Öneri Formu
Hadis Id, No:
238090, İHS004657
Hadis:
4657 - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحَسَنِ بْنِ قُتَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ مَوْهَبٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «نَسَمَةُ الْمُؤْمِنِ طَائِرٌ يَعْلُقُ فِي شَجَرِ الْجَنَّةِ حَتَّى يَرُدَّهَا اللَّهُ إِلَى جَسَدِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ»
Tercemesi:
Bize Muhammed İbnü'l-Hasen İbn Kuteybe haber verdi: Bize Yezîd İbn Mevheb anlattı: El-Leys bize İbn Şihâb'dan, o da Abdurrahmân İbn Kâ'b İbn Mâlik'ten, o da babasından, Allâh'ın Elçisi (sas)'in şöyle buyurduğunu anlattı:
Müminin canı, Allâh onu bedenine Kıyâmet günü geri döndürünceye kadar, Cennet ağaçlarına konan bir kuştur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4657, 10/513
Senetler:
1. Ka'b b. Malik el-Ensarî (Ka'b b. Malik b. Ebu Ka'b b. Kayn b. Ka'b)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
238091, İHS004658
Hadis:
4658 - أَخْبَرَنَا أَبُو يَعْلَى، حَدَّثَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنِي الْحَارِثُ بْنُ فُضَيْلٍ الْأَنْصَارِيُّ، عَنْ مَحْمُودِ بْنِ لَبِيدٍ الْأَنْصَارِيِّ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «الشُّهَدَاءُ عَلَى بَارِقِ نَهْرٍ بِبَابِ الْجَنَّةِ فِي قُبَّةٍ خَضْرَاءَ يَخْرُجُ إِلَيْهِمْ رِزْقُهُمْ مِنَ الْجَنَّةِ بُكْرَةً وَعَشِيًّا»
Tercemesi:
Bize Ebû Ya'lâ haber verdi: Bize Ebû Hayseme anlattı: Bize Ya'kûb İbn İbrâhîm İbn Sa'd anlattı: Babam bize İbn İshâk'tan anlattı: El-Hâris İbn Fudayl el-Ensârî bana Mahmûd İbn Lebîd el-Ensârî'den, o da İbn Abbâs'tan anlattı:
Allâh'ın Elçisi (sas) şöyle buyurdu: Şehitler, Cennet'in kapısının önünde bir nehrin pırıltıları üzerinde yeşil bir kubbenin altındadırlar; kendilerine rızkları sabah akşam Cennet'ten gelir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4658, 10/515
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
238092, İHS004659
Hadis:
4659 - أَخْبَرَنَا عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْهَمْدَانِيُّ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ الصَّبَّاحِ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ، قَالَ: سَمِعْتُ أَبَا رَجَاءٍ الْعُطَارِدِيَّ، يُحَدِّثُ عَنْ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدُبٍ قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا صَلَّى الْغَدَاةَ أَقْبَلَ عَلَيْنَا بِوَجْهِهِ، فَقَالَ: «هَلْ رَأَى أَحَدٌ مِنْكُمُ اللَّيْلَةَ رُؤْيَا؟ »، فَسَأَلْنَا يَوْمًا، ثُمَّ قَالَ: «أُرِيتُ اللَّيْلَةَ رَجُلَيْنِ أَتَيَانِي فَأَخَذَا بِيَدِي فَصَعِدَا بِي فِي الشَّجَرَةِ، فَأَدْخَلَانِي دَارًا لَمْ أَرَ قَطُّ أَحْسَنَ مِنْهَا، فَقَالَ: أَمَا هَذِهِ الدَّارُ فَدَارُ الشُّهَدَاءِ»
Tercemesi:
Bize Ömer İbn Muhammed el-Hemdânî haber verdi: Bize el-Hasen İbn Muhammed İbnü's-Sabbah anlattı: Bize Yezîd İbn Hârûn anlattı: Bize Cerîr İbn Hazim haber verdi: Ben Ebû Recâ el-Utâridî'yi Semura İbn Cündüb'den anlatırken işittim:
