Giriş


    Öneri Formu
31157 B004006 Buhari, Megâzî, 12

Bize Haccâc b. Minhâl, ona Abdullah b. Ömer en-Nümeyrî, ona Yunus b. Yezîd, ona Zührî, ona da Urve b. Zübeyir, Saîd b. Müseyyeb, Alkame b. Vakkâs ve Übeydullah b. Abdullah -her biri hadisten bir bölümü bana aktararak- Hz. Peygamber'in eşi Hz. Aişe'nin (r.anha) şöyle dediğini rivayet etmiştir: Ümmü Mıstah ile birlikte giderken, onun ayağı kaydı ve "kahrolasın Mıstah" diye oğluna beddua etti. Ben de "ne kötü bir söz söyledin, sen Bedir Savaşına katılmış bir kişiye sövüyor musun?" dedim... Âişe İfk hadisinin tamamını aktardı.


Açıklama: Hadisin tamamı için B004141 numaralı hadise bakınız.

    Öneri Formu
31192 B004025 Buhari, Megâzî, 12

Bize İshak b. Mansur, ona Yezîd, ona Yahya, ona da Muâz b. Rifâa şöyle demiştir: Bir melek Hz. Peygamber'e (sav) (Bedir ehlinin ashab arasındaki konumunu) sordu... Yahya der ki: Yezîd b. Hâd, bu hadisi Muâz rivayet ettiğinde, onun yanında olduğunu ve Muâz'ın "soru soran Cebrail'di" dediğini bana aktardı.


Açıklama: Hadisin tamamı için B003992 numaralı hadise bakınız.

    Öneri Formu
281184 B003994-2 Buhari, Megâzî, 11

Yine bize Zührî, ona Muhammed b. Cübeyr b. Mut'im, ona da babası (Cübeyr b. Mut'im) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) Bedir esirlerini kast ederek "eğer Mut'im b. Adiyy hayatta olsa ve şu kokuşmuşlar konusunda benimle konuşsaydı bun­ların hepsini ona bağışlardım" Ve yine Leys'in Yahya'dan rivayetine göre Saîd b. Müseyyeb şöyle demiştir: Birinci fitne (yani Hz. Osman'ın şehadeti) meydana geldi, Bedir Ashabından kimseyi bı­rakmadı. Sonra ikinci fitne (yani Harre vakası) oldu Hudeybiye Ashabından kimseyi bırakmadı. Sonra üçüncü fitne olayı oldu, o da insanlarda akıl ve kuvvet bırakmadı.


Açıklama: İbn Hacer'in ifadelerinden anlaşılan, Leys tarikinin muallak olduğudur (İbn Hacer, Fethu'l-Bârî, VII, 325.) Öte yandan bu rivayet, Cevâmi'u'l-kelim'in tespitinin aksine mürsel olmayıp maktu olmalıdır.

    Öneri Formu
281189 B004024-2 Buhari, Megâzî, 12

Bize Yakub b. İbrahim, ona ibn Uleyye, ona Süleyman et-Teymî, ona da Enes (ra) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) Bedir günü "Ebu Cehil'in ne yaptığını kim bir bakıp araştırır?" buyurdu. Bunun üzerine İbn Mesud gitti ve Afra kadının oğullarının (Muâz ve Muavviz) vurduğu Ebu Cehil'i ölmek üzereyken buldu ve "Ebu Cehil sen misin?" diye sordu. İbn Uleyye der ki: Süleyman ibn Tarhân'ın Enes'ten rivayetine göre İbn Mesûd bu şekilde "Ebu Cehil sen misin?"? diye sordu, Ebu Cehil de "sizin vurduğunuz dışında kimse var mı" ya da "kendi kavminin vurduğundan başka bir kimse var mı­" dedi Ebu Miclez der ki: Ebu Cehil "Keşke beni bir çiftçiden başkası öldürseydi" dedi


Açıklama: Bu tarikin mürsel olduğuna dair bk. İbn Hacer, Fethu'l-Bârî, Dârü'l-Ma'rife, VII, 295.

