أَخْبَرَنَا هِلاَلُ بْنُ بِشْرٍ قَالَ حَدَّثَنَا صَفْوَانُ بْنُ عِيسَى عَنْ مَعْمَرٍ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ أَبِى سَلَمَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « الشُّفْعَةُ فِى كُلِّ مَالٍ لَمْ يُقْسَمْ فَإِذَا وَقَعَتِ الْحُدُودُ وَعُرِفَتِ الطُّرُقُ فَلاَ شُفْعَةَ » .
Bize Hilal b. Bişr, ona Safvân b. İsa, ona Ma'mer, ona ez-Zührî,ona da Ebû Seleme (ra) Rasûlullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Taksim edilmemiş her malda şuf’a hakkı vardır. (Taksim edilip) sınırlar konulur ve yollar açılırsa, artık şuf’a hakkı kalmaz."
Açıklama: Şuf'a, satılan bir taşınmazı, satın alandan, aynı fiyata, zorla da olsa alıp mülk edinme hakkıdır. Bu, bir komşuluk veya ortaklık hakkıdır. Buna göre, bir kimse evini, ortağı ve komşusu dışında birine satsa, ortağı veya komşusu aynı bedeli ödeyerek satın alandan alma hakkı vardır. Bu hakkı kullanabilmesi için satın alanın rızası şart değildir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
28323, N004708
Hadis:
أَخْبَرَنَا هِلاَلُ بْنُ بِشْرٍ قَالَ حَدَّثَنَا صَفْوَانُ بْنُ عِيسَى عَنْ مَعْمَرٍ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ أَبِى سَلَمَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « الشُّفْعَةُ فِى كُلِّ مَالٍ لَمْ يُقْسَمْ فَإِذَا وَقَعَتِ الْحُدُودُ وَعُرِفَتِ الطُّرُقُ فَلاَ شُفْعَةَ » .
Tercemesi:
Bize Hilal b. Bişr, ona Safvân b. İsa, ona Ma'mer, ona ez-Zührî,ona da Ebû Seleme (ra) Rasûlullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Taksim edilmemiş her malda şuf’a hakkı vardır. (Taksim edilip) sınırlar konulur ve yollar açılırsa, artık şuf’a hakkı kalmaz."
Açıklama:
Şuf'a, satılan bir taşınmazı, satın alandan, aynı fiyata, zorla da olsa alıp mülk edinme hakkıdır. Bu, bir komşuluk veya ortaklık hakkıdır. Buna göre, bir kimse evini, ortağı ve komşusu dışında birine satsa, ortağı veya komşusu aynı bedeli ödeyerek satın alandan alma hakkı vardır. Bu hakkı kullanabilmesi için satın alanın rızası şart değildir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Buyû' 109, /2391
Senetler:
1. Ebu Seleme b. Abdurrahman ez-Zuhrî (Abdullah b. Abdurrahman b. Avf b. Abduavf)
2. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
3. Ebu Urve Mamer b. Raşid el-Ezdî (Mamer b. Râşid)
4. Ebu Muhammed Safvân b. İsa el-Kuraşî (Safvân b. İsa)
5. Ebu Hasan Hilal b. Bişr el-Müzenî (Hilal b. Bişr b. Mahbub b. Hilal b. Zekvan)
Konular:
Komşuluk, komşuluk ilişkileri
Komşuluk, Ticaret, şuf'a hakkı
Bize İshak b. İbrahim, ona İsa b. Yunus, ona Hüseyin el-Muallim, ona Amr b. Şuayb, ona Amr b. eş-Şerîd, ona da babasının rivayet ettiğine göre;
Bir adam Hz. Peygamber'e (sav),
"- Ey Allah'ın Rasûlü! Aramızda komşuluk hariç hiç kimsenin ortaklığı ve payı olmayan bir arazim var (o mülkü satmak istediğimde ne yapmalıyım?)" diye sorunca Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu:
"- Komşu, komşusu olduğu şeye herkesten fazla hak sahibidir."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
