10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Abd b. Humeyd, ona Muhammed b. Bekir; (T) Bize Said b. Yahya el-Emevî, ona babası, ona da İbn Cüreyc bu hadisi, bu isnadla rivayet etmiştir. Muhammed b. Bekir'in rivayeti "(لِهَؤُلاَءِ الثَّلاَثِ)" sözü hariç, İsa'nın rivayeti gibidir. O rivayetinde buna (لِهَؤُلاَءِ الثَّلاَثِ ifadesine) yer vermemiştir. Yahya el-Emevî'ye gelince, onun rivayetinde Kurban kesmeden tıraş oldum, taş atmadan kurban kestim ve benzeri cümleler vardır.
Açıklama: Hadisin Metni için M003160 numaralı rivayete bakınız.
Bize İbn Ebu Ömer, ona Süfyan, ona Eyyüb Sahtiyânî, ona Nafi, ona da İbn Ömer şöyle rivayet etmiştir: "Fetih yılında Rasulullah (sav) Üsame b. Zeyd'e ait dişi bir deve üzerinde gelerek onu Kâbe'nin avlusunda çöktürdü. Sonra Osman b. Talha'yı çağırdı. Ve “bana anahtarı getir” dedi. Osman hemen annesine gitti. Fakat annesi anahtarı ona vermek istemedi. Osman “vallahi ya onu bana verirsin yahut şu kılıç belimden çıkar” dedi. Bunun üzerine annesi anahtarı ona verdi. O da Peygamber'e (sav) gelerek onu kendisine teslim etti. Rasulullah (sav) kapıyı açtı." [Bundan sonra ravi, hadisi Hammad b. Zeyd hadisi gibi rivayet etmiştir.]
Açıklama: Rivayetin devamı için M003231 numaralı hadise bakınız.
Bize Harmele b. Yahya, ona İbn Vehb, ona Yunus, İbn Şihab, ona Salim b. Abdullah, ona babası (Abdullah b. Ömer) şöyle demiştir: "Rasulullah'ın (sav), Üsame b. Zeyd, Bilal ve Osman b. Talha ile Kâbe'ye girdiğini gördüm. Onlarla başka bir kimse girmedi. Sonra üzerlerinden kapı kapandı. (Yine) Abdullah b. Ömer şunu söylemiş: Bana Bilal yahut Osman b. Talha, Rasulullah'ın (sav) Kâbe'nin içinde iki yemani direğin arasında namaz kıldığını haber verdi."
Açıklama: Râvi Bilal ile Osman b. Talha arasında şekke düşse de Bilal'in nakli mahfuzdur. Osman b. Talha tariki için bk. M003236-2.
Bize İbn Ömer, ona Süfyan, ona Hişam b. Hassan, ona İbn Sirin, ona da Enes b. Malik (ra) şöyle demiştir: "Rasulullah (sav), Cemrede taşlarını attığı, kurbanını da keserek tıraş olduğu vakit (başının) sağ tarafını berbere uzattı, o da onu tıraş etti. Sonra Ensardan Ebu Talha'yı çağırarak bu saçları ona verdi. Bilahare (başının) sol tarafını da berbere uzattı ve 'tıraş et' buyurdu. Berber o tarafı da tıraş etti. Rasulullah (sav) bu saçları Ebu Talha'ya vererek; 'bunları, halk arasında taksim et' buyurdu.
Bize Yahya b. Yahya, ona Malik, İbn Şihab, ona İsa b. Talha b. Ubeydullah, ona Abdullah b. Amr b. As şöyle rivayet etti: "Rasulullah (sav), Veda haccında, Minâ'da durdu, insanlar da ona soru soruyordu. Bir adam gelerek 'ey Allah'ın Rasulü, dalgınlıkla, kurban kesmeden tıraş oluverdim' dedi. Rasulullah (sav) 'Kurbanını kes, bunda bir sakınca yoktur' dedi. Sonra başka bir adam daha geldi ve 'ey Allah'ın Rasulü, dalgınlıkla, taş atmadan kurban kesiverdim' dedi. Rasulullah (sav) ona da 'at, bunda bir sakınca yoktur' buyurdular. Abdullah (ra) der ki: O gün Rasulullah'a (sav), hac ibadetlerinden bir şeyin öne alınması ya da geciktirilmesiyle ilgili ne sorulduysa, her birine 'Yap, bunda bir sakınca yoktur' buyurdu."
Bize Ali b. Haşrem, ona İsa, ona İbn Cüreyc, ona İbn Şihab, ona İsa b. Talha, ona Abdullah b. Amr b. As şöyle rivayet etmiştir: "Peygamber (sav), Kurban Bayramı günü hutbe okurken bir adam kalkarak yanına geldi ve 'ey Allah'ın Rasulü! Ben, falanca ve filânca işin, filân ve filân işten önce yapılacağını sanmıyordum' dedi. Sonra bir başkası gelerek 'ey Allah'ın Rasulü! falanca ve filânca işin, filân ve filân işten önce yapılacağını sanıyordum' dedi. Rasulullah (sav) bu üç kişinin (sıralamadaki hataları) için 'yap, bunda bir sakınca yok' buyurmuştur."
Bize Muhammed b. Abdullah b. Kuhzâz, ona Ali b. Abdullah b. Mübarek, ona Muhammed b. Ebu Hafsa, ona ez-Zührî, ona İsa b. Talha, ona da Abdullah b. Amr b. As şöyle demiştir: "Rasulullah'tan (sav) dinledim, kendisi bayram günü cemrede vakfede iken yanına bir adam geldi ve 'ey Allah'ın Rasulü, Ben, şeytan taşlamadan tıraş oldum' dedi. Rasulullah (sav) '(şimdi) taşla, zararı yok' buyurdu. Bir başkası gelerek 'ben şeytan taşlamadan kurbanı kestim' dedi. Rasulullah (sav) '(şimdi) taşla, zararı yok' buyurdu. Bir başkası daha gelerek 'ben, şeytan taşlamadan, beyt-i şerife giderek ifaza tavafını yaptım' dedi. Rasulullah (sav) '(şimdi) taşla, zararı yok' buyurdu. Hâsılı o gün kendisine ne sorulduysa '(şimdi) yapın, zararı yok' buyurduğunu gördüm."
Bize Yahyâ b. Yahyâ, ona Mâlik, ona İbn Şihâb, ona da Sâlim b. Abdullah, ona Abdullah b. Muhammed b. Ebu Bekir es-Sıddîk, ona Abdullah b. Ömer, ona da Peygamber'in (sav) eşi Aişe şöyle demiştir: "Rasulullah (sav) Aişe'ye “Baksana, kavmin Kâbe'yi yeniden yaptıklarında İbrahim'in (sav) temellerinden içeriye kaydırmışlar” buyurdu. Bunun üzerine Aişe “Ey Allah'ın Rasulü, onu tekrar İbrahim'in (as) temelleri üzerine çevirseniz?” dedi. Rasulullah (sav) de cevaben “Şayet kavmin küfürden yeni kurtulmuş olmasaydı bunu yapardım” buyurdu. Abdullah b. Ömer der ki: Eğer Aişe bu sözü Rasulullah'tan (sav) işittiyse, O zaman Rasulullah'ın (sav) Hacer-i Esved'den sonra gelen iki rüknü istilâm etmemesi, bana göre, Kâbe'nin İbrahim'in (as) temelleri üzerine oturmamasından kaynaklanıyordur."