10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyan, ona ez-Zührî, ona Urve (b. Zübeyr el-Esedî) ona da Mervan (b. Haken) ve Misver b. Mahrama şöyle rivayet etmişlerdir: "Hudeybiye yılında Hz. Peygamber (sav) bin küsür ashabıyla birlikte (Medine'den) çıktı. Zü'l-Hüleyfe'ye varınca kurbanlıklara gerdanlıkları astı, (kurbanlıkları) işaretledi ve oradan ihrama girdi." [(Ali b. Abdullah el-Medînî şöyle dedi): Ben bu hadisi Süfyan'dan kaç kere dinlediğimi unuttum. En sonunda o şöyle demişti: Ben ez-Zührî'den kurbanlıkları işaretleme ve gerdanlık takma kısmını ezberlemedim. Ancak burada kastettiği işaretleme ve gerdanlıkların takıldığı bölüm mü, yoksa hadisin tamamı mı, onu bilmiyorum.]
Bana Salt b. Muhammed, ona Yezîd b. Zürey, ona Saîd, ona da Katâde şöyle demiştir: Saîd b. Müseyyeb'e "bana ulaşan bilgiye göre Cabir b. Abdullah Hudeybiye'de Hz. Peygamber'e (sav) biat edenlerin sayısının 1400 olduğunu söylüyor" dedim. Saîd bana cevaben "Cabir bana 1500 kişi olduklarını rivayet etti" dedi. Buhârî der ki: Bu hadisi Kurra (b. Halid'den) rivayet eden Ebu Davud (et-Tayâlisî) rivayetinde Katâde'ye mutabaat etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Ebu Davud et-Tayâlisî arasında inkıta vardır.
Bize Abdullah b. Muhammed ona da Süfyan (b. Uyeyne el-Hilâlî) şöyle rivayet etti: "Ben bu hadisi (Muhammed b. Şihab) ez-Zührî'den işittim ve bir kısmını ezberledim. Ma'mer'den (b. Raşid el-Ezdî) duyduğum ise beni doğruladı. Ona Urve b. Zübeyr ona da Misver b. Mahreme ve Mervan b. Hakem, her ikisi de diğerinden biraz farklı anlatarak şöyle rivayet ettiler: "Peygamber (sav) Hudeybiye yılında ashabından yüzer kişilik on bölükle birlikte sefere çıktı. Zü'l-Huleyfe'ye geldiği zaman kurbanlık develerine gerdanlık taktı ve o hayvanları (kurban olarak ayırmak için) işaretledi. Sonra da burada umre niyetiyle ihrama girdi. Rasulullah (sav), Huzâa kabilesinden bir gözcüsünü (keşif için) gönderdi, kendisi de (yanındakilerle birlikte) Gadîru'l-Eştât mevkiine kadar ilerledi. Burada gözcüsü geldi ve “Kureyş senin aleyhinde birçok insanı toplamış ve Ehâbiş denilen toplulukları da yanlarına almışlar, seninle muhakkak savaşacaklar ve Ka'be'yi ziyaretten seni men edip, Mekke'ye girmene de engel olacaklar” dedi. Bu haber üzerine Rasulullah (sav) “Ey insanlar, bana fikrinizi söyleyin. Bizi Beytullah'tan alıkoymaya niyetlenenlerin aile ve evlatlarına saldırayım mı? Eğer (ailelerini savunmak için geri dönüp) karşımıza çıkarlarsa Allah (cc) müşriklerden bir gözü kesmiştir. Aksi takdirde (karşımıza çıkmaz ve Beytullah'tan bizi alıkoymaya devam ederlerse) onların her şeylerini alırız” buyurdu. Ebu Bekir “Ya Rasulullah (sav), sen Beytullah'ı kastederek yola çıktın. Kimseyi öldürmek ve kimseyle savaşmak niyetinde değildin. Sen ona (Beytullah'a) yönel. Bizi ondan alıkoyan olursa, onunla savaşırız” dedi. Bunun üzerine O (sav) “Allah'ın (cc) adıyla yola devam edin” buyurdu."
Açıklama: Allah (cc) müşriklerden bir gözü kesmiştir: yani Allah (cc) bizi onların casuslarından korumuştur, yahut bizim gözcümüzü onlardan korumuştur. Bu sebeple üstünlük bizdedir.
Bize Ali, ona Süfyan, ona Amr, ona da Cabir b. Abdullah'ın (r.anhuma) rivayetine göre Hz. Peygamber (sav) Hudeybiye günü şöyle buyurmuştur: "Sizler yeryüzündeki insanların en hayırlısısınız" (Cabir der ki:) Biz bindörtyüz kişiydik. Bu gün gözlerim görüyor olsaydı, altında biat ettiğimiz ağacın yerini size gösterirdim. "Bindörtyüz" ifadesini Cabir'den Salim, Salim'den de A'meş işiterek bu rivayette (Sufyân'a) mutâbaat etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile el-A'meş arasında inkıta vardır.
Bize Ali, ona Süfyan, ona Amr, ona da Cabir b. Abdullah'ın (r.anhuma) rivayetine göre Hz. Peygamber (sav) Hudeybiye günü şöyle buyurmuştur: "Sizler yeryüzündeki insanların en hayırlısısınız" (Cabir der ki:) Biz bindörtyüz kişiydik. Bu gün gözlerim görüyor olsaydı, altında biat ettiğimiz ağacın yerini size gösterirdim. "Bindörtyüz" ifadesini Cabir'den Salim, Salim'den de A'meş işiterek bu rivayette (Sufyân'a) mutâbaat etmiştir.
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Zuhrî, ona Sinan ve Ebu Seleme, onlara da Cabir, kendisinin Hz. Peygamber (sav) ile birlikte Necid tarafına gazaya gittiğini söylemiştir.
Bize Osman b. Ebu Şeybe, ona Abde, ona Hişâm, ona babası şöyle rivayet söylemiştir: Hz. Aişe'nin yanında Hassan b. Sabit'e sövmeye başlamıştım. Hz. Aişe 'Ona sövme. O, Hz. Peygamber'i (sav) savunmuştur" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: O, Hz. Peygamber'den (sav) müşrikleri hicvetmek için izin istemişti. Hz. Peygamber (sav) ona "Ben de onların soyundan iken onları nasıl hicvedeceksin?" buyurdu. Hassan 'Ben, senin soyunu onların soyları arasından hamurdan kıl çeker gibi çeker ayırırım' dedi. Muhammed'in naklettiğine göre; ona Osman b. Ferkad, ona Hişâm, ona babası şöyle söylemiştir: Ben Hz. Aişe hakkında (ifk hadisesinden dolayı) ileri geri konuştuğu için Hassan'a sövmüştüm.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Müslim arasında inkıta vardır.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Ebân b. Yezid arasında inkıta vardır.