Bize Ahmed b. Osman b. Hakîm, ona Amr, ona Esbât, ona Simâk, ona İkrime, ona da İbn Abbas (ra) şöyle demiştir:
"Aralarında kavga çıkan iki komşu kadından biri, hâmile olan diğer kadına taşla vurdu. Hâmile kadın, saçları da çıkmış olan çocuğunu düşürdü ve kendisi de öldü. Rasûlullah (sav), âkılenin diyet ödemelerine hükmetti. Kadının amcası,
"- Ey Allah'ın Rasûlü! Kadın ayrıca saçları bitmiş bir çocuğu da düşürdü" dedi. Bunun üzerine öldüren kadının babası,
"- Bu adam yalan söylüyor, vallahi o çocuk ne ses çıkardı, ne yedi, ne de içti! Bu gibilerin kanı gederdir" dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu:
"Bu sözler cahiliye devrinin bir seci’i ve kehâneti midir? Çocuk için, bir gurre gerekir."
İbn Abbas diyor ki: Bu kadınlardan biri Müleyke, diğeri de Ümmü Gatîf idi.
Açıklama: Burada ölen cenîn için gurre ödenmesi emredilmektedir. Gurre, düşürülen cenîn için ödenmesi gereken malî tazminattır. Bunun miktarı konusunda farklı görüşler vardır. Tam diyetin yirmide biri, bir köle veya câriyenin değeridir.
Âkıle, öldüren tarafın yakın akrabasıdır. Rasûlullah (sav), öldürülen kadına diyeti, öldüren kadının akrabaları tarafından ödenmesine hükmetmiştir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
29380, N004832
Hadis:
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ حَكِيمٍ قَالَ حَدَّثَنَا عَمْرٌو عَنْ أَسْبَاطٍ عَنْ سِمَاكٍ عَنْ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ كَانَتِ امْرَأَتَانِ جَارَتَانِ كَانَ بَيْنَهُمَا صَخَبٌ فَرَمَتْ إِحْدَاهُمَا الأُخْرَى بِحَجَرٍ فَأَسْقَطَتْ غُلاَمًا قَدْ نَبَتَ شَعْرُهُ مَيْتًا وَمَاتَتِ الْمَرْأَةُ فَقَضَى عَلَى الْعَاقِلَةِ الدِّيَةَ . فَقَالَ عَمُّهَا إِنَّهَا قَدْ أَسْقَطَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ غُلاَمًا قَدْ نَبَتَ شَعْرُهُ . فَقَالَ أَبُو الْقَاتِلَةِ إِنَّهُ كَاذِبٌ إِنَّهُ وَاللَّهِ مَا اسْتَهَلّ وَلاَ شَرِبَ وَلاَ أَكَلْ فَمِثْلُهُ يُطَلّ . قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « أَسَجْعٌ كَسَجْعِ الْجَاهِلِيَّةِ وَكِهَانَتِهَا إِنَّ فِى الصَّبِىِّ غُرَّةً » . قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ كَانَتْ إِحْدَاهُمَا مُلَيْكَةَ وَالأُخْرَى أُمَّ غَطِيفٍ .
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Osman b. Hakîm, ona Amr, ona Esbât, ona Simâk, ona İkrime, ona da İbn Abbas (ra) şöyle demiştir:
"Aralarında kavga çıkan iki komşu kadından biri, hâmile olan diğer kadına taşla vurdu. Hâmile kadın, saçları da çıkmış olan çocuğunu düşürdü ve kendisi de öldü. Rasûlullah (sav), âkılenin diyet ödemelerine hükmetti. Kadının amcası,
"- Ey Allah'ın Rasûlü! Kadın ayrıca saçları bitmiş bir çocuğu da düşürdü" dedi. Bunun üzerine öldüren kadının babası,
"- Bu adam yalan söylüyor, vallahi o çocuk ne ses çıkardı, ne yedi, ne de içti! Bu gibilerin kanı gederdir" dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu:
"Bu sözler cahiliye devrinin bir seci’i ve kehâneti midir? Çocuk için, bir gurre gerekir."
İbn Abbas diyor ki: Bu kadınlardan biri Müleyke, diğeri de Ümmü Gatîf idi.
