10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Harun b. Abdullah, ona Ebu Âsım, ona İbn Cüreyc, ona Ebu Zübeyr, ona da İbn Ömer'den bu rivayetin benzerini rivayet etti.
Açıklama: Hadisin tam metni için M003670 numaralı hadise bakınız.
Bana Muhammed b. Râfi, ona Abdurrezzak, ona İbn Cüreyc, ona da Ebu Zübeyir Urve'nin azatlısı Abdurrahman b. Eymen'i, İbni Ömer'e sorarken dinlediğini rivayet etmiş ve hadisi Haccâc'ın rivayeti gibi aktarmıştır. Ancak bu bu hadiste bazı ekleme vardır. Müslim der ki: Urve'in azatlısı diye diyen ravi hata etmiştir. Bu zât ancak Azze'nin azatlısıdır.
Açıklama: Hadisin tam metni için M003670 numaralı hadise bakınız.
Bize Ali b. Hucr es-Sa'dî, ona İsmail b. İbrahim, ona Eyyüb, ona da İbn Sirin “kendisini itham etmediğim bir zât bana yirmi senedir şu hadisi rivayet eder durur” demiştir: İbn Ömer karısını hayız halinde iken boşamıştı Sonra kendisine karısına dönmesi emir buyuruldu. Ben raviyi itham etmiyor, fakat hadisi de bilmiyordum. Nihayet Ebu Gallâb Yunus b. Cübeyr el-Bâhilî'ye rastladım. Bu zât özü sözü sağlam biriydi. Bana anlattığına göre kendisi İbni Ömer'e sormuş, o da karısını hayız hâlinde bir defa boşadığını, sonra kendisine, eşine geri dönmesinin emredildiğini söylemiş. Ebu Gallâb der ki: Ben İbn Ömer'e “bu boşama senin için bir talak olarak sayıldı mı?” diye sordum. İbn Ömer “ya ne sanıyorsun, Bir insan acizlik gösterip ahmaklık etse talakı sayılmayacak mı?” cevabını verdi.
Bize Yakub b. İbrahim ed-Devrakî, ona İbn Uleyye, ona Yunus, ona Muhammed b. Sirin, ona Yunus b. Cübeyr şöyle rivayet etmiştir: İbn Ömer'e “bir adam hayız halinde olan karısını boşayabilir mi?” dedim, bana şöyle dedi: Abdullah b. Ömer'i tanır mısın? İşte o karısını hayız halinde boşadı. Bunun üzerine Ömer Peygamber'e (sav) giderek meseleyi ona sordu. Rasulullah (sav) ona "kadın (temizlik) müddetini yenileyinceye kadar kendisine eşine geri dönsün" emrini verdi. Yunus der ki: Ben İbn Ömer'e (tekrar) “bir adam karısını hayız halinde iken boşarsa bu talâk sayılır mı” diye sordum. “ya ne sanıyorsun, âciz gösterip ahmaklık etti diye talak sayılmaz mı hiç” cevabını verdi.
Bize Muhammed b. Müsennâ, ona Affân, ona Hammad b. Seleme, ona Yahya b. Said, ona Ubeyd b. Huneyn, ona da İbn Abbas “Ömer'le dönüyordum. Merru'z-Zahrân denilen yere geldiğimiz vakit...” diyerek hadisi, Süleyman b. Bilal hadisi gibi uzunca rivayet etmiş, ancak hadisinde “ben 'o iki kadının kimdir?' diye sordum. 'Hafsa ile Ümmü Seleme'dir' buyurdular” demiştir. Bir de ravi bu rivayetinde “(Hz. Peygamber'in (sav) hanımlarının) odalarına geldim, bir de baktım her odada yas var” ibaresi ile “Rasulullah (sav) bir ay kadınlarının semtine uğramayacağına yemin etmişti. Ay yirmi dokuz olunca yanlarına indi” cümlesini ziyade etmiştir.
Açıklama: Hadisin tam metni için M003692 numaralı hadise bakınız.
Bu hadisi Zeyneb, ona annesi Hz. Peygamber'in (sav) zevcesi Zeyneb'den, yahut Peygamber'in (sav) zevcelerinden birinden rivayet etmiştir.
Açıklama: hadisin metni için M003729 numaralı rivayete bakınız.
Bize Amr en-Nakıd ve İbn Ebu Ömer, o ikisine Süfyan b. Uyeyne, ona Eyyüb b. Musa, ona Humeyd b. Nafi, ona da Zeyneb bt. Ebu Seleme şöyle rivayet etmiştir: Ümmü Habibe'ye Ebu Süfyan'ın ölüm haberi gelince (haberin) üçüncü günü, safran kokusu getirterek onu kollarına ve yüzünün yanlarına sürdü ve şunları söyledi: Benim buna ihtiyacım yok, ancak Hz. Peygamber'i (sav) işittim şöyle buyuruyordu: "Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kadına üç günden fazla yas tutmak helal değildir; yalnız koca müstesna! Çünkü kocasına dört ay on gün yas tutar."