28322, N004707
Hadis:
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ قَالَ حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ قَالَ حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ الْمُعَلِّمُ عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ عَنْ عَمْرِو بْنِ الشَّرِيدِ عَنْ أَبِيهِ أَنَّ رَجُلاً قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرْضِى لَيْسَ لأَحَدٍ فِيهَا شَرِكَةٌ وَلاَ قِسْمَةٌ إِلاَّ الْجُوَارَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « الْجَارُ أَحَقُّ بِسَقَبِهِ »
Tercemesi:
Bize İshak b. İbrahim, ona İsa b. Yunus, ona Hüseyin el-Muallim, ona Amr b. Şuayb, ona Amr b. eş-Şerîd, ona da babasının rivayet ettiğine göre;
Bir adam Hz. Peygamber'e (sav),
"- Ey Allah'ın Rasûlü! Aramızda komşuluk hariç hiç kimsenin ortaklığı ve payı olmayan bir arazim var (o mülkü satmak istediğimde ne yapmalıyım?)" diye sorunca Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu:
"- Komşu, komşusu olduğu şeye herkesten fazla hak sahibidir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Buyû' 109, /2391
Senetler:
1. Şerid b. Süveyd es-Sekafi (Şerîd b. Süveyd)
2. Amr b. Şerid es-Sekafi (Amr b. Şerid b. Süveyd)
3. Ebu İbrahim Amr b. Şuayb el-Kuraşi (Amr b. Şuayb b. Muhammed b. Abdullah b. Amr b. As)
4. Hüseyin b. Zekvan el-Muallim (Hüseyin b. Zekvan)
5. Ebu Amr İsa b. Yunus es-Sebiî (İsa b. Yunus b. Amr b. Abdullah)
6. İshak b. Râhûye el-Mervezî (İshak b. İbrahim b. Mahled)
Konular:
Komşuluk, komşuluk ilişkileri
Komşuluk, Ticaret, şuf'a hakkı
Seçki, İlişkiler ağı
Açıklama: Telakki’r-rukbân: Şehirli tüccarın, pazara dışarıdan mal getiren câlib ya da üreticileri karşılayarak piyasa fiyatlarını öğrenmelerine fırsat bırakmadan ellerindekileri ucuza kapatıp daha sonra yüksek fiyatlarla satması anlamındaki bir terimdir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
25420, N004492
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ أَبِى الزِّنَادِ عَنِ الأَعْرَجِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « لاَ تَلَقُّوا الرُّكْبَانَ لِلْبَيْعِ وَلاَ تُصَرُّوا الإِبِلَ وَالْغَنَمَ مَنِ ابْتَاعَ مِنْ ذَلِكَ شَيْئًا فَهُوَ بِخَيْرِ النَّظَرَيْنِ فَإِنْ شَاءَ أَمْسَكَهَا وَإِنْ شَاءَ أَنْ يَرُدَّهَا رَدَّهَا وَمَعَهَا صَاعُ تَمْرٍ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Mansur, ona Süfyan, ona Ebu Zinad, ona 'Arec, ona da Ebu Hüreyre (ra) Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğu rivayet etmiştir: (Malı daha ucuza alarak fazlasına satmak için) Ticaret için gelen kervanları şehre girmeden yolda karşılamayınız. Deveyi ve koyunu sütlü görünsünler diye sağmayı terk edip sütünü memesinde bekletmeyin. Bu durumda olan bir hayvanı satın alan kimse, onu sağdıktan sonra şu iki durum arasında muhayyerdir: İsterse aldığı malı mevcut haliyle kabul eder ve ona sahip olur, hayvanı geri iade etmek isterse hayvanla birlikte (kullandığı süte karşılık) bir sa' (ölçek) hurma verir.
