Giriş

Bana Halife b. Hayyât, Yezîd b. Zuray, ona Saîd b. Ebu Arûbe, ona Katâde, ona Enes, ona da Ebu Talha (r.anhuma) şöyle demiştir: Ben, Uhud günü kendisine uy­ku bastıran kimseler içinde idim. Hatta birkaç defa elimden kılıcım düştü. Kılıcım düşüyor, ben alıyordum, tekrar düşüyor, ben de tekrar alıyordum.


Açıklama: Anlaşılabildiği kadarıyla rivayet muallaktır; Buhari ile Halife b. Hayyât arasında inkıta vardır.

    Öneri Formu
31256 B004068 Buhari, Megâzî, 21

Bize Musa b. İsmail, ona Mu'temir, ona babası (Süleyman b. Tarhân), ona Ebu Osman şöyle rivayet etmiştir: (Uhud Savaşında) bazı günler Hz. Peygamber ile birlikte savaşan Talha ve Sa'd dışında kimse kalmamıştı. (Bu bilgi) O ikisinin (Talha ile Sa'd'ın) hadislerinden aktarılmıştır.


    Öneri Formu
31244 B004060 Buhari, Megâzî, 18

Bize Musa b. İsmail, ona Mu'temir, ona babası (Süleyman b. Tarhân), ona Ebu Osman şöyle rivayet etmiştir: (Uhud Savaşında) bazı günler Hz. Peygamber ile birlikte savaşan Talha ve Sa'd dışında kimse kalmamıştı. (Bu bilgi) O ikisinin (Talha ile Sa'd'ın) hadislerinden aktarılmıştır.


    Öneri Formu
31245 B004061 Buhari, Megâzî, 18

Bana Abdullah b. Ebu Esved, ona Hâtim, ona İsmail, ona Muhammed b. Yusuf, ona da Sâib b. Yezidşöyle demiştir: Ben, Abdurrahman b. Avf, Talha b. Ubeydullah, Mıkdâd b. Esved ve Sa'd b. Ebu Vakkâs'ın sohbetlerinde bulundum. Hiçbirinin Peygamber'den (sav) hadis rivayet ettiğini işitmedim. Bir tek Talha'yı Uhud gü­nünden bahsederken duydum.


    Öneri Formu
31247 B004062 Buhari, Megâzî, 18

Bize Ebu Ma'mer, ona Abdülvâris, ona Abdülaziz, ona Enes (ra) şöyle demiştir: Uhud günü (Müslümanlar arasında bozgun) olduğunda, insanlar Peygamberin yanından dağıldı, Ebu Talha ise Peygamber'in (sav) önünde deriden kalkanını siper yaparak O'nu korumaya devam ediyordu. Kirişi gergin iyi bir ok atıcısı olan Ebu Talha, o gün iki yahut üç yay kırmıştı. Hz. Peygamber (sav), sadağı okla dolu olarak yanından geçen her kişiye "sadağındaki okları Ebu Talha'nın önüne boşalt" diyordu. Peygamber (sav) düşman okçularına bakmak için ayağa kalktığında hemen Ebu Talha “ey Allah'ın Rasulü, babam, anam sana feda olsun, sakın yukarı kalkma, ola ki düşman oklarından biri sana isabet eder. Benim göğsüm senin göğsünün siperidir” diyordu. Ben Uhud günü Ebu Bekir'in kızı Âişe ile annem Ümmü Suleym'i, ayaklarındaki halhalları göreceğim kadar eteklerini toplamış, sırtlarında kırbalarla, çevik bir şekilde su taşıyıp yaralıların ağızlarına dökerken görmüşümdür. Kırbalar boşalınca süratle geri dönüp gelerek kırbaları dolduruyorlar, sonra gelip yaralı mücahitlerin ağızlarına döküyorlardı. Yine o gün Ebu Talha'nın elinden iki yahut üç kere kılıç düşmüştü.


