Bize Muhammed b. Seleme el-Ka'nebî, ona Malik, İbn Şihâb, ona Übeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mesud, ona da Ebu Hureyre ve Zeyd b. Halid el-Cühenî (r.anhüma) şöyle rivayet etmişlerdir:
İki adam davalarını Rasulullah'ın (sav) huzuruna taşıdılar. Onlardan biri “aramızda Allah’ın Kitabı'na göre hükmet” dedi. Karşı taraf ondan daha anlayışlı biriydi, o da “doğrudur ey Allah'ın Rasulü, bana izin ver anlatayım” dedi ve şöyle devam etti: “Oğlum bu adamın yanında işçi idi bunun karısıyla zina etmiş, bu olay üzerine oğlumun recmedilip öldürülmesi gerektiğini haber verdiler. Ben de bu adama oğlumun fidyesi olarak yüz koyun bir de cariye verdim. Sonra ilim sahibi kimselere sordum, bana oğluma yüz değnek vurulması ve bir yıl da sürgüne gönderilmesini, kadının da recmedilmesi gerektiğini söylediler” dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Canımı kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki aranızda Allah’ın Kitabı'yla hükmedeceğim. Koyunlar ve cariye sana geri verilecek" buyurdu. Hz. Peygamber (sav) Adamın oğluna yüz değnek vurdurdu ve bir yıl sürgüne cezasına çarptırdı. Üneys de diğer adamın hanımının yanına gitmesini emrederek "eğer suçunu itiraf ederse ona recim cezası uygula" buyurdu. Kadın suçunu itiraf etti ve o da recim cezası uyguladı.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
275782, D004445-2
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ الْقَعْنَبِىُّ عَنْ مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ وَزَيْدِ بْنِ خَالِدٍ الْجُهَنِىِّ أَنَّهُمَا أَخْبَرَاهُ أَنَّ رَجُلَيْنِ اخْتَصَمَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ أَحَدُهُمَا يَا رَسُولَ اللَّهِ اقْضِ بَيْنَنَا بِكِتَابِ اللَّهِ. وَقَالَ الآخَرُ وَكَانَ أَفْقَهَهُمَا أَجَلْ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَاقْضِ بَيْنَنَا بِكِتَابِ اللَّهِ وَائْذَنْ لِى أَنْ أَتَكَلَّمَ. قَالَ "تَكَلَّمْ." قَالَ إِنَّ ابْنِى كَانَ عَسِيفًا عَلَى هَذَا - وَالْعَسِيفُ الأَجِيرُ - فَزَنَى بِامْرَأَتِهِ فَأَخْبَرُونِى أَنَّمَا عَلَى ابْنِى الرَّجْمَ فَافْتَدَيْتُ مِنْهُ بِمِائَةِ شَاةٍ وَبِجَارِيَةٍ لِى ثُمَّ إِنِّى سَأَلْتُ أَهْلَ الْعِلْمِ فَأَخْبَرُونِى أَنَّمَا عَلَى ابْنِى جَلْدُ مِائَةٍ وَتَغْرِيبُ عَامٍ وَإِنَّمَا الرَّجْمُ عَلَى امْرَأَتِهِ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"أَمَا وَالَّذِى نَفْسِى بِيَدِهِ لأَقْضِيَنَّ بَيْنَكُمَا بِكِتَابِ اللَّهِ أَمَّا غَنَمُكَ وَجَارِيَتُكَ فَرَدٌّ إِلَيْكَ." وَجَلَدَ ابْنَهُ مِائَةً وَغَرَّبَهُ عَامًا وَأَمَرَ أُنَيْسًا الأَسْلَمِىَّ أَنْ يَأْتِىَ امْرَأَةَ الآخَرِ فَإِنِ اعْتَرَفَتْ رَجَمَهَا فَاعْتَرَفَتْ فَرَجَمَهَا.
