Giriş


    Öneri Formu
27811 D003904 Ebu Davud, Tıb, 21


    Öneri Formu
275769 D003897-2 Ebu Davud, Tıb, 19


    Öneri Formu
275770 D003901-2 Ebu Davud, Tıb, 19

Bize Muhammed b. Vezîr ed-Dımeşkî, ona Yahya b. Hassan, ona Abdurrahman b. Ebu Mevali, ona Faid mevlası Ubeydullah b. Ali b. Ebu Rafi, ona Hz. Peygamber'in (sav) hizmetlisi olan ninesi Selma şöyle nakletmiştir: "Hz. Peygamber (sav), ne zaman baş ağrısından şikâyet eden kimse olursa ona 'hacamat ol', yine ne zaman ayaklarında ağrı olan kimse olursa ona da 'kına yak' derdi."


    Öneri Formu
27331 D003858 Ebu Davud, Tıb, 3

Bize Musa b. İsmail, ona Hammad, ona Sabit, ona Mutarrif, ona da İmran b. Husayn şöyle demiştir: "Peygamber (sav) (bize) dağlama (yoluyla tedavi) yapmayı yasakladı, ama biz dağlama yoluyla tedaviye devam ettik. Gel gör ki ne yaralar iyileşti, ne de tedavi başarıya ulaştı." [Ebu Davud der ki: İmran b. Husayn, dağlama ile tedavi yapmadan önce meleklerin selamını işitirdi. Dağlama tedavisi uygulamaya başlayınca selam kesildi, bırakınca eski hali tekrar kendisine döndü.]


    Öneri Formu
27348 D003865 Ebu Davud, Tıb, 7

Bize Ahmed b. Hanbel, ona Abdürrezzak, ona Akîl b. Ma'kil, ona Vehb b. Münebbih, ona da Cabir b. Abdullah şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah'a (sav) nuşre (denilen tedavi usulü) soruldu, Hz. Peygamber de 'o şeytan işidir' buyurdu."


    Öneri Formu
27362 D003868 Ebu Davud, Tıb, 9

Bize Hayve b. Şurayh, ona Bakiyye, ona Zübeydi, ona Zührî, ona Tarık (b. Muhâşin), ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: Nebî'ye (sav) akrep sokmuş biri getirildi. (Bunun üzerine Hz. Peygamber) şöyle buyurdu: "Yarattıklarının şerrinden Allah'ın mükemmel kelimelerine sığınırım deseydi (akrep) sokmazdı." Veya (ravilerden biri şüpheye düşüp sokmazdı ifadesi yerine) "ona zarar vermezdi" ifadesini zikretti.


    Öneri Formu
27510 D003899 Ebu Davud, Tıb, 19

Bize Züheyr b. Harb ve Osman b. Ebu Şeybe, onlara Süfyan b. Uyeyne, ona Abdurabbih -yani İbn Sa'd- ona Amre, ona da Aişe'nin (r.anha) rivayet ettiğine göre; Peygamber (sav), bir insan hastalandığı zaman (önce) tükrüğü ile (toprağa) bir işaret (çizgi) çizerdi. -(Ravi bu işareti göstermek için kendisi de) tükrükle toprağı çizdi.- Sonra şöyle derdi: "Şu birimizin tükürüğü ile karışmış beldemizin toprağıdır. Rabbimizin izniyle bunlarla hastamız şifalanır."


    Öneri Formu
27495 D003895 Ebu Davud, Tıb, 19


    Öneri Formu
275639 D003856-2 Ebu Davud, Tıb, 2


    Öneri Formu
275714 D003877-2 Ebu Davud, Tıb, 13