Açıklama:
Burada ölen cenîn için gurre ödenmesi emredilmektedir. Gurre, düşürülen cenîn için ödenmesi gereken malî tazminattır. Bunun miktarı konusunda farklı görüşler vardır. Tam diyetin yirmide biri, bir köle veya câriyenin değeridir.
Âkıle, öldüren tarafın yakın akrabasıdır. Rasûlullah (sav), öldürülen kadına diyeti, öldüren kadının akrabaları tarafından ödenmesine hükmetmiştir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Kasâme ve'l-kaved ve'd-diyât 40-41, /2400
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. İkrime Mevla İbn Abbas (İkrime)
3. Simak b. Harb ez-Zühlî (Simak b. Harb b. Evs b. Halid)
4. Ebu Yusuf Esbat b. Nasr el-Hemdani (Esbât b. Nasr)
5. Amr b. Muhammed el-Ankazi (Amr b. Muhammed)
6. Ahmed b. Osman el-Evdi (Ahmed b. Osman b. Hakim b. Zübyan)
Konular:
Komşuluk, komşuluk ilişkileri
Yargı, diyet, ceninin veya çocuğun diyeti
Öneri Formu
Hadis Id, No:
29315, N004828
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَلِىُّ بْنُ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِى زَائِدَةَ عَنْ إِسْرَائِيلَ عَنْ مَنْصُورٍ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عُبَيْدِ بْنِ نُضَيْلَةَ عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ قَالَ ضَرَبَتِ امْرَأَةٌ مِنْ بَنِى لِحْيَانَ ضَرَّتَهَا بِعَمُودِ الْفُسْطَاطِ فَقَتَلَتْهَا وَكَانَ بِالْمَقْتُولَةِ حَمْلٌ فَقَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى عَصَبَةِ الْقَاتِلَةِ بِالدِّيَةِ وَلِمَا فِى بَطْنِهَا بِغُرَّةٍ .
Tercemesi:
Muğire b. Şube (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Lihyan oğullarından bir kadın kumasına çadır kazığıyla vurarak öldürmüştü, ölen kadının karnında çocuğu da vardı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Katilin asabesine diyet verilmesini, karnındaki çocuğa da gurre verilmesine hükmetti.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Kasâme ve'l-kaved ve'd-diyât 40-41, /2400
Senetler:
1. Ebu Abdullah Muğîra b. Şube es-Sekafî (Mugîra b. Şube b. Ebu Amir b. Mesud b. Muattib)
2. Ebu Muaviye Ubeyd b. Nudayle el-Huzâ'î (Ubeyd b. Nudayle)
3. Ebu İmran İbrahim en-Nehaî (İbrahim b. Yezid b. Kays b. Esved b. Amr)
4. Ebu Attab Mansur b. Mu'temir es-Sülemî (Mansur b. Mu'temir b. Abdullah)
5. Ebu Yusuf İsrail b. Yunus es-Sebîî (İsrail b. Yunus b. Ebu İshak)
6. Yahya b. Zekeriyya el-Hemdani (Yahya b. Zekeriyya b. Halid b. Meymun b. Feyruz)
7. Ali b. Said el-Kindi (Ali b. Said b. Mesruk b. Ma'dân)
Konular:
Yargı, diyet, ceninin veya çocuğun diyeti
Yargı, diyeti, suçlunun yakınlarının ödemesi
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ عَنْ شُعْبَةَ عَنْ مَنْصُورٍ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عُبَيْدِ بْنِ نُضَيْلَةَ عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ أَنَّ امْرَأَتَيْنِ كَانَتَا تَحْتَ رَجُلٍ مِنْ هُذَيْلٍ فَرَمَتْ إِحْدَاهُمَا الأُخْرَى بِعَمُودِ فُسْطَاطٍ فَأَسْقَطَتْ فَاخْتَصَمَا إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا كَيْفَ نَدِى مَنْ لاَ صَاحَ وَلاَ اسْتَهَلّ وَلاَ شَرِبَ وَلاَ أَكَلْ فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « أَسَجْعٌ كَسَجْعِ الأَعْرَابِ » . فَقَضَى بِالْغُرَّةِ عَلَى عَاقِلَةِ الْمَرْأَةِ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
29341, N004829
Hadis:
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ عَنْ شُعْبَةَ عَنْ مَنْصُورٍ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عُبَيْدِ بْنِ نُضَيْلَةَ عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ أَنَّ امْرَأَتَيْنِ كَانَتَا تَحْتَ رَجُلٍ مِنْ هُذَيْلٍ فَرَمَتْ إِحْدَاهُمَا الأُخْرَى بِعَمُودِ فُسْطَاطٍ فَأَسْقَطَتْ فَاخْتَصَمَا إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا كَيْفَ نَدِى مَنْ لاَ صَاحَ وَلاَ اسْتَهَلّ وَلاَ شَرِبَ وَلاَ أَكَلْ فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « أَسَجْعٌ كَسَجْعِ الأَعْرَابِ » . فَقَضَى بِالْغُرَّةِ عَلَى عَاقِلَةِ الْمَرْأَةِ .
Tercemesi:
Muğire b. Şube (r.a)’den rivâyete göre, Hüzeyl kabilesinden iki kadın bir erkeğin nikahı altındaydı, biri diğerine çadırın kazığıyla vurarak diğerinin çocuğunu düşürmüştü. Rasûlullah (s.a.v)’in huzuruna gelerek davalarının görülmesini istediler. (Rasûlullah (s.a.v)’de gerekeni söyledi.) Bunun üzerine onlar: “Ses çıkarmayan, bağırmayan, yemeyen, içmeyen bir çocuk için nasıl fidye ödeyebiliriz” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Bu sözler bedevilerin kafiyeli sözlerine benziyor” buyurdu ve kadının akılesi üzerine gurre ile hükmetmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Kasâme ve'l-kaved ve'd-diyât 40-41, /2400
Senetler:
1. Ebu Abdullah Muğîra b. Şube es-Sekafî (Mugîra b. Şube b. Ebu Amir b. Mesud b. Muattib)
2. Ebu Muaviye Ubeyd b. Nudayle el-Huzâ'î (Ubeyd b. Nudayle)
3. Ebu İmran İbrahim en-Nehaî (İbrahim b. Yezid b. Kays b. Esved b. Amr)
4. Ebu Attab Mansur b. Mu'temir es-Sülemî (Mansur b. Mu'temir b. Abdullah)
5. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
6. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mübarek el-Hanzalî (Abdullah b. Mübarek b. Vadıh)
7. Süveyd b. Nasr el-Mervezi (Süveyd b. Nasr b. Süveyd)
Konular:
Yargı, diyet, ceninin veya çocuğun diyeti
Öneri Formu
Hadis Id, No:
29352, N004830
Hadis:
أَخْبَرَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ مَنْصُورٍ قَالَ سَمِعْتُ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عُبَيْدِ بْنِ نُضَيْلَةَ عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ أَنَّ رَجُلاً مِنْ هُذَيْلٍ كَانَ لَهُ امْرَأَتَانِ فَرَمَتْ إِحْدَاهُمَا الأُخْرَى بِعَمُودِ الْفُسْطَاطِ فَأَسْقَطَتْ فَقِيلَ أَرَأَيْتَ مَنْ لاَ أَكَلْ وَلاَ شَرِبَ وَلاَ صَاحَ فَاسْتَهَلّ . فَقَالَ « أَسَجْعٌ كَسَجْعِ الأَعْرَابِ » . فَقَضَى فِيهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِغُرَّةٍ عَبْدٍ أَوْ أَمَةٍ وَجُعِلَتْ عَلَى عَاقِلَةِ الْمَرْأَةِ . أَرْسَلَهُ الأَعْمَشُ .
