18880 Kayıt Bulundu.
Giriş
Açıklama: Bazı alimler "muhâkale"yi "buğday karşılığı tarlayı kiraya/icar verme" diye, bazıları "ekinin belirli bir miktarına karşılık tarlayı kiraya verme" diye, bazıları "biçilmemiş buğdayı [derilmiş içeri konulmuş hazır] buğday karşılığı satmak" diye, bazıları da "olgunlaşmadan önce biçilmemiş buğdayı satmak" diye tarif etmişlerdir. bkz. Azîmâbâdî, Avnu'l-ma'bûd (Şamile online arayüzü), IX, 188, 194. "Müzabene" ise fukahanın çoğunluğuna göre dalındaki yaş hurmanın, kuruyunca ne kadar geleceğini tahminen kestirmek suretiyle belirlenen ölçüye denk miktarda kuru hurma karşılığı satılmasıdır. Diğer tarifler mutlaktır, hurma kaydı bulunmamaktadır. bkz. el-Mevsûatu'l-fıkhiyye, Kuveyt: 1987, IX, 139. "Muhabera" ise bazı alimlere göre tohum araziyi icar alan kişiye ait olmak üzere yapılan ürün ortaklığına dayalı akittir. Müzaraa ise tohum tarla sahibine ait olmak üzere yapılan ürün ortaklığına dayalı akittir. Bazı alimler ise ikisinin de aynı anlamda olduğunu savunmuşlardır. Böylece muhaberaya bir geniş bir de dar bir anlam yüklenmektedir. Ancak İmam Râfiî ve İmam Nevevî ikisinin farklı akitler olduğunu vurgulamışlardır. Mahsül ortaklığına dayalı arazi kiralamanın cevazına ilişkin farklı görüşler vardır. bkz. İmam Nevevî (r.h), Ravdatu't-tâlibîn ve umdetu'l-müftîn, Beyrut: el-Mektebu'l-İslâmî, 1991, V, 168. Arâyâ ise bir kişinin başka birine bağışladığı ve taze meyve yemek için ayırdığı bir kaç ağaç meyveli ağaçtır.
Açıklama: Bazı alimler "muhâkale"yi "buğday karşılığı tarlayı kiraya/icar verme" diye, bazıları "ekinin belirli bir miktarına karşılık tarlayı kiraya verme" diye, bazıları "biçilmemiş buğdayı [derilmiş içeri konulmuş hazır] buğday karşılığı satmak" diye, bazıları da "olgunlaşmadan önce biçilmemiş buğdayı satmak" diye tarif etmişlerdir. bkz. Azîmâbâdî, Avnu'l-ma'bûd (Şamile online arayüzü), IX, 188, 194. "Müzabene" ise fukahanın çoğunluğuna göre dalındaki yaş hurmanın, kuruyunca ne kadar geleceğini tahminen kestirmek suretiyle belirlenen ölçüye denk miktarda kuru hurma karşılığı satılmasıdır. Diğer tarifler mutlaktır, hurma kaydı bulunmamaktadır. bkz. el-Mevsûatu'l-fıkhiyye, Kuveyt: 1987, IX, 139. "Muhabera" ise bazı alimlere göre tohum araziyi icar alan kişiye ait olmak üzere yapılan ürün ortaklığına dayalı akittir. Müzaraa ise tohum tarla sahibine ait olmak üzere yapılan ürün ortaklığına dayalı akittir. Bazı alimler ise ikisinin de aynı anlamda olduğunu savunmuşlardır. Böylece muhaberaya bir geniş bir de dar bir anlam yüklenmektedir. Ancak İmam Râfiî ve İmam Nevevî ikisinin farklı akitler olduğunu vurgulamışlardır. Mahsül ortaklığına dayalı arazi kiralamanın cevazına ilişkin farklı görüşler vardır. bkz. Nevevî, Ravdatu't-tâlibîn ve umdetu'l-müftîn, Beyrut: el-Mektebu'l-İslâmî, 1991, V, 168.
Açıklama: Şâfiiler göre arâyâ satışı, "daldaki yaş hurmanın kurutulmuş hurmaya karşılık veya daldaki yaş üzümün kurutulmuş üzüme karşılık beş vesak miktarını geçmemek şartıyla satılmasıdır". Hanefiler ise "bir kişinin başka birine bir hurma ağacının meyvesini bağışladıktan sonra bağışladığı kişinin bahçesine sık sık girip çıkmasından rahatsızlık duyup bağışladığı ağacın dalındaki meyvenin kuruduğunda ne kadar geleceğini tahminen kestirmek suretiyle belirlenen miktarda kuru hurma verip bağışladığı yaş hurmayı geri alması" olarak tarif etmişlerdir. Ancak Hanefilere göre aslında bu bir satış akdi değildir. Çünkü bağışlanan daldaki hurma hala bağışlayan kişinin mülkiyetindeki ağaçtan indirilmemiş, kabz/teslim gerçekleşmemiştir. Malikiler de Hanefilere yakın tarif etmişlerdir. Hanbeliler ise "daldaki yaş hurmayı kuruduğunda ne kadar kilo döveceğini tahmin etmek suretiyle belirlenen miktarda kuru hurmaya karşılık satmak" olarak tarif etmişlerdir. bkz. İbn Ebi'l-Hayr el-Umrânî, el-Beyân fî fıkhi'l-İmam eş-Şâfiî, V, 204-5; Baberti, el-İnâye şerhu'l-Hidâye, VI, 415; el-Mevsûatu'l-fıkhiyye el-kuveytiyye, IX, 91.
Açıklama: Birinci tekil kipindeki son cümle üçüncü tekil şahıs kipinde tercümeye yansıtılmıştır.
Açıklama: N004536 nolu hadisin açıklama kutucuğunda arâyâ açıklanmıştır.
Açıklama: N004536 nolu hadisin açıklama kutucuğunda arâyâ açıklanmıştır.
Açıklama: "Beş vesak miktarı ya da beş vesaktan az" sözü ravilerden birinin tereddüt ifadesidir.
Açıklama: Şâfiiler göre arâyâ satışı, "daldaki yaş hurmanın kurutulmuş hurmaya karşılık veya daldaki yaş üzümün kurutulmuş üzüme karşılık beş vesak miktarını geçmemek şartıyla satılmasıdır". Hanefiler ise "bir kişinin başka birine bir hurma ağacının meyvesini bağışladıktan sonra bağışladığı kişinin bahçesine sık sık girip çıkmasından rahatsızlık duyup bağışladığı ağacın dalındaki meyvenin kuruduğunda ne kadar geleceğini tahminen kestirmek suretiyle belirlenen miktarda kuru hurma verip bağışladığı yaş hurmayı geri alması" olarak tarif etmişlerdir. Ancak Hanefilere göre aslında bu bir satış akdi değildir. Çünkü bağışlanan daldaki hurma hala bağışlayan kişinin mülkiyetindeki ağaçtan indirilmemiş, kabz/teslim gerçekleşmemiştir. Malikiler de Hanefilere yakın tarif etmişlerdir. Hanbeliler ise "daldaki yaş hurmayı kuruduğunda ne kadar kilo döveceğini tahmin etmek suretiyle belirlenen miktarda kuru hurmaya karşılık satmak" olarak tarif etmişlerdir. bkz. İbn Ebi'l-Hayr el-İmrânî, el-Beyân fî fıkhi'l-İmam eş-Şâfiî, V, 204-5; Baberti, el-İnâye şerhu'l-Hidâye, VI, 415; el-Mevsûatu'l-fıkhiyye el-kuveytiyye, IX, 91.