Öneri Formu
Hadis Id, No:
237962, İHS004647
Hadis:
4647 - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ، حَدَّثَنَا حَبَّانُ بْنُ مُوسَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا زَائِدَةُ، عَنِ الرُّكَيْنِ بْنِ الرَّبِيعِ، عَنِ الرَّبِيعِ بْنِ عَمِيلَةَ يَعْنِي أَبَاهُ، عَنْ يَسِيرِ بْنِ عَمِيلَةَ، عَنْ خُرَيْمِ بْنِ فَاتِكٍ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ: «مَنْ أَنْفَقَ نَفَقَةً فِي سَبِيلِ اللَّهِ كُتِبَ لَهُ سَبْعُ مِائَةِ ضِعْفٍ»
Tercemesi:
Bize el-Hasen İbn Süfyân haber verdi: Bize Hibbân İbn Mûsâ anlattı: Bize Abdullâh haber verdi: Zâide bize er-Rukeyn İbnü'r-Rabî'den, o da er-Rabî' İbn Amîle'den yani babasından, o da Yuseyr İbn Amîle'den, o da Hureym İbn Fatik'ten, o da Peygamber (sas)'den haber verdi:
Kim Allâh yolunda bir harcamada bulunursa, kendisine bunun 700 katı yazılır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4647, 10/504
Senetler:
1. Ebu Yahya Hureym b. Ahram el-Esedi (Hureym b. Fâtik b. Şeddad b. Amr)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237964, İHS004649
Hadis:
4649 - أَخْبَرَنَا أَبُو يَعْلَى، حَدَّثَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الْأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي عَمْرٍو الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ، قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ بِنَاقَةٍ مَخْطُومَةٍ، فَقَالَ: هَذِهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَكَ بِهَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ سَبْعُ مِائَةِ نَاقَةٍ كُلُّهَا مَخْطُومَةٌ»
Tercemesi:
Bize Ebû Ya'lâ haber verdi: Bize Ebû Hayseme anlattı: Cerîr bize el-A'meş'ten, o da Ebû Amr eş-Şeybânî'den, o da Ebû Mes'ûd'dan anlattı:
Bir adam, yularlı dişi bir deve getirerek şöyle dedi: Bunu Allâh yoluna veriyorum. Bunun üzerine Allâh'ın Elçisi (sas) buyurdu ki: Sana bunun karşılığında, Kıyâmet günü, hepsi de yularlı olmak üzere 700 dişi deve vardır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4649, 10/506
Senetler:
1. Ebu Mesud el-Ensarî (Ukbe b. Amr b. Sa'lebe b. Esire b. Asire)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237963, İHS004648
Hadis:
4648 - أَخْبَرَنَا حَاجِبُ بْنُ أَرَّكِينَ الْفَرْغَانِيُّ أَبُو الْعَبَّاسِ، بِدِمَشْقَ، حَدَّثَنَا أَبُو عُمَرَ الدُّورِيُّ حَفْصُ بْنُ عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ الْمُقْرِئُ، حَدَّثَنَا أَبُو إِسْمَاعِيلَ الْمُؤَدِّبُ، عَنْ عِيسَى بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ: لَمَّا نَزَلَتْ: {مِثْلُ الَّذِينَ يُنْفِقُونَ أَمْوَالَهُمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ أَنْبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ فِي كُلِّ سُنْبُلَةٍ مِائَةُ حَبَّةٍ وَاللَّهُ يُضَاعَفُ لِمَنْ يَشَاءُ وَاللَّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ}، قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «رَبِّ زِدْ أُمَّتِي»، فَنَزَلَتْ: {مَنْ ذَا الَّذِي يُقْرِضُ اللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُ أَضْعَافًا كَثِيرَةً} [البقرة: 245]، قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «رَبِّ زِدْ أُمَّتِي»، فَنَزَلَتْ: {إِنَّمَا يُوَفَّى الصَّابِرُونَ أَجْرَهُمْ بِغَيْرِ حِسَابٍ} [الزمر: 10]
Tercemesi:
Bize Hâcib İbn Erkin el-Ferğânî Ebu'l-Abbâs, Dımışk'ta haber verdi: Bize Ebû Ömer ed-Dûrî Hafs İbn Ömer İbn Abdülazîz el-Mukri anlattı: Ebû İsmâîl el-Müeddib bize Îsâ İbnü'l-Müseyyeb'den, o da Nâfi'den, o da İbn Ömer'den anlattı:
Allâh yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki, her başakta yüz dane vardır. Allâh, dilediğine kat kat fazlasını verir. Allâh'ın lütfu geniştir, O her şeyi bilir (1), ayeti inince Peygamber (sas) buyurdu ki: Rabbim, ümmetime artır! Bunun üzerine şu ayet indi: Verdiğinin kat kat fazlasını kendisine ödemesi için, Allâh'a güzel bir borç verecek yok mu? (2) Allâh'ın Elçisi (sas) şöyle buyurdu: Rabbim, ümmetime artır! Bunun üzerine de şu ayet indi: Sadece sabredenlere, mükâfatları hesapsız ödenecektir (3).
