Giriş

Bize İshak, ona Abdussamed, ona babası (Abdülvâris b. Saîd), ona Eyyüb, ona İkrime, ona da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) Mekke'ye geldiğinde içeride putlar olduğu için Kâbe'ye girmek istemedi. Emretti, putlar dışarı çıkarıldı. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in, ellerinde fal okları bulunan, heykellerini de çıkardılar. Rasulullah "Allah kahretsin onları! Vallahi onlar, bu iki Peygamber’in asla şu fal oklarıyla kısmetlerini aramadıklarını biliyorlardı." buyurdu, sonra Kâbe'ye girip her köşesinde tekbir getirdi, ardından namaz kılmadan Kâbe'den dışarı çıktı. Ma'mer, Eyyüb'den yaptığı rivayetinde Abdüssamed'e mutâbaat etti. Vuheyb der ki: Bize Eyyüb, ona da İkrime bu hadisi Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.


    Öneri Formu
33825 B004288 Buhari, Megâzî, 48

Bize Heysem b. Hârice, ona Hafs b. Meysere, ona Hişâm b. Urve, 0na babası (Urve b. Zübeyir), ona da Âişe (r.anha)şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) fetih yılında Mek­ke'ye en yüksek tarafındaki Kedâ mevkiinden girmiştir. Ebu Usâme ve Vuheyb Hafs "Kedâ" lâfzında İbn Meysere'ye mutâbaat etmiştir.


    Öneri Formu
33829 B004290 Buhari, Megâzî, 49

Bize Übeyd b. İsmail, ona Ebu Üsâme, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyir) şöyle demiştir: Mekke'nin fethi yılında Hz. Peygamber (sav) sefere çıkınca, bu haber Mekke'de Kureyş'e ulaştı. Ebu Sufyân b. Harb, Hakîm b. Hızâm ve Budeyl b. Verkâ, Hz. Peygamber'in (sav) seferi hakkında bilgi toplamak üzere yola çıkıp Merru'z-Zahrân'a kadar gittiler. Orada hacıların Arafat'taki ateşlerine benzer ateşlerle karşılaştılar. Ebu Sufyân "Arafataki ateşlere benzeyen bu ateşler de neyin nesi?" dedi. Budeyl b. Verkâ "Bunlar Amroğulları'nın ateşleri" dedi. Ebu Sufyân " Hayır, Amroğulları'nın ateşi bundan daha azdır" dedi. Bu sırada Rasulullah'ın bekçilerinden bir kısım insanlar Ebu Sufyân ile arkadaşlarını gördüler, onlara yetişip yakalayarak Rasulullah'a getirdiler. Ebu Sufyân hemen Müslüman oldu. Ordu yola çıkacağı zaman Hz. Peygamber (sav) Abbâs'a "Ebu Sufyân'ı alıkoy da Müslümanların kalabalığını bir görsün" buyurdu. Abbâs Ebu Süfyân'ı alıkoydu. Derken Arab kabileleri, Hz. Peygamber'in (sav) eşliğinde bölük bölük Ebu Süfyân'ın önünden geçti. Bir bölük geçti, Ebu Süfyân, "bunlar kim" diye sordu. Abbas "bu Gıfâr kabilesi" dedi. Ebu Sufyân "Gıfâr'ın benimle ne alıp veremediği var ki?" dedi. Sonra Cuheyne kabilesi geçti. Ebu Sufyân aynı şekilde sordu. Ardından Sa'd b. Huzeym kabilesi geçti. Ebu Sufyân yine aynı şekilde sordu. Sonrasında Suleym kabilesi geçti. Ebu Suf­yân aynı şekilde sordu. En sonunda Ebu Sufyân'ın ömründe benzerini görmediği bir bölük geçti. "bunlar kim" diye sordu. Abbas "bunlar Ensâr'dır" dedi. Ensâr'ın başında elinde sancağı ile Sa'd b. Ubâde bulunuyordu. Ebu Sufyân'ın önün­den geçerken: "Ey Ebu Sufyân! Bu gün cenk günü, bu günde Kâbe'de kan dökmek helâldır" dedi. Ebu Sufyân "Ey Abbas! Bu gün senin beni koruman ne güzel olurdu" dedi. Sonra bir bölük daha geldi. Bu bölük sayıca en az olanı idi. Bun­ların içinde Rasulullah ve ashabı bulunuyordu. Hz. Peygamber'in (sav) sancağı da Zübeyir b. Avvâm'ın elindeydi. Rasulullah geçerken Ebu Sufyân "Sa'd b. Ubâde'nin dediğini öğrendin mi?" dedi. Rasulullah "ne söyledi?" diye sordu. Ebu Sufyân "şöyle şöyle dedi" cevabını verdi. Rasulullah " Sa'd yanlış söylemiştir. Bu gün Allah'ın Kâbe'yi yücelteceği bir gündür. Ve bu gün Kâbe örtüsüne bürünecektir" buyurdu. Râvî der ki: Rasulullah bayrağının Hacûn mevkiine dikilmesini emretti. Bize Urve, ona da Cubeyr b. Mut'im'ın oğlu Nâfi şöyle rivayet etmiştir: Ben Abbas'ın (yıllar sonra) Zübeyir'e hitaben "Ey Ebu Abdullah! (hani hatırlar mısın) Hz. peygamber sana sancağı şuraya dikmeni emretmişti" dediğini işittim. Yine Urve der ki: Rasulullah (sav) o gün Hâlid b. Velîd'e Mek­ke'nin üst tarafındaki Kedâ mevkiinden girmesini emretmiş, kendisi de Kudâ mevkiinden girmişti. Mekke'ye girerken, Hâlid b. Velîd'in birliğinden iki kişi; Hubeyş b. Eş'ar ve Kurz b. Câbir el-Fıhrî şehit olmuştur.


    Öneri Formu
287225 B004280-2 Buhari, Megâzî, 48

Bize Übeyd b. İsmail, ona Ebu Üsâme, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyir) şöyle demiştir: Mekke'nin fethi yılında Hz. Peygamber (sav) sefere çıkınca, bu haber Mekke'de Kureyş'e ulaştı. Ebu Sufyân b. Harb, Hakîm b. Hızâm ve Budeyl b. Verkâ, Hz. Peygamber'in (sav) seferi hakkında bilgi toplamak üzere yola çıkıp Merru'z-Zahrân'a kadar gittiler. Orada hacıların Arafat'taki ateşlerine benzer ateşlerle karşılaştılar. Ebu Sufyân "Arafataki ateşlere benzeyen bu ateşler de neyin nesi?" dedi. Budeyl b. Verkâ "Bunlar Amroğulları'nın ateşleri" dedi. Ebu Sufyân " Hayır, Amroğulları'nın ateşi bundan daha azdır" dedi. Bu sırada Rasulullah'ın bekçilerinden bir kısım insanlar Ebu Sufyân ile arkadaşlarını gördüler, onlara yetişip yakalayarak Rasulullah'a getirdiler. Ebu Sufyân hemen Müslüman oldu. Ordu yola çıkacağı zaman Hz. Peygamber (sav) Abbâs'a "Ebu Sufyân'ı alıkoy da Müslümanların kalabalığını bir görsün" buyurdu. Abbâs Ebu Süfyân'ı alıkoydu. Derken Arab kabileleri, Hz. Peygamber'in (sav) eşliğinde bölük bölük Ebu Süfyân'ın önünden geçti. Bir bölük geçti, Ebu Süfyân, "bunlar kim" diye sordu. Abbas "bu Gıfâr kabilesi" dedi. Ebu Sufyân "Gıfâr'ın benimle ne alıp veremediği var ki?" dedi. Sonra Cuheyne kabilesi geçti. Ebu Sufyân aynı şekilde sordu. Ardından Sa'd b. Huzeym kabilesi geçti. Ebu Sufyân yine aynı şekilde sordu. Sonrasında Suleym kabilesi geçti. Ebu Suf­yân aynı şekilde sordu. En sonunda Ebu Sufyân'ın ömründe benzerini görmediği bir bölük geçti. "bunlar kim" diye sordu. Abbas "bunlar Ensâr'dır" dedi. Ensâr'ın başında elinde sancağı ile Sa'd b. Ubâde bulunuyordu. Ebu Sufyân'ın önün­den geçerken: "Ey Ebu Sufyân! Bu gün cenk günü, bu günde Kâbe'de kan dökmek helâldır" dedi. Ebu Sufyân "Ey Abbas! Bu gün senin beni koruman ne güzel olurdu" dedi. Sonra bir bölük daha geldi. Bu bölük sayıca en az olanı idi. Bun­ların içinde Rasulullah ve ashabı bulunuyordu. Hz. Peygamber'in (sav) sancağı da Zübeyir b. Avvâm'ın elindeydi. Rasulullah geçerken Ebu Sufyân "Sa'd b. Ubâde'nin dediğini öğrendin mi?" dedi. Rasulullah "ne söyledi?" diye sordu. Ebu Sufyân "şöyle şöyle dedi" cevabını verdi. Rasulullah " Sa'd yanlış söylemiştir. Bu gün Allah'ın Kâbe'yi yücelteceği bir gündür. Ve bu gün Kâbe örtüsüne bürünecektir" buyurdu. Râvî der ki: Rasulullah bayrağının Hacûn mevkiine dikilmesini emretti. Bize Urve, ona da Cubeyr b. Mut'im'ın oğlu Nâfi şöyle rivayet etmiştir: Ben Abbas'ın (yıllar sonra) Zübeyir'e hitaben "Ey Ebu Abdullah! (hani hatırlar mısın) Hz. peygamber sana sancağı şuraya dikmeni emretmişti" dediğini işittim. Yine Urve der ki: Rasulullah (sav) o gün Hâlid b. Velîd'e Mek­ke'nin üst tarafındaki Kedâ mevkiinden girmesini emretmiş, kendisi de Kudâ mevkiinden girmişti. Mekke'ye girerken, Hâlid b. Velîd'in birliğinden iki kişi; Hubeyş b. Eş'ar ve Kurz b. Câbir el-Fıhrî şehit olmuştur.


    Öneri Formu
33807 B004280 Buhari, Megâzî, 48

Bize Süleyman b. Abdurrahman, ona Sa'dân b. Yahya, ona Muhammed b. Ebu Hafsa, ona Zuhrî, ona Ali b. Hüseyin, ona da Amr b. Osman şöyle rivayet etmiştir: Üsame b. Zeyd, Hz. Peygamber'e (sav) "Ey Allah'ın Rasulü, yarın Mekke'de nerede konaklayacaksınız?" diye sordu. Hz. Peygamber (sav) " Akîl bize konak mı bıraktı ki" buyurdu.


    Öneri Formu
287226 B004282-2 Buhari, Megâzî, 48

Bize Süleyman b. Abdurrahman, ona Sa'dân b. Yahya, ona Muhammed b. Ebu Hafsa, ona Zuhrî, ona Ali b. Hüseyin, ona da Amr b. Osman şöyle rivayet etmiştir: Üsame b. Zeyd, Hz. Peygamber'e (sav) "Ey Allah'ın Rasulü, yarın Mekke'de nerede konaklayacaksınız?" diye sordu. Hz. Peygamber (sav) de " Akîl bize konak mı bıraktı ki" diye cevap verdi.


    Öneri Formu
287227 B004282-3 Buhari, Megâzî, 48

Bize Heysem b. Hârice, ona Hafs b. Meysere, ona Hişâm b. Urve, 0na babası (Urve b. Zübeyir), ona da Âişe (r.anha)şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) fetih yılında Mek­ke'ye en yüksek tarafındaki Kedâ mevkiinden girmiştir. Ebu Usâme ve Vuheyb Hafs "Kedâ" lâfzında İbn Meysere'ye mutâbaat etmiştir.


    Öneri Formu
287230 B004290-2 Buhari, Megâzî, 49

Bize İshak, ona Abdussamed, ona babası (Abdülvâris b. Saîd), ona Eyyüb, ona İkrime, ona da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav) Mekke'ye geldiğinde içeride putlar olduğu için Kâbe'ye girmek istemedi. Emretti, putlar dışarı çıkarıldı. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in, ellerinde fal okları bulunan, heykellerini de çıkardılar. Rasulullah 'Allah kahretsin onları! Vallahi onlar, bu iki Peygamber’in asla şu fal oklarıyla kısmetlerini aramadıklarını biliyorlardı' buyurdu; sonra Kâbe'ye girip her köşesinde tekbir getirdi, ardından namaz kılmadan Kâbe'den dışarı çıktı." [Ma'mer, Eyyüb'den yaptığı rivayetinde Abdüssamed'e mutâbaat etti. ] [Vuheyb der ki: Bize Eyyüb, ona da İkrime bu hadisi Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.]


    Öneri Formu
287228 B004288-2 Buhari, Megâzî, 48

Bize Heysem b. Hârice, ona Hafs b. Meysere, ona Hişâm b. Urve, 0na babası (Urve b. Zübeyir), ona da Âişe (r.anha)şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) fetih yılında Mek­ke'ye en yüksek tarafındaki Kedâ mevkiinden girmiştir. Ebu Usâme ve Vuheyb Hafs "Kedâ" lâfzında İbn Meysere'ye mutâbaat etmiştir.


    Öneri Formu
287231 B004290-3 Buhari, Megâzî, 49

Bize İshak, ona Abdussamed, ona babası (Abdülvâris b. Saîd), ona Eyyüb, ona İkrime, ona da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) Mekke'ye geldiğinde içeride putlar olduğu için Kâbe'ye girmek istemedi. Emretti, putlar dışarı çıkarıldı. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in, ellerinde fal okları bulunan, heykellerini de çıkardılar. Rasulullah "Allah kahretsin onları! Vallahi onlar, bu iki Peygamber’in asla şu fal oklarıyla kısmetlerini aramadıklarını biliyorlardı." buyurdu, sonra Kâbe'ye girip her köşesinde tekbir getirdi, ardından namaz kılmadan Kâbe'den dışarı çıktı. [Ma'mer, Eyyüb'den yaptığı rivayetinde Abdüssamed'e mutâbaat etti. ] [Vuheyb der ki: Bize Eyyüb, ona da İkrime bu hadisi Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.]


    Öneri Formu
287229 B004288-3 Buhari, Megâzî, 48