10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Yahya b. Yahya, ona Malik, ona Nafi, ona da İbn Ömer şöyle rivayet etti: "Aişe bir cariyeyi satın alıp azat etmek istedi, ama cariye sahipleri 'biz bu cariyeyi velâyeti bizim olmak şartıyla sana satarız' dediler. Bunun üzerine Aişe bu durumu Rasulullah'a (sav) anlattı. Hz. Peygamber (sav) de 'bu satın almana engel değildir. Çünkü velâyet hakkı ancak azat edene aittir' buyurdu."
Açıklama: Hadisin metni için M003775 numaralı rivayete bakınız.
Bize Ahmed b. Osman en-Nevfeli, ona Ebu Dâvûd, ona da Şube bu isnadla benzeri bir nakilde bulunmuştur.
Açıklama: Hadisin metni içinM003783 numaralı rivayete bakınız.
Bize Kuteybe b. Said, ona Leys, ona İbn Şihab, ona da Urve şöyle rivayet etmiştir: Berire (efendisiyle imzalamış olduğu) kitabet anlaşmasından doğan ve henüz hiç ödeme yapamadığı borcu hususunda yardım istemek üzere Aişe'ye gelmiş. Aişe de ona “efendilerine dönüp sor, eğer velâyetin bana ait olmak üzere, borcunu senin yerine ödememe razı olurlarsa ödeyeyim” demiş. Berire (gidip) efendilerine bunu anlatmış, (fakat onlar bunu) kabul etmemişler ve “sevabını Allah'tan umarak, velayetin bizde kalmak kaydıyla sana yardım edecekse etsin” demişler. Bunun üzerine Hz. Aişe durumu Rasulullah'a (sav) arz etmiş. Rasulullah da (sav) ona "sen (bu cariyeyi) satın al ve hürriyetine kavuştur. Çünkü velayet ancak hürriyete kavuşturan kimseye aittir" demiş, ardından ayağa kalkarak "Bu insanlara ne oluyor da Allah'ın Kitabında olmayan birtakım şartlar ileri sürüyorlar. Kim Allah'ın Kitab'ında bulunmayan bir şartı ileri sürerse geçerli olmaz. İsterse bu şartı yüz defa kabul ettirmiş olsun. Çünkü Allah'ın şartı uyulmaya daha layık ve daha sağlamdır" buyurmuştur.
Bize Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ el-Hemdânî, ona Ebu Usame, ona Hişam b. Urve, ona babası (Urve b. Zübeyir), ona da Aişe şöyle haber verdi: "Berîre yanıma girerek 'sahiplerim, her sene bir ukıyye vermek şartıyla, toplam dokuz okıyye karşılığında benimle mükatebe (azatlık sözleşmesi) yaptılar, (borcumu ödemede) bana yardım et' dedi. Ben de ona 'Eğer sahiplerin, velayetin bende kalması koşuluyla, bu miktarı kendilerine bir defada vererek seni azat etmeme rıza gösterirlerse (dediğini) yaparım' dedim. Berîre bunu sahiplerine söylemiş, ancak onlar velayetin kendilerine ait olmasında ısrar etmişler. Berîre bana gelerek bunu anlattı. Ben kendisine olumsuz konuştum, o da 'Allah'a yemin olsun ki o zaman bu iş olmaz' cevabını verdi. Bu sırada Rasulullah (sav) bizi işitti ve bana sordu. Ben de kendisine haber verdim. Bunun üzerine 'sen onu satın al da azat et, velayetin onlarda olma şartını da kabul et, çünkü velayet azat edene aittir' buyurdu. Ben de öyle yaptım. Sonra Rasulullah (sav) yatsı zamanı hutbe okudu. Evvelâ Allah'a layık olduğu şekilde hamd ve senada bulundu ardından 'bundan sonra, bazı kimselere ne oluyor ki, Allah'ın kitabında olmayan birtakım şeyleri şart koşuyorlar? Aziz ve Celil Allah'ın kitabında olmayan herhangi her şart batıldır. İsterse yüz defa şart koşulsun. Allah'ın kitabı uyulmaya daha layık, Allah'ın şartı da daha sağlamdır. Sizden bazı adamlara ne oluyor da içlerinden biri 'sen filânı azat et ama velayet bana ait olsun' diyor. Velayet ancak azat edene aittir' buyurdu."
Bize Züheyr b. Harb ve Muhammed b. Alâ, ona Ebu Muaviye, ona Hişam b. Urve, ona Abdurrahman b. Kasım, ona babası (Kasım b. Muhammed), ona da Aişe şöyle rivayet etti: "Berîre üzerinden üç hüküm gerçekleşmiştir: (Birincisi) sahipleri, velayeti kendilerinde kalmak şartıyla onu satmak istediler. Ben bunu Peygamber'e (sav) anlattım, O da 'sen onu satın al ve azat et, velayet azat edene aittir' buyurdu. (İkincisi) Berîre hürriyetine kavuştuğunda, Hz. Peygamber (sav) evliliğini devam ettirme konusunda tercihi kendisine bıraktı, o da boşanmayı seçti. (Üçüncüsü) halk ona sadaka verir, o da bize hediye ederdi. Ben bunu Peygamber'e (sav) anlattım, Hz. Peygamber (sav) 'o Berîre için sadaka, size ise hediyedir, ondan onu yiyin' buyurdu."
Açıklama: Hadisin tamamı için M003770 numaralı hadise bakınız.