Tercemesi:
Muğire b. Şube (r.a)’den rivâyete göre, Hüzeyl kabilesinden bir adamın iki karısı vardı biri diğerine çadırın kazığı ile vurdu ve karnındaki çocuğunu düşürdü. Denildi ki: “Yemeyen, içmeyen, bağırıp ses çıkarmayan bir çocuk hakkında ne dersin?” Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bedevilerin kafiyeli sözleri gibi sözlerdir.” O konuda Rasûlullah (s.a.v) bir köle ve cariyenin verilmesini kadının akilesine emretti.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Kasâme ve'l-kaved ve'd-diyât 40-41, /2400
Senetler:
1. Ebu Abdullah Muğîra b. Şube es-Sekafî (Mugîra b. Şube b. Ebu Amir b. Mesud b. Muattib)
2. Ebu Muaviye Ubeyd b. Nudayle el-Huzâ'î (Ubeyd b. Nudayle)
3. Ebu İmran İbrahim en-Nehaî (İbrahim b. Yezid b. Kays b. Esved b. Amr)
4. Ebu Attab Mansur b. Mu'temir es-Sülemî (Mansur b. Mu'temir b. Abdullah)
5. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
6. Ebû Dâvûd et-Tayâlîsî (Süleyman b. Davud b. Cârûd)
7. Ebu Ahmed Mahmud b. Ğaylan el-Adevi (Mahmud b. Ğaylan)
Konular:
Yargı, diyet, ceninin veya çocuğun diyeti
Öneri Formu
Hadis Id, No:
29355, N004831
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ قَالَ حَدَّثَنَا مُصْعَبٌ قَالَ حَدَّثَنَا دَاوُدُ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ إِبْرَاهِيمَ قَالَ ضَرَبَتِ امْرَأَةٌ ضَرَّتَهَا بِحَجَرٍ وَهِىَ حُبْلَى فَقَتَلَتْهَا فَجَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا فِى بَطْنِهَا غُرَّةً وَجَعَلَ عَقْلَهَا عَلَى عَصَبَتِهَا فَقَالُوا نُغَرَّمُ مَنْ لاَ شَرِبَ وَلاَ أَكَلْ وَلاَ اسْتَهَلّ فَمِثْلُ ذَلِكَ يُطَلّ فَقَالَ « أَسَجْعٌ كَسَجْعِ الأَعْرَابِ هُوَ مَا أَقُولُ لَكُمْ » .
Tercemesi:
İbrahim (r.a)’den rivâyete göre, bir kadın bir taşla hamile olan kumasına vurarak öldürmüştü. Rasûlullah (s.a.v) karnındaki cenine gurre verilmesini emretti. Diyetinin de asabesine ödettirilmesini emretti. Onlar da yemeyen, içmeyen, ses çıkarmayan bir çocuk için gurre mi vereceğiz diyerek lafı uzattı. Peygamber (s.a.v): “Bu sözler bedevilerin vezinli, kafiyeli sözlerine benziyor; ne dedimse hüküm dediğim gibidir” buyurdular.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Kasâme ve'l-kaved ve'd-diyât 40-41, /2400
Senetler:
1. Ebu İmran İbrahim en-Nehaî (İbrahim b. Yezid b. Kays b. Esved b. Amr)
2. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
3. Ebu Süleyman Davud b. Nusayr et-Tai (Davud b. Nusayr b. Ziyad)
4. Ebu Abdullah Musab b. Mikdam el-Has'ami (Musab b. Mikdam)
5. Muhammed b. Râfi' el-Kuşeyrî (Muhammed b. Râfi' b. Sabur)
Konular:
Yargı, diyet, ceninin veya çocuğun diyeti
Öneri Formu
Hadis Id, No:
29384, N004833
Hadis:
أَخْبَرَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ قَالَ حَدَّثَنَا الضَّحَّاكُ بْنُ مَخْلَدٍ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ قَالَ أَخْبَرَنِى أَبُو الزُّبَيْرِ أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرًا يَقُولُ كَتَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى كُلِّ بَطْنٍ عُقُولَةً وَلاَ يَحِلُّ لِمَوْلًى أَنْ يَتَوَلَّى مُسْلِمًا بِغَيْرِ إِذْنِهِ .