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Seleme el-Ka'nebî, ona Malik, İbn Şihâb, ona Übeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mesud, ona da Ebu Hureyre ve Zeyd b. Halid el-Cühenî (r.anhüma) şöyle rivayet etmişlerdir:
İki adam davalarını Rasulullah'ın (sav) huzuruna taşıdılar. Onlardan biri “aramızda Allah’ın Kitabı'na göre hükmet” dedi. Karşı taraf ondan daha anlayışlı biriydi, o da “doğrudur ey Allah'ın Rasulü, bana izin ver anlatayım” dedi ve şöyle devam etti: “Oğlum bu adamın yanında işçi idi bunun karısıyla zina etmiş, bu olay üzerine oğlumun recmedilip öldürülmesi gerektiğini haber verdiler. Ben de bu adama oğlumun fidyesi olarak yüz koyun bir de cariye verdim. Sonra ilim sahibi kimselere sordum, bana oğluma yüz değnek vurulması ve bir yıl da sürgüne gönderilmesini, kadının da recmedilmesi gerektiğini söylediler” dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Canımı kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki aranızda Allah’ın Kitabı'yla hükmedeceğim. Koyunlar ve cariye sana geri verilecek" buyurdu. Hz. Peygamber (sav) Adamın oğluna yüz değnek vurdurdu ve bir yıl sürgüne cezasına çarptırdı. Üneys de diğer adamın hanımının yanına gitmesini emrederek "eğer suçunu itiraf ederse ona recim cezası uygula" buyurdu. Kadın suçunu itiraf etti ve o da recim cezası uyguladı.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Hudûd 25, /1013
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Abdullah Ubeydullah b. Abdullah el-Hüzeli (Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mesud b. Gâfil)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Abdullah Malik b. Enes el-Esbahî (Malik b. Enes b. Malik b. Ebu Amir)
5. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesleme el-Harisî (Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb)
Konular:
Recm, cezası
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِىٍّ النُّفَيْلِىُّ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ عَنْ عَمْرِو بْنِ أَبِى عَمْرٍو عَنْ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"مَنْ وَجَدْتُمُوهُ يَعْمَلُ عَمَلَ قَوْمِ لُوطٍ فَاقْتُلُوا الْفَاعِلَ وَالْمَفْعُولَ بِهِ."
[قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَاهُ سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ عَنْ عَمْرِو بْنِ أَبِى عَمْرٍو مِثْلَهُ وَرَوَاهُ عَبَّادُ بْنُ مَنْصُورٍ عَنْ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَفَعَهُ وَرَوَاهُ ابْنُ جُرَيْجٍ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ دَاوُدَ بْنِ الْحُصَيْنِ عَنْ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَفَعَهُ.]
[قال ابو داود: يرون أن إبراهيم هذا هو إبراهيم بن أبي يحيى المدني و يخافون أن يكون عباد سمعه في إبراهيم.]
Açıklama: Musannif ile İbn Cüreyc arasında inkita vardır.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
275790, D004462-4
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِىٍّ النُّفَيْلِىُّ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ عَنْ عَمْرِو بْنِ أَبِى عَمْرٍو عَنْ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"مَنْ وَجَدْتُمُوهُ يَعْمَلُ عَمَلَ قَوْمِ لُوطٍ فَاقْتُلُوا الْفَاعِلَ وَالْمَفْعُولَ بِهِ."
[قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَاهُ سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ عَنْ عَمْرِو بْنِ أَبِى عَمْرٍو مِثْلَهُ وَرَوَاهُ عَبَّادُ بْنُ مَنْصُورٍ عَنْ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَفَعَهُ وَرَوَاهُ ابْنُ جُرَيْجٍ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ دَاوُدَ بْنِ الْحُصَيْنِ عَنْ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَفَعَهُ.]
[قال ابو داود: يرون أن إبراهيم هذا هو إبراهيم بن أبي يحيى المدني و يخافون أن يكون عباد سمعه في إبراهيم.]
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Muhammed b. Ali Nüfeyl, ona Abdülaziz b. Muhammed, ona Amr b. Ebu Amr, ona İkrime, ona da İbn Abbas'tan (ra) Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Lût kavminin yaptığını yapan birisini bulursanız (bilirseniz), yapanı da yapılanı da öldürünüz."
[Ebû Davud der ki: Bu hadisin benzerini, Süleyman b. Bilal, ona Amr b. Ebu Amr'dan rivayet etmiştir. Abbad b. Mansur ona İkrime vasıtasıyla İbn Abbas'tan merfu olarak rivayet etmiştir. Ayrıca, İbn Cüreyc, ona İbrahim, ona Davud b. el-Husayn, ona İkrime, ona da İbn Abbas'tan merfu olarak rivayet etti. Buradaki merfu olarak sözünden maksadı şudur; İbn Abbas, Rasulullah şöyle dedi dememiş. Ravi: İbn Abbas onu ref etti demiştir.]
Açıklama:
Musannif ile İbn Cüreyc arasında inkita vardır.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Hudûd 29, /1018
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. İkrime Mevla İbn Abbas (İkrime)
3. Ebu Süleyman Davud b. Husayn el-Kuraşi (Davud b. Husayn)
4. Ebu Velid İbn Cüreyc el-Mekkî (Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc)
Konular:
Yargı, Lutiliğin cezası
Açıklama: Musannif ile Şube b. Haccac arasında inkita vardır.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
275800, D004473-3
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ أَخْبَرَنَا إِسْرَائِيلُ حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى عَنْ أَبِى جَمِيلَةَ عَنْ عَلِىٍّ رضى الله عنه قَالَ فَجَرَتْ جَارِيَةٌ لآلِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ
"يَا عَلِىُّ انْطَلِقْ فَأَقِمْ عَلَيْهَا الْحَدَّ." فَانْطَلَقْتُ فَإِذَا بِهَا دَمٌ يَسِيلُ لَمْ يَنْقَطِعْ فَأَتَيْتُهُ فَقَالَ
"يَا عَلِىُّ أَفَرَغْتَ." قُلْتُ أَتَيْتُهَا وَدَمُهَا يَسِيلُ. فَقَالَ
"دَعْهَا حَتَّى يَنْقَطِعَ دَمُهَا ثُمَّ أَقِمْ عَلَيْهَا الْحَدَّ وَأَقِيمُوا الْحُدُودَ عَلَى مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ."
[قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَكَذَلِكَ رَوَاهُ أَبُو الأَحْوَصِ عَنْ عَبْدِ الأَعْلَى وَرَوَاهُ شُعْبَةُ عَنْ عَبْدِ الأَعْلَى فَقَالَ فِيهِ "لاَ تَضْرِبْهَا حَتَّى تَضَعَ." وَالأَوَّلُ أَصَحُّ .]
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Kesîr, ona İsrail, ona Abdula'la, ona Ebu Cemile, ona da Ali (ra) demiştir ki: Rasulullah'ın ailesine ait bir cariye zina etmişti. Rasulullah (sav); "ya Ali, git ona haddi tatbik et" buyurdu. Gittim bir de ne göreyim! Kadından devamlı kan gidiyor. Rasulullah'a geldim. Efendimiz; "işi bitirdin mi ya Ali?" dedi. Kadına gittim, kendisinden kan gidiyordu dedim. Rasulullah (sav); "onu kanı kesilinceye kadar bırak, sonra haddi uygula. Sahibi olduğunuz kölelere (ve cariyelere) hadleri uygulayınız" buyurdu.
[Ebû Davud şöyle dedi: Ebu'l-Ahvas da Abdul'ala'dan aynen bu şekilde rivayet etti. Şube, Abdul'ala'dan rivayet edip şöyle dedi: Rasulullah; "doğuruncaya kadar ona vurma" buyurdu. Ancak birincisi daha sahihtir.]
Açıklama:
Musannif ile Şube b. Haccac arasında inkita vardır.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Hudûd 34, /1021
Senetler:
1. Ebu Hasan Ali b. Ebu Talib el-Hâşimî (Ali b. Ebu Talib b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Cemile Meysere b. Yakub et-Tuhevî (Meysere b. Yakub)
3. Abdula'la b. Amir es-Sa'lebî (Abdula'la b. Amir)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
Konular:
Yargı, Hadleri uygulamadaki durum
حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ أَنَّ هِشَامًا الدَّسْتَوَائِىَّ وَأَبَانَ بْنَ يَزِيدَ حَدَّثَاهُمُ - الْمَعْنَى - عَنْ يَحْيَى عَنْ أَبِى قِلاَبَةَ عَنْ أَبِى الْمُهَلَّبِ عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ أَنَّ امْرَأَةً - قَالَ فِى حَدِيثِ أَبَانَ مِنْ جُهَيْنَةَ - أَتَتِ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ إِنَّهَا زَنَتْ وَهِىَ حُبْلَى. فَدَعَا النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم وَلِيًّا لَهَا فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"أَحْسِنْ إِلَيْهَا فَإِذَا وَضَعَتْ فَجِئْ بِهَا." فَلَمَّا أَنْ وَضَعَتْ جَاءَ بِهَا فَأَمَرَ بِهَا النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم فَشُكَّتْ عَلَيْهَا ثِيَابُهَا ثُمَّ أَمَرَ بِهَا فَرُجِمَتْ ثُمَّ أَمَرَهُمْ فَصَلَّوْا عَلَيْهَا فَقَالَ عُمَرُ يَا رَسُولَ اللَّهِ تُصَلِّى عَلَيْهَا وَقَدْ زَنَتْ قَالَ
"وَالَّذِى نَفْسِى بِيَدِهِ لَقَدْ تَابَتْ تَوْبَةً لَوْ قُسِّمَتْ بَيْنَ سَبْعِينَ مِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ لَوَسِعَتْهُمْ وَهَلْ وَجَدْتَ أَفْضَلَ مِنْ أَنْ جَادَتْ بِنَفْسِهَا."
