10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Zührî, ona Urve b. Zübeyir, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman, ona da Hz. Peygamber'in (sav) eşi Âişe şöyle rivayet etmiştir: Peygamber'in eşi Safiye bt. Huyey Veda Haccı sırasında hayız oldu. Hz. Peygamber (sav) "Safiye (Medine'ye dönmemize) engel mi olacak" buyurdu. Ben de "ey Allah'ın Rasulü, Safiye ifâza tavafını yapmıştı" dedim. Bunun üzerine Peygamber "öyleyse (bizimle) gelsin" buyurdu.
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Zührî, ona Urve b. Zübeyir, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman, ona da Hz. Peygamber'in (sav) eşi Âişe şöyle rivayet etmiştir: Peygamber'in eşi Safiye bt. Huyey Veda Haccı sırasında hayız oldu. Hz. Peygamber (sav) "Safiye (Medine'ye dönmemize) engel mi olacak" buyurdu. Ben de "ey Allah'ın Rasulü, Safiye ifâza tavafını yapmıştı" dedim. Bunun üzerine Peygamber "öyleyse (bizimle) gelsin" buyurdu.
Bize Muhammed b. Beşşâr, ona İbn Ebu Adiy, ona Şu'be, ona Süleyman, ona Zekvân, ona da Ebu Hureyre (ra) Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "İşte size Yemen ehli geldi. Yemenliler yüreği en yufka, kalbi en yumuşak kimselerdir. iman Yemen tarafındadır, hikmet de Yemen tarafındadır. Öğünme ile kendini beğenme deve sahiplerinde, sükûnet ile vakar ise davar sahiplerindedir" Yine bu hadisi Gunder, ona Şu'be ona Süleyman, ona Zekvân, ona da Ebu Hureyre Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Gunder arasında inkıta vardır.
Bize Musa b. İsmail, ona Ebu Avâne, ona Abdülmelik, ona Amr b. Hureys, ona da Adiyy b. Hatim şöyle demiştir: Biz bir heyetle Ömer'in huzuruna geldik. Ömer heyetteki adamları isim isim çağırmaya başladı (ama benim isimimi saymadı). Bunun üzerine “beni tanımıyor musun ey Müminlerin Emiri” dedim. Ömer “evet, seni iyi tanıyorum, insanlar kafir iken sen Müslümandın, insanlar sırtını döndüklerinde, sen yönelip geldin, insanlar sözünü yerine getirmediklerinde sen ahdine vefa gösterdin, insanlar hakkı inkâr ettiklerinde, sen hakkı ikrar ettin” dedi. Bunun üzerine Adiyy “o zaman başkalarını benim önüme geçirmene aldırış etmem” dedi.
Bana Muhammed, ona Süreyc b. Numan, ona Füleyh, ona Nâfi, ona da İbn Ömer (r.anhuma) şöyle demiştir: Peygamber (sav) Mekke'nin fethi yılında, Usame'yi arkasına bindirmiş olarak Kasvâ (adlı devesi) üzerinde, yanında da Bilâl ile Osman b. Talha olduğu halde gelip Kâbe'nin yanında devesini çöktürdü ve Osman b. Talha'ya "Kâbe'nin anahtarım bize getir" diye emretti, o da anahtarı Peygamber'e (sav) getirdi. Peygamber (sav) için kapıyı açıp içeriye girdi. O'nunla birlikte Usame, Bilâl ve Osman da içeriye girdi ve kapıyı kapatıp uzun bir süre içeride kaldıktan sonra Hz. Peygamber (sav) dışarı çıktı. Ardından hemen insanlar Kâbe'ye girmeye yeltendiler, ama ben önce davranıp içeri girdim, Bilal'i Kâbe kapısının arkasında ayakta dikilirken buldum ve ona “Rasulullah (sav) nerede namaz kıldı? diye sordum” O da “şu öndeki iki direğin arasında kıldı” dedi. O zamanlar Ka'be iki sıra halinde, altı direk üzerinde kurulmuştu. Rasulullah (sav) namaz kılarken Kâbe kapısını arkasına aldı. Yüzünü de duvara doğru döndü. Duvar ile arasında üç zira kadar bir mesafe vardı. İbn Ömer der ki: Rasulullah'ın kaç rekât kıldığını sormayı unuttum. Rasulullah'ın namaz kıldığı yerde kırmızı bir mermer vardı.
Rasulullah (sav) "Allah bu ayınızı, bu beldenizi, bu gününüzü haram kıldığı gibi sizlere canlarınızı, mallarınızı da haram kılmıştır. size tebliğ ettim mi?" buyurdu. Oradakiler “evet” dediler. Hz. Peygamber (sav) üç defa "şahit ol Allah'ım" dedi, sonra "iyi düşünüp aklınızı başınıza toplayın ve benden sonra birbirinizin boynunu vurarak kâfirlere dönüşmeyin, yoksa yazıklar olsun size" yahut "eyvahlar olsun size" buyurdu.
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Malik, ona Ebu Esved Muhammed b. Abdurrahman b. Nevfel, ona Urve, ona da Âişe (r.anha) şöyle demiştir: Rasulullah ile birlikte (hac için yola) çıktık. Bizden bir kısmı umre niyetiyle, diğer bir kısmı hac niyetiyle, bazımız da hem hac hem de umreye niyet ederek ihrama girdik. Rasulullah da sadece hacca niyet ederek ihrama girmişti. Yalnız hac için ihrama giren ya da hem hac hem de umre niyetiyle ihrama girenler kurban bayramının ilk gününe kadar ihramdan çıkmadılar. Bize Abdullah b. Yusuf, ona da Mâlik aynı senedle hadisi "Hz. Peygamber ile birlikte Veda Haccı için yola çıktık" şeklinde rivayet etmiştir. Bize İsmail b. Ebu Uveys, ona da Mâlik, hadisin benzerini rivayet etmiştir.
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, Ona Zührî (T); Bize Muhammed b. Yusuf, ona Evzâî, ona İbn Şihâb, ona Süleyman b. Yesâr, ona da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: Veda Haccında, Fadl b. Abbâs, Rasûlullah'ın bineğinin arkasına binmiş olduğu bir sırada, Has'am kabilesinden bir kadın "ey Allah'ın Rasulü, Allah'ın kulları üzerine haccın farz olması babamın, binek üzerinde duramayacak kadar yaşlı olduğu bir döneme denk geldi. Babam adına hac yapmam geçerli olur mu?" diyerek Rasulullah'tan fetva istedi. Rasulullah (sav) "Evet, geçerli olur" buyurdu.
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Malik, ona Ebu Esved Muhammed b. Abdurrahman b. Nevfel, ona Urve, ona da Âişe (r.anha) şöyle demiştir: Rasulullah ile birlikte (hac için yola) çıktık. Bizden bir kısmı umre niyetiyle, diğer bir kısmı hac niyetiyle, bazımız da hem hac hem de umreye niyet ederek ihrama girdik. Rasulullah da sadece hacca niyet ederek ihrama girmişti. Yalnız hac için ihrama giren ya da hem hac hem de umre niyetiyle ihrama girenler kurban bayramının ilk gününe kadar ihramdan çıkmadılar. Bize Abdullah b. Yusuf, ona da Mâlik aynı senedle hadisi "Hz. Peygamber ile birlikte Veda Haccı için yola çıktık" şeklinde rivayet etmiştir. Bize İsmail b. Ebu Uveys, ona da Mâlik, hadisin benzerini rivayet etmiştir.
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Malik, ona Ebu Esved Muhammed b. Abdurrahman b. Nevfel, ona Urve, ona da Âişe (r.anha) şöyle demiştir: Rasulullah ile birlikte (hac için yola) çıktık. Bizden bir kısmı umre niyetiyle, diğer bir kısmı hac niyetiyle, bazımız da hem hac hem de umreye niyet ederek ihrama girdik. Rasulullah da sadece hacca niyet ederek ihrama girmişti. Yalnız hac için ihrama giren ya da hem hac hem de umre niyetiyle ihrama girenler kurban bayramının ilk gününe kadar ihramdan çıkmadılar. Bize Abdullah b. Yusuf, ona da Mâlik aynı senedle hadisi "Hz. Peygamber ile birlikte Veda Haccı için yola çıktık" şeklinde rivayet etmiştir. Bize İsmail b. Ebu Uveys, ona da Mâlik, hadisin benzerini rivayet etmiştir.