Açıklama:
Telakki’r-rukbân: Şehirli tüccarın, pazara dışarıdan mal getiren câlib ya da üreticileri karşılayarak piyasa fiyatlarını öğrenmelerine fırsat bırakmadan ellerindekileri ucuza kapatıp daha sonra yüksek fiyatlarla satması anlamındaki bir terimdir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Buyû' 14, /2379
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Davud A'rec Abdurrahman b. Hürmüz (Abdurrahman b. Hürmüz)
3. Ebu Zinad Abdullah b. Zekvan el-Kuraşi (Abdullah b. Zekvan)
4. Ebu Muhammed Süfyan b. Uyeyne el-Hilâlî (Süfyân b. Uyeyne b. Meymûn)
5. Muhammed b. Mansur el-Huzai (Muhammed b. Mansur b. Sabit b. Halid)
Konular:
Aldatmak, alış-verişte aldatmak
Ticaret, musarrat şeklinde
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ عَنْ أَبِى الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ قَالَ أَعْتَقَ رَجُلٌ مِنْ بَنِى عُذْرَةَ عَبْدًا لَهُ عَنْ دُبُرٍ فَبَلَغَ ذَلِكَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ « أَلَكَ مَالٌ غَيْرُهُ » . قَالَ لاَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ يَشْتَرِيهِ مِنِّى » . فَاشْتَرَاهُ نُعَيْمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْعَدَوِىُّ بِثَمَانِمِائَةِ دِرْهَمٍ فَجَاءَ بِهَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَدَفَعَهَا إِلَيْهِ ثُمَّ قَالَ « ابْدَأْ بِنَفْسِكَ فَتَصَدَّقْ عَلَيْهَا فَإِنْ فَضَلَ شَىْءٌ فَلأَهْلِكَ فَإِنْ فَضَلَ مِنْ أَهْلِكَ شَىْءٌ فَلِذِى قَرَابَتِكَ فَإِنْ فَضَلَ مِنْ ذِى قَرَابَتِكَ شَىْءٌ فَهَكَذَا وَهَكَذَا وَهَكَذَا » . يَقُولُ بَيْنَ يَدَيْكَ وَعَنْ يَمِينِكَ وَعَنْ شِمَالِكَ .
Açıklama: Müdebber; kişinin, kölesini kendi ölümüne bağlı olarak âzat etmesi anlamında kullanılan bir fıkıh terimidir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
28104, N004656
Hadis:
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ عَنْ أَبِى الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ قَالَ أَعْتَقَ رَجُلٌ مِنْ بَنِى عُذْرَةَ عَبْدًا لَهُ عَنْ دُبُرٍ فَبَلَغَ ذَلِكَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ « أَلَكَ مَالٌ غَيْرُهُ » . قَالَ لاَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ يَشْتَرِيهِ مِنِّى » . فَاشْتَرَاهُ نُعَيْمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْعَدَوِىُّ بِثَمَانِمِائَةِ دِرْهَمٍ فَجَاءَ بِهَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَدَفَعَهَا إِلَيْهِ ثُمَّ قَالَ « ابْدَأْ بِنَفْسِكَ فَتَصَدَّقْ عَلَيْهَا فَإِنْ فَضَلَ شَىْءٌ فَلأَهْلِكَ فَإِنْ فَضَلَ مِنْ أَهْلِكَ شَىْءٌ فَلِذِى قَرَابَتِكَ فَإِنْ فَضَلَ مِنْ ذِى قَرَابَتِكَ شَىْءٌ فَهَكَذَا وَهَكَذَا وَهَكَذَا » . يَقُولُ بَيْنَ يَدَيْكَ وَعَنْ يَمِينِكَ وَعَنْ شِمَالِكَ .
Tercemesi:
Bize Kuteybe (b. Said es-Sekafî), ona Leys (b. Sa'd el-Fehmî), ona Ebu Zübeyr (Muhammed b. Müslim el-Kuraşî), ona da Cabir (b. Abdullah) (ra) rivayet etmiştir:
Uzre oğulları kabilesinden bir adam, müdebber kaydıyla kölesini azat etti. Derken bu konu Rasulullah'a (sav) ulaştı. Rasulullah (sav) adama; "Senin bundan başka bir malın var mı?" diye sordu. Adam; "Hayır." dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav); "Onu benden kim satın alır?" buyurdu. Nuaym b. Abdullah b. Adevî de onu sekiz yüz dirheme satın aldı. Rasulullah (sav) parayı getirip adama teslim etti. Sonra da; "Harcamaya kendinden başla; önce kendine tasadduk et. Eğer bir şey artarsa ailene, ailenden bir şey artarsa akrabalarına, akrabalarından bir şey artarsa şuraya, şuraya, şuraya harca." buyurdu. Ravi dedi ki; "Yani; önündeki, sağındaki ve solundaki kimselere."