Tercemesi:
Câbir (r.a)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) her karında taşıyan cenin için diyet verilmesini ve Müslüman kölesini azâd eden kimse azâdlı kölesinin izni olmadan onun velisi olamayacağını yazdı.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Kasâme ve'l-kaved ve'd-diyât 40-41, /2400
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Ebu Zübeyr Muhammed b. Müslim el-Kuraşi (Muhammed b. Müslim b. Tedrus)
3. Ebu Velid İbn Cüreyc el-Mekkî (Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc)
4. Ebu Âsım Dahhâk b. Mahled en-Nebîl (Dahhâk b. Mahled)
5. Abbas b. Abdulazim el-Anberi (Abbas b. Abdulazim b. İsmail)
Konular:
Köle, Cariye, azadı, insan hürriyeti
Yargı, diyet, ceninin veya çocuğun diyeti
Öneri Formu
Hadis Id, No:
29385, N004834
Hadis:
أَخْبَرَنِى عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ وَمُحَمَّدُ بْنُ مُصَفًّى قَالاَ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ تَطَبَّبَ وَلَمْ يُعْلَمْ مِنْهُ طِبٌّ قَبْلَ ذَلِكَ فَهُوَ ضَامِنٌ » .
Tercemesi:
Amr b. Şuayb (r.a) babasından ve dedesinden rivâyetle şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Tıbbî bilgisi olmayan bir kimse doktorluk yapmaya kalkarsa ve bir kimseye zarar verirse, tazmin etmek mecburiyetindedir.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Kasâme ve'l-kaved ve'd-diyât 40-41, /2400
Senetler:
1. Ebu Muhammed Abdullah b. Amr es-Sehmî (Abdullah b. Amr b. Âs b. Vail b. Haşim)
2. Şuayb b. Muhammed es-Sehmi (Şuayb b. Muhammed b. Abdullah b. Amr b. As)
3. Ebu İbrahim Amr b. Şuayb el-Kuraşi (Amr b. Şuayb b. Muhammed b. Abdullah b. Amr b. As)
4. Ebu Velid İbn Cüreyc el-Mekkî (Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc)
5. Ebu Abbas Velid b. Müslim el-Kuraşî (Velid b. Müslim)
6. Muhammed b. Musaffa el-Kuraşi el-Hımsî (Muhammed b. Musaffa b. Behlül)
Konular:
KTB, TIBB-I NEBEVİ
Tedavi, tedavideki kusurdan dolayı tazminat
Öneri Formu
Hadis Id, No:
29393, N004836
Hadis:
أَخْبَرَنِى هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ قَالَ حَدَّثَنِى عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ أَبْجَرَ عَنْ إِيَادِ بْنِ لَقِيطٍ عَنْ أَبِى رِمْثَةَ قَالَ أَتَيْتُ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم مَعَ أَبِى فَقَالَ « مَنْ هَذَا مَعَكَ » . قَالَ ابْنِى أَشْهَدُ بِهِ . قَالَ « أَمَا إِنَّكَ لاَ تَجْنِى عَلَيْهِ وَلاَ يَجْنِى عَلَيْكَ » .
Tercemesi:
Ebu Rimse (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Babamla birlikte Rasûlullah (s.a.v)’in yanına gitmiştim, beni kastederek: “Yanındaki kim?” dedi. Babam da: “Oğlumdur, oğlum olduğuna şahitlik ederim” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Ne oğlun senin işlediğin cinayetle cezalanır ne de sen onun işlediği cinayetten sorumlu tutulursun” buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Kasâme ve'l-kaved ve'd-diyât 41-42, /2400
Senetler:
1. Ebu Rimse Habîb b. Hayyan el-Belevî (Rifâ'a b. Yesribî)
2. İyad b. Lekît es-Sedusi (İyad b. Lekît)
3. Abdülmelik b. Ebcer el-Hemdani (Abdülmelik b. Said b. Hayyan b. Ebcer)
4. Ebu Muhammed Süfyan b. Uyeyne el-Hilâlî (Süfyân b. Uyeyne b. Meymûn)
5. Harun b. Abdullah el-Bezzâz (Harun b. Abdullah b. Mervan)
Konular:
Yargı, Suç, suçun bireyselliği
أَخْبَرَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ قَالَ حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ السَّرِىِّ قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ أَشْعَثَ عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ هِلاَلٍ عَنْ ثَعْلَبَةَ بْنِ زَهْدَمٍ الْيَرْبُوعِىِّ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ فِى أُنَاسٍ مِنَ الأَنْصَارِ فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ هَؤُلاَءِ بَنُو ثَعْلَبَةَ بْنِ يَرْبُوعٍ قَتَلُوا فُلاَنًا فِى الْجَاهِلِيَّةِ . فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم وَهَتَفَ بِصَوْتِهِ « أَلاَ لاَ تَجْنِى نَفْسٌ عَلَى الأُخْرَى » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
29397, N004837
Hadis:
أَخْبَرَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ قَالَ حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ السَّرِىِّ قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ أَشْعَثَ عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ هِلاَلٍ عَنْ ثَعْلَبَةَ بْنِ زَهْدَمٍ الْيَرْبُوعِىِّ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ فِى أُنَاسٍ مِنَ الأَنْصَارِ فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ هَؤُلاَءِ بَنُو ثَعْلَبَةَ بْنِ يَرْبُوعٍ قَتَلُوا فُلاَنًا فِى الْجَاهِلِيَّةِ . فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم وَهَتَفَ بِصَوْتِهِ « أَلاَ لاَ تَجْنِى نَفْسٌ عَلَى الأُخْرَى » .
