10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ahmed b. Yunus, ona İbrahim b. Sa'd, ona İbn Şihab, ona Ebu Seleme ve el-Eğar, onlara da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Cuma günü mescidin her bir kapısına melekler oturur ve Cuma namazına gelenleri ilk geliş sırasına göre kaydeder. İmam minbere oturduğunda melekler defterleri kapatır ve hutbeyi dinlemek üzere mescide girer."
Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyan, ona el-A'meş, ona İbrahim et-Teymî, ona babası (Yezid b. Şerik), ona da Ebu Zer (ra) şöyle demiştir: Bir gün Rasûlullah (sav) güneş batarken Ebû Zerr'e (ra) şöyle dedi: "Ey Ebû Zer, güneş nereye gider, bilir misin?" Ben, en doğrusunu Allah ve Peygamber'i bilir, dedim. Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: "Güneş gider tâ arşın altında secde eder (gibi Allah`a inkıyâd eder) ve (tekrar doğmak için) izin ister ve ona izin verilir. Güneşin secde edip kabul edilmemesi, tekrar doğmak izin istediği halde izin verilmemesi de yakındır. O zaman ona, nereden geldinse oraya dön! denilir. O da battığı taraftan doğar. İşte bu, Allah Teâlâ`nın, "Güneş, kendi mahsus yerleşik bir düzene göre yörüngesinde akıp gider. Bu, çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir." (Yâsîn, 36/38) meâlindeki âyetin mazmunudur."
Bize Muhammed b. Abdullah b. İsmail, ona Muhammed b. Abdullah el-Ensarî, ona İbn Avn, ona el-Kâsım, ona da Âişe (r.anha) şöyle demiştir: "Her kim Muhammed’in, Rabbini gördüğünü iddia ederse çok büyük bir söz söylemiş olur. O, sadece Cebrail’i (asıl) suretinde, suretiyle ufukları kapatmış şekilde görmüştür."
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Malik, ona Ebu Zinâd, ona A'rec, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Küfrün başı (çoğu) doğu tarafındadır. Kendini beğenmek ve kibirlenmek at ve deve sahipleri ile hayvan sürülerine bağırıp çağıran bedevilerdedir. Sekînet (sakinlik, vakar ve tevazu) ise koyun sahiplerindedir".
Bize Nasr b. Ali, ona Abdüla'lâ, ona Ubeydullah b. Ömer, ona Nafi', ona da İbn Ömer (ra) rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Bir kadın, bağlayıp hapsettiği ve yemek vermediği, diğer yandan, yerin haşerelerinden yiyerek karnını doyurmasına fırsat vermediği bir kedi sebebiyle ateşe girmiştir." [Râvi Abdüla'lâ der ki: Bize Ubeydullah, ona Saîd el-Makburî, ona da Ebu Hureyre (ra), Hz. Peygamber'den (sav) bu hadisin benzerini rivayet etmiştir.]
Bize Hasan b. Sabbâh, ona İshak el-Ezrak, ona Avf, ona Hasan ve İbn Sîrîn, onlara da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Fahişe bir kadın bir kuyunun başında susuzluktan dili dışarıda bir köpekle karşılaştı, köpek susuzluktan ölmek üzereydi. Kadın ayakkabısını çıkarıp onu baş örtüsü ile bağlayarak (kuyuya sarkıtıp) o köpek için kuyudan su çekti. Kadın bu davranışı sebebiyle bağışlandı."