10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Harmele b. Yahya, ona Abdullah b. Vehb, ona Ömer b. Muhammed, ona babası, ona da Said b. Zeyd b. Amr b. Nüfeyl (ra) şöyle nakletmiştir: Erva (bt. Üveys) evinin bir kısmı hakkında kendisini dava etmişti. Said şöyle dedi: İstediği payı ona bırakın. Çünkü ben Hz. Peygamber'in (sav); "kim haksız yere bir karış toprağı alırsa, kıyamet günü Allah, yedi kat yerin dibine kadar o toprağı o kişinin boynuna dolar" buyurduğunu işittim." Sonra Said; Ey Allah'ım! Eğer bu kadın yalancı ise gözlerini kör et ve evini de onun mezarı yap diye beddua etti. [Ravi şöyle devam etmiştir: Ben o kadını kör bir vaziyette, duvarlara tutunarak yolunu bulmaya çalıştığını gördüm. Kadın; beni, Said b. Zeyd'in duası çarptı diyordu. Kadın bir gün evinin civarında dolaşırken bahçesindeki kuyuya düştü. O kuyu kadının mezarı oldu.]
Açıklama: Said b. Zeyd, Hz. Ömer'in eniştesi ve cennetle müjdelenen on sahabeden biridir.
Bize İbn Nümeyr, ona babası (Ebu Hişam Abdullah b. Nümeyr), ona Ubeydullah b. Ömer, ona Nafi', ona da Abdullah b. Ömer şöyle demiştir: "Hz. Peygamber (sav), Hayber ahalisiyle oradan çıkan ekin ve meyvelerin yarısı mukabilinde anlaşma yapmıştı." Ravi, burada (önceki hadisin isnadındaki) Ali b. Müshir hadisinin benzerini nakletti. [Hz. Peygamber (sav), Hayber'i ekin ve meyvelerinin yarısı karşılığında vermişti. Her sene eşlerine seksen vesk hurma, yirmi vesk de arpa olmak üzere yüz vesk verirdi. (1 vesk=122,4 kg.) Ömer hilafete geçince (Yahudileri Hayber'den sürdü) Hz. Peygamber'in hanımlarını onlara araziden ve suyundan vermek veya önceki gibi ürünlerden (yüz vesk) vermek arasında muhayyer bıraktı. Onlardan kimisi arazi ve suyu tercih etti, kimisi de ürünlerden (yüz vesk) verilmesini tercih etti. Aişe ve Hafsa, arazi ve suyu tercih edenlerdendi.] [Bu rivayette ravi, Aişe ve Hafsa suyu tercih edenlerdendi lafzını zikretmedi. Ayrıca Hz. Ömer, Hz. Peygamber'in (sav) hanımlarını oranın arazisinden vermek konusunda muhayyer bıraktı demiş, suyu zikretmemiştir.]
Bize Abdülmelik b. Şuayb b. el-Leys b. Sa'd, ona babası, ona dedesi, ona Halid b. Yezid, ona Sa'd b. Ebu Hilal, ona Avn b. Abdullah, ona Amir eş-Şa'bî Rasulullah'ın (sav) ashabından Numan b. Beşir b. Sa'd'ın Hıms'da insanlara hutbe verirken Rasulullah'tan (sav) naklen şöyle söylediğini bildirmiştir: "Helal de apaçıktır, haram da apaçıktır." Avn b. Abdullah, Zekeriyya'nın eş-Şa'bî'den rivayet ettiği hadisin aynısını zikretmiştir. [Numan iki parmağını kulağına götürerek Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Şüphesiz helal apaçıktır, haram apaçıktır. İkisi arasında şüpheli şeyler vardır. İnsanların birçoğu onları bilmez. Bundan dolayı şüpheli şeylerden sakınan kişi dinini ve ırzını korumuş olur. Şüpheli şeyleri yapan kişi ise haramların içine düşer kalır. Tıpkı koruluğun (yasak bölge) etrafında sürüsünü otlatan çobanın sürüsünün o yasak bölgeye girmesinin an meselesi olması gibi. Şunu bilin ki, her hükümdarın bir koruluğu vardır. Yine şunu bilin ki, Allah'ın koruluğu ise onun haramlarıdır. Dikkat edin, bedende bir et parçası vardır. O düzgün olursa bütün beden düzgün olur, o bozulursa bedenin tamamı bozulur. Dikkat edin, o kalptir."] Bu hadisi "O koruluğa girmesi an meselesidir." ibaresine kadar rivayet etti.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Yahya b. Zekeriya b. Ebu Zâide, ona Hişam, ona babası, ona da Said b. Zeyd, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Kim haksız yere başkasının bir karış toprak alırsa, kıyamet günü Allah o toprağı yerin yedi kat dibine kadar onun boynuna dolar."
Bize Ebu Rabi' el-Atakî, ona Hammad b. Zeyd, ona Hişam b. Urve, ona babası, ona da Urve bt. Üveys'in anlattığına göre; Ervâ, arazisinin bir parçasını Said b. Zeyd'in aldığını iddia ederek onu (Medine Valisi) Mervan b. Hakem'e şikâyet etmişti. Said b. Zeyd, Hz. Peygamber'in (sav) sözünü duyduktan sonra ben onun arazisinden bir şey alır mıyım deyince; Mervan, Hz. Peygamber'den (sav) ne duydun diye sordu. Bunun üzerine Said Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu işittim: "Kim haksız yere başkasının bir karış toprağını alırsa, Allah yedi kat yerin dibine kadar o toprağı o kişinin boynuna dolar." Bunun üzerine Mervan ona, naklettiğin bu hadisten sonra artık senden başka bir delil istemiyorum dedi. Sonra Said, şu sözlerle kadına beddua etti: Allah'ım! Eğer bu kadın yalan söylüyorsa, onun gözlerini kör et ve onu kendi arazisinde öldür. [Ravi şöyle devam etmiştir: Kadının gözleri ölmeden önce kör oldu ve bir gün kendi arazisinde gezinirken bir çukura düştü ve orada öldü.]
Bize Yahya b. Eyyüb, Kuteybe b. Said ve Ali b. Hucr, onlara İsmail b. Cafer, ona da Humeyd şöyle nakletmiştir: Enes b. Malik'e hacamat yapanın elde ettiği kazançtan soruldu. Enes de şu cevabı verdi: Hz. Peygamber'i (sav) Ebu Taybe hacamat etti. Hz. Peygamber de ona iki (sa') ölçek yiyecek verilmesini emretti. Ayrıca Sahipleriyle konuştu, onlar da Ebu Taybe'nin vergisini azalttı. Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Tedavi olduğunuz şeylerin en faziletlisi hacamattır veya hacamat ilaçlarınızın en iyisidir."
Bize Yahya b. Eyyüb, Kuteybe b. Said ve Ali b. Hucr, onlara İsmail b. Cafer, ona da Humeyd şöyle nakletmiştir: Enes b. Malik'e hacamat yapanın elde ettiği kazançtan soruldu. Enes de şu cevabı verdi: Hz. Peygamber'i (sav) Ebu Taybe hacamat etti. Hz. Peygamber de ona iki (sa') ölçek yiyecek verilmesini emretti. Ayrıca Sahipleriyle konuştu, onlar da Ebu Taybe'nin vergisini azalttı. Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Tedavi olduğunuz şeylerin en faziletlisi hacamattır veya hacamat ilaçlarınızın en iyisidir."