Öneri Formu
Hadis Id, No:
239023, İHS005528
Hadis:
5528 - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ زُهَيْرٍ، بِتُسْتَرَ، قَالَ: حَدَّثَنَا مَعْمَرُ بْنُ سَهْلٍ الْأَهْوَازِيُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ الْكُوفِيُّ، عَنْ مِسْعَرِ بْنِ كِدَامٍ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بَابَاهُ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَنْ قَالَ حِينَ يَأْوِي إِلَى فِرَاشِهِ: لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ، سُبْحَانَ اللَّهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ، غَفَرَ اللَّهُ ذُنُوبَهُ أَوْ خَطَايَاهُ - شَكَّ مِسْعَرٌ - وَإِنْ كَانَ مِثْلَ زَبَدِ الْبَحْرِ»
Tercemesi:
Bize Ahmed İbn Yahyâ İbn Züheyr, Tüster'de haber verdi: Bize Ma'mer İbn Sehl el-Ehvâzî anlattı: Muhammed İbn İsmâîl el-Kûfî bize, Mis'ar İbn Kidâm'dan, o da Habîb İbn Ebû Sâbit'ten, o da Abdullâh İbn Bâbâh'tan, o da Ebû Hureyre'den, o da Peygamber (s.a.v.)'den anlattı:
Her kim yatağına giridiğinde: Hiçbir ilâh yoktur, ancak bir tek Allâh vardır, Onun hiçbir ortağı yoktur; her şey Onundur, övgü yalnız Ona yaraşır ve Onun herşeye gücü yeter; Ondan başka kimsede ne güç vardır ne de hareket, Allâh tüm noksanlıklardan uzaktır, Övgü yalnız Ona yaraşır ve Allah'tan başka bir ilâh yoktur; Allâh en büyüktür, derse, denizlerin köpüğü kadar da olsa Allâh onun günahlarını ya da hatalarını -tereddüt Mis'ar'a aittir- bağışlar.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Zîneti ve't-Tatyîb 5528, 12/338
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
239025, İHS005529
Hadis:
5529 - أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ الْأَزْدِيُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ: أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي يَزِيدَ، عَنْ مُجَاهِدٍ*، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ عَلِيٍّ، أَنَّ فَاطِمَةَ، أَتَتِ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ تَسْتَخْدِمُهُ، فَقَالَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَلَا أَدُلُّكِ أَوْ أُعَلِّمُكِ مَا هُوَ خَيْرٌ لَكِ مِنْ ذَلِكَ، إِذَا أَوَيْتِ إِلَى فِرَاشِكِ فَسَبِّحِي وَكَبِّرِي وَهَلِّلِي ثَلَاثًا وَثَلَاثِينَ، وَثَلَاثًا وَثَلَاثِينَ، وَأَرْبَعًا وَثَلَاثِينَ» قَالَ عَلِيٌّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ: فَلَمْ أَدَعْهَا مُنْذُ سَمِعْتُهَا مِنَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالُوا: وَلَا لَيْلَةَ صِفِّينَ؟ قَالَ: وَلَا لَيْلَةَ صِفِّينَ
Tercemesi:
Abdullâh İbn Muhammed el-Ezdî haber verdi: Bize İshâk İbn İbrâhîm anlattı: Süfyân bize, Ubeydullâh İbn Ebû Yezîd'den, o da Mücâhid'den, o da Abdurrâhmân İbn Ebû Leylâ'dan, o da Alî'den haber verdi:
Fatıma Peygamber (s.a.v.)'e gelerek, kendisinden bir hizmetçi istedi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.) ona: Sana bundan daha hayırlısını göstereyim mi veya öğreteyim mi? Yatağına girdiğinde 33 kere Sübhânallâh, 33 kere Allâhü ekber ve 34 kere de Lâ ilâhe illâllâh, dersin. Alî radiyallâhü anh: Peygamber (s.a.v.)'den duyduğumdan beri bunları hiç terketmedim, demiştir. Kendisine: Sıffîn Gecesinde demi? diye sordular. Buyurdu ki: Sıffîn Gecesinde de.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Zîneti ve't-Tatyîb 5529, 12/339
Senetler:
1. Fatıma bt. Rasulullah (Fatıma bt. Muhammed b. Abdullah b. Abdülmuttalib b. Haşim)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
239029, İHS005533
Hadis:
5533 - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ الْمُثَنَّى، قَالَ: حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَجَّاجِ السَّامِيُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنِ الْحَجَّاجِ الصَّوَّافِ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إِذَا أَوَى الرَّجُلُ إِلَى فِرَاشِهِ أَتَاهُ مَلَكٌ وَشَيْطَانٌ، فَيَقُولُ الْمَلَكُ: اخْتِمْ بِخَيْرٍ، وَيَقُولُ الشَّيْطَانُ: اخْتِمْ بِشَرٍّ، فَإِنْ ذَكَرَ اللَّهَ، ثُمَّ نَامَ بَاتَتِ الْمَلَائِكَةُ تَكْلَؤُهُ، فَإِنِ اسْتَيْقَظَ، قَالَ الْمَلَكُ: افْتَحْ بِخَيْرٍ، وَقَالَ الشَّيْطَانُ: افْتَحْ بِشَرٍّ، فَإِنْ قَالَ: الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي رَدَّ عَلَيَّ نَفْسِي، وَلَمْ يُمِتْهَا فِي مَنَامِهَا، الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي يُمْسِكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ أَنْ تَزُولَا» إِلَى آخِرِ الْآيَةِ «الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي يُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى الْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِ، فَإِنْ وَقَعَ مِنْ سَرِيرِهِ فَمَاتَ دَخَلَ الْجَنَّةَ»
Tercemesi:
Bize Ahmed İbn Alî İbnü'l-Müsennâ haber verdi: Bize İbrâhîm İbnu'l-Haccâc es-Sâmî anlattı: Hammâd İbn Seleme Bize el-Haccâc es-Savvâf'tan, o da Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den, Allâh'ın Elçisi (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu anlattı:
Kişi yatağına girdiğinde, kendisine bir melek, bir de şeytan gelir; melek: Hayırla tamamla, şeytan da: Şerle tamamla, der. Eğer kişi Allâh'ı anar ve sonra uyursa, melekler onu gece boyunca korurlar; uyandığında, melek: Hayırla aç, şeytan da: şerle aç, der. Eğer kişi: Uykudayken canımı öldürmeyen ve onu bana geri veren Allâh'a hamd olsun; gökleri ve yeri, düzenleri bozulmasın diye tutan Allâh'a hamd olsun, ayetin sonuna kadar okur; göğü, kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmekten koruyan Allâh'a hamd olsun, derse ve sonra yatağından düşerek ölecek olursa Cennet'e girer.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Zîneti ve't-Tatyîb 5533, 12/343
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
Konular: