10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Abd b. Humeyd, ona Müslim b. İbrahim, ona Ebân b. Yezid, ona Katade, ona da Enes b. Malik şöyle rivayet etti: Nebiyyullah (sav) ensarlı bir hanım olan Ümmü Mübeşşir'e ait bir hurmalığa girdi ve "bu hurmaları kim dikti? Müslüman mı, kafir mi" diye sordu. Orada bulunanlar da 'Müslüman dikti' dediler. [Ravi devamında yukarıdakilerin hadisinin benzerini rivayet etmiştir.]
Açıklama: İlgili hadisin metni için M003969 hadise bakınız.
Bize Muhammed b. Râfi' ve İshak b. Mansur, - hadisin lafzı İbn Râfi'e aittir- o ikisine Abdürrezzak, ona İbn Cüreyc, ona Musa b. Ukbe, ona Nafi', ona da İbn Ömer şöyle demiştir: Ömer b. Hattab, Hicaz topraklarından Yahudi ve Hristiyanları sürmüştür. Hz. Peygamber de (sav) Hayber'i fethedince orada bulunan Yahudileri oradan çıkarmak istemişti. Zira fethedilince oranın arazisi Allah'ın, Rasulünün ve Müslümanların olmuştu. Hz. Peygamber bu sebeple Yahudileri oradan çıkarmak istedi. Yahudiler de Hz. Peygamber'den (sav) arazinin işlerini üstlenmek ve ürünlerin yarısını vermek karşılığında kendilerini Hayber'de bırakmasını talep etmişlerdi. Hz. Peygamber (sav) onlara; "sizi bu şartlarda burada dilediğimiz kadar bırakıyoruz" dedi. Yahudiler Hayber'de Hz. Ömer onları Teyma ve Eriha'ya sürünceye kadar kalmışlardır.
Bize İbn Nümeyr, ona babası (Abdullah b. Nümeyr), ona Abdülmelik, ona Ata, ona da Cabir'in rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Bir Müslüman bir ağaç dikerse, o ağaçtan yenilen her şey, mutlaka onun için sadakadır. O ağaçtan çalınan her şey, onun için sadakadır. Yabani hayvanların, hatta kuşların yediği dahi onun için sadakadır. Kısaca herhangi birisinin o ağaçtan azalttığı her şey onun için mutlaka sadaka olur."
Bize Yahya b. Yahya, ona Hüşeym, ona Seyyar, ona Şa'bî, ona da Cabir b. Abdullah şöyle demiştir: Bir gazada Rasulullah (sav) ile birlikteydik. Dönüşte, ben yavaş giden bir deveye binmiş acele ile gitmeye çabalıyordum. Derken arkamdan bana bir süvari yetişerek elindeki sopa ile dürttü. Bunun üzerine hayvanım görmüş olduğun en iyi develer gibi koşmağa başladı. Bir de baktım Rasulullah (sav) bana yetişmiş. "neye acele ediyorsun ya Cabir" dedi. “Ya Rasulullah, ben yeni evliyim” dedim. "Bakire ile mi evlendin, dul ile mi?" diye sordu. “Dul aldım” dedim. "Bakire alsaydın ya! Sen onunla, o seninle oynaşırdınız" buyurdu. Medine'ye geldiğimizde şehre girmeye hazırlandık. Rasulullah (sav) "acele etmeyin, şehre geceleyin yâni yatsı zamanı girelim ki, (eşlerinizden) saçları dağınık olan taransın, kasıklarını tıraş edecek olan etsin" buyurdu ve bana "Medine'ye vardığın zaman eşinle ilişkiye girmeye bak, eşinle ilişkiye girmeye" dedi.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Abdullah b. İdris, Yahya b. Said ve Ebu Üsame, onlara Ubeydullah; (T) Bize Züheyr b. Harb -Lafız ona aittir-, ona Yahya b. Said, ona Ubeydullah, ona Ebu Zinad, ona A'rac, ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) taş atımı satışını ve Garar satışını yasakladı."
Açıklama: (بَيْعِ الْحَصَاةِ) Taş atımı satışı: Kişinin almak istediği malın üzerine taş atarak bakmadan, kusurunu incelemeden bir malı satın alması şeklindeki alışveriştir. (بَيْعِ الْغَرَرِ) Garar Satışı: Alışverişte, satış şartlarının ya da satılan şeyin vasıflarının bilinmemesidir. Aldatma ve husumete yol açacağı için yasaktır.