Allâh'ın Elçisi (sas) sabah namazını kıldıktan sonra yüzünü bize döner şöyle derdi: Bu gece içinizde rüya gören var mı? Yine bir gün böyle bir soru sordu ve buyurdu ki: Bu gece rüyamda iki adam gördüm; bana geldiler, elimden tuttular ve beni bir ağaca çıkardılar. Oradan beni bir köşke soktular; hayatımda o kadar güzel bir köşk görmemiştim. Devamla dedi ki: İşte bu köşk, şehitlerin köşküdür.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4659, 10/516
Senetler:
1. Ebu Saîd Semüra b. Cündüb el-Fezârî (Semüra b. Cündüb b. Hilal b. Haric b. Mürre b. Hazn)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
238093, İHS004660
Hadis:
4660 - أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ الْحُسَيْنِ بْنِ سُلَيْمَانَ الْمُعَدَّلُ، بِالْفُسْطَاطِ، حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ مُسَافِرٍ التِّنِّيسِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَسَّانَ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ رَبَاحٍ الذِّمَارِيُّ، عَنْ نِمْرَانَ بْنِ عُتْبَةَ الذِّمَارِيِّ، قَالَ: دَخَلْنَا عَلَى أُمِّ الدَّرْدَاءِ وَنَحْنُ أَيْتَامٌ صِغَارٌ، فَمَسَحَتْ رُءُوسَنَا، وَقَالَتْ: أَبْشِرُوا يَا بَنِيَّ، فَإِنِّي أَرْجُو أَنْ تَكُونُوا فِي شَفَاعَةِ أَبِيكُمْ، فَإِنِّي سَمِعْتُ أَبَا الدَّرْدَاءِ يَقُولُ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «الشَّهِيدُ يَشْفَعُ فِي سَبْعِينَ مِنْ أَهْلِ بَيْتِهِ»
Tercemesi:
Bize Alî İbnü'l-Hüseyn İbn Süleymân el-Muaddel, Fustat'ta haber verdi: Bize Ca'fer İbn Müsafir et-Tinnîsî anlattı: Bize Yahyâ İbn Hassân anlattı: El-Velîd İbn Rabâh ez-Zimârî bize Nimrân İbn Utbe ez-Zimârî'den anlattı:
Bizler, daha henüz küçük yetimlerdik; bir gün Ümmü Derdâ'nın yanına girdik; başımızı okşadı ve dedi ki: Müjdeler olsun ey oğullarım! Ben sizlerin, babanızın şefaatinde olacağınızı umuyorum; çünkü ben, Ebu'd-Derdâ'yı şöyle derken işittim: Allâh'ın Elçisi (sas)'i şöyle derken işittim: Şehit, kendi ev halkından 70 kişiye şefaat eder.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4660, 10/517
Senetler:
1. Ebu Derdâ Uveymir b. Malik el-Ensârî (Uveymir b. Zeyd b. Malik b. Kays b. Aişe b. Ümeyye)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
238094, İHS004661
Hadis:
4661 - أَخْبَرَنَا أَبُو قُرَيْشٍ مُحَمَّدُ بْنُ جُمْعَةَ الْأَصَمُّ الْقُهِسْتَانِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَسَّانَ الْأَزْرَقُ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ السَّكَنِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ قُرَّةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَا مِنْ أَحَدٍ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ يَسُرُّهُ أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الدُّنْيَا إِلَّا الشَّهِيدُ، فَإِنَّهُ يُحِبُّ أَنْ يَرْجِعَ لِيُقْتَلَ مَرَّةً أُخْرَى»
Tercemesi:
Bize Ebû Kureyş Muhammed İbn Cumua el-Asam el-Kuhustanî haber verdi: Bize Muhammed İbn Hassân el-Ezrak haber verdi: Bize Yahyâ İbnü's-Seken haber verdi: Şu'be bize Muâviye İbn Kurra'dan, o da Enes İbn Mâlik'ten, Allâh'ın Elçisi (sas)'in şöyle buyurduğunu anlattı:
Şehit hariç, Cennet'e girip de oradan tekrar dünyaya dönmekten memnun olacak başka kimse yoktur; o, bir kez daha öldürülmek üzere geri dönmeyi şiddetle arzu edecektir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4661, 10/517
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
238095, İHS004662
Hadis:
4662 - أَخْبَرَنَا عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْهَمْدَانِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ: سَمِعْتُ قَتَادَةَ، قَالَ: سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَا مِنْ أَحَدٍ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ يُحِبُّ أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الدُّنْيَا وَلَهُ مَا عَلَى الْأَرْضِ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا الشَّهِيدُ، فَإِنَّهُ يَتَمَنَّى أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الدُّنْيَا فَيُقْتَلَ عَشْرَ مَرَّاتٍ لِمَا يَرَى مِنَ الْكَرَامَةِ»
Tercemesi:
Bize Ömer İbn Muhammed el-Hemdânî haber verdi: Bize Muhammed İbn Beşşâr anlattı: Bize Muhammed anlattı: Bize Şu'be anlattı: Ben Katâde'den duydum: Ben Enes İbn Mâlik'i Peygamber (sas)'den aktarırken duydum:
Şehit hariç, Cennet'e girip de dünyadaki her şey kendisinin olacak olsa bile, dünyaya geri dönmek isteyecek başka kimse yoktur. Ama o, gördüğü ikramdan dolayı, dünyaya tekrar geri dönmeyi ve 10 kez daha öldürülmeyi temenni edecektir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4662, 10/518
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
238096, İHS004663
Hadis:
4663 - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ، حَدَّثَنَا حَبَّانُ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا صَفْوَانُ بْنُ عَمْرٍو، أَنَّ أَبَا الْمُثَنَّى الْمُلَيْكِيَّ حَدَّثَهُ، أَنَّهُ سَمِعَ عُتْبَةَ بْنَ عَبْدِ السُّلَمِيِّ وَكَانَ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُحَدِّثُ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «الْقَتْلَى ثَلَاثَةٌ: رَجُلٌ مُؤْمِنٌ جَاهَدَ بِنَفْسِهِ وَمَالِهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ حَتَّى إِذَا لَقِيَ الْعَدُوَّ قَاتَلَهُمْ حَتَّى يُقْتَلَ فَذَلِكَ الشَّهِيدُ الْمُمْتَحَنُ، فِي خَيْمَةِ اللَّهِ، تَحْتَ عَرْشِهِ، وَلَا يَفْضُلُهُ النَّبِيُّونَ إِلَّا بِفَضْلِ دَرَجَةِ النُّبُوَّةِ، وَرَجُلٌ مُؤْمِنٌ قَرَفَ عَلَى نَفْسِهِ مِنَ الذُّنُوبِ وَالْخَطَايَا، جَاهَدَ بِنَفْسِهِ وَمَالِهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ حَتَّى، إِذَا لَقِيَ الْعَدُوَّ قَاتَلَ حَتَّى قُتِلَ، فَتِلْكَ مَصْمَصَةٌ مَحَتْ ذُنُوبَهُ وَخَطَايَاهُ، إِنَّ السَّيْفَ مَحَّاءٌ لِلْخَطَايَا، وَأُدْخِلَ مِنْ أَيِّ أَبْوَابِ الْجَنَّةِ شَاءَ، فَإِنَّ لَهَا ثَمَانِيَةَ أَبْوَابٍ، وَلِجَهَنَّمَ سَبْعَةُ أَبْوَابٍ، وَبَعْضُهَا أَفْضَلُ مِنْ بَعْضٍ، وَرَجُلٌ مُنَافِقٌ جَاهَدَ بِنَفْسِهِ وَمَالِهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، حَتَّى إِذَا لَقِيَ الْعَدُوَّ قَاتَلَ حَتَّى قُتِلَ فَذَلِكَ فِي النَّارِ، إِنَّ السَّيْفَ لَا يَمْحُو النِّفَاقَ»
Tercemesi:
Bize el-Hasen İbn Süfyân haber verdi: Bize Hibbân anlattı: Bize Abdullâh haber verdi: Bize Safvân İbn Amr haber verdi, kendisine Ebu'l-Müsennâ el-Umlûkî anlatmış, o da Utbe İbn Abdüssülemî'den işitmiş. Bu kişi Peygamber (sas)'in arkadaşlarındandı; Allâh'ın Elçisi (sas)'in şöyle buyurduğunu anlattı:
Öldürülmüş olanlar üç gruptur: Birincisi, Allâh yolunda canı ve malıyla cihada çıkan mümin kişidir; düşmanla karşılaştığında onlarla savaşır, sonunda öldürülür. İşte o, Arş'ın altındaki Allâh'ın çadırına alınan sınanmış şehittir; Peygamberler ona, ancak nübüvvet derecesi ile üstünlük sağlarlar. İkincisi, kendisini günah ve hatalarla iğrenç hale sokmuş olan mümin kişidir; Allâh yolunda canı ve malıyla cihada çıkar, düşmanla karşılaştığı zaman savaşa girişir, sonunda öldürülür. İşte bu, onun günahlarını ve hatalarını yıkayan bir temizleyicidir; çünkü kılıç, kesinlikle hataları siler süpürür. Bu kişi, Cennet'in dilediği bir kapısından içeri alınır. Nitekim Cennet'in 8 kapısı, Cehennem'in de 7 kapısı vardır. Bunların aralarında üstünlük farkı vardır. Üçüncüsü ise ikiyüzlü olan kişidir; canı ve malıyla Allâh yolunda cihada çıkar; düşmanla karşılaştığında savaşır, sonunda öldürülür. İşte bu adam Ateş'tedir; çünkü kılıç, ikiyüzlülüğü ortadan kaldırmaz.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4663, 10/519
Senetler:
1. Utbe b. Abd es-Sülemî (Utbe b. Abd)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
238097, İHS004664
Hadis:
4664 - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ الشَّيْبَانِيُّ، حَدَّثَنَا حَبَّانُ بْنُ مُوسَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ الْمُغِيرَةِ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ قَالَ: انْطَلَقَ حَارِثَةُ بْنُ عَمَّتِي نَظَّارًا يَوْمَ بَدْرٍ مَا انْطَلَقَ لِقِتَالٍ، فَأَصَابَهُ سَهْمٌ، فَقَتَلَهُ، فَجَاءَتْ عَمَّتِي أُمُّهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَتْ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، ابْنِي حَارِثَةُ إِنْ يَكُنْ فِي الْجَنَّةِ أَصْبِرْ، وَأَحْتَسِبْ، وَإِلَّا فَسَتَرَى مَا أَصْنَعُ، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «يَا أُمَّ حَارِثَةَ، إِنَّهَا جِنَانٌ كَثِيرَةٌ، وَإِنَّ حَارِثَةَ فِي الْفِرْدَوْسِ الْأَعْلَى»
Tercemesi:
Bize el-Hasen İbn Süfyân eş-Şeybânî haber verdi: Bize Hibbân İbn Mûsâ anlattı: Bize Abdullâh haber verdi: Süleymân İbnü'l-Muğıra bize Sâbit'ten, o da Enes'den haber verdi:
Halamın oğlu Harise, Bedir Savaşı'na gözcü olarak katıldı. Çarpışmak üzere gitmemişti. Bir ok ona isabet edip onu öldürdü. Halam, yani onun annesi, Allâh'ın Elçisi (sas)'e gelerek dedi ki: Ey Allâh'ın Elçisi, eğer oğlum Harise Cennet'te ise, karşılığını yalnız Allah'tan bekleyerek sabrederim. Eğer Cennet'te değilse, o zaman ne yapacağımı görürsün! Peygamber (sas) şöyle buyurdu: Ey Harise'nin annesi, o dediğin bir tane Cennet değil, Cennetlerdir. Harise ise en yüksek Firdevs Cennet'indedir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4664, 10/520
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
Konular:
Cennet, Firdevs Cenneti
Cennet, Hesaba çekilmeksizin cennete girecekler
Öneri Formu
Hadis Id, No:
238098, İHS004665
Hadis:
4665 - أَخْبَرَنَا الْفَضْلُ بْنُ الْحُبَابِ، حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنِ الْعَلَاءِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَا يَجْتَمِعُ الْكَافِرُ وَقَاتِلُهُ فِي النَّارِ أَبَدًا»
Tercemesi:
Bize el-Fadl İbnü'l-Hübâb haber verdi: Abdülazîz İbn Muhammed bize el-Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den, Allâh'ın Elçisi (sas)'in şöyle buyurduğunu anlattı:
Bir kâfir ve onun katili, Ateş'te sonsuza değin bir arada bulunmazlar.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4665, 10/521
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
238099, İHS004666
Hadis:
4666 - أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي مَعْشَرٍ، بِحِرَّانَ، حَدَّثَنَا بُنْدَارٌ، وَأَبُو مُوسَى، قَالَا: حَدَّثَنَا مُؤَمَّلُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الْأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ: «ضَحِكَ اللَّهُ مِنْ رَجُلَيْنِ قَتَلَ أَحَدُهُمَا صَاحِبَهُ وَكِلَاهُمَا فِي الْجَنَّةِ»
قَالَ أَبُو حَاتِمٍ: «هَذَا الْخَبَرُ مِمَّا نَقُولُ فِي كُتِبِنَا بِأَنَّ الْعَرَبَ تُضِيفُ الْفِعْلَ إِلَى الْآمِرِ كَمَا تُضِيفُهُ إِلَى الْفَاعِلِ، وَكَذَلِكَ تُضِيفُ الشَّيْءَ الَّذِي هُوَ مِنْ حَرَكَاتِ الْمَخْلُوقِينَ إِلَى الْبَارِئِ جَلَّ وَعَلَا، كَمَا تُضِيفُ ذَلِكَ الشَّيْءَ إِلَيْهِمْ سَوَاءً، فَقَوْلُهُ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: » ضَحِكَ مِنْ رَجُلَيْنِ «يُرِيدُ ضَحَّكَ اللَّهُ مَلَائِكَتَهُ وَعَجَّبَهُمْ مِنَ الْكَافِرِ الْقَاتِلِ الْمُسْلِمَ، ثُمَّ تَسْدِيدَ اللَّهُ لِلْكَافِرِ وَهِدَايَتِهِ إِيَّاهُ إِلَى الْإِسْلَامِ وَتَفَضُّلِهِ عَلَيْهِ بِالشَّهَادَةِ بَعْدَ ذَلِكَ حَتَّى يَدْخُلَا الْجَنَّةَ جَمِيعًا، فَيُعَجِّبُ اللَّهُ مَلَائِكَتَهُ وَيُضَحِّكُهُمْ مِنْ مَوْجُودِ مَا قَضَى وَقَدَّرَ، فَنُسِبَ الضَّحِكُ الَّذِي كَانَ مِنَ الْمَلَائِكَةِ إِلَى اللَّهِ جَلَّ وَعَلَا عَلَى سَبِيلِ الْأَمْرِ وَالْإِرَادَةِ، وَلِهَذَا نَظَائِرُ كَثِيرَةٌ سَنَذْكُرُهَا فِيمَا بَعْدُ مِنْ [ص:523] هَذَا الْكِتَابِ فِي الْقَسَمِ الْخَامِسِ مِنْ أَقْسَامِ السُّنَنِ إِنْ قَضَى اللَّهُ ذَلِكَ وَشَاءَهُ»
Tercemesi:
Bize el-Huseyn İbn Muhammed İbn Ebû Ma'şer, Harran'da haber verdi: Bize Bündar ve Ebû Mûsâ anlattılar: Bize Müemmel İbn İsmâîl anlattı: Süfyân bize Ebu'z-Zinâd'dan, o da el-A'rec'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Peygamber (sas)'den anlattı:
Biri diğerini öldürdüğü halde Cennet'te buluşan iki kişiye, Allâh güldü.
Ebû Hâtim (İbn Hibbân): Kitaplarımızda her zaman söylediğimiz gibi, bu haberde de görülüyor ki, Araplar, eylemi özneye yükledikleri gibi emredene de yükleyebiliyorlar. Yine aynı şekilde, yaratıkların eylemlerini yaratıklara yükledikleri gibi, yaratıcı olan Celle ve Alâ'ya da yükleyebiliyorlar. Burada, Allâh'ın Elçisi (sas), Allâh iki kişiye güldü sözüyle, Allâh'ın, meleklerini, Müslüman'dan ve katil kâfirden dolayı güldürmesi ve onlara bu ikisini beğendirmesini kastediyor. Şöyle ki Allâh, kafir'i yola getirip onu İslam'a hidayet ediyor ve ona şehadet nimetini veriyor; böylece ikisi de Cennet'e giriyorlar. İşte bu noktada Allâh, meleklerini, takdir ettiği ve gerçekleştirdiği işlerle hayrete düşürüyor ve güldürüyor. İşte bu yüzden, Allâh'ın Elçisi sas, meleklerin bu gülüşünü, Allâh'ın emri ve iradesi dolayısıyla Allâh Celle ve Alâ'ya yükledi. Bunun pek çok örneği vardır; Allâh takdir eder ve dilerse, bu kitapta, sünnetin bölümlerinin beşincisinde bunları dile getireceğiz.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4666, 10/521
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular: