10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Süleyman b. Harb, ona Hammâd, ona Sabit, ona da Enes şöyle demiştir: Peygamber'in (sav) hastalığı ağırlaşınca sık sık bayılmaya başladı. Bundan dolayı kederlenen Fâtıma (as) da yüksek sesle “ah ıstırap çeken babam” dedi. Bunun üzerine Peygamber (sav) Fâtıma'ya hitaben "bu günden sonra babanın üzerinde hiçbir ıstırap kalmayacaktır" buyurdu. Enes der ki: Peygamber (sav) vefat edince, Fâtıma “ah Rabbin çağrısına uyan babam, ah Firdevs Cennetinde makamı olan babam, ah Cibril'e vefatını haber verdiğimiz babam” diye hüzünlenmişti. Peygamber (sav) defnedildikten sonra da Fâtıma (as) Enes'e “Ey Enes, Rasulullah'ın (sav) üzerine toprak atmaya gönlünüz nasıl razı oldu?” dedi.
Bize Ebu Nuaym, ona Şeybân, ona Yahya, ona da Ebu Seleme, ona Âişe (r.anha) ve İbn Abbâs (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: Kur'an-ı Kerim Hz. Peygamber'e (sav) on yıl Mekke'de, on yıl da Medine'de nazil oldu.
Bize Ebu Nuaym, ona Şeybân, ona Yahya, ona Ebu Seleme, ona da Âişe (r.anha) ve İbn Abbâs (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: Kur'an-ı Kerim Hz. Peygamber'e (sav) on yıl Mekke'de, on yıl da Medine'de nazil oldu.
Bize Bişr b. Muhammed, ona Abdullah, ona Yunus, ona Zührî, ona Said b. el-Müseyyeb'in bir grup ilim adamının içinde anlattığına göre Hz. Aişe şöyle söylemiştir: Rasulullah (sav) sağlığı yerinde iken şöyle derdi: "Rasulullah (sav) sağlığı yerinde iken “Hiçbir peygamberin ruhu cennetteki makamını görmedikçe asla alınmaz. Sonra (dünya ya da ahireti seçme konusunda) serbest bırakılır” derdi. Hastalanıp vefat anı geldiğinde, başı benim dizimin üzerinde iken bir müddet baygınlık geçirdi. Sonra ayıldı ve gözünü evin tavanına dikti. Daha sonra “Allah'ım, beni Refîk-i Alâya (en yüce dosta) ulaştır” diye dua etti. Bunun üzerine ben kendi kendime “demek ki artık Rasulullah (sav) bizi tercih etmiyor” dedim ve Rasulullah'ın bu temennisinin, sağlıklı zamanında, bize söylediği söz olduğunu anladım. Aişe der ki: Rasulullah'ın (sav) söylediği son söz “Allah'ım, beni Refîk-i Alâya (en yüce dosta) ulaştır” oldu."
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihâb, o Urve b. Zubeyiri ona da Âişe (r.anha) şöyle rivayet etmiştir: Peygamber (sav) altmış üç yaşında vefat etti. İbn Şihâb der ki: Aynı hadisi bana Saîd b. Müseyyeb rivayet etmiştir.
Bize Kabîsa, ona Süfyân, ona A'meş, ona İbrahim, ona Esved, ona da Âişe (r.anha) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) vefat ettiğinde zırhı, otuz sâ miktarı arpa karşılığında, bir Yahudi'de rehindi.
Bize Abdullah b. Reca, ona İsrail, ona Ebu İshak şöyle rivayet etmiştir: Zeyd b. Erkam'a (ra) “Rasulullah (sav) ile birlikte kaç gazvede bulundun?” diye sordum. “on yedi” dedi. “Peygamber (sav) kaç gazvede bulundu” diye sordum. “On dokuz” diye cevap verdi.
Bize Abdullah b. Recâ, ona İsrail, ona Ebu İshak, ona da Berâ (ra) şöyle demiştir: Ben Peygamber (sav) ile birlikte on beş gazaya katıldım.