu konudaki sözü şöyledir: "Öyleyse sen, göğün aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bütün insanları her yönden saracak bir duman! Bu, gerçekten can yakıcı bir azaptır. O zaman zalimler: “Rabbimiz! Ne olur, bu azabı üzerimizden kaldır. Biz gerçekten iman ediyoruz!” diye feryat edecekler. Onlar nerede, düşünüp ibret almak nerede? Halbuki onlara doğruluğu besbelli ve gerçeği apaçık ortaya koyan bir peygamber gelmişti. Fakat ondan yüz çevirdiler ve: “Bu peygamber değil, kendisine başkası tarafından bir kısım şeyler belletilmiş delinin biri!” dediler. Biz azabı birazcık kaldıracağız; ama siz yine inkâra döneceksiniz." (Duhan 10-15).


    Öneri Formu
32935 B004822 Buhari, Tefsir, (Duhân) 3

Bize Süleyman b. Harb, ona Cerîr, ona A'meş, ona Ebu Duhâ, ona da Mesrûk şöyle demiştir: Abdullah'ın yanına girdim, bir süre sonra o şunları söyledi: Rasulullah (sav), Kureyş'i İslam'a davet ettiğinde, Kureyşliler onu yalanladı ve isyanda devam ettiler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Allah'ım, bunlara karşı, Yusuf'un yedi yılı gibi bir yedi yıl (kıtlık) ile bana yardım et" diye dua etti. Sonra onları, her şeyi giderip yok eden bir kıtlık yakaladı ki leş yemek zorunda kaldılar. Hatta onlardan biri, bitkinlik ve açlıktan dolayı kendisiyle gök arasında dumana benzer bir şey görür oldu. Sonra şu ayetleri okudu: "Öyleyse sen, göğün aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bütün insanları her yönden saracak bir duman! Bu, gerçekten can yakıcı bir azaptır. O zaman zalimler: “Rabbimiz! Ne olur, bu azabı üzerimizden kaldır. Biz gerçekten iman ediyoruz!” diye feryat edecekler. Onlar nerede, düşünüp ibret almak nerede? Halbuki onlara doğruluğu besbelli ve gerçeği apaçık ortaya koyan bir peygamber gelmişti. Fakat ondan yüz çevirdiler ve: “Bu peygamber değil, kendisine başkası tarafından bir kısım şeyler belletilmiş delinin biri!” dediler. Biz azabı birazcık kaldıracağız; ama siz yine inkâra döneceksiniz." (Duhan 10-15). Abdullah der ki: Ahirette (gerçekleşecek olsa) bu azap onlardan hiç kaldırılır mıydı? Abdullah der ki: "el-Batşetu'l-Kübrâ" (الْبَطْشَةُ الْكُبْرَى) Bedir günü gerçekleşmiştir.


    Öneri Formu
32936 B004823 Buhari, Tefsir, (Duhân) 4

Bize Bişr b. Halid, ona Muhammed, ona Şu'be, ona Süleyman ve Mansur, ona Ebu Duhâ, ona Mesrûk, ona da Abdullah şöyle demiştir: Şüphesiz Allah, Muhammed'i peygamber olarak gönderdi ve ona "De ki: Tebliğime karşılık sizden hiç bir ücret istemiyorum. Ben kendiliğimden peygamberlik iddiasında da bulunmuyorum." (Sâd, 86) demesini emir buyurdu. Rasulullah (sav), Kureyş'in isyanda devam etmek istediklerini görünce "Allah'ım, bunlara karşı, Yusuf'un yedi yılı gibi bir yedi yıl (kıtlık) ile bana yardım et" diye dua etti. Sonra onları öyle bir kıtlık yakaladı ki her şeyi giderip yok etti ve müşrikler kemik ve deri yediler. -Râvîlerden biri “deri ve leş yediler” demiştir.- (Açlıktan) yerden duman şekli gibi bir şey çıkmağa başladığını (görür oldular). Bunun üze­rine Ebu Süfyân, Hz. Peygamber'e (sav) geldi ve “ey Muhammed, kavmin helak oldu, onlardan bu azabı kaldırması için Allah'a dua et” dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) da dua etti ve "bunun ardından siz yine (şirke) dö­nersiniz" buyurdu. Mansûr'un hadisinde ise Rasulullah (sav) şu ayetleri okumuştur: "Öyleyse sen, göğün aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bütün insanları her yönden saracak bir duman! Bu, gerçekten can yakıcı bir azaptır. O zaman zalimler: “Rabbimiz! Ne olur, bu azabı üzerimizden kaldır. Biz gerçekten iman ediyoruz!” diye feryat edecekler. Onlar nerede, düşünüp ibret almak nerede? Halbuki onlara doğruluğu besbelli ve gerçeği apaçık ortaya koyan bir peygamber gelmişti. Fakat ondan yüz çevirdiler ve: “Bu peygamber değil, kendisine başkası tarafından bir kısım şeyler belletilmiş delinin biri!” dediler. Biz azabı birazcık kaldıracağız; ama siz yine inkâra döneceksiniz." (Duhan 10-15). İbn Mesud der ki: Duhân, Batşe ve Lizâm dünyada olmuş bitmiştir. Zira ahiret azabı (olsa idi) onlardan hiç kaldırılır mıydı? İbn Mesud der ki: (Duhân, Batşe ve Lizâm dışında Hz. Peygamber (sav) zamanında meydana gelen beş şeyden) biri Rumların İranlıları yenmesi, diğeri de ayın yarılmasıdır.


    Öneri Formu
32938 B004824 Buhari, Tefsir, (Duhân) 5


    Öneri Formu
32931 B004818 Buhari, Tefsir, (Şûra) 1


    Öneri Formu
32932 B004819 Buhari, Tefsir, (Zuhruf) 1