10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Müsedded, ona Ebu Avâne, ona A'meş, ona Ebu Hâzım, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: "Bir adam eşini yatağına davet eder de kadın reddederse ve bu yüzden koca da, karısına öfkeli bir halde gecelerse melekler o kadına sabaha kadar lanet eder." Şu'be, Ebu Hamza, İbn Davud ve Ebu Muaviye bu hadisi A'meş'ten rivayet ederek Ebu Avâne'ye mutâbaat etmişlerdir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Şu'be arasında inkıta vardır.
Bize Müsedded, ona Ebu Avâne, ona A'meş, ona Ebu Hâzım, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: "Bir adam eşini yatağına davet eder de kadın reddederse ve bu yüzden koca da, karısına öfkeli bir halde gecelerse melekler o kadına sabaha kadar lanet eder." Şu'be, Ebu Hamza, İbn Davud ve Ebu Muaviye bu hadisi A'meş'ten rivayet ederek Ebu Avâne'ye mutâbaat etmişlerdir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Meymûn arasında inkıta vardır.
Bize Müsedded, ona Ebu Avâne, ona A'meş, ona Ebu Hâzım, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: "Bir adam eşini yatağına davet eder de kadın reddederse ve bu yüzden koca da, karısına öfkeli bir halde gecelerse melekler o kadına sabaha kadar lanet eder." Şu'be, Ebu Hamza, İbn Davud ve Ebu Muaviye bu hadisi A'meş'ten rivayet ederek Ebu Avâne'ye mutâbaat etmişlerdir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Abdullah b. Davud arasında inkıta vardır.
Bize Müsedded, ona Ebu Avâne, ona A'meş, ona Ebu Hâzım, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: "Bir adam eşini yatağına davet eder de kadın reddederse ve bu yüzden koca da, karısına öfkeli bir halde gecelerse melekler o kadına sabaha kadar lanet eder." Şu'be, Ebu Hamza, İbn Davud ve Ebu Muaviye bu hadisi A'meş'ten rivayet ederek Ebu Avâne'ye mutâbaat etmişlerdir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Hâzim arasında inkıta vardır.
Bize Haccâc b. Minhâl, ona Hemmâm, ona Ebu İmrân el-Cevnî, ona Ebu Bekir b. Abdullah b. Kays el-Eş'arî ona da babası (Abdullah b. Kays el-Eş'arî)'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "(Cennetteki) çadır, içi boşaltılmış bir incidir. Bunun semaya doğru uzunluğu otuz mildir. Bu çadırın her bir köşesinde, Mümin için eşler (huriler) bulunur. Bunların biri diğerini görmez." Ebu Abdussamed ve Haris b. Ubeyd, Ebu İmran'dan yaptıkları rivayette "altmış mil" şeklinde ifade etmişlerdir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhar ile Haris b. Ubeyd arasında inkıta vardır.
Bize Abde b. Abdullah, ona Yahya b. Âdem, ona İsrail, ona Mansûr, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah şöyle demiştir: Biz Rasulullah (sav) ile beraber bir mağarada bulunuyorduk. O sırada "ve'l-mürselâti urfâ" (Mürselât Suresi) indi. Bizler o sureyi Rasulullah'ın (sav) ağzından almaya çalışıyorduk. Ansızın bir yılan yuvasından çıkıverdi. Biz de hemen onu öldürmeye davrandık. Fakat yılan bizden hızlı davranıp yuvasına girdi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Siz yılanın şerrinden korunduğunuz gibi o da sizin şerrinizden korundu" buyurdu. Ve yine İsrail, ona A'meş, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah bu hadisin benzerini rivayet etmiş ve şöyle demiştir: Biz bu sureyi Rasulullah'ın ağzından taze taze almaya çalışıyorduk. Ebu Avâne bu hadisi Mugîre'den aktararak İsrail'e, mutâbaat etmiştir. Hafs der ki: Ebu Muaviye ve Süleyman b. Karm, A'meş'ten, o İbrahim'den, o Esved'den, o da Abdullah b. Mesûd'dan bu hadisi rivayet etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Vazzah b. Abdullah arasında inkıta vardır.
Bize Abde b. Abdullah, ona Yahya b. Âdem, ona İsrail, ona Mansûr, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah şöyle demiştir: Biz Rasulullah (sav) ile beraber bir mağarada bulunuyorduk. O sırada "ve'l-mürselâti urfâ" (Mürselât Suresi) indi. Bizler o sureyi Rasulullah'ın (sav) ağzından almaya çalışıyorduk. Ansızın bir yılan yuvasından çıkıverdi. Biz de hemen onu öldürmeye davrandık. Fakat yılan bizden hızlı davranıp yuvasına girdi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Siz yılanın şerrinden korunduğunuz gibi o da sizin şerrinizden korundu" buyurdu. Ve yine İsrail, ona A'meş, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah bu hadisin benzerini rivayet etmiş ve şöyle demiştir: Biz bu sureyi Rasulullah'ın ağzından taze taze almaya çalışıyorduk. Ebu Avâne bu hadisi Mugîre'den aktararak İsrail'e, mutâbaat etmiştir. Hafs der ki: Ebu Muaviye ve Süleyman b. Karm, A'meş'ten, o İbrahim'den, o Esved'den, o da Abdullah b. Mesûd'dan bu hadisi rivayet etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Hafs b. Gıyas arasında inkıta vardır.
Bize Abde b. Abdullah, ona Yahya b. Âdem, ona İsrail, ona Mansûr, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah şöyle demiştir: Biz Rasulullah (sav) ile beraber bir mağarada bulunuyorduk. O sırada "ve'l-mürselâti urfâ" (Mürselât Suresi) indi. Bizler o sureyi Rasulullah'ın (sav) ağzından almaya çalışıyorduk. Ansızın bir yılan yuvasından çıkıverdi. Biz de hemen onu öldürmeye davrandık. Fakat yılan bizden hızlı davranıp yuvasına girdi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Siz yılanın şerrinden korunduğunuz gibi o da sizin şerrinizden korundu" buyurdu. Ve yine İsrail, ona A'meş, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah bu hadisin benzerini rivayet etmiş ve şöyle demiştir: Biz bu sureyi Rasulullah'ın ağzından taze taze almaya çalışıyorduk. Ebu Avâne bu hadisi Mugîre'den aktararak İsrail'e, mutâbaat etmiştir. Hafs der ki: Ebu Muaviye ve Süleyman b. Karm, A'meş'ten, o İbrahim'den, o Esved'den, o da Abdullah b. Mesûd'dan bu hadisi rivayet etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Hâzim arasında inkıta vardır.
Bize Abde b. Abdullah, ona Yahya b. Âdem, ona İsrail, ona Mansûr, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah şöyle demiştir: Biz Rasulullah (sav) ile beraber bir mağarada bulunuyorduk. O sırada "ve'l-mürselâti urfâ" (Mürselât Suresi) indi. Bizler o sureyi Rasulullah'ın (sav) ağzından almaya çalışıyorduk. Ansızın bir yılan yuvasından çıkıverdi. Biz de hemen onu öldürmeye davrandık. Fakat yılan bizden hızlı davranıp yuvasına girdi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Siz yılanın şerrinden korunduğunuz gibi o da sizin şerrinizden korundu" buyurdu. Ve yine İsrail, ona A'meş, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah bu hadisin benzerini rivayet etmiş ve şöyle demiştir: Biz bu sureyi Rasulullah'ın ağzından taze taze almaya çalışıyorduk. Ebu Avâne bu hadisi Mugîre'den aktararak İsrail'e, mutâbaat etmiştir. Hafs der ki: Ebu Muaviye ve Süleyman b. Karm, A'meş'ten, o İbrahim'den, o Esved'den, o da Abdullah b. Mesûd'dan bu hadisi rivayet etmiştir.
Bize Abde b. Abdullah, ona Yahya b. Âdem, ona İsrail, ona Mansûr, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah şöyle demiştir: Biz Rasulullah (sav) ile beraber bir mağarada bulunuyorduk. O sırada "ve'l-mürselâti urfâ" (Mürselât Suresi) indi. Bizler o sureyi Rasulullah'ın (sav) ağzından almaya çalışıyorduk. Ansızın bir yılan yuvasından çıkıverdi. Biz de hemen onu öldürmeye davrandık. Fakat yılan bizden hızlı davranıp yuvasına girdi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Siz yılanın şerrinden korunduğunuz gibi o da sizin şerrinizden korundu" buyurdu. Ve yine İsrail, ona A'meş, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah bu hadisin benzerini rivayet etmiş ve şöyle demiştir: Biz bu sureyi Rasulullah'ın ağzından taze taze almaya çalışıyorduk. Ebu Avâne bu hadisi Mugîre'den aktararak İsrail'e, mutâbaat etmiştir. Hafs der ki: Ebu Muaviye ve Süleyman b. Karm, A'meş'ten, o İbrahim'den, o Esved'den, o da Abdullah b. Mesûd'dan bu hadisi rivayet etmiştir.