[لَمْ يَقُلْ عَنْ أَبَانَ فَشُكَّتْ عَلَيْهَا ثِيَابُهَا.]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
275781, D004440-2
Hadis:
حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ أَنَّ هِشَامًا الدَّسْتَوَائِىَّ وَأَبَانَ بْنَ يَزِيدَ حَدَّثَاهُمُ - الْمَعْنَى - عَنْ يَحْيَى عَنْ أَبِى قِلاَبَةَ عَنْ أَبِى الْمُهَلَّبِ عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ أَنَّ امْرَأَةً - قَالَ فِى حَدِيثِ أَبَانَ مِنْ جُهَيْنَةَ - أَتَتِ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ إِنَّهَا زَنَتْ وَهِىَ حُبْلَى. فَدَعَا النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم وَلِيًّا لَهَا فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"أَحْسِنْ إِلَيْهَا فَإِذَا وَضَعَتْ فَجِئْ بِهَا." فَلَمَّا أَنْ وَضَعَتْ جَاءَ بِهَا فَأَمَرَ بِهَا النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم فَشُكَّتْ عَلَيْهَا ثِيَابُهَا ثُمَّ أَمَرَ بِهَا فَرُجِمَتْ ثُمَّ أَمَرَهُمْ فَصَلَّوْا عَلَيْهَا فَقَالَ عُمَرُ يَا رَسُولَ اللَّهِ تُصَلِّى عَلَيْهَا وَقَدْ زَنَتْ قَالَ
"وَالَّذِى نَفْسِى بِيَدِهِ لَقَدْ تَابَتْ تَوْبَةً لَوْ قُسِّمَتْ بَيْنَ سَبْعِينَ مِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ لَوَسِعَتْهُمْ وَهَلْ وَجَدْتَ أَفْضَلَ مِنْ أَنْ جَادَتْ بِنَفْسِهَا."
[لَمْ يَقُلْ عَنْ أَبَانَ فَشُكَّتْ عَلَيْهَا ثِيَابُهَا.]
Tercemesi:
Bize Müslim b. İbrahim, ona Hişam (b. Senber) ed-Destevâî ve Ebân b. Yezîd, onlara Yahya (b. Ebu Kesir), ona Ebû Kilabe (Abdullah b. Zeyd), ona Ebu Mühelleb (Muaviye b. Amr), ona da İmran b. Husayn şöyle demiştir: Cüheyne kabilesinden bir kadın Rasulullah'ın (sav) huzuruna çıkıp zina yaptığını itiraf etti ve ben hamile olduğunu söyledi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) kadının yakınlarını çağırarak onlara; "bu kadına iyi davranınız. Doğum yapınca da bana getiriniz" buyurdu. Kadın doğurunca getirildi. Rasulullah da (sav) kadının elbisesinin (açılmaması için) güzelce üzerine bağlanmasını emretti. Sonra da kadın recm edildi. Ardından da cenaze namazı kılındı. Bu sırada Ömer (b. Hattab): Ey Allah'ın Rasulü! Zina yaptığı halde onun cenaze namazını mı kılıyorsun? dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Canım elinde olan Allah'a yemin ederim ki, o kadın öyle bir tövbe etti ki onun tövbesi Medine halkından yetmiş kişiye dağıtılsa hepsine yeterdi. Sen bu kadının canını feda etmesinden daha üstün bir şey var mı sanıyorsun?" buyurdu.
[Müslim, Ebân'dan olan rivayette elbisesi üzerine bağlandı lafzını söylemedi.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Hudûd 25, /1012
Senetler:
1. Ebu Nüceyd İmran b. Husayn el-Ezdî (İmran b. Husayn b. Ubeyd b. Halef b. Abdünühüm)
2. Ebu Mühelleb Muaviye b. Amr el-Basri (Amr b. Muaviye b. Zeyd)
3. Ebû Kilabe Abdullah b. Zeyd el-Cermî (Abdullah b. Zeyd b. Amr b. Nâtil b. Malik b. Ubeyd)
4. Ebu Nasr Yahya b. Ebu Kesir et-Tâî (Yahya b. Salih b. Mütevekkil)
5. Hişam b. Ebu Abdullah ed-Destevâî (Hişam b. Senber)
6. Ebu Amr Müslim b. İbrahim el-Ferahidi (Müslim b. İbrahim)
Konular:
Recm, cezası
Öneri Formu
Hadis Id, No:
275783, D004450-2
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ قَالَ حَدَّثَنَا رَجُلٌ مِنْ مُزَيْنَةَ ح
وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ حَدَّثَنَا عَنْبَسَةُ حَدَّثَنَا يُونُسُ قَالَ قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ مُسْلِمٍ سَمِعْتُ رَجُلاً مِنْ مُزَيْنَةَ مِمَّنْ يَتَّبِعُ الْعِلْمَ وَيَعِيهِ - ثُمَّ اتَّفَقَا - وَنَحْنُ عِنْدَ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ فَحَدَّثَنَا عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ - وَهَذَا حَدِيثُ مَعْمَرٍ وَهُوَ أَتَمُّ - قَالَ زَنَى رَجُلٌ مِنَ الْيَهُودِ وَامْرَأَةٌ فَقَالَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ اذْهَبُوا بِنَا إِلَى هَذَا النَّبِىِّ فَإِنَّهُ نَبِىٌّ بُعِثَ بِالتَّخْفِيفِ فَإِنْ أَفْتَانَا بِفُتْيَا دُونَ الرَّجْمِ قَبِلْنَاهَا وَاحْتَجَجْنَا بِهَا عِنْدَ اللَّهِ قُلْنَا فُتْيَا نَبِىٍّ مِنْ أَنْبِيَائِكَ - قَالَ - فَأَتَوُا النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ جَالِسٌ فِى الْمَسْجِدِ فِى أَصْحَابِهِ فَقَالُوا يَا أَبَا الْقَاسِمِ مَا تَرَى فِى رَجُلٍ وَامْرَأَةٍ زَنَيَا فَلَمْ يُكَلِّمْهُمْ كَلِمَةً حَتَّى أَتَى بَيْتَ مِدْرَاسِهِمْ فَقَامَ عَلَى الْبَابِ فَقَالَ
"أَنْشُدُكُمْ بِاللَّهِ الَّذِى أَنْزَلَ التَّوْرَاةَ عَلَى مُوسَى مَا تَجِدُونَ فِى التَّوْرَاةِ عَلَى مَنْ زَنَى إِذَا أُحْصِنَ." قَالُوا يُحَمَّمُ وَيُجَبَّهُ وَيُجْلَدُ - وَالتَّجْبِيَةُ أَنْ يُحْمَلَ الزَّانِيَانِ عَلَى حِمَارٍ وَتُقَابَلَ أَقْفِيَتُهُمَا وَيُطَافَ بِهِمَا - قَالَ وَسَكَتَ شَابٌّ مِنْهُمْ فَلَمَّا رَآهُ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم سَكَتَ أَلَظَّ بِهِ النِّشْدَةَ فَقَالَ اللَّهُمَّ إِذْ نَشَدْتَنَا فَإِنَّا نَجِدُ فِى التَّوْرَاةِ الرَّجْمَ. فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"فَمَا أَوَّلُ مَا ارْتَخَصْتُمْ أَمْرَ اللَّهِ." قَالَ زَنَى ذُو قَرَابَةٍ مَعَ مَلِكٍ مِنْ مُلُوكِنَا فَأَخَّرَ عَنْهُ الرَّجْمَ ثُمَّ زَنَى رَجُلٌ فِى أُسْرَةٍ مِنَ النَّاسِ فَأَرَادَ رَجْمَهُ فَحَالَ قَوْمُهُ دُونَهُ وَقَالُوا لاَ يُرْجَمُ صَاحِبُنَا حَتَّى تَجِىءَ بِصَاحِبِكَ فَتَرْجُمَهُ فَاصْطَلَحُوا عَلَى هَذِهِ الْعُقُوبَةِ بَيْنَهُمْ. فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"فَإِنِّى أَحْكُمُ بِمَا فِى التَّوْرَاةِ." فَأَمَرَ بِهِمَا فَرُجِمَا. قَالَ الزُّهْرِىُّ فَبَلَغَنَا أَنَّ هَذِهِ الآيَةَ نَزَلَتْ فِيهِمْ "(إِنَّا أَنْزَلْنَا التَّوْرَاةَ فِيهَا هُدًى وَنُورٌ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذِينَ أَسْلَمُوا)" كَانَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم مِنْهُمْ.
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Yahya, ona Abdürrezzak, ona Mamer, ona Zührî, ona bir adam Müzeyne'den; (T)
Bize Ahmed b. Salih, ona Anbese, ona Yunus, ona Muhammed b. Müslim'den. Müzine'den ilim peşinde koşan ve ondan haberdar olan bir adam işittim. Sonra anlaştılar- Said b. Musayyib ile birlikteyken, bize söyledi. Ona da Ebu Hureyre (ra) -bu Mamer'in hadisidir ve daha tamdır- şöyle demiştir. Yahudilerden bir adamla bir kadın zina ettiler. Birbirlerine, şu Peygamber'e gidelim. Şüphesiz o hafifletmek üzere gönderilen bir Nebi'dir. Eğer bize recimden başka bir fetva verirse kabul ederiz. Onunla Allah katında ihticâc eder ve senin peygamberlerinden birisinin fetvası deriz dediler. Rasulullah (sav) mescidde sahabeleri arasında otururken geldiler. Ya Ebu'l-Kasım! Zina eden erkek ve kadın hakkında ne dersin? dediler. Rasulullah onların okuma evine gelinceye kadar, kendileri ile bir kelime konuşmadı. (Oraya gelince) kapının yanında durdu:
"Size, Tevrat'ı indiren Allah adı ile soruyorum. Zina eden birisi muhsan olduğu zaman, onun hakkında Tevrat'ta ne ceza buluyorsunuz?" dedi. Yüzü kömürle boyanır, tecbih edilir ve değnekle dövülür dediler.