    Öneri Formu
31250 B004064 Buhari, Megâzî, 18

Bana Amr b. Halid, ona Züheyr, ona Ebu İshak, ona da Berâ b. Âzib (r.anhuma) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) Uhud günü, piyadelerin arkasına Abdullah b. Cübeyr'i (ve komutasındaki okçuları) yerleştirmişti. Onlar bozguna uğramış bir şekilde kaçtılar. İşte bu (çağrı), Rasulullah'ın (sav), kaçanların ardından, onları geri çağırmasıydı.


    Öneri Formu
31255 B004067 Buhari, Megâzî, 20

Bize Abdân, ona Ebu Hamza, ona Osman b. Mevheb, şöyle demiştir: Bir adam gelip Beytullah'da hac yaparken orada oturan bir topluluk gördü ve “bu oturanlar kimdir?” dedi. Oradakiler “bunlar Kureyş'tir” dedi. O zât bu sefer “bunların içinde sözü dinlenen kimdir?” dedi. Onlar “Abdullah b. Ömer'dir” diye cevap verdiler. O zât “ben senden bir şey soracağım, Bu beytin hürmetine bana söyle; Osman b. Affan'ın Uhud günü harpte bulunmadığını bilir misin?” diye sordu. İbn Ömer “evet” dedi. Adam “Bedir gününde de kaybolup harbe katılmadığını bilir misin?” dedi. İbn Ömer yine “evet” dedi. Adam “Osman'ın Rıdvan Biatında ortadan kaybolup Hudeybiye'de hazır bulunmadığını biliyor musun?” dedi. İbn Ömer “evet” dedi. (Bu cevapları alan) adam “Allâhu Ekber” dedi. Bunun üzerine İbn Ömer şöyle dedi: Gel, sana sorduklarının iç yüzünü açıklayayım. Uhud günü Osman'­ın bulunmayışına gelince, ben inanıyorum ki Allah onu affedip bağışlamıştır. Bedir'de katılamayışının sebebi nikahı altında bulunan Rasulullah'ın kızının bu sırada ağır hasta olmasıdır. Rasulullah (sav) ona "senin için Bedir'de hazır bulunan bir gazinin sevabı ve ganimet payı vardır" bu­yurmuştur. Rıdvan Biatı'nda olmayışına gelince Eğer Mek­ke vadisinde Osman'dan daha fazla şeref ve nüfuz sahibi bir kimse bu­lunsaydı, muhakkak Rasulullah (sav) Osman'ın yerine onu (Mekke'ye elçi) gönderirdi. Rıdvân Biati, Rasulullah'ın (sav) Osman'ı göndermesinden ve onun da Mekke'ye gitmesinden sonra olmuştur. Osman'ın bu şerefli biattan mahrum olmaması için, Rasulullah (sav) sağ eline işaret ederek "İşte bu, Osman'ın elidir" buyurup onunla sol eli üzerine vurup "İşte bu da Osman'ın biatı" buyurmuştur. Abdullah ibn Ömer, adama “hadi şimdi, sana verdiğim bilgilerle var git” dedi.


    Öneri Formu
31253 B004066 Buhari, Megâzî, 19

Bize Yahya b. Abdullah es-Sülemî, ona Abdullah, ona Ma‘mer, ona ez-Zührî, ona Sâlim, ona da babası (Abdullah b. Ömer) şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) sabah namazının son rekâtının rükûundan başını kaldırdığı vakit “Semiallahu limen hamideh, rabbenâ leke’l-hamd” dedikten sonra: “Allah’ım, filâna, filâna ve filâna lanet et” buyurdu. Bunun üzerine Aziz ve Celil Allah “Onların tevbelerini kabul etmek veya zulümleri yüzünden onlara azap vermek konusunda sana bir şey düşmez.” [Ali İmrân, 128] ayetini indirdi."


    Öneri Formu
31258 B004069 Buhari, Megâzî, 22


    Öneri Formu
31248 B004063 Buhari, Megâzî, 18


    Öneri Formu
31251 B004065 Buhari, Megâzî, 18