Tercemesi:
Sa’lebe b. Zehdem el Yerbûî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), Ensardan bir guruba hitap ediyordu. Oradakilerden bir kaçı: “Ey Allah'ın Rasûlü! Bunlar Sa’lebe b. Yerbu oğulları, cahiliyye döneminde falan kimseyi öldürdüler” deyince, Rasûlullah (s.a.v) sesini yükselterek: “Dikkat edin! Hiçbir kimse başkasının cinayetiyle suçlanıp cezalanmaz” buyurdular.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Kasâme ve'l-kaved ve'd-diyât 41-42, /2401
Senetler:
1. Sa'lebe b. Zehdem el-Hanzali (Sa'lebe b. Zehdem)
2. Esved b. Hilâl el-Muhâribî (Esved b. Hilâl)
3. Eşas b. Ebu Şa'sâ el-Muharibî (Eşas b. Süleym b. Esved)
4. Süfyan es-Sevrî (Süfyan b. Said b. Mesruk b. Habib b. Rafi')
5. Bişr b. Serî el-Basri (Bişr b. Serî b. Haris b. Umeyr)
6. Ebu Ahmed Mahmud b. Ğaylan el-Adevi (Mahmud b. Ğaylan)
Konular:
Yargı, Suç, suçun bireyselliği
Öneri Formu
Hadis Id, No:
277935, N004834-2
Hadis:
أَخْبَرَنِى عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ وَمُحَمَّدُ بْنُ مُصَفًّى قَالاَ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ تَطَبَّبَ وَلَمْ يُعْلَمْ مِنْهُ طِبٌّ قَبْلَ ذَلِكَ فَهُوَ ضَامِنٌ » .
Tercemesi:
Amr b. Şuayb (r.a) babasından ve dedesinden rivâyetle şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Tıbbî bilgisi olmayan bir kimse doktorluk yapmaya kalkarsa ve bir kimseye zarar verirse, tazmin etmek mecburiyetindedir.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Kasâme ve'l-kaved ve'd-diyât 40-41, /2400
Senetler:
1. Ebu Muhammed Abdullah b. Amr es-Sehmî (Abdullah b. Amr b. Âs b. Vail b. Haşim)
2. Şuayb b. Muhammed es-Sehmi (Şuayb b. Muhammed b. Abdullah b. Amr b. As)
3. Ebu İbrahim Amr b. Şuayb el-Kuraşi (Amr b. Şuayb b. Muhammed b. Abdullah b. Amr b. As)
4. Ebu Velid İbn Cüreyc el-Mekkî (Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc)
5. Ebu Abbas Velid b. Müslim el-Kuraşî (Velid b. Müslim)
6. Ebu Hafs Amr b. Osman el-Kuraşî (Amr b. Osman b. Said b. Kesir b. Dinar)
Konular:
KTB, TIBB-I NEBEVİ
Tedavi, tedavideki kusurdan dolayı tazminat