10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Adem, ona Şu'be, ona Sad b. Ubeyde, ona Ebu Abdurrahman es-Sülemî, ona da Ali (ra) şöyle söylemiştir: Hz. Peygamber (sav) bir cenazeye katılmıştı. Eline bir şey aldı ve onunla yere bir şeyler çizmeye başladı ve şöyle buyurdu: "İstisnasız hepinizin cehennem ya da cennetteki mekanı (takdir edilmiş) yazılmıştır." Sahabiler, 'Ey Allah'ın Rasulü! Öyleyse bizler amel etmeyi bırakıp da bu yazgımıza dayanıp güvenemez miyiz?' dediler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Sizler amel etmeye devam edin. Çünkü herkes ne için yaratılmış ise o iş kendisine kolaylaştırılmıştır: Saadet ehlinden olan kimseye saadet ehlinin ameli kolaylaştırılır. Bedbahtlardan olan kimseye geline, ona da bedbahtların işleri kolaylaştırılır." Rasulullah (sav) bundan sonra da şu ayetleri okudu: 'Sonra da kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana iletiriz'(Leyl suresi, 92/ 5-7).
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: فَكُلٌّ مُيَسَّرٌ لِمَا خُلِقَ لَهُ
Bize Musa b. İsmail, ona Vüheyb, ona Hişam, ona babası (Urve b. Zübeyr), ona Abdullah b. Zam'a'nın rivayet ettiğine göre o Hz. Peygamber'i hutbe verirken dinlemişti. Hz. Salih'in dişi devesini ve bu deveyi öldüren kişiyi anlatıyordu. "O kavmin en bedbaht olanları ileri atıldı" (Şems, 12) ayetini okudu ve şöyle buyurdu: "O dişi deveye doğru, kuvvetli, zorba ve kavminin içinde arkası olan bir kimse atıldı. Bu kişi kavmi içinde, (Mekke'de hatırı sayılı birisi olan) Ebû Zem'a gibiydi." Sonra kadınlardan bahsetti ve şöyle buyurdu: "Biriniz karısını köle döver gibi dövmek ister, ama belki o gece o kadınla birlikte olacaktır" dedi. Sonra hata eseri yellenen kişiye gülmeleri (böylece onu utandırmaları) hakkında konuştu ve "Her insanın yaptığı bir işten dolayı neden gülersiniz ki?" buyurdu. Ebu Muâviye şöyle demiştir: Bize Hişam, ona babası, ona Abdullah b. Zam'a rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber bu hadiste şöyle buyurmuştur: "Zübeyr b. Avvâm'ın amcası Ebû Zem'a gibi..."
Bize Muhammed, on Ebu Muaviye, ona el-A'meş, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hüreyre'nin (ra) söylediğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "İki nefha (sura iki üfleme) arasında kırk vardır." Orada bulunan birisi Ebu Hüreyre'ye: 'Bu, kırk gün mü?' diye sordu. Ebu Hüreyre dedi ki: 'Ben cevap vermekten çekindim.' O kimse: 'Kırk ay mı?' dedi. Ebu Hüreyre dedi ki: 'Ben cevap vermekten çekindim.' O soran: 'Kırk yıl mı?' dedi. Ebu Hüreyre: 'Ben yine cevap vermekten çekindim.' dedi. Devamla Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Sonra Allah gökyüzünden bir su indirir de sizler yeşil bir otun bitmesi gibi dirilirsiniz. İnsan bedenindeki her şey çürür yalnız bir tek kemik parçası çürümez. O da kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet günündeki yeniden yaratma bu kemikten başlar."
Bize Amr b. Ali, ona Yahya, ona Osman b . Esved, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Âişe (r.anha); (T) Bize Süleymnan b. Harb, ona Hammâd b. Zeyd, ona Eyyûb, ona Kasım, ona da Âişe (r.anha); (T) Bize Müsedded, ona Yahya, ona Ebu Yunus, ona Hâtim b. Ebu Sağîra, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Âişe (r.anha) şöyle demiştir: Rasuullah (sav) "hesaba çekilen bir kimse, mutlaka helak olur (azap görür)" buyurdu. Bunun üzerine ben “ey Allah'ın Rasulü, Allah canımı Sana feda kılsın, Azîz ve Celîl Allah "Kitabı sağ eline verilen kimseye gelince; Onun hesâbı kolay bir şekilde görülecek" (İnşikâk, 8) buyurmuyor mu?” dedim. Rasulullah (sav) "O (ayette bahsedilen) amellerin arzıdır. Ameller arz olunur ve sonrasında kim hesâb hesaba çekilirse helak olur (azap görür)" buyurdu.
Bana Hassân b.Hassân, ona Hemmâm, ona Katâde, ona da Enes b. Mâlik (ra) şöyle demiştir: Peygamber (sav) Ubeyy b. Ka'b'a "Allah, sana Kur'ân'ı okumamı bana emretti" buyurdu. Ubeyy “Allah benim adımı sana andı mı?” diye sordu. Peygamber (sav) "Allah senin adını andı" buyurunca Ubeyy b. Ka'b ağlamaya başladı. Katâde der ki: Bana gelen bilgiye göre Peygamber (sav), Ubeyy'e "Lem yekûnillezîne keferû min ehlil-kitâbi" Suresini okumuştur.
