10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize İsa, ona Rakabe, ona Kays b. Müslim, ona Tarık b. Şihab, ona da Hz. Ömer (ra) şöyle haber vermiştir: "Hz. Peygamber (sav) bizim aramızda ayağa kalkarak yaratılışın başlangıcından itibaren cennet ve cehennem yerlerine girinceye kadarki zaman içinde olmuş ve olacak her şeyi anlattı. Ezberleyenler ezberledi. Unutanlar da unuttu."
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile İsa b. Musa arasında inkıta vardır. Aynı şekilde İsa ile Rakabe arasında da inkıta vardır (Fethü'l-Bârî, Dârü'l-Ma'rife, VI, 290).
Bize Muhammed b. Müsenna, ona Abdülvehhab, ona Eyyüb (es-Sahtiyânî), ona Muhammed b. Sirin, ona (Abdurrahman) b. Ebu Bekre, ona da Ebu Bekre (ra) Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Zaman, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü haline dönmüştür. Bir sene on iki aydır. Bunların dördü haram aylardır. Bunlardan üçü peş peşedir. Zilkade, Zilhicce ve Muharrem. Ve Diğeri de Cemaziyelahir ile Şaban arasındaki Mudar'ın ayı olan Recep'tir."
Açıklama: Recep ayının Mudar kabilesine nispet edilmesi onların Recep ayının haramlığına daha çok hürmet göstermesi, diğer kabilelere göre haramlığını daha çok gözetmelerinden kaynaklanmıştır. (Hattabi, Meâlim, II, 207)
Bize Ubeyd b. İsmail, ona Ebu Usame, ona Hişam, ona da babası (Urve b. Zübeyr) şöyle haber vermiştir: Ervâ, hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Said b. Zeyd b. Amr b. Nüfeyl'i, Mervan'a şikayet etti. Said bunun üzerine şöyle dedi: Ben mi onun hakkını ihlal ederek ondan bir şey almışım. Vallahi ben Hz. Peygamber'den (sav) şöyle işittim: "Kim, haksız yere bir araziden bir karış toprak alırsa, bu arazi kıyamet günü, yedi kat yerle birlikte onun boynuna dolanır." İbn Ebu Zinad, Hişam'dan o da babasından (Urve b. Zübeyr), Said b. Zeyd'in hadisi naklederken şöyle dediğini haber vermiştir: "Hz. Peygamber'in huzuruna girdim."
Bize İsmail b. Ebu Üveys, ona Malik, ona Zeyd b. Eslem, ona Atâ b. Yesâr, ona da Abdullah b. Abbas (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Güneş ile ay Allah'ın ayetlerinden iki ayettir. Birinin ölmesi ve hayatı sebebiyle tutulmaz. Bu (tutulmayı) gördüğünüzde hemen Allah'ı zikredin."
Bize Yahya b. Bükeyr, ona Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihab, ona Urve, ona da Hz. Aişe (r.anha) şöyle haber vermiştir: Hz. Peygamber (sav) güneş tutulduğu gün namaz kılmak için kalktı ve tekbir aldı. Uzun bir kıraat yaptı. Sonra uzun bir rükû yaptı başını kaldırdı ve "Semiallahu li-men hamideh" dedi. Yine devam ederek uzun bir kıraat yaptı ancak bu ilkine göre biraz kısaydı. Yine ikinci bir uzun rüku yaptı. Bu da ilk rükua göre biraz daha kısaydı. Sonra uzunca secde etti. Son rükûu da bu şekilde yaptı. Sonra selam verdi ve selam verdiğinde güneş açılmıştı. İnsanlara hutbe irat etti. Güneş ve ay tutulması hakkında şöyle buyurdu: "Bu ikisi Allah'ın ayetlerinden iki ayettir. Birinin ölümü veya hayatı için tutulmazlar. O iki tutulmayı gördüğünüzde namaza sığınınız."