Tecbih: Zina edenlerin sırt sırta gelecek şekilde bir eşeğe dirilip, dolaştırılmalarıdır. Ama onlardan bir genç sustu. Rasulullah (sav) onun sustuğunu görünce ona yemin vermekte ısrar etti. Genç, sen bize yemin verdiğin için söylüyorum: Biz Tevrat'ta recmi buluyoruz dedi. Rasulullah (sav); "Allah'ın emrini yumuşatıp kolaylaştırdığınız ilk olay nedir?" dedi. Genç, krallarımızdan birisinin bir akrabası zina etti. Kral onu recm etmeyi geciktirdi. Sonra, halktan bir aileden birisi zina etti, onu recmetmek istedi. Bunun üzerine tebaası karşısına dikildi ve senin akraban getirilip de recmedilmedikçe bizim arkadaşımız recmedilemez dediler. Neticede, aralarında bu ceza üzerinde anlaştılar, dedi. Rasulullah (sav); "şüphesiz ben, Tevrat'taki ile hükmedeceğim" buyurdu. Recm edilmelerini emretti ve recm edildiler.
(Ravilerden) Zührî şöyle dedi: "Şüphesiz biz, yol gösterici ve nur olarak Tevrat'ı indirdik. Kendisini Allah'a teslim eden Peygamberler onunla hükmeder…" ayetinin bu yahudiler hakkında indiği haberi bize ulaştı. Rasulullah da (sav) (onunla hükmeden) Peygamberlerdendir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Hudûd 26, /1015
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Racul Min Müzeyne (Racul Min Müzeyne)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Urve Mamer b. Raşid el-Ezdî (Mamer b. Râşid)
5. ُEbu Bekir Abdürrezzak b. Hemmam (Abdürrezzak b. Hemmam b. Nafi)
6. Muhammed b. Yahya ez-Zühli (Muhammed b. Yahya b. Abdullah b. Halid)
Konular:
Kur'an, Recm ayeti, Tevrat'ta
Recm, cezası
حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ بَقِيَّةَ عَنْ هُشَيْمٍ عَنْ مُغِيرَةَ عَنْ إِبْرَاهِيمَ وَالشَّعْبِىِّ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ لَمْ يَذْكُرْ فَدَعَا بِالشُّهُودِ فَشَهِدُوا.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
275784, D004453-2
Hadis:
حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ بَقِيَّةَ عَنْ هُشَيْمٍ عَنْ مُغِيرَةَ عَنْ إِبْرَاهِيمَ وَالشَّعْبِىِّ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ لَمْ يَذْكُرْ فَدَعَا بِالشُّهُودِ فَشَهِدُوا.
Tercemesi:
Bize Vehb b. Bakiyye, ona Hişam, ona Muğira ona İbrahim ve eş-Şa'bî vasıtasıyla Rasulullah'tan yukarıdaki hadisin benzerini rivayet etti. "Rasulullah şahitleri çağırdı, şahitlik ettiler..." sözünü zikretmedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Hudûd 26, /1017
Senetler:
1. Ebu İmran İbrahim en-Nehaî (İbrahim b. Yezid b. Kays b. Esved b. Amr)
2. Ebu Hişam Muğira b. Miksem ed-Dabbî (Muğira b. Miksem)
3. Ebu Muaviye Hüşeym b. Beşir es-Sülemî (Hüşeym b. Beşir b. el-Kasım b. Dinar)
4. Ebu Muhammed Vühban b. Bakiyye el-Vasıtî (Vehb b. Bakiyye b. Osman)
Konular:
Kur'an, Recm ayeti, Tevrat'ta
Öneri Formu
Hadis Id, No:
275792, D004465-2
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ أَنَّ شَرِيكًا وَأَبَا الأَحْوَصِ وَأَبَا بَكْرِ بْنَ عَيَّاشٍ حَدَّثُوهُمْ عَنْ عَاصِمٍ عَنْ أَبِى رَزِينٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ
"لَيْسَ عَلَى الَّذِى يَأْتِى الْبَهِيمَةَ حَدٌّ."
[قَالَ أَبُو دَاوُدَ كَذَا قَالَ عَطَاءٌ وَقَالَ الْحَكَمُ أَرَى أَنْ يُجْلَدَ وَلاَ يَبْلُغَ بِهِ الْحَدَّ. وَقَالَ الْحَسَنُ هُوَ بِمَنْزِلَةِ الزَّانِى.]
[قَالَ أَبُو دَاوُدَ حَدِيثُ عَاصِمٍ يُضَعِّفُ حَدِيثَ عَمْرِو بْنِ أَبِى عَمْرٍو.]
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Yunus, ona Şerik ve Ebu Ahvas ve Ebu Bekir b. Ayyaş, onlara Asım, ona Ebu Rezîn, ona da İbn Abbas (ra) şöyle demiştir: "Hayvana ilişkide bulunana had yoktur."
[Ebû Davud der ki: Ata da böyle dedi. Hakem: Onun değnekle dövülmesini ama bunun had miktarına varmamasını uygun bulurum dedi. Hasen ise o zina menzilesindedir demiştir.]
