10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize İsmail b. Abdullah, ona Malik, ona da Zeyd b. Eslem, ona da babası (Eslem) şöyle demiştir: Ben Ömer b. Hattâb'ın (ra) beraber çarşıya çıktım. Yolda genç bir kadın Ömer’e yetişip “Ey Müminlerin Emiri! Eşim şehit oldu, Geride küçük çocuklar bıraktı. Allah’a yemin ederim ki onlar henüz bir koyun paçasını bile pişirecek yaşta değiller. Ne tarlaları var ne de hayvanları. Onların açlıktan öleceğinden korkuyorum. Ben, Hudeybiye’de Peygamber (sav) ile birlikte bulunan Gıfâr kabilesinden Hufâf b. İmâ el-Gıfârî’nin kızıyım” dedi. Bunun üzerine Ömer yoluna devam etmeyip o kadının yanında durdu. Sonra kadına hitaben “Kureyş'e yakın bir nesebe merhaba” dedi. Ardından evde bağlı duran, güçlü bir deveye yöneldi. O devenin üzerine iki çuval dolusu yiyecek, ayrıca nafaka ve giyecek yükledi. Deveye dizginini vererek kadına uzattı ve “bu yükü rızık edin, bu tükenmeden Allah sizlere hayır verecektir” dedi. Orada bulunan bir adam “ey Müminlerin Emiri, bu kadına çok verdin” dedi. Ömer de “Anan seni kaybetsin (yani seni doğurmamış olsaydı keşke)! Vallahi ben bu kadının babasıyla ve kardeşiyle birlikte bir kaleyi kuşattığımızı, o kaleyi fethettiklerini ve sonra bizim onların ganimetinden hissemizi aldığımızı hatırlıyorum!” dedi.
Bize Muhammed b. Râfi, ona Şebâbe b. Sevvâr, ona Ebu Amr, ona Şu'be, ona Katâde, ona Said b. Müseyyeb, ona da babası Müseyyeb şöyle rivayet etmiştir: Ben Rıdvan Biati'nin gerçekleştiği ağacı görmüştüm, bir sonraki sene o mevkiye geldim ama onu tanıyamadım. Mahmud der ki: Daha sonra o ağaç bana unutturuldu.
Bize Mahmud, ona Übeydullah, ona İsrail, ona Tarık b. Abdurrahman şöyle demiştir: Ben hacca gittim. Yolda namaz kılmakta olan bir topluluğa uğradım da onlara “burası ne mescididir?” diye sordum. Onlar “Rasulullah'ın (sav) Rıdvan Biatı'nı yapmış olduğu yerdeki Şecere Mescidi'dir” dediler. Ardından ben Saîd b. Müseyyeb'e geldim ve bunu ona haber verdim, bana şöyle dedi: Kendisi Rıdvan Biatı'nda bulunan babam Müseyyeb bana “Hudeybiye'nin ertesi sene kaza umresine çıktığımızda biz o ağacı unuttuk, onu tanımaya muktedir olamadık” dedi. Saîd der ki: Muhammed'in Ashabı, o ağacı bilemediler de siz mi bildiniz? Siz daha (mı) iyi biliyorsunuz.
Bize Muhammed b. Hâtim b. Bezî, ona Şâzân, ona Şu'be, ona da Ebu Cemre şöyle demiştir: Rıdvan biatine katılan sahabeden biri olan Âiz b. Amr'a (ra) “vitir namazı bozulur mu?” diye sordum. Âiz “Vitir namazını gecenin evvelinde kıldığın zaman, artık gecenin sonunda vitir namazı kılma” diye cevap verdi