10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bana Züheyr b. Harb, ona Ebu Safvan el-Ümevî, ona Yunus el-Eylî; (T) Bana Hermele b. Yahya -hadisin lafzı ona aittir-, ona Abdullah b. Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihâb, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman, ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah'a (sav) borçlu olarak ölen bir mevta getirildiğinde, 'Geriye borcunu ödeyecek bir şey bıraktı mı?' diye sorardı. Borcunu karşılayacak bir şeyler bıraktığı söylenirse cenaze namazını kıldırırdı. Değilse 'Arkadaşınızın namazını siz kılın' derdi. Allah (cc) ona fetihleri nasip edince, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: Ben müminlere kendi öz canlarından daha yakınımdır. Bu sebeple, kim borçlu olduğu halde vefat ederse, borcunu ödemek bana aittir. Kim de geriye mal bırakırsa, o mal mirasçılarınındır."
Bize Abdülmelik b. Şuayb b. Leys, ona babası, ona dedesi, ona Ukayl; (T) Bana Züheyr b. Harb, ona Yakub b. İbrahim, ona yeğeni İbn Şihâb; (T) Bize İbn Nümeyr, ona babası, ona İbn Ebu Zi'b, onların hepsine Zührî hadisi bu isnad ile Ebu Seleme b. Abdurrahman'dan, oda Ebu Hureyre'den şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah'a (sav) borçlu olarak ölen bir mevta getirildiğinde 'Geriye borcunu ödeyecek bir şey bıraktı mı?' diye sorardı. Borcunu karşılayacak bir şeyler bıraktığı söylenirse cenaze namazını kıldırırdı. Değilse 'Arkadaşınızın namazını siz kılın' derdi. Allah (cc) ona fetihleri nasip edince, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: Ben müminlere kendi öz canlarından daha yakınımdır. Bu sebeple, kim borçlu olduğu halde vefat ederse, borcunu ödemek bana aittir. Kim de geriye mal bırakırsa, o mal mirasçılarına aittir."
Bize Ebu Bekir b. Nâfi, ona Ğunder; (T) Bana Züheyr b. Harb, ona Abdurrahman b. Mehdî, o ikisine Şu'be, hadisi bu isnadla Adî'den, o Ebu Hâzim'den, o da Ebu Hureyre'den; 'Kim, geride bir mal bırakırsa o mal varislerinindir. Kim de bir yük bırakırsa, o bizim üzerimizdedir' şeklinde rivayet etmiştir. Ancak Ğunder'in hadisinde ifade 'Kim de bir yük bırakırsa, onun velisi ben olurum' şeklindedir.
Açıklama: İsnadın tamamı için bk. M004161.
Bana Ebu Bekir b. Nâfi, ona Ğunder; (T) Bana Züheyr b. Harb, ona Abdurrahman b. Mehdî, o ikisine Şu'be, hadisi bu isnadla Adî'den, o Ebu Hâzim'den, o da Ebu Hureyre'den; 'Kim, geride bir mal bırakırsa o mal varislerinindir. Kim de bir yük bırakırsa, o bizim üzerimizdedir' şeklinde rivayet etmiştir. Ancak Ğunder'in hadisinde ifade 'Kim de bir yük bırakırsa, onun velisi ben olurum' şeklindedir.
Açıklama: İsnadın tamamı için bk. M004161.
Bize Amr b. Muhammed b. Bükeyr en-Nakıd, ona Süfyan b. Uyeyne, ona da Muhammed b. Münkedir, Cabir b. Abdullah'ın şöyle anlattığını rivayet etmiştir: Hastalandım. Rasulullah (sav) Ebu Bekir'le birlikte yaya olarak beni ziyarete geldiler. Bir ara bayıldım. Hz. Peygamber abdest aldı sonra abdest suyundan bir miktar üzerime döktü. Böylece kendime geldim. (Ayılınca) 'Ey Allah'ın Elçisi, malım (miras taksimi) hususunda nasıl hüküm vereyim? diye sordum. Hz. Peygamber (sav) bana bir cevap vermedi. Nihayet "Senden fetva istiyorlar. De ki: 'Allah, kelâlenin (babası ve çocuğu olmayan kimsenin) mirası hakkındaki hükmü şöyle açıklıyor...' (Nisa, 4/176) şeklindeki miras ayeti nazil odu.
Bize Muhammed b. Râfi, ona Abdürrazzâk, ona Ma'mer, ona Hemmâm b. Münebbih, işte şunlar Ebu Hureyre'nin Rasulullah'tan (sav) rivayet ettiği hadislerdendir deyip, şu hadisi nakletmiştir: "Ben Allah'ın (ac) kitabında da geçtiği üzere, müminlere insanların en yakın olanıyım. Binaenaleyh, hanginiz geride bir borç veya yük bırakırsa, beni çağırın. Zira onun velisi benimdir. Hanginiz de bir mal bırakacak olursa, kim olduğuna bakmaksızın asabesini (baba tarafından erkek akrabasını) tercih etsin."
Bize Ubeydullah b. Muâz el-Anberî, ona babası, ona Şu'be, ona Adî, ona Ebu Hâzim, ona da Ebu Hureyre, Hz. PEygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Her kim mal bırakırsa, o mal mirasçılarınındır. Kim de borç bırakırsa, o bizimdir (biz öderiz)."