[Ebû Davud: Asım'ın hadisi, Amr b. Amr'ın hadisini zayıflatmaktadır dedi.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Hudûd 30, /1019
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Mesud b. Malik el-Esedî (Mesud b. Malik)
3. Asım b. Ebu Necûd el-Esedî (Âsım b. Behdele)
4. Ebu Ahvas Sellâm b. Süleym el-Hanefî (Sellâm b. Süleym)
5. Ebu Abdullah Ahmed b. Yunus et-Temimî (Ahmed b. Abdullah b. Yunus b. Abdullah b. Kays)
Konular:
Suçlar, Cinsel: hayvanla cinsel münasebet
Öneri Formu
Hadis Id, No:
275794, D004465-3
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ أَنَّ شَرِيكًا وَأَبَا الأَحْوَصِ وَأَبَا بَكْرِ بْنَ عَيَّاشٍ حَدَّثُوهُمْ عَنْ عَاصِمٍ عَنْ أَبِى رَزِينٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ
"لَيْسَ عَلَى الَّذِى يَأْتِى الْبَهِيمَةَ حَدٌّ."
[قَالَ أَبُو دَاوُدَ كَذَا قَالَ عَطَاءٌ وَقَالَ الْحَكَمُ أَرَى أَنْ يُجْلَدَ وَلاَ يَبْلُغَ بِهِ الْحَدَّ. وَقَالَ الْحَسَنُ هُوَ بِمَنْزِلَةِ الزَّانِى.]
[قَالَ أَبُو دَاوُدَ حَدِيثُ عَاصِمٍ يُضَعِّفُ حَدِيثَ عَمْرِو بْنِ أَبِى عَمْرٍو.]
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Yunus, ona Şerik ve Ebu Ahvas ve Ebu Bekir b. Ayyaş, onlara Asım, ona Ebu Rezîn, ona da İbn Abbas (ra) şöyle demiştir: "Hayvana ilişkide bulunana had yoktur."
[Ebû Davud der ki: Ata da böyle dedi. Hakem: Onun değnekle dövülmesini ama bunun had miktarına varmamasını uygun bulurum dedi. Hasen ise o zina menzilesindedir demiştir.]
[Ebû Davud: Asım'ın hadisi, Amr b. Amr'ın hadisini zayıflatmaktadır dedi.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Hudûd 30, /1019
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Mesud b. Malik el-Esedî (Mesud b. Malik)
3. Asım b. Ebu Necûd el-Esedî (Âsım b. Behdele)
4. Ebu Abdullah Şerik b. Abdullah el-Kâdî (Şerik b. Abdullah b. Haris b. Evs b. Haris)
5. Ebu Abdullah Ahmed b. Yunus et-Temimî (Ahmed b. Abdullah b. Yunus b. Abdullah b. Kays)
Konular:
Suçlar, Cinsel: hayvanla cinsel münasebet
حَدَّثَنَا مُسَدَّدُ بْنُ مُسَرْهَدٍ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ حَدَّثَنَا سِمَاكٌ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَلْقَمَةَ وَالأَسْوَدِ قَالاَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّى عَالَجْتُ امْرَأَةً مِنْ أَقْصَى الْمَدِينَةِ فَأَصَبْتُ مِنْهَا مَا دُونَ أَنْ أَمَسَّهَا فَأَنَا هَذَا فَأَقِمْ عَلَىَّ مَا شِئْتَ. فَقَالَ عُمَرُ قَدْ سَتَرَ اللَّهُ عَلَيْكَ لَوْ سَتَرْتَ عَلَى نَفْسِكَ. فَلَمْ يَرُدَّ عَلَيْهِ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم شَيْئًا فَانْطَلَقَ الرَّجُلُ فَأَتْبَعَهُ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً فَدَعَاهُ فَتَلاَ عَلَيْهِ "(وَأَقِمِ الصَّلاَةَ طَرَفَىِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِنَ اللَّيْلِ)" إِلَى آخِرِ الآيَةِ فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلَهُ خَاصَّةً أَمْ لِلنَّاسِ فَقَالَ
"لِلنَّاسِ كَافَّةً."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
275795, D004468-2
Hadis:
حَدَّثَنَا مُسَدَّدُ بْنُ مُسَرْهَدٍ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ حَدَّثَنَا سِمَاكٌ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَلْقَمَةَ وَالأَسْوَدِ قَالاَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّى عَالَجْتُ امْرَأَةً مِنْ أَقْصَى الْمَدِينَةِ فَأَصَبْتُ مِنْهَا مَا دُونَ أَنْ أَمَسَّهَا فَأَنَا هَذَا فَأَقِمْ عَلَىَّ مَا شِئْتَ. فَقَالَ عُمَرُ قَدْ سَتَرَ اللَّهُ عَلَيْكَ لَوْ سَتَرْتَ عَلَى نَفْسِكَ. فَلَمْ يَرُدَّ عَلَيْهِ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم شَيْئًا فَانْطَلَقَ الرَّجُلُ فَأَتْبَعَهُ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً فَدَعَاهُ فَتَلاَ عَلَيْهِ "(وَأَقِمِ الصَّلاَةَ طَرَفَىِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِنَ اللَّيْلِ)" إِلَى آخِرِ الآيَةِ فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلَهُ خَاصَّةً أَمْ لِلنَّاسِ فَقَالَ
"لِلنَّاسِ كَافَّةً."