Bize Kabîsa b. Ukbe, ona Süfyân, ona A'meş, ona İbrahim, ona da Alkame şöyle demiştir: Ben Abdullah'ın bir grup talebesi içinde Şam'a geldim. Bizim gelişimizi işiten Ebu Derdâ hemen yanımıza gelip “içinizde (Abdullah b. Mes'ûd'un kıraati üzere) okuyan kimse var mı?” diye sordu. Biz “evet” dedik. Ebu Derdâ “hanginiz daha iyi okuyor?” dedi. Arkadaşlarım beni gösterdiler. Bunun üzerine bana: “Oku” dedi. Ben de "ve'l-leyli izâ yağşâ ve'n-nehâri izâ tecellâ ve'z-zekeri ve'l-ünsâ" şeklinde okudum. Ebu Derdâ “sen bu okuyuşu Hocan (İbn Mes'ûd'un) ağzından mı işittin?” dedi “evet” dedim. Ebu Derdâ “Ben de bu okuyuşu Peygamber'in (sav) ağzından işittim, ama bu adamlar (Şamlılar) bu okuyuşumuza karşı çıkıyorlar” dedi.
Bize Ebu Nuaym, ona Süfyân, ona A'meş, ona Sa'd b. Ubeyde, ona Ebu Abdurrahman es-Sülemî, ona Hz. Ali şöyle söylemiştir: Biz Hz. Peygamber'le (sav) Bakîu'l-garkad mezarlığında bir cenazeye katıldık. Hz. Peygamber (sav), "Sizden her birinizin cennetteki ve cehennemdeki yeri yazılmıştır." buyurdu. Bunun üzerine sahabiler: Ya Rasulallah! Öyle ise buna dayanıp, güvenemez miyiz? yani (bizim amel etmemize ne gerek var) dediler. Hz. Peygamber (sav): "Sizler amel edip çalışın. Çünkü herkes niçin yaratıldıysa, o kendisine kolaylaştırılmıştır." buyurdu ve el-Leyl suresinin beşinci ayetinden itibaren şu ayetlerini okudu: 'Artık kim cömert davranır, günah işlemekten sakınırsa; bunların güzel karşılığına da inanırsa; biz onu işin kolayına yönlendiririz. Ama kim cimrilik eder, kendisiyle yetinirse; güzel karşılığı da yalan sayarsa; biz onu zora sokarız.'Leyl suresi, 92/ 5-10. Bize Müsedded, ona Abdülvahid, ona A'meş, ona Sa'd b. Ubeyde, ona Ebu Abdurrahman es-Sülemî, ona Hz. Ali, biz Rasulullah'ın (sav) yanında oturuyorduk dedi ve bu hadisi nakletti.
Bize Bişr b. Halid, ona Muhamed b. Cafer, ona Şu'be, ona Süleyman ona Sa'd b. Ubeyde, ona Ebu Abdurrahman es-Sülemî, ona Hz. Ali'nin anlattığına göre Hz Peygamber (sav) bir cenaze merasiminde iken eline bir çubuk aldı onunla yere çizgi çizmeye başladı ve şöyle buyurdu: "İstisnasız hepinizin cehennem ya da cennetteki mekanı (takdir edilmiş), yazılmıştır." Bunun üzerine sahabiler: Ya Rasulallah! Buna dayanıp, güvenemez miyiz? (yani bizim amel etmemize ne gerek var) dediler. Hz. Peygamber (sav): "Sizler amel edin ve gayret gösterin. Çünkü herkes için (takdir edilen) kolaylaştırılır" buyurdu. Sonra da Kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana iletiriz".(Leyl suresi, 92/ 5-7) ayetlerini okudu". [Şu'be, bunu bana Mansur, Süleyman'dan rivayet etti de ben onu reddetmedim, dedi.]
Bize Haccâc b. Minhâl, ona Şu'be, ona Adiy, ona da Berâ (ra) şöyle rivayet etmiştir: Peygamber (sav) bir yolculukta, yatsı namazının iki rekatından birinde "Ve't-tîni ve'z-zeytûn" (Tin) suresini okudu." (Tin Suresinde geçen) " ( تَقْوِيمٍ ) Takvîm" yaratma demektir. Kuteybe der ki: Bize Hammâd, ona Yahya b. Atîk, ona da Hasan şöyle demiştir: Sadece Kur'an'ın başına besmele yaz ve iki sure arasına sadece bir çizgi çek. Mücahid der ki: "(نَادِيَهُ) Nadiyeh" onun aşiret ve akrabası, "(الزَّبَانِيَةَ) Zebâniyeh" de melekler demektir. Ma'mer der ki: "(الرُّجْعَى) er-rucâ" merci dönülecek yer, "(لَنَسْفَعَنْ)le-nesfean" biz mutlaka yakalayacağız, kesinlikle tutacağız demek olup sondaki nun harfi nun-u hafîfe yani şeddesiz sakin nundur. "سَفَعْتُ بِيَدِهِ sefeat bi-yedihi" elinden tuttu demektir.