6745 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Musa b. İsmail, ona Hammad, ona Ali b. Zeyd, ona Enes b. Malik şöyle rivayet etmiştir: "Bizans hükümdarı Rasulullah'a (sav) saf ve ince ipekten, yenleri geniş bir müsteka (kürk) hediye etti, o da o elbiseyi giydi. Ben hâlâ parlamakta olan yenlerini görüyor gibiyim. Sonra Rasulullah, o elbiseyi Cafer'e gönderdi. Cafer'de onu giyinip Hz. Peygamber'in huzuruna geldi. Peygamber de (sav) bu defa ona 'ben bunu giyesin diye sana vermedim' buyurdu. Cafer de 'Öyleyse onu ne yapayım' diye sorunca Rasulullah 'onu kardeşin Necâsî'ye gönder' buyurdu."
Açıklama: Hadiste geçen Müsteka adlı giysi "Yenleri uzun, parlak renkli bir kürk. Farsça Müşte kelimesinden Arapça'ya geçmiştir" şeklinde açıklanmıştır (Ebû Ubeyd Kasım b. Sellam, Garîbu'l-hadîs, I-IV, Dâru'l-kitab el-arabi, 1. bsm., Beyrut, 1976, I, 227).
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Malik, ona Nafi', ona Abdullah b. Ömer'in şöyle anlattığını rivayet etti: Hz. Ömer, mescidin kapısı yanında (satılık) İbrişimle karışık alaca bezden yapılmış bir elbise gördü de Ya Rasulullah; keşke bunu satın alsan da cuma günü ve sana elçiler geldiği zaman giysen dedi. Hz. Peygamber de: "Bunu ancak ahirette nasibi olmayanlar giyer" buyurdu. Sonra Hz. Peygamber'e o ipeklilerden birçok elbiseler geldi. Hz. Peygamber (sav) onlardan birisini Ömer b. el-Hattab'a (ra) verdi. Ömer, Ya Rasulullah! Onu bana giydiriyorsun. Hâlbuki sen Utarid'in elbisesi hakkında neler söylemiştin! dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav), "Ben onu sana giyesin diye vermedim ki" buyurdu. Ömer, müteakiben o elbiseyi Mekke'de bulunan müşrik bir kardeşine (Osman b. Hakîm'e) verdi.
Bize Ahmed b. Salih, ona Abdullah b. Vehb, ona Yunus ve Amr b. Haris, ona İbn Şihab, ona Salim b. Abdullah, babasının (Ömer b. Hattab) bu kıssayı nakledip; dibaç cübbe dedi. Ve sonra bu konuda şunları söyledi: Hz. Peygamber, Ömer b. el-Hattab'a dîbâ adı verilen kumaşı ince ipekten dokunmuş bir cübbe göndermiş ve Hz. Peygamber; "onu satarsın ve parası ile ihtiyacını görürsün" buyurmuştur.
Açıklama: Hadiste geçen Kassiy kelimesi "Şam ve Mısır'dan getirilen, bazı yerleri dokunup bazı yerleri kaburga kemikleri tarzında aralık aralık bırakılan kırmızı renkli ipek kumaş" şeklinde açıklanmıştır (İbn Hacer, Fethu'l-Bârî, II, 280, Mısır, 1958).
Açıklama: Bu hadiste geçen sammâ kelimesi, birçok hadiste iştimâlu's-sammâ tarzında varit olmuştur (örnek olarak bkz. Buharî, Libâs 21; Müslim, Libâs 72; Ebu Davud, Libâs 21; Tirmizi, Libâs 241). Gerek bu giyim şeklinin, gerekse ihtibâ'nın yasaklanışının sebebi, küçük bir harekette avret yerinin görünme ihtimalini barındıran giyim şekli oluşlarıdır.