Tercemesi:
Bize Müsedded b. Müserhed, ona Ebu Ahvas, ona Simak, ona İbrahim, ona Alkame ve Esved, ona da Abdullah (b. Mesud ra) şöyle demiştir:
Bir adam Nebî'ye (sav) gelerek şöyle dedi: Ya Rasulullah ben Medine'nin kenarında bir kadınla oynaştım. Ona cinsi temastan başka her şeyi yaptım. İşte ben huzurundayım. Bana dilediğin haddi uygula (dilediğin cezayı ver), dedi. Hz. Ömer (ra), Allah seni (n suçunu) gizledi. Sen de gizleseydin (iyi olurdu) dedi. Rasulullah (sav) hiçbir cevap vermedi. Adam gitti. Rasulullah (sav) peşinden bir adam gönderip onu (geri) çağırdı ve şu ayet-i kerimeyi okudu: "Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın saatlerinde namazı kıl..." Halktan birisi, Ya Rasulullah bu sadece onun için midir? Yoksa tüm insanlar için midir? dedi. Rasulullah (sav); "tüm insanlar için" dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Hudûd 32, /1019
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesud (Abdullah b. Mesud b. Gafil b. Habib b. Şemh)
2. Ebu Şibl Alkame b. Kays en-Nehaî (Alkame b. Kays b. Abdullah b. Malik b. Alkame)
3. Ebu İmran İbrahim en-Nehaî (İbrahim b. Yezid b. Kays b. Esved b. Amr)
4. Simak b. Harb ez-Zühlî (Simak b. Harb b. Evs b. Halid)
5. Ebu Ahvas Sellâm b. Süleym el-Hanefî (Sellâm b. Süleym)
6. Müsedded b. Müserhed el-Esedî (Müsedded b. Müserhed b. Müserbel b. Şerik)
Konular:
Hz. Peygamber, evrenselliği ve risaleti
Namaz, Dindeki Yeri, Müslüman Üzerindeki Etkisi
Namaz, yatsı namazı, fazileti
Yargı, kadınla zinasız ilişkinin cezası (var mı)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
275841, D004474-2
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ الثَّقَفِىُّ وَمَالِكُ بْنُ عَبْدِ الْوَاحِدِ الْمِسْمَعِىُّ - وَهَذَا حَدِيثُهُ - أَنَّ ابْنَ أَبِى عَدِىٍّ حَدَّثَهُمْ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِى بَكْرٍ عَنْ عَمْرَةَ عَنْ عَائِشَةَ رضى الله عنها قَالَتْ
"لَمَّا نَزَلَ عُذْرِى قَامَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم عَلَى الْمِنْبَرِ فَذَكَرَ ذَاكَ وَتَلاَ - تَعْنِى الْقُرْآنَ - فَلَمَّا نَزَلَ مِنَ الْمِنْبَرِ أَمَرَ بِالرَّجُلَيْنِ وَالْمَرْأَةِ فَضُرِبُوا حَدَّهُمْ."
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Said Sekafî ve Malik b. Abdulvahid el-Misma'î (ve bu onun konuşması), ona İbn Ebu Adî, onlara Muhammed b. İshak, ona Abdullah b. Ebu Bekir, ona Amre, ona da Aişe'den (r.anha) şöyle demiştir:
"Özrüme (suçsuzluğuma dair ayetler) inince, Rasulullah (sav) minbere çıktı ve bunu (masumiyetimi) anlattı, Kur'an'ı (suçsuzluğum ile ilgili ayetleri) okudu. Minberden inince iki adam ve bir kadın hakkında emir buyurdu, hadleri vuruldu."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Hudûd 35, /1021
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Amre bt. Abdurrahman el-Ensâriyye (Amre bt. Abdurrahman b. Sa'd b. Zürâre)
3. Abdullah b. Ebu Bekir el-Ensari (Abdullah b. Ebu Bekir b. Muhammed b. Amr b. Hazm)
4. İbn İshak el-Kuraşî (Muhammed b. İshak b. Yesar b. Hıyar)
5. Ebu Amr Muhammed b. İbrahim es-Sülemî (Muhammed b. İbrahim b. Ebu Adî)
6. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Hz. Peygamber, hanımları, Hz. Aişe