10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Abd b. Humeyd (el-Keşşi), ona Abdürrezzak (b. Hemmam), ona Mamer (b. Raşid el-Ezdî), ona (İbn Şihab ez) Zührî, ona da Urve'nin (b. Zübeyr el-Esedî) naklettiğine göre Aişe (r. anha) şöyle anlatmıştır: "Rifâa el-Kurazî karısını üç talakla boşamıştı." Ravi buradan itibaren hadisi Yunus'un rivayetine benzer biçimde nakletti.
Açıklama: Rivayetin sonunda atıf yapılan Yunus rivayeti (Hadis no: M003527 / id: 17720) ve (Hadis no: M003527-2 / id: 281927) şu şekildedir: Rifâa el-Kurazî karısını üç talakla boşamıştı. Kadın ondan sonra Abdurrahman b. Zebîr ile evlenmişti. Bilâhare bu kadın Hz. Peygamber'e (sav) gelerek “Ya Rasulullah! Ben Rifâa ile evliydim, sonra o beni üç talakla boşadı, ben de ondan sonra Abdurrahman b. Zebîr ile evlendim." dedi. Sonra elbisesinin püskülünü tutarak şöyle devam etti: "Ama ne yalan söyleyeyim, Abdurrahman'ınki elbisemin püskülünden farksız!” Bunun üzerine Rasul-i Ekrem (sav) tebessüm etti ve “Galiba Rifâa'ya dönmek istiyorsun! Ama, Abdurrahman senin balını, sen de onun balını tatmadıkça olmaz!” buyurdu. O sırada Ebu Bekir de odada Rasulullah’ın (sav) yanında oturuyordu. Halid b. Said b. el- Âs ise (içeri girmesine henüz) izin verilmediği için hücre-i saadetin kapısında bekliyordu. Duyduklarına tahammül edemeyen Halid, en sonunda Ebu Bekir'e “Söyle şu kadına Rasulullah’ın (sav) huzurunda böyle açık açık konuşup durmasın!” diye seslenmeye başladı.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Amr en-Nakıd – hadisin lafzı Amr’a aittir- o ikisine Süfyan, ona ez-Zühri, ona da Urve, Aişe'nin (r.anha) şöyle anlattığını nakletti: Rifâa'nın eşi Nebi'ye (sav) gelerek; ben Rifâa'nın nikâhında idim. Beni boşadı ve (üç talâkla boşanmamı) kesinleştirdi. Ben de Abdurrahman b. Zebîr'le evlendim. Ama ondaki (erkeklik organı) elbisenin saçağı gibi (gevşek) dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) gülümseyerek; "Rifâa'ya dönmek mi istiyorsun? Hayır, sen onun balcağızını, o da senin balcağızını tatmadıkça (onunla zifafa girmedikçe) dönemezsin" buyurdu. [Aişe (şunları da) anlattı: Ebu Bekir (ra) Rasulullah’ın (sav) yanında idi. Halid ise kapıda kendisine izin verilmesini bekliyordu. Derken (bu Halid kadının bu sözleri üzerine) Ey Ebu Bekir! Bu kadının Rasulullah'ın (sav) huzurunda alenen ne konuştuğunu duymuyor musun diye seslendi.]
Bize Abdullah b. Muhammed b. Esmâ ed-Dubaî, ona Cüveyriye, ona da Malik bu isnadla Yahya b. Yahya'nın Malik'ten aldığı hadisin benzerini rivayet etmiş ve rivayetinde Ali b. Ebu Talib'in filancaya "sen gerçekten şaşkın bir adamsın, Hz. Peygamber (sav) bize yasakladı" dediğini Malik'in işittiğini söylemiştir.
Açıklama: Yahya b. Yahya'nın hadisi için M003431 numaralı hadise bakınız.
Bize Yahya b. Yahya, ona Malik, ona İbn Şihab, ona Muhammed b. Ali b. Ebu Talib'in oğulları Abdullah ve Hasan, o ikisine babaları, ona da Ali b. Ebu Talib (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav) Hayber günü mut'a nikahını ve evcil eşeklerin etini yemeyi yasakladı."
Bize Muhammed b. Müsenna, ona Muaz b. Muaz, ona İbn Avn, ona Muhammed, ona da Abdurrahman b. Bişr el-Ensarî, hadisi, Ebu Saîd el-Hudrî’ye kadar isnad ederek (ona dayandırarak) Ebu Said el-Hudrî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber'in (sav) yanında azil konusu konuşuluyordu. Rasulullah (sav) 'Ne konuşuyorsunuz?' diye sordu. Ashab 'Bir adamın süt emziren karısı olur, onunla ilişkide bulunur ama hamile kalmasını arzu etmez. Yahut bir adamın cariyesi olur, onunla ilişkide bulunur, ama hamile kalmasını istemez. Ne yapmalı?' dediler. Rasulullah (sav) 'Azil yapmanıza gerek yok, çünkü bu ancak bir kaderden ibarettir' buyurdu." [İbn Avn der ki: Ben bu hadisi Hasan-ı Basrî'ye söyledim, o da 'Vallahi bu söz bir yasak içeriyor' dedi.]
Açıklama: Bu rivâyet cinsel ilişki sırasında yapılan azil konusu ile ilgilidir.