    Öneri Formu
281188 B004020-2 Buhari, Megâzî, 12

Bize Abdân, ona Abdullah (T); Bize Ahmed b. Salih, ona Anbese, onlara Yunus, ona Zührî, ona Ali b. Hüseyin, ona Hüseyin b. Ali (as), ona da Ali şöyle demiştir: Benim Bedir günündeki ganimet pa­yımdan kalan yaşlı bir devem vardı. Hz. Peygamber (sav) bana daha önce de savaş dışı elde edilen fey gelirinin beşte birinden, başka bir yaşlı deve daha vermişti. Hz. Peygamber'in (sav) kızı Fâtıma (as) ile evlenmek istediğim zaman Kaynuka oğullarından, kuyum­culuk yapan bir adamla beraber ızhır otu toplamaya gitmek üzere sözleştik. Bu otu kuyumculara satıp parasıyla dü­ğün yemeğimin masrafına destek sağlamayı istemiştim. Ben yaşlı devele­rim için semerler, çuvallar ve ipler toplarken, iki devem de Ensârdan bir adamın evinin yanında çöktürülmüş hâldeydiler. Topladığım şey­leri toplayıp döndüğüm zaman bir de gördüm ki develerimin hörgüçleri ke­silmiş, böğürleri yarılıp ciğerleri alınmış. Develerimin bu halini görünce gözyaşlarıma hakim olamayıp ağladım ve "bu işi kim yaptı?" diye sordum. Orada bulunanlar "Hamza b. Abdulmuttalib yaptı, kendisi şu evin içinde Ensârdan içki içenler topluluğu arasındadır" dediler. Hemen Hz. Peygamber'in (sav) yanına vardım. Yanında Zeyd b. Hâ­rise vardı. Peygamber yüzümden, içinde bulunduğum durumu anlayarak "Neyin var?" diye sordu. Ben "Ey Allah'ın Rasûlü, bugünkü kadar korkunç manzara görme­dim. Hamza benim yaşlı iki dişi deveme saldırıp onların hörgüçlerini kesmiş, böğürlerini yarmış, şimdi şu evde içki içenlerle beraberdir." dedim. Peygamber ridâsını istedi, sonra ona bürünerek yürüyüp gitti. Zeyd ibn Harise ile ben de peşinden gittik. Nihayet içinde Hamza'nın bulunduğu o eve geldi, içeri girme izni istedi. İçeridekiler gelenlere girme izni verdiler. İçeride içki içenlerle karşılaştık. (Hz. peygamber (sav), yaptığı işten dolayı Hamza'yı kınamaya baş­ladı. Hamza da körkütük sarhoş olmuş, gözleri kıpkırmızı bir halde idi. Hamza bakışını Hz. Peygamber'e yöneltti, önce dizlerine, sonra göbeğine, ardından yüzüne baktı ve "Siz, babamın (Abdulmuttalib'in) köleleri değil misiniz?" dedi. Hz. Peygamber, amcası Hamza'nın sarhoş olduğunu anladı da (yanlış bir hareket yapmasına fırsat vermemek için) topukları üzerinde gerisin geriye çekildi. Biz de Onunla beraber odadan dışarı çıktık.


    Öneri Formu
281186 B004003-2 Buhari, Megâzî, 12

Bize Abdan, ona Abdullah, ona Ma’mer ve Yunus, onlara ez-Zührî, ona Urve b. Zübeyr, ona da Misver b. Mahreme, Amir b. Lüey oğullarının müttefiki Bedir’de Nebi (sav) ile birlikte bulunan Amr b. Avf’ın şöyle anlattığını nakletti: Rasulullah (sav) Ebu Ubeyde b. Cerrah’ı (toplanan) cizyeleri getirmesi için Bahreyn’e gönderdi. Rasulullah (sav) (daha önce) Bahreyn halkı ile barış anlaşması yapmış ve başlarına Alâ b. Hadramî’yi emir tayin etmişti. Ebu Ubeyde Bahreyn’den (topladığı) mallarla birlikte geldi. Ensar, Ebu Ubeyde’nin geldiğini duydu ve Nebi (sav) ile birlikte sabah namazına geldiler. Rasulullah (sav) namazını bitirip ayrılınca karşısına dikildiler. Rasulullah (sav) onları bu halde görünce gülümsedi ve "Öyle sanıyorum ki, siz Ebu Ubeyde'nin bir şeyler getirdiğini duydunuz" dedi. Onlar da “Evet ey Allah’ın Rasulü!” diye tasdik ettiler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Öyle ise sevinin! Sizi sevindirecek olan şeyi de ümit edin! Allah’a yemin olsun ki, ben sizin adınıza fakirlikten endişe etmiyorum; ama dünya nimetlerinin sizden önceliklerin önüne serildiği gibi sizin önünüze de serilmesinden ve onların bu dünyalıklar için birbirleriyle yarışa giriştikleri gibi, sizin de yarışa girmenizden ve bu rekabetin onları helâk ettiği gibi sizi de helâk etmesinden korkuyorum."


