6745 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Musa b. İsmail, ona Hammad (b. Seleme), ona Muhammed b. Amr, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre Hz. Peygamber'in (sav), şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Tedavi olduğunuz şeylerde herhangi bir hayır varsa o da hacamattadır."
Bize Abdurrahman b. İbrahim ed-Dımeşkî ve Kesir b. Ubeyd, o ikisine Velid (b. Müslim), ona İbn Sevban (Abdurrahman b. Sabit), ona babası (Sabit b. Sevban), ona da Ebu Kebşe el-Enmârî [-Kesîr b. Ubeyd, rivayetinde (حَدَّثَهُ) tahdis sığasını kullanmıştır] Hz. Peygamber'in (sav) başından ve iki omzu arasından hacamat yaptırdığını ve şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kim bu (kirli) kanlardan hacamat yoluyla akıtırsa, tedavi için başka bir ilaç kullanmasa da zarar etmez (bu tedavi ona yeterli olur.)"
Bize Muhammed b. Müsenna, ona Affan b. Müslim, ona Hemmam, ona Katade, ona Hasan, ona Abdullah b. Osman Sekafî, ona da Sakîf (kabilesin)den (devamlı) iyilikle anılan, yani hayırlı işlerinden dolayı devamlı övülen tek gözlü bir adamdan rivayet olunduğuna göre; (ki, ravi Hasan Basrî bu adam hakkında şöyle diyor): Eğer onun ismi Züheyr b. Osman değilse, isminin ne olduğunu bilmiyorum. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Birinci gün düğün yemeği (vermek) bir görevdir. İkinci gün ise bir iyiliktir. Üçüncü gün (vermek ise) bir süm'a ve riyadır." [Katade dedi ki: Bir adam bana, Said b. el-Müseyyeb'in birinci günü (verilen bir düğün yemeğine) çağırılıp gittiğini, ikinci gün yine çağrılıp gittiğini, üçüncü gün de çağrıldığını (fakat) gitmediğini ve: (Bu yemeği üçüncü günde verenler) süm 'a ve riya sahibi kimselerdir, dediğini haber verdi.]
Bize Müsedded ve Kuteybe b. Said, o ikisine Hammad, ona Sabit'ten rivayet olunduğuna göre; Enes b. Malik'in yanında Zeyneb bt. Cahş'ın (Hz. Peygamber'le) evlenmesinden söz edilince, şöyle demiştir: "Rasulullah (sav) onun için verdiği düğün yemeği kadar hanımlarından birine düğün yemeği verdiğini görmedim. (Onun düğününde) bir dişi koyun ziyafeti verdi."
Bize Hafs b. Ömer en-Nemerî, ona Şube, ona Ziyad b. İlâka, ona da Üsame b. Şerik şöyle demiştir: "Hz. Peygamber'in (sav) yanına vardım, Ashab, sanki başlarının üzerinde bir kuş varmış gibi (sessiz ve hareketsiz durmakta) idiler. Selam verip yanlarına oturdum. Şuradan buradan (bir takım) bedeviler gelip 'Ey Allah'ın Rasulü, tedavi olabilir miyiz?' diye sormaya başladılar. Hz. Peygamber de 'Tedavi olunuz. Çünkü Aziz ve Celil olan Allah, şifasını yaratmadığı bir hastalık yaratmamıştır. Ancak bir hastalık müstesna o da ihtiyarlıktır' buyurdu."
Bize Ahmed b. Hanbel, Müsedded, ona Ahmed, ona Yahya el-Kattan, ona, Ubeydullah, ona Nafi', ona da İbn Ömer'den (ra) rivayet olunduğuna göre; Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Birinizin akşam yemeği (sofraya) konduğu sırada namaza da başlanmış olursa (o kimse yemek yeme işini) bitirinceye kadar namaza kalkmaz." (Bu hadisin ravilerinden Müsedded, rivayetine şunları da) ilâve etti: Abdullah (b. Ömer), akşam yemeği (sofraya) konunca -yahut ta akşam yemeği (sofraya) gelince- ikameti de işitse, imamın okuyuşunu da işitse (yine de yemeğini) bitirinceye kadar (namaza) kalkmazdı.