Açıklama:
Müdebber; kişinin, kölesini kendi ölümüne bağlı olarak âzat etmesi anlamında kullanılan bir fıkıh terimidir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Buyû' 84, /2388
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Ebu Zübeyr Muhammed b. Müslim el-Kuraşi (Muhammed b. Müslim b. Tedrus)
3. Ebu Haris Leys b. Sa'd el-Fehmî (Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
4. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Köle, Cariye, azadı, insan hürriyeti
Sadaka, ihtiyaç sahibi olan kimsenin sadaka vermesi
Sadaka, paylaşmaya önce yakınlardan başlamak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
25388, N004467
Hadis:
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ قَالَ أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « ثَلاَثَةٌ لاَ يُكَلِّمُهُمُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ وَلاَ يَنْظُرُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلاَ يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ رَجُلٌ عَلَى فَضْلِ مَاءٍ بِالطَّرِيقِ يَمْنَعُ ابْنَ السَّبِيلِ مِنْهُ وَرَجُلٌ بَايَعَ إِمَامًا لِدُنْيَا إِنْ أَعْطَاهُ مَا يُرِيدُ وَفَّى لَهُ وَإِنْ لَمْ يُعْطِهِ لَمْ يَفِ لَهُ وَرَجُلٌ سَاوَمَ رَجُلاً عَلَى سِلْعَةٍ بَعْدَ الْعَصْرِ فَحَلَفَ لَهُ بِاللَّهِ لَقَدْ أُعْطِىَ بِهَا كَذَا وَكَذَا فَصَدَّقَهُ الآخَرُ » .
Tercemesi:
Bize İshak b. İbrahim, ona Cerir, ona el-A‘meş, ona Ebu Sâlih, ona da Ebu Hureyre Rasulullah’ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Aziz ve celil Allah Kıyamet gününde üç kişi ile konuşmayacak, onları temize çıkarmayacaktır, hem de onlar için can yakıcı bir azap vardır. Yolda fazla suyun başında olmakla birlikte, yolcuları o sudan yararlanmaktan engelleyen bir kimse, dünyalık bir maksatla bir imama (halifeye, yöneticiye) bey’at ederek istediğini kendisine verirse o bey’atine bağlı kalan, eğer vermezse ona bey’atine bağlı kalmayan kimse, bir diğeri ise ikindi namazından sonra bir başkası ile bir malın pazarlığını yaparken, Allah adına (yalan yere) yemin ederek kendisine şu kadar, şu kadar verildiğine dair yemin edip diğerinin de tasdik ettiği kimse.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Buyû' 6, /2378
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
4. Ebu Abdullah Cerir b. Abdulhamid ed-Dabbî (Cerir b. Abdülhamid b. Cerir b. Kurt b. Hilal b. Ekyes)
5. İshak b. Râhûye el-Mervezî (İshak b. İbrahim b. Mahled)
Konular:
Allah İnancı, kızması / gazabı/ buğzetmesi ve sebepleri
Allah İnancı, kullarına merhametlidir
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ عَنْ بُكَيْرٍ عَنْ عِيَاضِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِىِّ قَالَ أُصِيبَ رَجُلٌ فِى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى ثِمَارٍ ابْتَاعَهَا فَكَثُرَ دَيْنُهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « تَصَدَّقُوا عَلَيْهِ » . فَتَصَدَّقَ النَّاسُ عَلَيْهِ فَلَمْ يَبْلُغْ ذَلِكَ وَفَاءَ دَيْنِهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « خُذُوا مَا وَجَدْتُمْ وَلَيْسَ لَكُمْ إِلاَّ ذَلِكَ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
25564, N004534
Hadis:
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ عَنْ بُكَيْرٍ عَنْ عِيَاضِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِىِّ قَالَ أُصِيبَ رَجُلٌ فِى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى ثِمَارٍ ابْتَاعَهَا فَكَثُرَ دَيْنُهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « تَصَدَّقُوا عَلَيْهِ » . فَتَصَدَّقَ النَّاسُ عَلَيْهِ فَلَمْ يَبْلُغْ ذَلِكَ وَفَاءَ دَيْنِهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « خُذُوا مَا وَجَدْتُمْ وَلَيْسَ لَكُمْ إِلاَّ ذَلِكَ » .