    Öneri Formu
31180 B004015 Buhari, Megâzî, 12

Bize Abdan, ona Abdullah, ona Ma’mer ve Yunus, onlara ez-Zührî, ona Urve b. Zübeyr, ona da Misver b. Mahreme, Amir b. Lüey oğullarının müttefiki Bedir’de Nebi (sav) ile birlikte bulunan Amr b. Avf’ın şöyle anlattığını nakletti: Rasulullah (sav) Ebu Ubeyde b. Cerrah’ı (toplanan) cizyeleri getirmesi için Bahreyn’e gönderdi. Rasulullah (sav) (daha önce) Bahreyn halkı ile barış anlaşması yapmış ve başlarına Alâ b. Hadramî’yi emir tayin etmişti. Ebu Ubeyde Bahreyn’den (topladığı) mallarla birlikte geldi. Ensar, Ebu Ubeyde’nin geldiğini duydu ve Nebi (sav) ile birlikte sabah namazına geldiler. Rasulullah (sav) namazını bitirip ayrılınca karşısına dikildiler. Rasulullah (sav) onları bu halde görünce gülümsedi ve "Öyle sanıyorum ki, siz Ebu Ubeyde'nin bir şeyler getirdiğini duydunuz" dedi. Onlar da “Evet ey Allah’ın Rasulü!” diye tasdik ettiler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Öyle ise sevinin! Sizi sevindirecek olan şeyi de ümit edin! Allah’a yemin olsun ki, ben sizin adınıza fakirlikten endişe etmiyorum; ama dünya nimetlerinin sizden önceliklerin önüne serildiği gibi sizin önünüze de serilmesinden ve onların bu dünyalıklar için birbirleriyle yarışa giriştikleri gibi, sizin de yarışa girmenizden ve bu rekabetin onları helâk ettiği gibi sizi de helâk etmesinden korkuyorum."


    Öneri Formu
276969 B004015-2 Buhari, Megâzî, 12

Bize İbrahim b. Musa, ona Hişâm, ona Ma'mer, ona Zührî (T); Bize İsmail, ona kardeşi (Süleyman b. Ebu Üveys), Muhammed b. Ebu Atîk, ona İbn Şihâb, ona Übeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mesud, ona İbn Abbas (r.anhuma), ona da Hz. Peygamber (sav) ile birlikte Bedir'e katılmış olan ve onun yakın hizmetinde bulunan sahabi Ebu Talha'nın (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "İçinde köpek ve suret bulunan hiçbir eve melekler girmez" İbn Abbas der ki: Rasulullah (sav), ruhu bulunan canlıların heykellerini kast etmiştir.


    Öneri Formu
281185 B004002-2 Buhari, Megâzî, 12

Bize Musa, ona Ebu Avâne, ona A'meş, ona İbrahim, ona Abdurrahman b. Yezîd, ona Alkame, ona da Ebu Mesud el-Bedrî'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Bakara Suresi'nin sonunda iki ayet vardır ki her kim geceleyin o iki ayeti okursa, ona yeterli olur." Abdurrahman der ki: Ben Ebu Mesud'la, ken­disi Kabe'yi tavaf ederken karşılaştım ve bu hadisi ona sordum. Kendi­si bana bu hadisi aynı şekilde aktardı.


    Öneri Formu
281187 B004008-2 Buhari, Megâzî, 12