18880 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Muhammed b. Seleme ve Hâris b. Miskîn, onlara İbn Kasım, ona Malik, ona Humeyd et-Tavîl, ona da Enes (ra) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav), renkleninceye kadar yaş meyvenin satışını yasakladı. Kendisine "Ey Allah'ın Rasûlü meyvenin renklenmesi nedir?" diye soruldu. O da "kızarıncaya kadar" buyurdu ve ekledi "Söyle bakalım, eğer Allah o olgunlaşmamış meyveyi bir afetle yok ederse, sizden birisi kardeşinin malını ne karşılığında alacak."
Bize İshak b. İbrahim, ona Süfyân, ona Zührî, ona Sâlim, ona babası (Abdullah b. Ömer) Hz. peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Her kim bir hurmalığı, aşılandıktan sonra satın alırsa, eğer satın alan şart koşmamışsa, o hurmalığın meyvesi satana ait olur. Her kim, malı olan bir köle satın alırsa, eğer satın alan şart koşmamışsa, o kölenin malı satana aittir."
Bize Nuh b. Habib, ona Abdurrezzâk, ona Ma'mer, ona Sâlim, ona da babası (Abdullah b. Ömer) Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Bir kimse ortağı olduğu bir köledeki hissesini azat ederse ve diğer hisseleri alacak kadar da malı varsa, diğer ortakların hissesini de vererek köleyi tamamen azat etmesi gerekir."
Bize Amr b. Ali, ona Yezîd b. Zürey, ona Eyyûb, ona Nâfi, ona da İbn Ömer'in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Bir kimse ortağı olduğu bir kölede kendi hissesini azat ederse ve diğer hisseleri alacak kadar da malı varsa, diğer ortakların hissesini de vererek köleyi tamamen azat etmesi gerekir."
Bize Yunus b. Abdula'lâ, ona İbn Vehb, ona içinde Yunus ve Leys'in de bulunduğu ilim ehlinden bazı adamlar, onlara İbn Şihâb, ona Urve, ona da Âişe şöyle demiştir: Berire bana geldi ve “ey Âişe, ben efendimle her sene bir okiyye vermek üzere dokuz okiyyeye azat olma antlaşması yaptım, bana yardım edebilir misin?” dedi. Kitabet borcundan hiç bir şey ödememişti. Âişe onu beğendi ve “Sahibine dön, eğer velâyet hakkın bana ait olursa tüm borcunu bir seferde ödeyebileceğimi onlara söyle” dedi. Berire gitti durumu onlara arz etti ama onlar razı olmadılar ve “bedelini ödeyecekse karşılıksız ödesin, velâyet hakkı falan istemesin” dediler. Ben, durumu Rasulullah'a (sav) arz edince, Rasulullah (sav) "velayet hakkına kimse engel olamaz, onu bedelini öde ve azat et. Velâyet satın alıp azat edene aittir" buyurdu. Âişe’de öyle yaptı. Sonra Rasulullah (sav) insanlar arasında kalktı ve Allah’a hamdederek şöyle konuştu: "İnsanlara ne oluyor da Allah’ın Kitabı'nda olmayan şartlar öne sürüyorlar. Kim Allah’ın Kitabı'nda olmayan bir şart ileri sürerse o şart geçersizdir. İsterse yüz şart koşulmuş olsun. Allah'ın hükmü uyulmaya en layık ve Allah'ın şartları en sağlam olandır. Velâyet ancak azat edenindir"
Bize Muhammed b. Seleme ve Hâris b. Miskîn, onlara İbn Kasım, ona Malik, ona Humeyd et-Tavîl, ona da Enes (ra) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav), renkleninceye kadar yaş meyvenin satışını yasakladı. Kendisine "Ey Allah'ın Rasûlü meyvenin renklenmesi nedir?" diye soruldu. O da "kızarıncaya kadar" buyurdu ve ekledi "Söyle bakalım, eğer Allah o olgunlaşmamış meyveyi bir afetle yok ederse, sizden birisi kardeşinin malını ne karşılığında alacak."
Bize Muhammed b. Seleme ve Hâris b. Miskîn, onlara İbn Kasım, ona Malik, ona Abdülmecîd b. Süheyl, ona Saîd b. Müseyyeb, ona da Ebu Saîd el-Hudrî ve Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav), sahabeden bir kişiyi Hayber üzerine haraç memuru tayin etti. Sonra bu kişi Hayber'den cenîb (denilen en iyi cins) hurma ile geldi. Hz. peygamber (sav) ona "Hayber'in bütün hurmaları böyle mi?" diye sordu. O sahâbî "Hayır ey Allah'ın Rasulü, vallahi hepsi böyle değildir. Biz bir sa' iyi hurma karşılığında iki sa' (adi hurma), iki sa' karşılığında ise ile de üç sa' (adi hurma) alırız" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Böyle yapma, topladığın hurmayı para ile sat, sonra bu para ile cenîb (iyi) hurma al" buyurdu.
Bize Yunus b. Abdula'lâ, ona İbn Vehb, ona içinde Yunus ve Leys'in de bulunduğu ilim ehlinden bazı adamlar, onlara İbn Şihâb, ona Urve, ona da Âişe şöyle demiştir: Berire bana geldi ve “ey Âişe, ben efendimle her sene bir okiyye vermek üzere dokuz okiyyeye azat olma antlaşması yaptım, bana yardım edebilir misin?” dedi. Kitabet borcundan hiç bir şey ödememişti. Âişe onu beğendi ve “Sahibine dön, eğer velâyet hakkın bana ait olursa tüm borcunu bir seferde ödeyebileceğimi onlara söyle” dedi. Berire gitti durumu onlara arz etti ama onlar razı olmadılar ve “bedelini ödeyecekse karşılıksız ödesin, velâyet hakkı falan istemesin” dediler. Ben, durumu Rasulullah'a (sav) arz edince, Rasulullah (sav) "velayet hakkına kimse engel olamaz, onu bedelini öde ve azat et. Velâyet satın alıp azat edene aittir" buyurdu. Âişe’de öyle yaptı. Sonra Rasulullah (sav) insanlar arasında kalktı ve Allah’a hamdederek şöyle konuştu: "İnsanlara ne oluyor da Allah’ın Kitabı'nda olmayan şartlar öne sürüyorlar. Kim Allah’ın Kitabı'nda olmayan bir şart ileri sürerse o şart geçersizdir. İsterse yüz şart koşulmuş olsun. Allah'ın hükmü uyulmaya en layık ve Allah'ın şartları en sağlam olandır. Velâyet ancak azat edenindir"