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Said, ona Leys (b. Sa'd el-Fehmî), ona Bükeyr (b. Abdullah el-Kuraşî), ona Iyaz b. Abdullah'ın rivayet ettiğine göre Ebu Said el-Hudrî şöyle demiştir:
"Rasulullah (sav) zamanında satın aldığı meyvelerle ilgili olarak adamın biri bir afetle karşılaştı. Dolayısıyla borçları arttı. Rasulullah (sav); 'Ona sadaka veriniz.' buyurdu. İnsanlar da ona sadaka verdiler. Ancak verilen bu sadakalar, onun borcunu ödemeye yetmedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav); 'Alacağınıza karşılık olmak üzere bulduğunuzu alabilirsiniz. Sizin için bundan başka da bir imkan bulunmamaktadır.' buyurdu."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Buyû' 30, /2381
Senetler:
1. Ebu Said el-Hudrî (Sa'd b. Malik b. Sinan b. Sa'lebe b. Ebcer)
2. İyaz b. Abdullah el-Amiri (İyaz b. Abdullah b. Sa'd b. Ebu Serh b. Haris)
3. Ebu Abdullah Bükeyr b. Abdullah el-Kuraşî (Bükeyr b. Abdullah b. Eşec)
4. Ebu Haris Leys b. Sa'd el-Fehmî (Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
5. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Borç, alacaklıyı bir kısmından vazgeçirmek
Borç, borçluya kolaylık, afet sebebiyle
Öneri Formu
Hadis Id, No:
28093, N004650
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ زُرَارَةَ قَالَ أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ قَالَ أَخْبَرَنِى أَبُو الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « الشُّفْعَةُ فِى كُلِّ شِرْكٍ رَبْعَةٍ أَوْ حَائِطٍ لاَ يَصْلُحُ لَهُ أَنْ يَبِيعَ حَتَّى يُؤْذِنَ شَرِيكَهُ فَإِنْ بَاعَ فَهُوَ أَحَقُّ بِهِ حَتَّى يُؤْذِنَهُ » .
Tercemesi:
Bize Amr b. Zürare, ona İsmail, ona İbn Cüreyc, ona Ebu Zübeyr, ona da Cabir (ra) Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Şüf'a hakkı evlerde ve bahçelerde her türlü ortaklıkta vardır. Bir ortak mallarını ortağına satış teklifi yapmadan hissesini başkasına satamaz.Ortağına satış teklifi yapmadan satarsa, kendisine haber verinceye kadar ortağı onu öncelikli olarak alma hakkına sahiptir.' buyurdular.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Buyû' 80, /2388
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Ebu Zübeyr Muhammed b. Müslim el-Kuraşi (Muhammed b. Müslim b. Tedrus)
3. Ebu Velid İbn Cüreyc el-Mekkî (Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc)
4. Ebu Bişr İsmail b. Uleyye el-Esedî (İsmail b. İbrahim b. Miksem)
5. Amr b. Ebu Amr el-Kilabi (Amr b. Zürare b. Vakıd)
Konular:
Komşuluk, Ticaret, şuf'a hakkı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
28082, N004642
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى بْنِ الطَّبَّاعِ قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ عَنْ مُغِيرَةَ عَنِ الشَّعْبِىِّ عَنْ جَابِرٍ قَالَ غَزَوْتُ مَعَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم عَلَى نَاضِحٍ لَنَا ثُمَّ ذَكَرْتُ الْحَدِيثَ بِطُولِهِ ثُمَّ ذَكَرَ كَلاَمًا مَعْنَاهُ فَأُزْحِفَ الْجَمَلُ فَزَجَرَهُ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم فَانْتَشَطَ حَتَّى كَانَ أَمَامَ الْجَيْشِ فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « يَا جَابِرُ مَا أَرَى جَمَلَكَ إِلاَّ قَدِ انْتَشَطَ » . قُلْتُ بِبَرَكَتِكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ « بِعْنِيهِ وَلَكَ ظَهْرُهُ حَتَّى تَقْدَمَ » . فَبِعْتُهُ وَكَانَتْ لِى إِلَيْهِ حَاجَةٌ شَدِيدَةٌ وَلَكِنِّى اسْتَحْيَيْتُ مِنْهُ فَلَمَّا قَضَيْنَا غَزَاتَنَا وَدَنَوْنَا اسْتَأْذَنْتُهُ بِالتَّعْجِيلِ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّى حَدِيثُ عَهْدٍ بِعُرْسٍ . قَالَ « أَبِكْرًا تَزَوَّجْتَ أَمْ ثَيِّبًا » . قُلْتُ بَلْ ثَيِّبًا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرٍو أُصِيبَ وَتَرَكَ جَوَارِىَ أَبْكَارًا فَكَرِهْتُ أَنْ آتِيَهُنَّ بِمِثْلِهِنَّ فَتَزَوَّجْتُ ثَيِّبًا تُعَلِّمُهُنَّ وَتُؤَدِّبُهُنَّ فَأَذِنَ لِى وَقَالَ لِى « ائْتِ أَهْلَكَ عِشَاءً » . فَلَمَّا قَدِمْتُ أَخْبَرْتُ خَالِى بِبَيْعِىَ الْجَمَلَ فَلاَمَنِى فَلَمَّا قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غَدَوْتُ بِالْجَمَلِ فَأَعْطَانِى ثَمَنَ الْجَمَلِ وَالْجَمَلَ وَسَهْمًا مَعَ النَّاسِ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Yahya b. Abdullah, ona Muhammed b. İsa b. Tabbâ', ona Ebu Avane (Vazzah b. Abdullah), ona Muğira (b. Miksem), ona Şa'bî (Amir b. Şerâhil), ona da Cabir (b. Abdullah) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) ile birlikte deveme binerek savaşa çıkmıştım. Hadisin tamamını zikrettim. (Ravi:) Sonra da buna benzer bir şekilde (olayı) anlattı. Deve çok yorulmuştu. Rasulullah (sav) onu deveyi zorlayınca deve daha da güçlendi hatta ordunun önüne geçti. Bunun üzerine Peygamber (sav): "Ey Cabir! Görüyorum ki deven çok kuvvetlendi" dedi. Ben de: "Sizin bereketinizle Ey Allah'ın Rasulü!" dedim. O da: "O deveyi bana sat (Medine'ye) gidinceye kadar da ona bin" buyurdular. Ben de deveye çok ihtiyacım olduğu halde Peygamber'den (sav) çok utandığım için (bir şey diyemedim ve) devemi O'na sattım. Savaştan dönüp (Medine'ye) yaklaşınca evime çabuk gitmek için Peygamber'e (sav): "Ey Allah'ın Rasulü yeni evliyim izin ver de erken gideyim" dedim. O da: "Bir kızla mı evlendin yoksa dul bir kadınla mı?" buyurdu. Ben de: "Dul bir kadınla evlendim Ey Allah'ın Rasulü! Babam, Abdullah b. Amr şehit düştü ve genç kızlar bıraktı. Ben de onlar gibi genç biriyle evlenmeyi hoş görmedim ve onları terbiye edip bir şeyler öğretmesi için dul biriyle evlenmiştim" dedim. Bunun üzerine bana izin vererek; "(Geç kalma) gece olmadan evine git" buyurdu. Medine'ye vardığımda deveyi sattığımı dayıma haber verdim, bana kızdı. Rasulullah (sav) Medine'ye geldiği günün ertesi sabahı deveyi teslim etmek üzere götürdüm. Bana hem devenin parasını, hem deveyi hem de insanlarla birlikte ganimetten payımı verdi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Buyû' 77, /2387
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Ebu Amr Amir eş-Şa'bî (Amir b. Şerahil b. Abdin)
3. Ebu Hişam Muğira b. Miksem ed-Dabbî (Muğira b. Miksem)
4. Ebu Avane Vazzah b. Abdullah el-Yeşkurî (Vazzah b. Abdullah)
5. Muhammed b. İsa el-Bağdadî (Muhammed b. İsa b. Necîh)
6. Muhammed b. Yahya ez-Zühli (Muhammed b. Yahya b. Abdullah b. Halid)
Konular:
Ahlak, Hz. Peygamber'in ahlakı
Bereket, rızkın, malın ve ömrün bereketlenmesi
Cimri, Cimrilik
Ticaret, ticaret
Öneri Formu
Hadis Id, No:
28298, N004696
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَوْهَبٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِى قَتَادَةَ عَنْ أَبِيهِ أَنَّ رَجُلاً مِنَ الأَنْصَارِ أُتِىَ بِهِ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم لِيُصَلِّىَ عَلَيْهِ فَقَالَ « إِنَّ عَلَى صَاحِبِكُمْ دَيْنًا » . فَقَالَ أَبُو قَتَادَةَ أَنَا أَتَكَفَّلُ بِهِ . قَالَ « بِالْوَفَاءِ » . قَالَ بِالْوَفَاءِ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. ABdüla'la, ona Halid (b. Hâris el-Hüceymî), ona Şube (b. Haccac el-Atekî), ona Osman b. Abdullah b. Mevhib, ona Abdullah b. Ebu Katâde, ona da babası (Ebu Katâde) rivayet etmiştir:
Ensardan (vefat etmiş olan) bir adam, cenaze namazını kıldırması için Hz. Peygamber'e (sav) getirildi. Hz. Peygamber (sav); "Arkadaşınızın borcu var." buyurdu. Bunun üzerine Ebu Katâde; "Ben, ona kefilim." dedi. Hz. Peygamber (sav), "Tamamına mı?" diye sordu. Ebu Katâde; "Tamamına." şeklinde cevap verdi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Buyû' 102, /2391
Senetler:
1. Ebu Katade Haris b. Rib'î es-Sülemî (Haris b. Rib'î b. Beldeme es-Sülemî)
2. Ebu İbrahim Abdullah b. Ebu Katade el-Ensarî (Abdullah b. Haris)
3. Ebu Abdullah Osman b. Abdullah et-Temimi (Osman b. Abdullah b. Mevheb)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
5. Halid b. Haris el-Hüceymî (Halid b. Haris b. Selim b. Süleyman)
6. Muhammed b. Abdüla'la el-Kaysî (Muhammed b. Abdüla'la)
Konular:
Borç, bir başkasının borcunu ödemek
Cenaze, borçlu olanın cenazesinin kılınmaması
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ أَبِى الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « أَيُّكُمْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ أَوْ نَخْلٌ فَلاَ يَبِعْهَا حَتَّى يَعْرِضَهَا عَلَى شَرِيكِهِ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
28318, N004704
Hadis:
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ أَبِى الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « أَيُّكُمْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ أَوْ نَخْلٌ فَلاَ يَبِعْهَا حَتَّى يَعْرِضَهَا عَلَى شَرِيكِهِ » .
Tercemesi:
Bize Kuteybe, ona Süfyan, ona Ebu Zübeyr, ona da Cabir (ra) Peygamber'in (sav), "Herhangi birinizin ortak bir arazisi ve hurma bahçesi varsa, ortağına teklif etmeden hissesini bir başkasına satmasın." dediğini rivayet etmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Buyû' 107, /2391
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Ebu Zübeyr Muhammed b. Müslim el-Kuraşi (Muhammed b. Müslim b. Tedrus)
3. Ebu Muhammed Süfyan b. Uyeyne el-Hilâlî (Süfyân b. Uyeyne b. Meymûn)
4. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Komşuluk, Ticaret, şuf'a hakkı
Ticaret, Ortaklık