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4648, 10/505
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237965, İHS004650
Hadis:
4650 - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُمَرَ بْنِ يُوسُفَ، بِنَسَا، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ خَالِدٍ الْعَسْكَرِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سُلَيْمَانَ، قَالَ: سَمِعْتُ أَبَا عَمْرٍو الشَّيْبَانِيَّ، عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ الْأَنْصَارِيِّ، أَنَّ رَجُلًا تَصَدَّقَ بِنَاقَةٍ مَخْطُومَةٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَتَأْتِيَنَّ يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِسَبْعِ مِائَةِ نَاقَةٍ مَخْطُومَةٍ»
Tercemesi:
Bize Muhammed İbn Ömer İbn Yûsuf, Nesâ'da haber verdi: Bize Bişr İbn Hâlid el-Askerî anlattı: Bize Muhammed İbn Ca'fer anlattı: Şu'be bize Süleymân'dan anlattı: Ben Ebû Amr eş-Şeybânî'yi, Ebû Me'sûd el-Ensârî'den aktarırken duydum:
Bir adam, yularlı bir dişi deveyi Allâh yolunda sadaka olarak verdi. Bunun üzerine Allâh'ın Elçisi (sas) buyurdu ki: Kesinlikle sen Kıyâmet günü, hepsi de yularlı olmak üzere 700 dişi deve ile geleceksin.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4650, 10/506
Senetler:
1. Ebu Mesud el-Ensarî (Ukbe b. Amr b. Sa'lebe b. Esire b. Asire)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
238085, İHS004652
Hadis:
4652 - أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ إِدْرِيسَ، حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الْأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ، لَا يُكْلَمُ أَحَدٌ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَنْ يُكْلَمُ فِي سَبِيلِهِ، إِلَّا جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَجُرْحُهُ يَنْثَعِبُ دَمًا، اللَّوْنُ لَوْنُ دَمٍ، وَالرِّيحُ رِيحُ مِسْكٍ»
Tercemesi:
Bize el-Huseyn İbn İdrîs haber verdi: Ahmed İbn Ebû Bekr bize Mâlik'ten, o da Ebuz'-Zinâd'dan, o da el-A'rec'den, o da Ebû Hureyre'den, Allâh'ın Elçisi (sas)'in şöyle buyurduğunu anlattı:
Canım elinde olan Allâh'a yemin ederim ki, Allâh yolunda yaralanan bir kimse olmaz ki -kimin kendi yolunda yaralandığını Allâh en iyi bilir- Kıyâmet günü yarası kanaya kanaya gelmesin; rengi kan renginde, kokusu misk kokusundadır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4652, 10/509
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
238086, İHS004653
Hadis:
4653 - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ مُحَمَّدٍ النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ يَقُولُ: قَالَ رَجُلٌ لِلنَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَوْمَ أُحُدٍ: أَرَأَيْتَ إِنْ قَاتَلْتُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَقُتِلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَأَيْنَ أَنَا، قَالَ: «فِي الْجَنَّةِ»، قَالَ: فَأَلْقَى تُمَيْرَاتٍ فِي يَدِهِ، ثُمَّ تَقَدَّمَ فَقَاتَلَ حَتَّى قُتِلَ.
قَالَ أَبُو حَاتِمٍ: «هَذَا الَّذِي قُتِلَ هُوَ حَارِثَةُ بْنُ النُّعْمَانِ الْأَنْصَارِيُّ»
Tercemesi:
Bize Ahmed İbn Alî İbnü'l-Müsennâ haber verdi: Bize Amr İbn Muhammed en-Nâkıd anlattı: Süfyân bize Amr İbn Dînâr'dan anlattı, kendisi Câbir İbn Abdullâh'ı şöyle derken işitmiş:
Uhud günü bir adam Peygamber (sas)'e şöyle sordu: Ey Allâh'ın Elçisi, Allâh yolunda savaşırsam ve öldürülürsem, ben nerede olurum? Buyurdu ki: Cennet'te. Ravi şöyle dedi: Adam elindeki birkaç hurmayı yere atıp cepheye doğru ilerledi; öyle bir savaştı ki, sonunda öldürüldü.
Ebû Hâtim (İbn Hibbân): Bu öldürülen kişi, Harise İbnü'n-Nu'man el-Ensârî'dir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4653, 10/510
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
238087, İHS004654
Hadis:
4654 - أَخْبَرَنَا عُمَرُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ سِنَانَ الطَّائِيُّ، أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَتَادَةَ الْأَنْصَارِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَرَأَيْتَ إِنْ قُتِلْتُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ صَابِرًا مُحْتَسِبًا مُقْبِلًا غَيْرَ مُدْبِرٍ يُكَفِّرُ اللَّهُ عَنِّي خَطَايَايَ؟ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «نَعَمْ»، فَلَمَّا أَدْبَرَ نَادَاهُ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، أَوْ أَمَرَ بِهِ فَنُودِيَ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «كَيْفَ قُلْتَ؟ »، فَأَعَادَ قَوْلَهُ، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «نَعَمْ، إِلَّا الدِّينَ كَذَلِكَ قَالَ لِي جِبْرِيلُ عَلَيْهِ السَّلَامُ»
Tercemesi:
Bize Ömer İbn Saîd İbn Sinân et-Tâî haber verdi: Ahmed İbn Ebû Bekr bize Mâlik'ten, o da Yahyâ İbn Saîd'den, o da Saîd İbn Ebû Saîd el-Makburî'den, o da Abdullâh İbn Ebû Katâde el-Ensârî'den, o da babasından haber verdi:
Bir adam, Allâh'ın Elçisi (sas)'e gelerek şöyle dedi: Ey Allâh'ın Elçisi, Allâh yolunda sabrederek, karşılığını yalnız Allah'tan bekleyerek, kaçarken değil, yüzüm düşmana doğruyken öldürülürsem, Allâh benim günahlarımı bağışlar mı? Bunun üzerine Allâh'ın Elçisi (sas): Evet, dedi. Adam çekip gidince, Allâh'ın Elçisi (sas) onu çağırdı -ya da çağırılmasını emretti- ve ona dedi ki: Nasıl demiştin? Adam demin söylediklerini aynen tekrar etti. Allâh'ın Elçisi (sas) bu kez şöyle buyurdu: Evet, ama borç hariç; Cibrîl (a.s.), bana böyle söyledi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4654, 10/511
Senetler:
1. Ebu Katade Haris b. Rib'î es-Sülemî (Haris b. Rib'î b. Beldeme es-Sülemî)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
238088, İHS004655
Hadis:
4655 - أَخْبَرَنَا رَوْحُ بْنُ عَبْدِ الْمُجِيبِ، بِبَلَدِ الْمَوْصِلِ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعِيدٍ الْجَوْهَرِيُّ، حَدَّثَنَا صَفْوَانُ بْنُ عِيسَى، عَنِ ابْنِ عَجْلَانَ، عَنِ الْقَعْقَاعِ بْنِ حَكِيمٍ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَا يَجِدُ الشَّهِيدُ مَسَّ الْقَتْلِ إِلَّا كَمَا يَجِدُ أَحَدُكُمْ مَسَّ الْقَرْصَةِ»
Tercemesi:
Bize Ravh İbn Abdülmucîb, Musul şehrinde haber verdi: Bize İbrâhîm İbn Saîd el-Cevherî anlattı: Safvân İbn Îsâ bize İbn Aclân'dan, o da el-Ka'kâ İbn Hakîm'den, o da Ebû Sâlih'ten, o da Ebû Hureyre'den anlattı:
Allâh'ın Elçisi (sas) şöyle buyurdu: Şehit, ölüm acısını, sizin çimdik acınız kadar ancak duyar.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4655, 10/512
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular: