6745 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Müsedded, Dürüst b. Ziyad, ona Eban b. Tarık, ona Nafi', ona da Abdullah b. Ömer'in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Davete çağrılıp da icabet etmeyen kişi Allah'a ve Rasulüne isyan etmiştir. Çağrılmadığı davete katılan kişi ise hırsız gibi girmiş, soyguncu gibi (oradan) çıkmıştır." [Ebû Davud Eban b. Tarık'ın meçhul olduğunu söylemiştir.]
Açıklama: Pek çok neşirde isnad, "Eban b. Tarık > Tarık > Nâfi'" şeklinde değil de "Eban b. Tarık > Nâfi'..." şeklinde kaydedildiğinden hem orijinal metne hem tercümeye hem de râvi girişine "عَنْ طَارِقٍ" ibaresi yansıtılmamıştır. Orijinal metinden ve tercümeden ilgili ibare silinmiştir. Hadis senedindeki Dürüst b. Ziyad ve Eban b. Tarıktan dolayı zayıf kabul edilmiştir. Cemalüddin ez-Zeyle'î, Nasbü'r-Râye, Thk. Muhammed Avvâme (Beyrut: Müessetü'r-Reyyân, 1997), 4:221. Ayrıca bkz. Ebu Davud'un Sünen'inin Şuayb Arnaut Tahkikli nüshası.
Bize el-Ka'neb, ona Malik, ona İbn Şihab, ona A'rec'in rivayet ettiğine göre Ebu Hureyre şöyle derdi: Yemeklerin en kötüsü, zenginlerin davet edilip yoksulların davet edilmediği düğün yemeğidir. Kim (bunun dışındaki düğün yemeği) davetine icabet etmezse muhakkak Allah ve Rasulüne isyan etmiştir."
Açıklama: Hadisçiler genel olarak rivayetin mevkuf olduğunu belirtmekle beraber وَمَنْ لَمْ يَأْتِ الدَّعْوَةَ فَقَدْ عَصَى اللَّهَ وَرَسُولَهُ kısmının Ebu Hureyre'nin kendi görüşüyle beyan edemeyeceği bir konu olması sebebiyle merfu olduğunu söylerler. Zürkani, Şerhu'z-Zurkani ale'l-Muvatta (Kahire: Mektebetü's- Sekafeti'd-Diniyye. 2003), 3:246.
Bize Ka'neb, ona Malik, ona Said el-Makburî, ona da Ebu Şurayh el-Ka'bî'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa misafirine ikram etsin. Onun câizesi (bir gün ve bir gecelik ağırlanma) bir gün ve gecedir. Misafirlik ise üç gündür. Bundan sonrası (ev sahibi için misafire) sadakadır. Misafirin de ev sahibini rahatsız edip bıktıracak kadar onun yanında kalması caiz değildir." [Ebû Davud şöyle demiştir: Bu hadis, Hâris b. Miskîn'e okunurken ben de oradaydım. Hadis şöyleydi: Size Eşheb rivayet etti ve dedi ki (İmâm) Malik'e Hz. Peygamber'in (sav) "(Misafirin) câizesi bir gün ve gecedir" sözü soruldu. (İmam) Malik, şöyle cevap verdi: Misafire ikram eder, hediyeler verir, onu bir gün ve bir gece ağırlar. Misafirlik ise üç gündür.]
Açıklama: Hadiste geçen "câize" kelimesi, misafire özel olarak hazırlanan hediye (câize) mahiyetindeki bir gün ve bir gecelik yemek/ikram anlamına gelir.
Bize Muhammed b. Kesîr, ona Süfyan, ona Ebu Zübeyr, ona da Cabir'in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Davete çağrılan kişi ister yesin ister yemesin davete icabet etsin."
Bize Müsedded, ona Yahya, ona Şu'be, ona Ebu'l-Cûdî, ona Said b. Ebu Muhacir, ona da Mikdam Ebu Kerime, Rasul-i Ekrem'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Herhangi bir kimse, bir topluluğa misafir olur da (orada ağırlanmaktan) mahrum olarak sabahlarsa ona yardım etmek (orada bulunan) her Müslüman üzerine (düşen) bir görevdir. Hatta öyle ki o misafir, (din kardeşinin) tahılından ve (diğer) mallarından bir gecelik yiyecek maddesini (bizzat kendisi) alabilir."
Bize Mahled b. Halid, ona Ebu Üsame, ona Ubeydullah, ona Nafi', ona da (Abdullah) b. Ömer Rasulullah'tan (sav) o hadisi manen rivayet etti ve şu ilavede bulundu: "(Düğün yemeğine davet edilen kişi) Oruçlu değilse yemeği yesin. Oruçlu ise (davet sahiplerine) dua etsin."
Açıklama: İlgili rivayet için bkz. D003737 numaralı hadis.