10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Süleyman b. Harb, ona Şu'be, ona Amr b. Mürre, ona İbrahim, ona da Mesrûk şöyle demiştir: Abdullah b. Amr'ın yanında Abdullah b. Mes'ûd'dan bahsedilince o şöyle dedi: O, sürekli muhabbet duyacağım bir adamdır. Hz. Peygamber'i (sav) "Kur'an'ı dört kişiden alınız" buyururken işittim. Rasulullah (sav) isimleri saymağa Abdullah ibn Mes'ûd'dan başladı ve şöyle devam etti: "Abdullah b. Mes'ûd, Ebu Huzeyfe'nin azatlısı Salim, Muâz b. Cebel ve Übeyy b. Ka'b." Râvî Amr b. Mürre der ki: Ubeyy ile mi, yoksa Muâz ile mi saymağa başladı, bilmiyorum.
Bize Ali, ona Süfyan şöyle rivayet etmiştir: Ben Mahzumoğulları kabilesinden olan kadının hadisini sormak üzere Zührî'ye gittim, bana bağırdı. Ali der ki: Bunun üzerine Sufyan'a “sen bu hadisi başka hiçbir kimseden almadın mı?” diye sordum. O da şöyle dedi: Ben bu hadisi, Eyyub b. Musa'nın Zührî'den, onu Urve'den, onun da Hz. Aişe'den naklettiği bir senedle bir kitapta buldum. Aişe (r.anha) şöyle demiştir: Mahzumoğullarından bir kadın hırsızlık yapmıştı. “Bu kadının affı konusunda Hz. Peygamber'le (sav) kim konuşabilir?” dediler. Hiç kimse Hz. Peygamber'e (sav) bunu söylemeye cesaret edemedi. Nihayet Usame b. Zeyd Hz. Peygamber'e (sav) bunu söyledi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "İsrail oğulları, içlerinden nüfuz sahibi bir kişi hırsızlık yaparsa onu bırakırlardı. İçlerindeki zayıf kimseler hırsızlık yaparsa onun elini keserlerdi. Bu (hırsızlık yapan) şayet kızım Fatıma olsaydı, elini muhakkak keserdim."
Bize Süleyman b. Harb, ona Şu'be, ona Ebu İshak, ona da Abdurrahman b. Yezîd şöyle demiştir: Biz Huzeyfe'ye “sahâbe içinde hâl ve hareketi, yolu yordamı bakımından Peygamber'e (sav) yakın olan kimdir ki, biz onu örnek alalım?” diye sorduk. Huzeyfe de “hâl ve hareketi, meslek ve meşrebi ve gidişatı bakımından Peygamber'e(sav) İbn Ümmü Abd'den daha yakın hiçbir kimse tanımıyorum” dedi.
Bize İbn Ebu Meryem, ona Nâfi b. Ömer, ona da İbn Ebu Müleyke şöyle rivayet etmiştir: İbn Abbâs'a “vitir namazını bir tek rekât olarak kılan Müminlerin Emiri Muaviye hakkında bir şey diyecek misin?” denildi. O da “doğru yapmıştır, çünkü Muaviye bir fakihtir” dedi .
Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Ğunder, ona Şu'be, ona Hakem, ona da Ebu Vâil şöyle demiştir: Hz. Ali, destek istemek üzere Ammâr ile Hasan'ı Kûfe'ye gönderdiği zaman, Ammâr hutbeye çıkıp “ben kesinlikle biliyorum ki Aişe dünyada ve ahirette Peygamber'in (sav) zevcesidir. Lâkin Allah sizleri, kendisine mi yoksa Âişe'ye mi uyacaksınız diye denemektedir” dedi.
Bize Ubeyd b. İsmail, ona Ebu Üsame, ona Hişâm, ona babası (Urve b. ZÜbeyir) şöyle rivayet etmiştir: "Hz. Aişe (kız kardeşi) Esma'dan ödünç olarak bir gerdanlık aldı ve o gerdanlık (bir sefer esnasında) kayboldu. Rasulullah (sav) sahabilerinden bir kaç kişiyi onu aramaya gönderdi. Gerdanlığı arıyorlarken namaz vakti girdi ve onlar su bulamadıkları için abdestsiz namaz kıldılar. Hz. Peygamber'e (sav) geldikleri zaman bu konudaki endişelerini ona arz ettiler. Bu olay üzerine teyemmüm [Mâide, 6] ayeti nazil oldu. Bunun üzerine Üseyd b. Hudayr Hz. Aişe'ye hitaben şöyle dedi: Allah seni hayırla mükafatlandırsın. Vallahi senin başına her ne gelirse gelsin mutlaka Allah onda senin için bir çıkış, Müslümanlar için bir bereket yaratmaktadır."